Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Yüz yıl sonra 8 Mart ...
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kategoriler
Köşe Yazarları:
*
- Lütfen seçiniz -
A. Hicri İzgören
Abdullah Öcalan
Abdullah Korkmazhan
Ali Dehri
Avni
Ayhan Bilgen
Ayşe Günaysu
Çözüm Defteri
Öteki Tarih
Özgür Amed- Kurdocul İşler
Özgür Ünveren
Birol Dinçel
Cihan Erdoğan'ın Yazıları
Delil Karakoçan
Demir Küçükaydın
Deniz Tilyos
Erkan
Erol Özkoray
Esen Uslu
Esra Çiftçi
Faysal Özçift
Ferhan Umruk
Ferhat Arslan'ın Fotograf Çalışmaları
Ferhat Tunç
Fırat Aydınkaya
Garbis Altınoğlu
Gün Zileli
Günay Aslan
Hakan Akçura
Hakan Öztürk
Halil Savda'nın Yazıları
Haluk Gerger
Handan Çağlayan
Hasan Oğuz
Haşim Kutlu - Kızılbaş Meydanı
Hüseyin Aykol
Hüseyin Çelik
Hrant Dink
Kardeş Türküler
Köxüz
Kiraz Biçici
Koray Düzgören
Loqman Ehmed'in Çalışmaları
M. Şehmus Güzel
Medya Diyalog
Murat Çakır'ın Yazıları
Murat Kanatlı
Muzaffer Oruçoğlu
Mıgırdiç Margosyan
Ozan Değer
Ragıp Duran-Apoletli Medya
Ragıp Zarakolu
Ramazan Kaya
Sait Çetinoğlu
Salih Kadim
Sevan Nişanyan'ın Yazıları
Sezai Sarıoğlu
Tayfun Şen
Tayfun İşçi
Teslim Töre
Ulus Irkad
Uğur Kemal
Veysi Sarısözen
Yalçın Yusufoğlu
Yüksel Genç
Yıldırım Onat
Zeliha Akpınar
Şaban İba
Şeyhmus Diken
Köşe Yazarları burada kendi isimlerini seçmeli
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
AKP Kadın Kolları 8 Mart vesilesiyle uluslararası bir toplantı düzenledi. Açılış konuşmasını Tayyip Erdoğan yaptı. Bir partinin kadın kolları kurmasının bizatihi erkek hâkimiyetinin siyasi bir yansıması olduğunu Erdoğan tabii ki düşünemezdi. [Mesela o ve benzeri politikacılar Baykal, Bahçeli vesaire) niçin Erkek Kolları kurmuyorlar da, Kadın Kolları kuruyorlar?] Bununla birlikte –eşit işe eşit ücret verilmediği vurgulaması dâhil olmak üzere—kadınların Türkiye’de ve Güney Yarımkürede maruz kaldıkları haksızlıklar üzerinde dururken, sanırdınız ki, Türkiye başbakanı değil, sistem muhalifi konuşuyor. Gelgelelim, Erdoğan sık sık yaptığı gibi İslam’ı referans göstermeden edemedi. “Cennetin anaların ayaklarının altında olduğunu” söyledi. Oysa kadının özgürleşme sürecinde (mücadelesinde) din son referans bile olamaz. Anaerkil toplumdan çıkıldıktan sonra ister çok tanrılıkta, ister tek tanrılıkta mistik inançlar, a) Sınıf tahakkümünün, b) Erkek tahakkümünün ideolojisi olmuştur. <strong>Din Referans Alınırsa</strong> Eski çağlardan günümüze kadar gelen Budist, Yahudi-Hıristiyan ve İslam inançları köklerini aldıkları animist inançlar gibi dogmalar (naslar), efsaneler ve öğütler bütünüdür. Vaz’ettikleri nasihatler, yasaklar, şunu yap – bunu yapma’lar arasında evrensel değer taşıyan pozitif yönler olmakla birlikte, doğdukları toplumların dokularına, sınıfsal yapılarına ve etik-moral algılayışlarına göre şekillenmiştir. Erkek tahakkümü (yani kadının ekonomik konum, ruh, beden ve onur bakımından aşağılanması) bu algılayışların başında gelir. Aradan birkaç bin yıl geçmiştir, o dinlere olan bağlılıklar çeşitli toplumlarda başkalaşımlar geçirmiştir veya kimi insanlar için hiç geçirmemiştir, ama hepsinde erkek egemenliği devam etmektedir. Dinler metafiziktir. İslam’a göre kendisi ve Yahudilik ile Hıristiyanlık Semavidir (Gökseldir), ama gerçekte baştanbaşa Yerseldir. Yukarıda söylediğimiz gibi, dinsellik Gökten yere inmemiş, Yerden Göğe çıkmış