Emekçi Sınıflar Olmadan Toplumsal Devrim Olabilirmi?
Bugün dünyanın bir çok yerinde Sovyet sosyalizmin çöküşü ile birlikte sosyalistler arasında arayışlar ve yok oluşlar da başlamış oldu. Elveda Marksizm, elveda proletarya dedikten sonra sınıf mücadelesine ve sosyalizme karşı o, kadar küfürname oluştu ki, bunların başında eski sosyalistler ve tövbekarlar gelmektedir. Kimine göre 1917 Ekim sosyalist devrimi!Sosyalist devrim değildi.
Kimine göre (işçi sınıfı) emekçi sınıf devrimi diye bir kavram yoktu! Bu Lenin’in uydurması olarak sınıfın diktatörlüğünün pekiştirilmesi olarak nitelendirilidi.
Marksizmi karikatüre ederek kapitalizmden komünizme ilk geçiş evresinin olmadığını iddia ederek 1917 Ekim Sovyet sosyalist devrimini yine Lenin’in bir uydurması olarak söyleyenler arasında yine eski sosyalist ve tövbekarlarlar olarak başı çektiler.
Sovyet sosyalizmi yaşarken bunların bir çoğu Sovyet sosyalizmin eteğine tutunmak için can atıyordu. Ama Sovyet sosyalizmi çözüldükten sonrada kapitalist sistemden çok eski sosyalist ve tövbekarlar sosyalizme ve sınıf mücadelesine düşman oldular. Öyle ya sosyalist sistem güçlü ise O, tarafdan olacaksın! Sosyalist sistem çöktükten sonrada kapitalist sistem den yana olacaksın. Öyle ya makyavelist olarak her dönemin insanı olacaksın değilmi?
1917 Ekim Sovyet sosyalizmin Lenin’in bir diktatörlük anlayışı üzerine inşa edilerek ömrü boyunca sınıfları ezdiğini bir dikatörlükten başka bir şey olmadığını söylediler.
Emekçi sınıfları sınıf mücadelesi ve sosyalist mücadeleden uzaklaştırmak için Marksizmi revize ve tahrif ederek ne idüğü belirsiz teori ve mücadelelerin kuyruğuna takmak için uğraştılar.
İşçi sınıfı olmayacaksa? Emekçi sınıfın iktidarı, proletarya diktatörlüğü olmayacaksa? Sosyalizmi ve sınıfsız toplumu kimden kuracaksınız? Veya kimin için kuracaksınız? Kapitalizm en iyi toplum deseniz daha iyi olmazmı?
Proletaryanın iktidarını ve sosyalizmde devleti yadsıyarak sınfın iktidarını diktatörlük olarak görürken! Kapitalist toplumdan, işçi sınıfı devleti sosyalizme geçerken iktidarı hangi sınıflar kuracak proletarya ve emekçi sınıflar değilmi? Burda sosyalist devlet olmayacakmı? Tekrar kapitalist sınıflar ve karşı devrimciler işçi ve emekçi sınıfların iktidarı sosyalizmi yıkmak için, savaşmayacaklarmı? Bunları atlayarak, görmeyerek proletarya ve emekçi sınıfların iktidarını diktatörlük olarak sayamazsınız.
’’Biz, taktiği yıldızlara bakarak uydurmuyoruz. Değişen koşullara dayanarak hazırlıyoruz.’’(F.Engles)
’’Her devrim, sosyal olduğu ölçüde eski toplumu yıkar. Her devrim, siyasal olduğu ölçüde eski iktidarı devirir. (K.Marks)
’’Gelmiş geçmiş bütün devrimlerde emeğin kareketerine hiç bir zaman dokunulmamıştır. Her zaman sorun, bu emeğin başka türlü dağılımı, başka kişiler arasında bölüşümü çerçevesi içinde kalmıştır. Sosyalist devrim ise, emeğin bu önceki karekterine yöneliktir.’’(K.Marks;Alman İdeolojisi)
’’Sosyalistler çok iyi biliyorlar ki, bütün komplolar, yararlı olmak şöyle dursun, zararlıdır.sosyalistler yine çok iyi biliyorlar ki, devrimler daima ve her yerde, keyfi olarak yapılmaz; devrimler daima ve her yerde, şu yada bu partiler ve sınıfların irade ve yöntemlerine asla bağımlı olmayan durum ve koşulların zorunlu ürünleridir.’’(F.Engles Bilimsel sosyalizmin ilkeleri)
1917 Ekim Sovyet sosyalist devrimi eksik olabilir! Dünyada ilk Sosyalist devrim denemesi olarak! Elbette eksik hataları yanları olabilir. Bu tartışılır ve eleştirilir bir konu buna bir itirazım olamaz.
