Güngörmüşler

Eskiden Hürriyet gazetesinde yayımlanan Güngörmüşler diye bir çizgi roman vardı.

Çizgi romanın adı Güngörmüşler'di ama aslında sonradan görme bir aileyi anlatıyordu. Aslında burjuvalar o çizgi romanda anlatıldığı gibi sonradan görmedir. Asıl güngörmüşler olarak aristokrasiyi dikkate almak icap eder.

Burjuvalar kültürel ve yaşam tarzı anlamında sonradan görmedir ama ekonomik olarak güngörmüş sayılmalıdırlar.

Hakikaten güzel ve karlı günler görmüşlerdir.

O günlerin tadı damaklarında kalmıştır. Mesela savaş sonrasından yetmişlere kadar.

Üretim işinde tatlı para vardır o zamanlar.

Sonradan sonradan işin tadı kaçmıştır. Para kazanmak için çok büyük paraları sermaye olarak gömmek şart olmuştur. Burjuvalar istemeye istemeye işe çok büyük sermayeleri bağlamaya başlamışlardır. Bağlanan sermaye ile elde edilen kazanç arasındaki bağ kopmuştur. Oran elde edilen kazancın aleyhine düşmüştür.

Dev tesisler deli paradır.

Dev tesislere ne kadar para harcarsa elde ettiği kazancın oranı o kadar düşmektedir.

Vaziyet tam bir kısır döngüdür.

Dev tesislere dev paralar harcar. Dev paraları harcadıkça kar harcamaya oranla cüceleşir. Rekabet edebilmek için de başka yol yoktur.

Güzel ve karlı günler görmüş burjuvazinin, o günleri geride kalmıştır. Kalmaktadır.

Burjuvazi tesis yapar, makine yapar, robot yapar, bant akışı yapar ama sistemin bir kusurcuğu vardır: Üretilen mamulleri satın alacak insan ister.

Kapitalizm makine yapar, makine yapar, makine yapar ama çalışan insan yapamaz.

Çalışan insanları azaltır.

Çalışan insanlar azalır. Ürünleri satın alacak insan sayısı da azalır. Toplumun satın alma gücü de azalır.

Çok makine makinenin üreteceği ürünün satın alınma olanağını tolumda zayıflatır.

Bu vaziyette tam bir kısır döngüdür.

Teknoloji fuarları güzeldir amma kurt gibi kapamaz müşteriyi. Bulamaz müşteriyi.

O nedenle kapitalizmin teknoloji fuarlarına pek aldanmamak yerinde olur.

Sermaye evden üretim yapacağım diye çıkmaktadır ama direkt spekülasyona gitmektedir.

İstediği kar oranı heyecanını ona spekülasyon vermektedir.

Spekülasyon bir uyuşturucudur.

Kapitalizm gerçek üretim hayatında yapamadıklarını, spekülasyon hayatında yaptığını hissetmektedir.

Heyhat, uyuşturucu bir bataklıktır.

Bizim bitik solcular kapitalizme tam ısınıyorken, kapitalizm uyuşturucunun batağına düşmüştü aslında.

Ama maalesef söyleseydik de inanmazlardı. Bizin eski solcuların kapitalizme karşı biat etme düzeyi o kadar yüksekti ki, kapitalizmin sağlamlığına dair kanaatleri Amerikalı borsacılar kadar dahi sarsılmadı.

En liberal iktisatçıların bile kapitalizmin sağlamlığıyla ilgili inancı sarsıldı, ama bizim solcumsu liberallerin inancı beton gibi maşallah.

Kapitalizmin uygulayıcıları bile kapitalizmden rahatsız bizimkilerden hiç ses yok.

Bunları niye söylüyorum?

Şundan: Kapitalizm gayet güzel giderken kapitalizme karşı çıkın demiyorum ben.

Hadi o zaman kaptırın koyverin. Ne haliniz varsa görün.

Fakat kapitalizm muazzam bir krize girmişken yapmayın bari böyle.

Hiç değilse şimdi kapitalizme karşı olun. Kapitalizm krizdeyken bile karşı çıkabilecek gücü kendinizde bulamıyorsanız artık diyecek bir şeyim yok.

Bakın kapitalizm topluma mal üretiyor ama iş üretemiyor.

Bakın TEKEL işçileri çadırlarda, sokaklarda.

Şunu kabul edin artık: Kapitalizm sağlığı hiç iyi değil.

Görgüsüz burjuvalar bir daha eski günlerine geri dönemeyecek. Gün göremeyecek.

Güzel günleri bu sefer biz göreceğiz.

hakanozturk1871@gmail.com