inanışlardır. [İslamiyet’te Tanrının adı olan Allah Cahiliye devrinde baş tanrının adıydı ve kutsal Kâbe’deki baş puttu.] Toplumlar erkek hâkimiyetine dayandığı için, onlardaki toplumsallık da önce Yerden Göğe çıkmıştır, aynı zamanda ideolojik, politik ve etik liderler olan dinsel liderler aracılığıyla insan topluluklarına Gökten indirilmişlerdir. Böylece insanın insan ve tür üzerindeki (sınıfın sınıf, cinsin cins, türün tür) üzerindeki otoritesine semavi, ulvi, ilahi kimlik kazandırılmıştır. Bu nedenle, “Cennet anaların ayağının altındadır” cümlesi kadınları ve haklarını savunmak değildir. Annenin evlatları için taşıdığı kişisel değerin vurgulanması bakımından değerli olsa bile, o annelerin toplumsal bakımdan taşıdığı değerin mertebesini göstermez. Cennet vaadi ve Cehennem tehdidi toplumda sınıfların, cinslerin, kavimlerin, ulusların değil İyi ile Kötü’nün çatıştığını ileri süren, İyi’yi bilinmedik bir mekânda, bilinmedik bir zamanda ödüllendirmeyi vadeden, Kötü’nün ise Cehennemle cezalandırılacağını söyleyen bir inandırmadır. Historik toplumlarda insanın naif (çocuksu) dünyası için geçerli olabilecek bu inanış 21. Yy.da, --hele hele bir başbakan tarafından-- kadın özgürlüğüne referans olarak gösterilemez. Köleci Sami topluluklarında, köleci Kureyş’te, köleci Asya kavimlerinde şekillenmiş inanç sistemlerinin bugünün toplumunda referans alınması geçmişin soysal olumsuzluklarını bugüne taşımak olur. <strong>Cennetlik Kim?</strong> Kaldı ki, günümüzde Cennet her zaman pozitif bir imge (ya da vaat) değildir. Eski devirlerde insanları “şehit” payesiyle ve Cennet vaadiyle savaşa gönderirlerdi, ama şimdi erdemli olan, savaş karşıtlığıdır. “Ölürsen şehit, kalırsan gazi olacaksın, her iki durumda da Cennete gideceksin” diyerek insanları ölmeye ve öldürmeye göndermek savaşı teşviktir. Şahadet dinsel bir kavram. Müslüman'ın Müslüman olmayanla savaşmasının ödülü Cennet. Şehitlik ise en yüksek mertebe. Peki, ya Müslüman’la Müslüman savaşıyorsa hangi tarafın şehidi Cennete gidecek? Örneğin Cebel Vakasında Peygamber’in eşinin destekledikleri bir taraftaydı, torunlarının safındakiler ise karşıda. Yüzyıllar önce başlayan kavga değişik sosyal ve siyasal ortamlarda bugüne değin süregeldi. Osmanlının sayılamayacak kadar çok Aleviyi katletmesi bizim tarihimizin acılarındandır. O kadar eskiye gitmesek bile, bugün Irak topraklarında kıyasıya sürmekte olan Şii—Sünni kavgasını olağan görmenin imkânı olabilir mi? Her iki tarafın da Müslüman olduğu Türklerle Kürtler savaşıyorsa ne diyeceğiz? Veya Irak Kürdistanı’nda Irak ordusu çok sayıda Peşmerge (KDP'li) ve Partizan (KYP'li) öldürdü, kendisi de kayıp verdi. Aynı şeyi İran askerlerinin öldürdüğü Şarki Kürdistanlılar için de söyleyebiliriz. Her iki taraf da Müslüman. Peki şehit kim? Ya da, Irak ile İran 1980-88 arasında tam sekiz yıl savaştılar, her iki taraftan da tam 1 milyon insan öldü. Sakatların sayısını bilmiyorum. Hepsi Cennete mi gittiler: Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Irak’ta Şiilerle Sünniler arasındaki çatışmalarda ölen insanlardan kim cennetlik, kim cehennemlik? Her iki taraf da Müslüman, her iki taraf da ölenine şehit diyor, inancında onu mutlak cennete gönderiyor. Oysa o insanların ölümlerine Semavi âlemin değil Tanrısı değil, reel dünyanın Savaş Tanrıları karar verdi: Başta silah fabrikatörleri ve tacirleri kazandılar. Pentagon Saddam Hüseyin’i İran’ın üzerine saldı, 8 sene savaşıldı, savaş kendi aleyhine dönünce “Yandım Allah” diye uluslararası camiadan “savaşı durdurun” diye yardım istedi. Ölen bir milyon insanın hayatta olan yakınları ise eşlerinin, kardeşlerinin, babalarının cennetlik olduğuna inanarak teselli buluyorlar. <strong>Anne, Evlat, Eş, Kızkardeş...