Ancak;Kapitalizm den komünizme geçişin ilk evresinde ara aşamayı Marks ve Engles vurguladığı halde nedense, Marksizmi tahrif edenler ve sınıfa karşı olanlar kabul etmek istemezler.
’’Kapitalist toplumla sosyalist toplum arasında, birincisini devrim yolu ile ikincisine dönüştüren uzun bir dönem bulunur. Bu dönemle geçici siyasal dönem arasında, elbete ki, bir uyum vardır. Bu yüzden, bu ortadaki dönemin devleti, proletaryanın devrimci yönetiminden başka bir şey olamaz.’’ (K.Marks: Gotha program’ının Eleştirisi.)
Yukarıda Marks’tan yaptığım alıntıda da görüldüğü gibi, Marks hiç bir zaman Kapitalist toplumdan sıçrama yapılarak, sosyalist toplumu aşarak sınıfsız sömürüsüz bir topluma geçileceğini söylememiştir.
Tam tersine, Kapitalist toplumdan ara aşama ve ilk aşaması olan yani emekçi sınıfın iktidarı olan sosyalist toplumdan bahis etmiştir. Hiç bir zaman sosyalist toplumu atlayarak sınıfsız sömürüsüz bir topluma geçileceğini söylememiştir.
Ancak bunu (proletaryayı) işçi sınıfını red eden! İşçi sınıfının iktidarına benimsemeyen küçük burjuva kalın kafalılar uydurmuşlardır.
Lenin 1917 Ekim sosyalist devrimini de Marksist verilere, teorilere dayanırken de kendi başına yapmamıştır.
Yine dönemin Komünist örgütleri ile liderleri birleşerek beraber Sovyet sosyalist cumhuriyetini birlikte inşa etmişlerdir.
Bunun içinde Troçki’de var! Diğer komünistlerde var olmuşlardır.. Sovyet sosyalist iktidarını da Lenin’le birlikte inşa etmişlerdir. Ama hiç kimse O, dönemde şunun garantisini veremezdi!
Sovyet sosyalizmi direk sınıfsız sömürüsüz komünist topluma geçeceğini ne söyleyen olmuş, nede uzun süre yaşayacağının garantisi olmuşlardır. Nede 70 yıl sonra Sovyet sosyalizminin yıkılarak kapitalizme tekrar döneceğinide söyleyen olmamıştır.
Ancak, yaşanan süreç hatalar ve yanlışları kaldırmamış ve Sovyet sosyalizmi de yapılan hata ve yanlışların kurbanı olarak kapitalist sisteme tekrar dönüş yapmıştır.
Adı üstünde kapitalist – toplumdan sosyalizme topluma ilk geçiş evresidir, komünist topluma giden ilk aşamadır. Buna şaşırmamak gerekir. Kapitalizmden sosyalizme ilk geçişte elbette iktidar tamamen proleryanın ve emekçi sınıfların eline bir çırpıda geçmiş sayılmaz mutlaka süreç içerisinde karşı devrimci düşünceler sosyalizme karşı tekrar mücadele edecek ve iktidarı tekrar almaya çalışacaktır.
Marks’ın (Gotha program’)ında belirttiği gibi bu süreç uzun bir dönemi kapsar, başta dünyanın 4/3 ü sosyalizme geçmiş olması gerekir. Uluslararası kapitalist-emperyalist sistemin ortadan kalkması gerekir ki, sınıfsız topluma geçişin sancısız ve sorunsuz olarak geçilebilsin. Kapitalist-emperyalist sistem varoldukça doğrudan sınıfsız –sömürüsüz komünist topluma geçişin mümkünatı varmıdır?
Görüldüğü gibi, Sovyet sosyalizmi yanlış ve eksiklikleri ile beraber yıkılarak 70 yıl sonrada olsa kapitalizme geri dönmüştür. Elbet de, dünyada ilk sosyalist denemenin eksik ve hataları olacaktır.
Bu şu anlama gelmez dünyada emek sermaye çelişkisinin bittiğini, sınıflar mücadelesinin ve sosyalist mücadelenin sona erdiğini anlatmaz. Kapitalizm var olduğu sürece sınıflar mücadeleside var olacak ve emekçi sınıflar iktidarları uğruna sosyalist mücadelede var olacaktır..
İşte dünya da bunun örnekleriyle doludur. Sovyet sosyalizmin yıkılması aşamasında kapitalizm emekçi sınıfları aldatıyordu! Küresel kapitalizmin bundan sonra sosyalizme alternatif olarak dünya halklarını kurtaracağının burjuva medyalarında boy boy reklamını yapıyordu.
