Mezopotamya Birinci İnanç Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

İktidara Bulaşmayan, İktidarla Buluşmayan, İktidarlaşmayan İnançlar Demokrasi, Özgürlük ve Barışın Güvencesidir

Demokratik Toplum Kongresi tarafından hazırlanan Mezopotamya İnanç Çalıştayı 6–7 Şubat tarihlerinde Mardin’de gerçekleştirildi.

Alevi, Sünni, Ezidi, Asurî-Suryani, Ermeni, Rum, Arap, Mıhellemi gibi farklı inanç ve kültür temsilcilerinin bir araya geldiği çalıştayda inançların ancak mensupları tarafından tanımlanması gerektiği vurgusu yapılarak, devlet ve diğer inançlar eliyle tanımlama çabalarının kabul edilemez olduğu, dile getirildi.

Çalıştay bileşenleri aşağıdaki değerlendirmelerde ortaklaşma sağladı:

Mezopotamya ve Anadolu tarihi bir gerçeklik olarak bu güne kadar farklı inançların ortaya çıktığı, geliştiği ve yaşadığı bir coğrafya olmuştur. Çalıştayın yapıldığı Mardin şehri de bu açıdan örnek bir anlam ifade etmektedir. Devlet ya da toplumun diğer kesimleri tarafından uğradığı baskı, dışlama, inkar ve ayrımcı uygulamalara rağmen varlığını devam ettiren inançlara yönelik, geçmişte yaşanan acıların tekrarlanmaması için yeni bir toplum sözleşmesi ve hukuk inşasına ihtiyaç vardır.

Türkiye’de ki devlet merkezli tek tipleştirici Laiklik anlayışı din- toplum ve devlet arasında ilişkilerin yeniden sağlıklı bir zemine kavuşturulmasının önündeki en büyük engeldir. İnsanlığın ortak özlemleri olan adalet, özgürlük ve barış gibi değerleri savunuyor olmalarına rağmen din ve inançların iktidar araçları haline getirilerek yüz yıllar boyunca savaş ve çatışmaların derinleşmesine hizmet etmiş olması sorunun siyasal boyutunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan çalıştay bileşenleri siyaset kurumuna yönelik çağrı ve beklentisini net biçimde tanımlamaktadır.

Toplumdaki farklı inanca dayalı aidiyetlerin, ırkçı ve iktidar merkezli çatışma politikaları eliyle bir birine düşman hale gelmesi sağlanmış, önyargı ve korkular körüklenmiştir. Bu anlamda bütün inanç gruplarının kendisi ve tarihi ile yüzleşmesi, yaşananların hepimizin ortak acısı olduğunu görerek birlikte özgür yaşam koşullarının ortaya çıkarılması için vazgeçilemez öneme sahiptir.

12 Eylül 1980 darbesi ile pekiştirilmek istenen “Türk-İslam Sentezli” yaklaşım ile dini hayatı kontrol çabaları, zorunlu din dersleri ve diyanet işleri başkanlığı aracılığı ile kurumsallaştırılmıştır.

Ortadoğu’da kadim din ve inançların birlikte yaşamasının çoğulculuk olarak görülmesi gerekirken tek tipleştirici, asimilasyoncu politikalarda ısrar edilmesine bütün inanç grupları birlikte karşı çıkmalıdır.

Bu anlamda çalıştayda ortaya çıkan buluşmanın kalıcı kılınması ihtiyacı görülmektedir. Bunun içinde Çalıştayımız, kendisini Mezopotamya İnanç Platformu Girişimi olarak devam ettirecektir.

Farklı inanç mensuplarının, bir arada yaşama yönelik umutlarının artırılması için atması gereken adımlar bulunmaktadır. Yıkılmaya yüz tutan inanç merkezlerinin birlikte onarılması, yaşayan inançların birbirlerini tanıması için eğitsel ve kültürel çalışmaların yapılması, inançların kutsal günlerinin birlikte kutlanması bu yönde anlamlı adımlar olacaktır. Yine dilimize yerleşen farklı din, inanç ve kültürlere yönelik ayrımcı ve aşağılayıcı yaklaşımların ayıklanması için ortak bir literatür çalışması başlatılmalıdır.

Mardin’de bulunan Artuklu Üniversitesinin adının Mezopotamya Üniversitesi olarak değiştirilmesi gibi, ortak tarih ve kültürel mirasa vurgu yapılması için küçük ama değerli bir katkı sunacaktır. Bu çalıştayımızın talebidir.

Çan ve ezan sesinin birlikteliği ortak gelecek için kaygı değil güven artırıcı bir girişim olacaktır.

Cem evlerinin varlığı yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Alevilere yönelik yok sayma politikaları acilen terk edilmelidir.

Türkiye’de laikliğin çarpık bir anlayışla uygulandığına dikkat çeken çalıştayımız, bu uygulamaların Alevilik, Şafilik, Başörtüsü gibi meselelerde ciddi hak ihlallerine neden olduğunun altını çizmiştir. Yine bu yaklaşımlardan kaynaklı Türkiye de yaşayan farklı inançlar, inançsızlar ve kurumlarında baskı altında olduğuna vurgu yapmıştır.

Bu bağlamda laik devlet kavramı ile çelişen Diyanet İşleri Başkanlığı gibi yapılar lağvedilmelidir. İnanç sahası devletin müdahalesinden arındırılarak özerkleştirilmelidir.

Demokratik Toplum Kongresi
Mezopotamya İnanç Platform Girişimi
6–7 Şubat 2010

Inanç Çalıştayı resimleri için bkz.: http://picasaweb.google.com/SercesmeDergisi