</strong> Daha da önemlisi, kadının değerine referans olarak onların Cennet’lik olduğunu söylemek kadını sadece ana olarak tanımlamak demektir. Başbakanın referans verdiği ve en az üç çocuk yapmalarını istediği geleneksel ailede kadın önce kız çocuğudur. Kız çocuğu olarak annesinin ev hizmetlerine yardım eder. Erkek çocuk(lar) evde hiçbir şey yapmazlar, annenin yükünü sadece (erkek kardeşlerine bakmak da dâhil olmak üzere) kızlar paylaşır. Kadın kız evlatken babanın hakimiyeti altındadır. Sadece babanın değil, varsa ağabeyinin de baskısı onun üzerinedir. Hatta kendinden küçük erkek kardeşi bile ona karışır, “nereye gidiyorsun, nereden geliyorsun” diye hesap sorar. Gün olur döver de. Sonra yaşı gelir, evlenir (daha doğrusu geleneksel ailede evlendirilir.) Bu kez --şiddet dâhil-- kocasının tahakkümü altına girer. Boşanmak istese, her baba ocağı o durumdaki kadına açık değildir. Baba evi kızını kabule etse boşanmak istediği ya da boşandığı obsesif koca rahat bırakmaz. İçip içip kapıya dayanır, mahalleyi ayağa kaldırır, hatta vurup öldürür. Kadının iyi-kötü ekonomik bağımsızlığı olsa, yalnız yaşamaya kalksa çevre ileri geri laf edecek, daha önemlisi maço toplumun erkekleri onu rahat bırakmayacaktır. Başka bir erkekle bağ kurması halinde çevresi tarafından suçlanacaktır. Eşinden boşanıp yalnız yaşayan erkeğin ise asla böyle bir sorunu yoktur. Boşanma durumunda büyük çoğunlukla çocuk(lar) anneye kalır, anne saçını süpürge eder. Yani koca baskısından kaçıp istediği gibi yaşama olanağı yok gibidir. Kadınlara da içkin erkek egemen mahalle baskısından kaçamayıp, tekrar evlense, bu kez bir başka erkeğin sultasına girecektir. Kadının yaşı ilerlese, kocası ölse, o zaman erkek sözü dinlemekten kurtulacak mı? Hayır, bu kez de yetişkin oğlunun, oğullarının baskısına veya vesayetine girecektir. Oğlu yoksa damatlarından çekecektir. Burada saydığımız baskılar kadının en yakınlarından, babasından, kocasından, oğlundan, erkek kardeşinden) gördüğü tahakkümdür. Toplumsal hayatın diğer alanlarındaki erkek egemenliğini de göz önüne alırsanız, beşikten mezara kadar kadının çilesi ortaya çıkar. <strong>TOBB Başkanından Kadın Açılımı</strong> 2010 yılı 8 Mart’ından son bir örnek verelim. Bu yıl tüm Türkiye’de en kapsamlı 8 Mart etkinlikleri Diyarbakır Belediyesince düzenlendi ve çalışmalar 8 Mart günü geçtikten sonra da devam ediyor. Bu etkinliklerin bir tanesinde bulunan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu yerel oda başkanlarına talimat verdiğini, yönetim kurullarına mutlaka bir kadın almalarını istediğini belirtti, o odalardaki kadın üyelerin yönetim kurulu başkanların gitmelerini, eğer kendilerini yönetim kurullarına almazlarsa kendisine bildirmelerini söylüyor. Sayın Başkan bu kadın savunuculuğunu bir tavsiyeyle tamamlıyor: “ama isteğinizi oda başkanına kavga ederek kabul ettirme yolunu seçmeyin, onu tavlayın” diye ekliyor. Kadın hakları savunuculuğu TOBB hiyerarşisinde nasıl olurmuş, bir yana koyalım. Rıfat Beyin kullandığı “tavlamak” lafı kadına yönelik maço bir kavramdır, Hisarcıklıoğlu kadına mecazi anlamda olsa oda başkanını tavlamayı öneriyor. 