Gel Desem Cemal(inle) Akar Gelirmisin Yüreğime

Bak işte tam 17 sene geçti sensiz. Yokluğunda 17 yıllık zaman dilimi.. Gel desem şimdi Munzur’a vuran cemalinle akar gelir misin ,bu yokluğa son verir misin artık. Hadi desen; benden daha iyi bilirdin o toprakları. O toprakların kutsal ziyaretlerini. Hangisine gideyim hangisinde senin için bir mum yakayım söyle. Hangisi seni daha çabuk getirir yüreğime. Uyuduğun Munzur’un kıyısında uykundan uyandırsam günah mı işlemiş olurum. Geçmedi geçmiyor sensizlik hayatımızdan, alışamadık yokluğuna. Şubat, bu halkın ve bizim hayatımızda kara gündür, hiç ısınamadık ölüm haberinin geldiği bu aya. Bak Munzur’da hiç ısınmadı, hep hırçın ve bulanık akar bu ayda ,sensizliğe isyan eder kıyısında uyuduğun halde.
İHD yöneticisi ve Erzincan ÖZDEP il başkanı Cemal Akar bundan tam 17 sene önce kontrgerilla, cellat,cani Yeşil tarafından katledildi.Avukat Metin Can ve doktor Hasan Kaya gibi. O dönem benim ve abimin Avukatı olan Metin Can ve Dr. Hasan Kaya’yı buradan saygıyla anarken yaşadığımız bir olayı anlatmak istiyorum.1992 yılının Kasım ayında yakalanıp Elazığ cezaevine konduğumda avukatımız Metin Can ve Hamza Yılmaz’dı cezaevine davamıza ilişkin görüşmek için ziyaretimize gelirdi. Av. Metin Can’ın kontrgerilla yeşil tarafından öldürülmeden önce kendisine yönelik öldürme girişimi kaldığımız cezaevinde yapıldı. Av. Metin Can’ın davamıza ilişkin görüşümüze geldiği bir gündü avukat görüşü için ben,abim ve bir kaç kişi çağırıldık Gittiğimizde Av. Metin Can soğuk kanlı davransa da tedirgin bir haldeydi
Arkadaşlar çok kötü bir olayla karşılaştım, bugün dosyanıza ilişkin konuşamayacağız, ben artık görüşe de gelmeye bilirim bundan sonra arkadaş Hamza Yılmaz gelecek deyince bizde ne olduğunu sorduk. Bu gün burada faşist adli tutuklular bana saldırmak istediler ama ben durumu erken fark edip kendimi müdürün odasına atarak kurtardım.
demişti zaten ondan sonrada Av. Metin Can görüşümüze gelmedi.
Oradan götürüldüğümüz Nevşehir cezaevinden şubat ayının ilk haftası abimle birlikte tahliye olduk. Tabi biz Nevşehir cezaevindeyken Cemal Akar kaçırılmıştı Cemal Akar’ın üstüne ifade veren iki kişide kaldığımız cezaevine gelmişti. Tabi bizler bu durumu bilmiyorduk, sonradan o iki kişiden biri Özgür Gündem gazetesinde Cemal Akarı gördüğünü ve birlikte sorgulandıklarını itiraf edecekti. Cemal 25 Ocak günü Yeşil tarafından tuzağa düşülerek kaçırılmıştı. Herkes bu durumu Cemal’in daha önce yaşadığı kaybolma olayı olarak düşünüyordu.Daha öncede Cemal defalarca gözaltına alınmış, işkence edilip bir yol kenarına bırakılır yada getirilip akrabalarının kapısının önüne atılırdı.Bu sefer günler geçiyordu ama Cemal yoktu. Cemal’in üstüne ifade verenler ki bunlardan biri kendi köylüsüydü hep susuyorlardı.
Tam bu yokluğun ve suskunluğun içinde Av. Metin Can ve Dr. Hasan Kayının kaçırıldığı haberi geldi.Bizler Av. Metin Can ve Dr. Hasan Kaya için açlık grevine başladık ama ne bu iki yurtsever insandan nede Cemal Akar’dan hiç bir haber yoktu.Kısa bir süre sonra, 21 şubat 1993 tarihinde Av. Metin Can ve Dr. Hasan Kaya’nın bulundukları haberi geldi. Av. Metin Can ve Dr. Hasan Kaya bulundu haberine sevinemedik çünkü haberin içinde ölüm de vardı.Her ikisi de kalleşçe katledilmişlerdi. Cemal’den hala haber yoktu.Çok sürmedi bir hafta olmadan Cemal’inde Pülümür yakınlarında parçalanarak katledildiği haberi geldi.
Kaçırmışlardı Cemal’i; anasından, toprağından,yoldaşlarından, koruyacağından koktukları kutsal ziyaretlerinden koparmışlardı Cemali. Cemal Akar Munzur’un kıyısında Tornova köyünde büyümüştü. Anası her gün Munzur’dan taşıdığı kutsal Munzur baba suyla binlerce duayla güzellikler dizerek yıkamıştı Cemal’i. Bir ustanın çeliği işlerken verdiği su gibi dökerdi suyu Cemal’in başından aşağı, Munzur Suyu O’nu kötülüklerden korusun diye, çelik gibi yüreği olsun diye. Öylede oldu, Munzur gibi her çağırana koşsun diye. Koştu da. Kendisi için hiç bir şey istemedi, halkı ve insanlık içindi yaptıkları. Dağların bin bir çeşidiyle kokan çiçekleriyle süslemişti beşiğini, her gün Munzur gecenin sessizliğinde akarken, çıkardığı tarih den gelen acı dolu melodinin ninnisinde uyuyordu ve bu ninelerle büyümüştü.
Şimdi bütün Dersim cemalinle gülümser, bütün çiçekler senin cemalinde açar Tujık dağında. Cemalinle sensindir Bokir dağına, yoldaşlarının uyuduğu tileq babaya bakan. Munzur senin cemalinle akar her sabah kıyısından geçenlere gülümseyerek.Güzel Dersim kokan abim akar akar gelirmisin Munzur gibi, seni özlediğimiz bu yüreğimize. Söyle gelirmisin. Cemal Akar bir insan olmanın bütün güzelliklerini toplamıştı kendisinde uzun fidan gibi boyu ve gözleri kamaştıran yakışıklılığı vardı Cemal’in. Birde bu güzelliğine bilgiyi eklemişti bu insan. Sürekli okumuş ve halkının büyük Devrimcisi olmuştu. Konuşurken sade ve berrak bir su gibi çıkardı cümleler ağzından. Her şeyi insan olmanın en güzel erdemi için yaptı ve yaşadı, güzel yüreğinden hasretle öperim.

Düzgün Tosun
Duzgun.t@live.de