Çözümde uluslararası etki
'Bir çatışmayı çözmek için herkesi masaya oturtmalısınız... Yoksa başta yanlış yapıyor olursunuz...' Bu söz benim değil, BM Eski Genel Sekreter Yardımcısı Hans-C. Van Sponeck'e ait. Çözüm deneyimleri konferansında oldukça verimli bir sunum yapan Sponeck, Güney Afrika deneyiminde işleyen ama Kürtlerin çok işletemediği uluslararası boyutun, çözümde yapıcı katılımının sağlanmasına dönük oldukça somut önermelerde bulundu.
Özellikle Kürtlerin uluslararası güçlere muhatap olarak değil ama muhatapların diyalog kurmasına yardımcı olacak aracı ve destekleyici roller atfetme talebini olumlu bulan Sponeck, uluslararası toplumun Kürt meselesine dönük olarak ciddi bir bilmeme problemi olduğuna da inanıyor. Ona göre uluslarası güçler nerede ise sadece Türkiye hükümetinin aktarımları ile Kürt sorununa yaklaşım gösteriyor ve Kürtlerin sorunlarını, yaşadıklarını, taleplerini sürekli olarak enforme edememelerinden, süreklilik sağlayan bir ilişki ağı yakalayadıklarından yakınıyor.
Bugün Avrupa'nın özellikle Kürtler aleyhine yaklaşımlarında bu unsurun yani Kürtlerin kendilerini anlatamama, dünyayı sorunlarına ortak edememe yanlarının etkin olduğuna inanıyor. Bu nedenle çözüm için Kürtlerin uluslararası güçlerle ilişkilenmesini, uluslararası olanakları kullanmasını öneriyor. Güney Afrika deneyiminde uluslararası güçlerin çözüme zorlamada etkinliği dikkate alındığında bu öneri açıkçası yabana atılır cinsten değil.
Yeri gelmişken, konferansta Kürt sorununun bir asrı aşkın süredir devam eden çözümsüzlüğü nedeniyle giderek uluslarası alanı da etkilemeye başladığı, daha fazla çözümsüz kalması halinde bu uluslararası güçlerin soruna ve çözüme müdahil olmasına yol açacak bir tehlike barındırdığına işaret etmemiz kimilerini rahatsız etmiş.
Olabilir. Ama Kürt sorunundaki çözümsüzlük giderek daha çok ülkeyi içine çeken girdaba dönüyor. Üstelik bu soruna uluslararası güçleri müdahil kılan güç, bizatihi devletin kendisi oluyor. Belçika, İtalya ve Fransa'da son günlerde yaşanan operasyonlar bunun tipik bir göstergesi. Öte yandan Irak'taki varlığı gerekçesiyle ABD'yi bizzat Kürt sorununda taraf haline getirenin AKP hükümeti olduğu akıldan çıkarılmasın.
Uluslararası topluluğu bu denli taraf haline getirirseniz çözüm de size kalmaz! Burada dikkat çekmek istediğim husus, uluslararası güçleri soruna taraf haline getiren bizzat Türkiye'nin kendisi ve bu çok tehlikeli. Oysa Kürtler sorununu hala Türkiye devleti ile çözmek istiyor, uluslararası güçleri de çözüm ve müzakere için taraflar üzerinde yapıcı rol oynamaya davet ediyor, taraf olmaya değil...
Sponeck'le yürüttüğümüz tartışmaya dönersek; Sponeck, müzakere başlangıcı için 5 ön koşul öneriyor. Ancak bundan önce Kürtlere ilişkin yaptığı tahlile de dikkat çekmek istiyorum. O'na göre Kürtler son derece iyi bir hafızaya sahipler ve hatırlıyorlar, ikincisi Kürtler kuşku duyuyorlar. Çünkü tarih içerisinde pek çok oyuna geldiler. Üçüncüsü, Kürtlerin de herkes gibi hayalleri, idealleri var. Dördüncüsü ise sıkı müzakereciler...