2010 yılı Türkiyesinde en büyük işveren örgütünün başındaki burjuvamız kadının toplumdaki yerini bu denli yücelttiğine göre, kadınlarımız kızlarının geleceğine güvenle bakabilirler. <strong>8 Mart’ın 100. Yılı</strong> Almanya delegesi Clara Zetkin’in önergesi üzerine II. Enternasyonal’in 8 Mart’ı “Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlemesinden bu yana 100 yıl geçti. 1975’te BM 8 Mart’ı “Dünya Kadınlar Günü” olarak isimlendirdi. 8 Mart tarihi 1857’de New York Kentinde 40.000 kadın işçinin çalışma saatlerinin azaltılması, erkeklerle aynı işi yapan kadınların aynı ücreti almaları ve çalışma koşularının iyileştirilmesi için yaptıkları mücadelede çıkan yangın sonucu 100 kadar işçinin hayatını kaybettiği günden ileri gelmekteydi. Aradan 153 yıl geçtiği halde kadınların “eşit işe eşit ücret” talebi dünyanın hiçbir ülkesinde karşılanmış değil. Türkiye’den örnek verelim: Son rakamlara göre kadınlarla erkekler arasındaki ortalama ücret farkı kadınlar aleyhine % 22. Özel sektörde bu oran % 50’yi geçiyor. Kayıt dışı sektör resmi rakamlar olmadığı halde eşitsizliğin oranı bilinmiyor. [Emekli kadınlar arasındaki kadın oranı ise % 21.] Şu kadarını söylemek gerekir ki, AB “eşit işe eşit ücret” i ülkelere direktif olarak belirlediği halde, yapılan araştırmalar kadın ve erkek çalışanlar arasındaki ücret farkının Avrupa’da azımsanmayacak ölçekte olduğunu söylüyor. Bu oran Almanya’nın doğusunda % 10’dan Yunanistan’da % 32’ye kadar değişiyor. (Aktaran Margaret Maruani, “la Vie professionelle: la parité sans égalité” (Meslek Yaşamı, Eşitsiz Parite), “la Livre noire de la condition des femmes” kitabında, XO Editions, Paris 2006.) Eski terimlerle Üçüncü Dünya dediğimiz, resmi adıyla Gelişmekte Olan Ülkelerde ise bu oran tabii ki çok daha yüksek. Dünyada 900 milyon okuma yazma bilmeyen insan var. Bu rakamın 600 milyonu kadın. Bir başka deyişle, sayıları 3 milyara yaklaşan kadınların %v 20’sinden fazlası okuma yazma bilmiyor. Bu oran erkeklerde yarısı kadar. Siyasal temsil konusuna gelince, İskandinavya uluslarındaki siyasal yaşam sayılmazsa, dünyanın bütün ülkelerinde siyaset erkek uğraşıdır. Topluma egemen olan erkek sadece iş yaşamını ve medyayı mı yönetecek, elbette devleti de hem bürokrat olarak, hem de siyasetçi olarak o yönetecek. Toplumun yarısını kadınlar oluşturduğu halde, onların merkezi, federal ve yerel organlardaki temsilleri yarıdan çok çok aşağıdadır. Mesela TBMM’de 550 milletvekilinin % 8’i kadındır, kabinedeki kadın bakan sayısı ise 2’dir. AKP Genel Başkanı 2007 seçimleri öncesinde “81 ilden 81 kadın milletvekili istiyorum” demişti. Parlamentoya partisinden seçilen kadın sayısı o rakamın yarısını bile bulmadı. Kadın bakan, kadın başbakan kadın hakları konusunda bir gelişmenin simgesi değildir. Örneğin bu ülkenin en fazla maço zihniyetli, bayrak-ezan söylemli militarist başbakanı bir bacımızdı (öyle söylerdi.) Fakat Yasama ve Yürütmede kadının bu kadar az olması da geriliğin ve gericiliğin bir göstergesidir. <strong>Erkek Çok Eşli, Kadın Tek Eşli</strong> Fuhuş, tıpkı uyuşturucu ticareti, gayrimeşru silah ticareti gibi