Çok sürmedi, aradan 20 yıl geçtiğinde küresel kapitalizm, dünyayı ne hale getirmiş olduğunu tüm insanlar görmüş oldu.
Küresel kapitalizm tüm dünyada iflas ederek ne hale geldiği söylemeye gerek varmıdır?
Dünya halklarını savaşlara, ölümlere, işsizliğe, açlık ve yoksulluğa nasıl mahkum ettiğini bilmeyen varmıdır?
Pekiy bu eşitsiz sömürü ve baskı sisteminden kurtulmak için emekçi sınıfların mücadele etmekten başka seçeneği varmıdır? Emekçi sınıfların tek alternatifi sosyalist iktidar mücadelesi değilmi?
Emekçi sınıfların iktidarı sosyalist toplum ve proletaryanın iktidarı değilmi? Neden bunu inkar ve red ediyorsunuz?...
’’ şu yada bu proleterin yada hatta tüm proletaryanın belirli bir dönemde neyi amaçladığı önemli değildir. Önemli olan sorun şudur:Gerçekte proletarya nedir ve o, varoluş nedenlerine uygun biçimde tarihsel olarak neleri gerçekleştirmek zorundadır? Proletaryanın amacı ve tarihsel işlevi (fonksiyonu), kendi yaşam durumu ile çağsal burjuva toplumunun tüm örgütü tarafından açık ve seçik ve değiştirilmesi olanaksız bir tarzda önceden belirlenmiştir. K.Marks. F.Engles: (Kutsal Aile)
’’Bilimsel sosyalizm, doktirin değil. harekettir, ilkelere değil, kanıtlara dayanmaktadır. Çıkış noktaları, şu yada bu felsefe değil, şimdiye adarki tüm tarihtir ve özellikle bu tarihin uygar ülkelerdeki çağsal gerçek ürünleridir.
Bilimsel sosyalzim, proletaryanın kurtuluş mücadelesindeki tutum ve davranışlarının teorik ifadesidir.’’( F.Engles)
’’Bilimsel sosyalizm, proleteryanın kurtuluş koşullarını açıklayan bir öğretidir.’’(F.Engles. Bilimsel sosyalizmin ilkeleri)
Yukarıda yaptığım alıntılardan da görüldüğü gibi, emekçi sınıfı red ederek ve sınıfın iktidarı sosyalizme karşı olarak hangi eşitliği ve hangi sınıfsız toplumu kurabilirsiniz? Kapitalizmden sınfısız sömürüsüz topluma geçişin ilk evresi sosyalist toplumu nasıl atlaya bilirsiniz? Bunun mümkünü olabilirmi?
’’Proletarya, kendi kendini kurtuluşa kavuşturmak zorundadır. Fakat o, içinde bulunduğu yaşam koşullarını değiştirmedikçe kendini kurtaramaz. Proletarya, kendi durumunda yoğunlaşmış olan çağsal toplumun tüm insanlık dışı yaşam koşullarını değiştirmedikçe, içinde bulunduğu yaşam koşullarını değiştiremez.’’ (K.Marks, F.Engles)
Bunun adıda emekçi sınıfların önderlik ettiği sosyalist bir devrimdir. Yani proletaryanın kapitalist sistemi, burjuva iktidarını yıkarak yerine kendi iktidarı olan sosyalizmi kurmadan emekçi sınıfların kurtuluşu ve özgürlüğü olamaz.
’’Sınıf mücadelesinin sevimsiz ve ’’kaba’’ görülerek reddedildiği yerlerde sadece ’’insan severlik’’ sosyalizmin temeli gevezelikler de’’adelet’’ sayılmaktadır. (K.Marks,F.Engles
Bugün bu tür mücadeleler kapitalist sistem tarafından örgütlenerek emekçi sınıfları mücadelesinden uzaklaştırmak için kurulmuş tuzaklardır.
İnsan hakları mücadelesi, hayvan hakları mücadelesi, yeşiller mücadelesi, veya Baş örtüsü veya türban gibi orta-çağ mücadelesi dahi var. Bu ne demektir? Bu tür mücadeleler emekçi sınıfların mücadelesi olamaz. Emekçi sınıfların mücadelesini başka amaçlara yönlendirerek sınıf mücadelesinden uzaklaştırmaktır. Emekçi sınıfların kapitalizme karşı verdiği sosyalist iktidar mücadelesinin önüne engel olmak demektir.