Sponek yukarda özetlediğim tespitlerden sonra müzakere için 5 koşulu şu biçimde formüle ediyor:
1) Çatışmayı önlemek için herkesi masaya oturtmalısınız. Yoksa baştan yanlış yapıyor olursunuz.
2) Uluslararası hukuk herkes içindir. Türkiye bu bağlamda sivil-demokratik ilkeler içeren iki önemli hakka imza attı. Bunlardan bir tanesi özetle; Etnik, dini, dilsel gruplar kendi kimliklerini kullanırlar biçiminde. Türkiye bunlara uymak zorundadır. Türkiye imzaladığı uluslararası hukuka uymaya davet edilmeli.
3) Politik kuruluşlar son derece adaletsiz de olsa, Türkiye'nin kimi uygulamalarına kızılsa bile hemen şiddete başvurulmamalı, insanlar dağlara ,tepelere gitmemeli... Kürt liderlerin diyaloğu sürdürecek kadar güçlü nefesleri olduğunu düşünüyorum.
4) Uluslararası toplumda bir eğilim var. Örneğin Biz Avrupa'da rahat bir şekilde 'Somali korsanlarını savaşarak bitirelim' diyoruz. Ama bu korsanların yoksulluğunu bitirelim demiyoruz... Buradaki önkoşul; sebepler ile semptomlar arasındaki ayrımı yapıp sebepleri bitirmektir.
5) Tüm birikmiş sorunları bitirmek
Sponek bu önerilerini ifade ederken BM'deki görevi nedeniyle dahil olduğu Bağdat ile Hewler arasındaki arabuluculukta güven bunalımı nedeni ile çok zorlandığını belirtse de Kürtlerin kuşkularına hak vermektende geri durmuyor... Ona göre 'Etnik kart oynanmaktadır. Bu çifte ajanda kaldırılmalıdır.' Politik çözümlerde dürüstlük ilkesinin belirleyici etkisine her defasında değinen Sponeck, Kürtlerin uluslararası alanı kullanmamasına dönük eleştirisini çokça tekrarladığı konuşmasında; 'En büyük düşman yanlış bilgilendirmedir' diyor ve Kürtlerin ve elbetteki PKK'nin terörizmle tanımlanmasından kurtulması için etkili diplomatik çalışma öneriyor...
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

yemezler haliyle
(( BM Eski Genel Sekreter Yardımcısı Hans-C. Van Sponeck'e ait. Çözüm deneyimleri konferansında oldukça verimli bir sunum yapan Sponeck, Güney Afrika deneyiminde işleyen ama Kürtlerin çok işletemediği uluslararası boyutun, çözümde yapıcı katılımının sağlanmasına dönük oldukça somut önermelerde bulundu.))
önermelerini okudum..
zaten yapılan ve yapabilmek içinde çabalanan olgular..
örneğin habur gibi..
ama türkiye devletinin yaklaşımları ortada..,
hatta muhatap olabileceği yasal-meşru alanlar olan parti ve yerel-yönetimsel organlar üzerindeki terörize yönelimleri de ortada..
her elini uzattığında..; tek aklına gelen "ısırmak"-"koparmak" olan bir işleyiş içersinde ne yaratabilirsin ki..,
haliyle gerilla tarzı..
gelelim avrupalı "aydın"-demokrat" ve de politik "iyi-niyetli" olanlara..,
((Kürtlerin ve elbetteki PKK'nin terörizmle tanımlanmasından kurtulması için etkili diplomatik çalışma öneriyor...))
kızım sana diyorum gelinim sen anla.., gibi..
pkk'nin terörist olarak tanımlanmasında.., uluslararası hukuk-ilkeler değil.., siyasi gerekçeler temel olmaktadır..
avrupada son yaşatılanlar da bu anlamdadır.. yoksa türkiyenin etki gücü falan değildir..
uluslararası komplonun ilk ayağı boşa çıkartılmıştır.. şimdi ikinci ayağı gündemdedir..
verin pkk ve önderliği.., alın "bazı" hakları..
yani..,
kürtlerin önüne çorba konuyor.. ama çatal veriliyor..
yemezler haliyle..