organize suç örgütlerinin önemli alanlarından biridir. Anaerkillikten çıkışta monogamiyle kadını eve hapseden erkek, haneye aldığı kölelerden kadın olanları cinsel bakımdan kullanmanın yanı sıra (Roma’da aile= köleler demek), dışarıda cinselliği satın almıştır, fuhuş sınıflı toplumla ve tek eşli aileyle doğmuştur. (Antik Yunan’da Afrodit -- Roma’da Venüs-- adlı tanrıça fuhuşla tanrılar ailesine katılmıştır ve fahişenin simgesidir.) Aradan yedi bin yıl geçmiştir, fuhuş çok daha yaygın ve organize biçimde devam etmektedir. Erkek fuhuş yoluyla veya başka kadın ilişkileriyle cinselliğini aile dışında da şu veya bu şekilde yaşamaktadır, yani monogami esas olarak kadın için vardır. Bu nedenle dünyada sayıları bir-iki milyarı bulan erkeğin monogamiye önem vermesi sahtekârlıktır. Çünkü erkeğin hâkimiyetindeki toplum monogamiyi erkek için değil, kadın için zorunlu görür. Erdoğan’ın kadın özgürlüğü için referans verdiği İslamiyet’te taaddüt-i zevcat (çok eşli evlilik) mubahtır. Bunun bahanesi “erkekler savaşta öldükleri için kadınlar himayesiz kalmasınlar diye İslam çok eşli evliliğe cevaz verir” şeklinde ifade edilmektedir. Oysa çok eşli evliliğe cevaz vermek Latince’deki aile kelimesi anlamına uygundur. Tersinden düşünürsek, bir kadının birden fazla erkekle evli olmasını hiçbir Müslüman erkeğin havsalası almaz. Mesele ekonomik idiyse, Mekke’de, Medine’de varlıklı bir kadının dört yoksul erkekle evlenerek onları fakr-ü-zaruretten kurtarması da meşru olmalı, hatta hayırseverlik sayılmalıydı! Bırakınız bir kadının poligam olmasına toplumun 2010’da bile tahammül edememesini, bir kadının erkeğinin yaşça kendisinden küçük bir erkekle evlilik ya da beraberlik yaşaması bile ayıplanır. Öyle yapan erkek yadırganmaz, ama kadınınki hoş karşılanmaz. <strong>Tecavüz Eden Asker</strong> Erkeğin kadın üzerindeki hâkimiyetinin en aşağılık biçimi şiddettir, tecavüzdür, cinsel tacizdir ve kadının cinsel haz objesi yapılmasının yaygın biçimlerinden olarak onun etini parayla satın almaktır. Tecavüz, cinsel taciz ve fuhuş üzerinde durmamıza bu web sayfaları yetmez. [Mesela uygar ABD’de ulusal çapta yapılan bir ankete yanıt veren 17 yaş üstü kadınların % 14,8’inin tecavüze uğradığını, aynı konuda yapılan altı anketin sonuçlarında hayatının herhangi bir yaşında tecavüz edilen kadınların oranının % 14 ile % 20 arasında değiştiğini söylesem ne dersiniz? Tecavüzcülerin % 78’i kurbanın bir tanıdığıymış. Fransa’da tecavüz vakası yılda 50.000, teşebbüs vakası ise 150.000 olarak veriliyor. Bu rakam Güney Afrika’da yılda 1,5 milyona varıyor. Bunları ben söylemiyorum, araştırmacı Sandrine Trenier söylüyor. Başın gelenleri söylemeyenler, şikayette bulunmayanlar bu rakamlarda yok.] Bu yazıda sadece vurgu olarak savaşın cereyan ettiği ülkelerde askerlerin kadınlara tecavüz etmelerinin çok yaygın olduğunu belirtmeliyim. Sırp askerlerinin Bosna’da, Kosova’da işledikleri cinayet ve tecavüzlerin üzerinden çok zaman geçmedi. Bugün Irak’ta ABD askerleri de aynı şeyi yapıyorlar. Savaş en uç insan deformasyonudur, kadınlara tecavüz etmek de bu aşırı deformasyonun bir parçasıdır. Ama erkeklere özgü bir parçasıdır. Bu tecavüzlere BM Barış Gücü denilen Mavi Bereli askerlerin suçları da dâhildir. <strong>Tam Gaz Bağdatçı Cüşa Gelmiş</strong> Yeri gelmişken değinmeden geçmek olmaz: Bu yıl