Anayasa Senatosu

Anayasa değişikliği Türkiye’nin birinci gündem maddesi haline geldi. Görüldüğü kadarıyla uzun bir süre bu yerini koruyacaktır.

Başta şunu belirtmekte yarar vardır. 12 Eylül “faşist askeri darbe” nin ürünü olan yürürlükteki anayasanın, vebadan mefta olmuş bir ceset gibi uluorta yerde sahipsiz kalmış olması Türkiye toplumu için çok hayırlı bir durumdur.

Siyasi-sivil dinamikler yakalanan bu şansı ıskalamaması gerekir. Kim ki buna engel olursa, tarihin “ lanetliler safhası”nda yer alacaktır.

Zeminin önemini anlayabilmek için yakın tarihe göz atmakta yara vardır. Kürtleri yok sayma, sorunu derin şiddet temelinde bitirme/çözme yaklaşımı; büyük acılara, büyük yıkımlara yol açtı. Buna rağmen son yirmi yıl içinde iki-üç defa barışçıl demokratik çözümün zemini yakalandı. Iskalandı. Heba edildi. Geldiğimiz aşama itibariyle acılar daha da arttı, çözüm daha da zorlaştı.

Anayasa konusunda aynı hataya düşmemek gerekir. Türkiye’ nin ufkunu genişletecek, kapsam itibariyle, başta Kürtlerin olmak üzere zenginliklerin var olan sorunlarını çözmeye olanak sunacak, toplumsal barışı tesis edecek, nitelikli dış politikayı oluşturacak bir anayasanın/toplumsal sözleşmenin, ancak yürürlükteki anayasanın tümden değiştirilmesiyle mümkün olduğuna dair güçlü bir sessiz konsensüsün olduğunu söylemek mümkündür. Değişikliğe en karşıt gibi görünen siyasi partilerin dahi, kapalı kapılarının ardında yeni bir anayasa ihtiyacını vurguladığını ifade etmek abartı ve ya yanlış değildir.

Doğaldır ki, bu durumu yaratan etmenler vardır. Kürtlerin var olma mücadelesi, Türkiye toplumunun önemli birkaç dinamiğinin ısrarlı çabası, dünyada ve bölgemizde yaşanan siyasal, sosyal, ekonomik, jeopolitik ve jeostratejik gelişmeler bu zemini oluşturan, olgunlaştıran ve zorunlu hale getiren başat olgulardır.

Bunları görmeyen bir noktada durmak, politik-siyasal körlükle eşdeğerdir. Gidişatın gerekli/doğru gidiş yönü ile oluşan zemin olgusunun farklılıklarını birbirine karıştırmamak gerekir.

Yeni anayasa yapma sorununda öne çıkan bazı handikaplar da vardır.
Birincisi, toptan değişiklik ve ya yeni bir anayasa metni, iç politikada, iktidar mücadelesi aracı halinden nasıl çıkarılabilir?
İkincisi, güçlerin hedeflediği seçim zaferi için “propaganda malzemesi” yapmaları nasıl önlenebilir?
Üçüncüsü, hangi yöntem ve araçla, yakalanan zemin zaman kaybetmeden yapılabilir? Çünkü parça parça yapılacak değişiklikler veya uzun bir zamana yaydırılmış toptan değişiklik, sadece iç politikada iktidar savaşını derinleştirir. Toplumun ihtiyacı olan yeni bir anayasa hayat bulamayacağı gibi sadece iktidar savaşının bir argümanı olarak varlığını koruyacaktır.

Şu net bir şekilde görülüyor ki, AKP’nin hazırladığı değişiklik paketi üzerinde bir ortaklaşma şansı yoktur. Buna karşılık, yürürlükteki anayasanın da mutlaka değişmesi gerekiyor.

Çözüm ve çözüm süreci ile ilgili özet bir öneriyi tartışmaya açmak istiyorum.
Mevcut anayasaya hukuk/yasa tekniği ve dili oturtulmuş 3 geçici madde eklenerek, bu süreç sonuç alıcı ve köklü bir şekilde işletilebilir.

Gerekçe:
Türkiye’nin çoğulcu ve renkli yapısı ışığında; tüm yurttaşların hak ve özgürlüklerini geliştirecek, güvenceye alacak, onurlarını koruyacak, yüksek standartlı hukuku temel alan bir anayasayı yapmak.

Madde 1
Anayasa Senatosu, genel oyla seçilen 150 senatörden oluşur.
Milletvekili seçilme yeterliliğine sahip ve en az yüksek okul mezunu kişiler aday olabilir.
Görevleri yeni bir anayasayı yapmakla sınırlıdır.
Seçimlerden sonra 1 ay içinde iç tüzüğünü hazırlar. İç tüzük çıkarılıncaya kadar gizli oyla seçilen 5 kişilik bir başkanlık divanı oluşturulur. İhtiyaç duyacağı komisyonları oluşturur.
12 ay içinde bu çalışmasını tamamlar.
Senatonun 3/5 oyla aldığı kararlar hemen, üye salt çoğunluğu ile aldığı kararlar halk oylamasından sonra yürürlüğe girer. Halk oylamasına sunulan düzenlemeler sonuçlanıncaya kadar oya sunulan düzenlemeler ile ilgili hükümler yürürlükteki anayasaya göre olacaktır.
Ülke genelinde yapılacak seçimlerde % 1 den fazla oy alan partiler senatoda seçilmiş üye ile temsil edilir. Seçimlerde milli bakiye sistemi uygulanır.
İlk önce her ile bir üye tahsis edilir. Geri kalan sayı, illerin nüfus sayısına göre dağıtılır.
Senato üyelerinin güvenceleri ve özlük hakları TBMM üyeleri ile aynıdır.

Madde 2
Geçici maddelerin resmi gazetede yayınlanıp yürürlüğe girdikten sonra, 120 gün içinde senato seçimleri yapılır. Önümüzdeki milletvekili seçimleri senato seçimleri birlikte aynı günde yapılır.

Madde 3
Senatonun ve üyelerinin görevleri seçimlerden 1 yıl sonra sona erer.