Elbette devrimci komünist hareketler insan hakları mücadelesini, doğa mücadelesini red etmezler. Ancak emekçi sınıfların öncelikli görevi kapitalist sisteme karşı mücadele ederek kapitalist sistemi ortadan kaldırmak olmalıdır. Kapitalist sistem ortadan kalkmadığı sürece ne insan hakları olabilir, ne toplumsal barış olabilir nede insanlar özgür olabilir..
’’ve günümüzde de öyleleri var ki, kendilerine özgü yansız’’ yüksek görüşleri’’yle, işçilere, sınıfsal çıkarlarının ve sınıf mücadelesinin çok üstünde dolaşan hayali bir sosyalizmin propagandasını yapmakta, birbirleriyle savaşan sınıfların çıkarlarını, yüce bir insanlık sevgisiyle barıştırıp uyuşturmağa çabalamaktadırlar. Bunlar dan bazıları yenilerdir, daha öğrenecekleri pek çok şey vardır:ötekiler de, işçilerin en azılı düşmanlarıdır, koyun postuna bürünmüş kurtlardır.’’(F.Engles: İngiltere’de İşçi sınıfının durumu)
Ne yazık ki, yüzyıllar önce (F.Engles’)in açıkladığı gibi, bugün de sınıf mücadelesinin amacından saptırarak işçi sınıfı ve emekçi sınıfları başka bir yöne amaçsız mücadalelere kanalize etmektedirler.
Bunlar yukarıda alıntıda bahis edildigi gibi, emekçi sınıfların dostları değil. sınıf hareketinin ve sosyalist mücadelenin karşısında olan koyun postuna bürünmüş düşmanlarıdır.
Dünyanın her tarafında emekçi sınıflar kapitalist sisteme karşı ayaktalar. Küresel kapitalist sistemin acımasızlığı emekçi sınıfların yaşam koşullarını yaşanmaz duruma getirmişlerdir. Küresel kapitalizmin krizi ile her gün kapanan fabrikalar, işyerleri kapısına kilit vurarak, dünyada işsizlik çığ gibi büyümektedir.
Avrupa Birliği ülkeleri; kapitalist burjuvazi tarafından büyük hayallerle kurulmuştu. Ancak kısa dönemde görüldü kü; insanların emeğini sömürmekten ve ekmeğini çalmaktan başka bir şey yapmadığı anlaşılmış oldu.
Avrupa da;Emekçi sınıflar bir yandan işsiz kalırken diğer taraftan açlık ve yoksullukla başbaşa kalmış durumdadır.
Almanya’da emekçi sınıflar her gün ayakta kapitalizme karşı işsizlik ve hak mücadelesine devam etmektedir. Fransa’da her gün grevler, direnişler yükselmektedir. İtalya’da aynı şekilde emekçi sınıfların kapitalizme karşı mücadelesi sürmektedir. Yunanistan’da hükümet ekonomik krizle birlikte emekçi sınıfların haklarını kısacaklarını söylemesi ile beraber Yunan emekçi sınıfları sokağa dökülerek alanları kapitalizme karşı savaş alanına dönüştürmüşlerdir.
Türkiye’de ise; aylarca süren Tekel işçilerinin direnişi tüm emekçi sınıfları sararak dayanışmaya birlikte mücadeleye dönmüştür. Burda alınacak dersler çoktur. Bu Türkiye işçi sınıfı hareketine bir ime kazandırdığı gibi, işçi sınıfı hareketinde bir dönüm noktası olmuştur. Yani uyuyan, suskun emekçi sınıfı devrini kapatarak! Sınıf mücadelesini toplumsal mücadeleye dönüştürme adımlarınıda örmüştür.
Yani emekçi sınıfların mücadelesini küçümseyen sınıf mücadelesini kabul etmeyenler! Tekel direnişi ile işçi sınıfının toplumsal mücadeleye öncülüğü bitmeyeceğini anlamış oldular. İşçi sınıfı toplumsal mücadeleye bir kere daha damgasını vurmuştur. Dünya da ve Türkiye de işçi ve emekçi sınıfının neler yapacağını bir kez görmüş oldular.
Bir kere daha sınıf mücadelesine karşı olanlar şunu anlasınlar! İşçi sınıfı ve emekçi sınıfların mücadelesi olmadan toplumsal devrime ve sınıfsız sömürüsüz komünist topluma varılamayacağını öğrensinler....
Mehmet ÖZCAN
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

tamamen
tamamen katılıyorum
proleterta diktatörlüğünü veya başka bir deyişle işçillerin, yoksul köylülerin sovyet iktidarını savunmadan sosyalist olunamaz
bunun aksini savunanlar olsa olsa burjuva liberal demokratı olurlar