ilk kez bir kadın yönetmen sinema endüstrisinin başkenti Los Angeles’ta Akademi Ödülünü aldı. Seksen sene boyunca Hollywood yapımcıları kadınları oyuncu olarak görmüşler, pek az kadın yönetmek için yapım şirketlerin proje kabul ettirebilmiş. Oscar jürileri de tek tük kadın olan kadın yönetmenlerden birini ancak görebildi. Ödül törenini bizim ekranlarda nakledenler en iyi film de seçilen “The Hurt Locker” filmini savaş karşıtı olarak nitelediler. Irak’taki ABD ordusundan bomba imha ekibini öykülüyormuş. Gelgelelim, en iyi film ve en iyi yönetmen ödülünü kazanan Kathryn Bigelow teşekkür konuşmasında ödülü Irak’taki 150.000 bin ABD askerine, Afganistandakilere ve oralarda ölen 4500 ABD’liye armağan etti. Dünyada o cümleleri dinleyen yüz milyonlarca insanı irkilten o sözler meğer Ertuğrul Özkök’ü heyecanlandırmış. O kadar heyecanlanmış ki, o lafları duyunca yataktan fırlayıp avaz avaz haykırmış. Yazar yazısını bizdeki şehitler edebiyatıyla bağlıyor. B(09. 03. 2010) Ertuğrul Özkök bu kadar iptidai olamaz. Adı geçen yazısıyla --çok uzun yıllardır sürdürdüğü-- güdümlü görevinin gereğini yapıyor. Aynı Özkök Irak’ın işgalinde ABD tankları, nükleer sahra top ve roketatarları Başkent Bağdat’a ilerlerken hazdan kendinden geçmiş ve en iri puntolarla “Tam Gaz Bağdat” diye başlık atmıştı. Tam adı geçen gazeteciye ve ödülünü askerlere armağan eden kadın sinemacıya hatırlatalım: ABD'nin 4500 evladı öldü, ama onlar Irak’ın halklarından 1,5 milyon insanın ölümüne sebep oldular. Yazımızın konusuna gelince, o askerler yaygın biçimde kadınlara tecavüz etmişlerdir. Tecavüze uğradığı için intihar eden veya haysiyetinin işgal askerleri tarafından çiğnenmesinin travmasını hâlâ yaşayan o kadınların bir tanesini bile aklına getiren bir insan –ister sinemacı Bigelow, ister âvazcısı Özkök olsun—o sözleri söylemezdi, o satırları yazmazdı. Tepki duyarak bir ek daha yapmalıyım: Irak’taki kaos ve ekonomik çöküntü bir yana savaş ve iç savaş nedeniyle erkeksiz kalan ailelerin yüz binlerce kadını ABD askerleri için yiyecek, para (1 ila 3 dolar) veya gündelik iş verme karşılığında cinsel ilişki kuracakları bir genç kadın pazarıdır. Uzmanlar bu tür cinsel temasları da “zorla ilişki1 saymaktadırlar. Tabii, işgal ordularının yarattığı bu iğrençlik ne o sinemacının, ne de onun sözleriyle aşka gelip yatağından fırlayan gazetecinin umurundadır. <strong>Şiddet, Cinayet, Bekaret</strong> Kadına uygulanan şiddet dünyanın her yanında çok yaygındır. Erkeğin üstünlük saplantısı ve süper egosu kendisini kadın üzerinde şu veya bu şekilde gösterir. Bunların en uç dışa vurumu şiddettir. Fakat pek çok toplumda erkeğin zorbalığı derece derece tasvip görür. Mesela bizde namus cinayetlerini tasvip edenlerin oranı, % 37.4’müş. Saç kazıma, kulak-burun kesme ise % 21 onay alıyormuş. (Bu rakamlara aldanmayın, kendisine soru soran anketöre “erkeğin ceza olarak kadını öldürmesini, kalağını, burnunu kesmesinden haklı bulurum” diyecek kadar dürüst kimse sayısı ancak bu kadardır.) Şiddet kadını dayakla tehdit etmekten fiilen zor kullanmaya kadar uzanır. Orada kalmaz, kadını öldürmeye kadar gider. Dünyada “Namus cinayeti” diye bir kavram var. Bizde “töre cinayeti” de deniliyor. Nüfusun çoğunluğunun Müslüman olduğu Bangladeş, Pakistan, Afganistan, İran, Lübnan, Ürdün, Nijerya, Türkiye, Mısır veya