Kılıçdaroğlu'nun 'genel af' önerisi hakkında

CHP Grup Başkan Yardımcısı ve AKP'lilerin 'korkulu rüyası' Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Batman İl Kongresi'nde bugüne kadar BDP ve sol dışında hiç bir partinin ağzına alamadığı 'genel af'tan söz ediverdi.

PKK Önderi Öcalan'ın 'AKP çözümün önünde en büyük engeldir' sözünden hemen sonra Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı bir rastlantı mıdır? Yoksa 'toplumsal barışın' sağlanması için başlatılan ve devletin teşvik ettiği bir CHP 'açılımının' işareti midir?

CHP gibi 'merkeziyetçi' bir 'şef' partisinde, herhangi bir parti yöneticisinin böylesine 'stratejik' bir söz söylemesi ihtimal dışıdır. Bu durumda ya bir CHP 'açılımı' ile karşı karşıyayız ya da CHP kendi içinde kesin bir bölünme yaşamaktadır.

Son gelişmeler, Kılıçdaroğlu'nun 'toplumsal barışın parçası olacaksa genel affa evet deriz' sözlerini ciddiye almamızı gerekteren ciddi işaretlerle doludur.

Ergenekon davası, keskin bir dönemeç almış ve ordu içinde Genelkurmay Başkanı'nı da kapsamına her an alabilecek genişlikte bir darbe soruşturmasına evrilmiştir. Ordu, darbeyle ilgili planlar hakkındaki delillerin gerçekliğini kabullenmek zorunda kalmıştır. Bundan sonrası, soruşturmanın genişletilmesi ve pek çok muvazzaf general ve subayın davaya dahil edilerek, hapis cezalarına çarptırılmasıdır.

Bu durumda mahkumiyet kararları, TSK'yi yargı kararıyla 'sabıkalı' hale getirecek ve ordu artık bir enkaza dönen saygınlığını yeniden kazanma olanağını yitirecektir. O nedenle ordunun böyle bir duruma düşmesini önlemenin -artık darbe mümkün olmadığına göre- biricik yolu, Ergenekon ve darbe davaları mahkumiyetle sonuçlanmadan, bu davaları, çıkarılacak bir 'genel afla' düşürmektir. Generaller ancak böylece hüküm yemeden, suçları kanıtlanmadan kurtarılabilirler.

Bu durumda CHP'nin neden generaller için değil de, Batman'da, üstelik Belediye Başkanları'nın tutuklanmasını eleştirerek 'genel affı' adeta Kürtler için gündeme getirdiği sorulabilir.

CHP açısından 'genel af' kavramını Kürt sorunu bağlamında kullanmak zorunludur. Baykal Ergenekon 'avukatlığını' ordunun da varolan delilleri onaylamasından sonra yapma şansı kalmamıştır. Generaller için af talep etmek CHP'yi ilk seçimlerde kesinlikle baraj altında bırakacak bir hata olur. O nedenle CHP şu anda taktik açıdan kendi durumuna en uygun tutumu almıştır. Genel af talebini Kürt sorununa bağlayarak, Orduyu içine girdiği açmazdan kurtarmak, CHP adına biricik akıllı taktık sayılmalıdır. Böylece CHP de 'Kürt düşmanlığından' kendini kurtaracaktır. 'Bir taşla iki kuş vurmak' buna denir.

Böyle düşünüldüğü zaman, Kılıçdaroğlu'nun Batman'da yaptığı konuşmayı, basit bir 'yerel popülizm' olarak yorumlamanın yanlış olduğu görülür. CHP Kılıçdaroğlu'nun ağzından çok önemli ve yeni bir adım atmıştır.

Şimdi bizim açımızdan sorun, CHP'nin 'genel affa evet deriz' mesajının asıl amaç olarak önüne orduyu ve kendini 'kurtarmayı' koymuş olmasına nasıl yaklaşacağımızdır.

CHP'nin Ergenekoncuları, darbecileri ve dolayısıyla ordunun saygınlığı ile kendisini kurtarmak için, son çare olarak 'genel affı' gündeme getirmesi, bunu perdelemek için de, 'genel affa evet deriz' sözlerini Kürt sorunuyla ilişkili kılması yaratacağı sonuç bakımından önemli değildir. CHP'nin 'genel affı' gündeme getirmesi, eğer bu, Kılıçdaroğlu'nun Baykal'a rağmen bir çıkışı değilse, kendi başına çok büyük bir 'diyalog' sürecini başlatacaktır. CHP'nin amacı ne olursa olsun, bu böyledir. CHP'nin 'genel af'tan söz etmesi AKP'yi Kürt toplumu karşısında her türlü bahaneye sığınma imkanından yoksun edecektir. CHP'nin 'evet' diyeceği genel affa AKP 'hayır' diyemez. Bu iki partinin 'evet' dediği genel af ise, Meclis'ten anında çıkar.

Genel af, elbette 'toplumsal barış'ın çok önemli bir 'parçası' olur.

Önemli bir 'parça' olur ama, Kürt sorununda çözüm anlamına gelmez. CHP'nin 'genel af' önerisine Kürt özgürlük hareketinin 'koşulsuz' ve 'balıklama' atlayacağını sananlar yanılırlar. CHP'nin askerleri kurtarmak için önereceği genel af, ancak ve ancak Kürt kimliğini ve dilini tanıma, böylece bu kimlik ve dile sahip Kürtlerin 'nasıl yaşayacakları' hususunu 'müzakere' masasında tartışmaya başlama durumunda 'gerçek çözümün' parçası olabilir. Ve bir genel afla, olan biten trajediyi unuttarmamak için, bu 'karşılıklı af' sürecini, 'hakikatleri açıklama komisyonu'nda bütün suçlarla yüzleşmeyle birleştirmek gerekir.

Kritik nokta budur: Eğer AKP, Kürt sorununda hiç bir adım atmadan, CHP'nin genel af teklifini kabullenirse, bilmek gerekir ki bu, Kürt sorununda bir açılım değil, Ergenekon ve darbe davalarından kurtulma adımı olacaktır.

Böyle olmakla birlikte, ok yaydan çıkmıştır. Genel af gündeme gelmiştir. Şimdi inisiyatif BDP'dedir. Onun AKP'ye 'CHP'nin genel af önerisi karşısında ne diyorsun ?' demesi bile 'hayırlara vesile' olacaktır. AKP genel affa ye 'evet' diyecektir, ya da çözümün önündeki en büyük engel olduğunu itiraf edecektir.