28 Şubat'ın ne zaman biteceğinden önce ne zaman başladığını tartışmalıyız
Bin yıl sürebilir mi? 13. yılında çoktan bitti mi? Hâlâ devam ediyor mu? Bütün bu sorulara farklı cephelerden bakarak farklı cevaplar verebilirsiniz. Ancak bir siyasal süreci değerlendirebilmek için önce doğru tanımlamasını yapmak gerekir. 28 Şubat'ın ne zaman başladığı konusunda da, farklı eksenlerden bakarak farklı milatlar, farklı dönüm noktaları tespit edebilirsiniz. Sorunu din devlet ilişkilerindeki çarpık örgütlenmeye dayandırıp cumhuriyetin ilk yıllarına dayandırabileceğiniz gibi işi daha çok askeri müdahalelere dayandırıp 27 Mayıs'ı esas alabilirsiniz. Ben işin daha somut başka bir boyutuna dikkat çekmek istiyorum. Türkiye siyasetinde ana tehdit unsurlarından birisi din üzerinden tanımlanırken diğeri Kürt kimliği üzerinden tanımlanmıştır. Her iki tehdit tanımlamasının muhatapları ötekine yapılanı dikkate almadıkça, kendine yapılanı yeterince sağlıklı analiz edemeyecektir. İşin bu boyutu aynı zamanda ahlaki yüzleşme ve nerede hata yaptık hesaplaşmasıdır. Bu pencereden baktığınızda 28 Şubat'ın ne zaman başladığı konusunda ortaya başka bir tarih çıkmaktadır. Evet eğer 28 Şubat doğrudan Meclis'in iradesine yönelik bir operasyonsa benzer bir operasyon 2 Mart 1994 tarihinde DEP'li milletvekillerinin Meclis'ten çıkarılması ile başlamıştır. Bu tabloya seyirci kalan hatta destekleyenlerin Necmettin Erbakan hükümeti ya da Merve Kavakçı'nın yaşadıklarına yönelik sitemlerinin de inandırıcılığı zayıflamaktadır. Kürtçe selamlama gibi suç tanımlamaları üzerinden on yılı bulan cezalandırmaları masaya yatırmadan 28 Şubat konusunda tutarlı tepkiler örgütlemek kolay olmayacaktır. Kürt siyasetine yönelik benzer baskı ve cezalandırmalar bugün de devam etmektedir. Bu durumda yeni 28 Şubat'ların yaşanmayacağına şimdi siz karar verin?
Seçim barajı neden kritik öneme sahiptir?
Siyasetin kendi iç dinamikleri ile demokratikleşmesi, doğrudan temsilde adalet krizinin aşılmasına bağlıdır. İstikrar konusunu adil temsilden bağımsız ele almak tam da çoğunlukçu yönetim anlayışının yansımasıdır. Türkiye'nin ihtiyacı olan ise çoğulculuktur. Yargı ve askerin yetkilerinin, hukuk devletini aşan boyutta olduğu tartışmasız önümüzde önemli bir sorun olarak durmaktadır. Ancak önce bu sorunu çözeyim, seçim barajı konusunu sonra ele alırım tavrı, siyasal etik açısından da demokratikleşme açısından da oldukça tehlikelidir. Son sözü söyleme yetkisi toplumda ise onun tüm tercihlerinin parlamentoya yansıması elbette kritik bir anlam ifade eder. Bu tablonun kimin zararına olacağı ya da bu durumdan en çok kimin kârlı çıkacağı tartışmasından bağımsız değerlendirme yapmak durumundayız. Kaldı ki işin ahlaki ya da hukuki boyutunun ötesinde, ben siyasal olarak da barajın düşmesinin iktidar partisinin işini kolaylaştıracağı düşüncesindeyim. Başkalarının haksızlığa uğraması üzerine kurulu bir başarı hesabının, ne bugünkü iktidara ne de başkasına hayrı olmayacağı konusunda yeniden oturup düşünmek zorundayız. 28 Şubat'a tepki göstermekle birlikte, yaşananlardan yeterince ders çıkarmadığımız bir kez daha gün yüzüne çıkıyor.
Seher Tümer ve hukukun tarafsızlığı meselesi
Türkiye hukukun konumu tartışmasında ikiye bölünmüş durumda. Bir kanat, tarafsız olunmadan bağımsız olunamayacağı üzerine eleştiriler yapıyor. Diğer taraf, öncelikli olanın bağımsızlık olduğunda ısrar ediyor. Sonuç itibarı ile bazı davalarda ne bağımsız ne de tarafsız olunduğu açıkça görülüyor. Tarkan ya da kuvvet komutanları konusunda sergilenen özel muamele seçilmiş belediye başkanlarına, siyasetçilere layık görülmüyor. Bu yöndeki örnek davalardan birisi de SES yöneticisi Seher Tümer ve arkadaşları ile ilgili. 'Yasadışı slogan atmak' gibi bir suç isnadı ile aylarca tutuklu kalmayı adil yargılama açısından nereye oturtabiliriz? Bu fotoğraf karşısında örgütlenme, ifade özgürlüğü gibi değerleri nereye oturtacağız? Seher Tümer önümüzdeki günlerde mahkemeye çıkarılacak.
Herkesin sadece kendisini ya da kendisi gibi düşünenleri savunmakla yetindiği bir ülkede hukuk devleti ve adalet özlemi oldukça uzun mücadeleyi gerektirmektedir.
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