olmadığı İsrail, Brezilya, Peru, Honduras, ABD’de vb. her yıl 5000’den fazla kadın, genç kız kocaları, babaları ya da erkek kardeşleri tarafından öldürülüyorlar. “İffetine leke sürülmüş sayılan kadınlar”ı öldürmek ailenin şerefi gereği mutlak bir zorunluluk kabul ediliyor. O kadınları öldürmeyen ailelerin erkeklerini çevre şerefsiz görüyor. O erkekler toplumun töresel etiğine göre öldürülmesi gereken kadını öldürmedikçe kimsenin yüzüne bakamıyorlar. Nasıl bir ters koşullanmadır ki bu, en büyük utanç olması gereken evlat, kardeş, eş katilliği gibi bir şerefsizlik şeref saylıyor. Alçaklık erdem kabul ediliyor. Yüz yıllardır en büyük ahlâksızlık, ahlâk olmuş. Geri topluluklarda, bu arada Türkiye’nin sayısız ailesinde, buluğ çağına girmiş kız çocuğunun bekâreti o genç kıza değil ailesine aittir. Aile buluğ çağına girmiş kız çocuğunun bekâretine aile mülkiyeti olarak bakar. O mülkiyeti ancak evin babası para karşılığında –en iyi başlık veren erkeğe—satabilir. Genç kızın bekâretinin aile için bu denli önemli olmasının erkek egemen dinsel ve toplumsal koşullanmaların önemi elbette vardır, ama o genç kızın mal olarak satılmasının (çünkü başka bir aileye işgücü olarak gönderilmesinin) ekonomik önemi unutulmamalıdır. Kırsal kesimde rastlanan şekilde, genç kız veya evli kadın dağa kaldırılsa bile, başına gelenden hiçbir sorumluluğu olmadığı halde karşılaştığı durum namus meselesi olur. Namusu temizlemenin yolu aileden bir erkeğin onu temizlemesidir. İlginç bir uygulama olarak not edelim ki, Ürdün’de tecavüze uğrayan kadın tutuklanmakta ve hapis cezasına mahkûm edilmektedir, bunun nedeni onun hayatını ailesinin erkeklerinden korumaktır. Türkiye 2003’te hamile kaldığı için babası ve erkek kardeşi tarafından öldürülen Bitlisli köylü kızı Güldünya Tören’i hâlâ unutmadı. 2010’da babası ve dedesi tarafından dövülüp dövülüp diri diri gömülen Kâhtalı Medine Meni cinayetinin şoku ise henüz çok yeni. Avrupa’da vuku bulan namus cinayetlerinin çoğunun göçmenler arasında meydana geldiğini belirtelim ve 2000’de Fadime Şahindal isimli bir Kürt kızının İsveç’te babası tarafından, 2002’de Hatun Sürücü adındaki Türkiyeli bir çocuklu genç kadının ise --Almanlar gibi giyiniyor ve yaşıyor diye-- erkek kardeşleri tarafından Berlin’de öldürüldüğünü hatırlatalım. 2004’te Stockholm’de “Ataerkil şiddete karşı mücadele için uluslararası konferans” toplanmıştı. Birleşmiş Milletler namus cinayetlerine rastlanan ülkelere o cinayetlere karşı bir dizi hukuki, idari, eğitsel önlem öngören kararlar almakta, bazı ülkeler o istemlere uymakta, yasa ve mevzuatını değiştirmektedir. Fakat hazırlanan uluslararası gözlemci raporları ülkelerin çoğunda önlemlerin kâğıt üzerinde kaldığını, iş uygulamaya geldiğinde herek polisin, gerekse savcı ve yargıçların kendi toplumlarına uygun biçimde davrandığını belirtmektedir. Türkiye’de Ceza Kanununda namus cinayetlerine tolerans vardı, cezalar 4 yıl hapis cezasına kadar iniyor ve hukuken ağır ceza sayılmıyordu. 1990’lı yıllarda Antakya savcısının müracaatı üzerine anayasa Mahkemesi durunu düzeltti. Buna rağmen besbelli taammüden cinayet olan namus cinayetlerinde ağır tahrik vb. diyerek ceza indirimi uygulanmaktadır. <strong>Kürt Kadınları</strong> Türkiye’de kadın olmak zordur, Kürt kadını olmak daha zordur. Kırsal kesimde kapalı toplum ilişkilerinin hâkim olduğu Kürt toplumunun geri kalmışlığı --tıpkı emperyalist ülkelerin yanındaki Güney toplumları gibi-- kader değildir. 1960’lı yıllarda o ülkelere Türkçede “geri kalmış ülkeler” değil “geri bıraktırılmış ülkeler” diyen çoktu. Bu deyim Türkiye’deki Kürt toplumu için de geçerlidir. Örnekse, Karakoçan depreminde ekranlara yansıyan ve bilmeyenlerim suratına tokat gibi inen dehşetli yoksulluk görünümleri kader olamaz. Kürt özgürlük hareketinin kimilerinin zannettikleri gibi salt kimlik (dil ve kültürel aidiyet) mücadelesine indirgenemeyeceği o yoksulluk manzaralarından anlaşılmıyor mu? O insanların başlarına gelenlere doğa felaketi dememiz mümkün değil. Henüz toplumsal ve ulusal uyanış içinde olmayan o köylüler başların geleni takdir-i ilahi sayabilirler, Türk devletinden himaye bekleyebilirler, ama kendi kaderlerinin kendi ellerinde olduğunu kavrayacakları günler gelecektir. Tıpkı erkek şiddetinin, töre cinayeti de denilen namus cinayetlerinin, bir kısmında kendilerinin bahane edildikleri kan davalarının, TL, döviz, altın, büyükbaş hayvan karşılığı aileleri tarafından kocaya (başka aileye) satılan Kürt kadınlarındaki uyanışının başladığı gibi. Onca yıllık Cumhuriyet devrinde devlet eliyle sağlanamayan o uyanış o halkın kendi evlatları, kızları-oğulları eliyle kent ve kasabalardan başlayarak başlatılmıştır. Bugün BDP’li belediyelerin kadın uyanışı konusunda gösterdikleri çabaları henüz Türk aydınları bile yeterince göremiyorlar. Bırakalım her şeyi bir yana, 2007’de seçilen DTP milletvekillerindeki kadın oranı Türkiye tarihinde görülmemiş ölçektedir. O sonuçlar partinin oy potansiyelinin yüksek olduğu seçim bölgelerinde kadın adaylar göstermesiyle gerçekleşmiştir ve salt Diyarbakır’a özgü değildir. Ya da bu yıl Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği 8 Mart etkinliklerinin çapı Türkiye tarihinde ilktir. O etkinlikler Türk medyasına hemen hiç yansımadı. Bursaspor’la oynanan futbol maçında hadiseler çıkarken, Bursalı kadınların Diyarbakırlı kadınlarla o etkinliklerde kardeşlik ve cinsdaşlık sergilediklerini gösteren TV haberlerini kaç kişi fark etti, bilmiyorum. Kentin Büyükşehir Belediye Bşk. sin-kaflı küfür ettiğinde BDP’li kadınların kınama bildirisi yayınladıklarını da (hiçbir partide görülmedik bu demokrasi olayının politize Kürt kadınlarından geldiğini) hatırlayalım. Küfürden kadınların rahatsız olması çoğumuza olağan gözükse de sövmeyi erkeklere yakıştırmak bir başka erkeksi deformasyondur. Toplumun ve siyasetin demokratikleşmesi kadının toplumsal yaşamdaki yerinin demokratikleşmesi olmadan imkânsız kalacağını da ekleyelim. [Mesela İçel’de CHP’li kadınlar marifetmiş gibi çarşaf yırtmayı 8 Mart eylemi zannederlerken, o partinin kadın milletvekillerinden en öne çıkanlar Avrupa’da neo-faşist kapsamına girecek ırkçı çıkışlar yapıyorlar.] Kısacası, Kürt kadın hareketinin gelişimini dikkatle izlememiz gerekiyor. * * * 8 Mart’ın kadınlar için kabulünden bu yana geçen 100 yıl içinde elbette çok önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Fakat kadının birey sayılabilmesi ve erkekle toplumda eşit yurttaş kabul edilmesi çok uzun bir toplumsal süreci, yani mücadeleyi gerektirmektedir.
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2010-03-12 19:34:26 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat