AB düşü kabusa dönüşüyor

Bu yılbaşından bu yana dolar karşısında yaklaşık yüzde 9 değer kaybı yaşayan Avrupa'nın ortak para birimi euro, Yunanistan'daki krizin, İspanya ve Portekiz'e de yayılacağı endişeleriyle nedeniyle sert düşüşüne devam ediyor. Euronun düştüğü durum, onun tarihçesine yeniden bakıp, bir yanlış varsa, nerede yapıldığını görmemiz için yararlı olacaktır.

Aralık 1995'te Avrupa Konseyi Madrit'te bir araya geldi ve euro olarak adlandırılan bir para biriminin 4 yıl içinde oluşturulmasına karar verdi. Ocak 1997'de Avrupa Merkez Bankası ve ülke Merkez Bankaları'nın Avrupa Sistemi ile ilgili taslak hazırlandı. Mayıs 1997'te Amsterdam Anlaşması imzalandı ve böylece Fransa ve Almanya büyüme ve istikrarla ilgili alınan kararları kabul ettiler. Eylül 1997'de Maliye bakanları, Avrupa Para Birliği'ne katılan ülkeler arasında uygulanacak iki yönlü kur dönüşüm oranlarını belirlediler.

Mayıs 1998'de hangi ülkelerin belirlenen kriterlere uygun olduğuna karar verildi. Aynı yıl içinde Avrupa Merkez Bankası yönetim kurulu, Avrupa Parlamentosu tarafından onaylandı ve resmi olarak faaliyetine başladı. Ocak 1999'de ise euro kur oranları belirlendi. Finansal piyasalar çek, seyahat çeki ve banka transferi gibi yöntemlerle euro ile işlem yapılmaya başlandı.

Euro, 1 Ocak 1999 günü Avusturya, Belçika, Finlandiya, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İspanya'dan oluşan 11 ülkenin, resmi ama yasal olmayan para birimi haline geldi. Dört gün sonra, yasal olarak da kabul edilen euro, dolar karşısında o günü 1.1837 seviyesinde kapattı.

Yunanistan, 1 Ocak 2001'de euro bölgesinin 12'inci üyesi olarak euroya geçerken; 1 Ocak 2002 günü euro banknotları ve bozuk paraları 12 ülkede tanıtıldı ve yasal para birimi haline geldi ve bütün diğer para birimleriyle değiştirildi. Slovenya, Avrupa Birliği üyesi olduktan 3 yıl sonra -1 Ocak 2007 günü- eskiden reel sosyalist olup da euro bölgesine giren ilk devlet oldu. 1 Ocak 2008 günü ise Malta ve Kıbrıs Cumhuriyeti euro bölgesine dahil oldu.

Euro/dolar paritesi 15 Temmuz 2008'de 1.6038 ile en yüksek seviyeye çıktı ancak sonrasında patlak veren küresel mali krizle birlikte geriledi. Slovakya'nın da 1 Ocak 2009'de katılmasıyla euro bölgesi 16 ülkeye yükseldi. Euro, bu ayın başlarında dolar karşısında son bir yılda görülen en düşük seviyeye geriledi. Bu düşüşe karşı AB, kimi programları açıklıyor ama dalgalanma durulmuyor.

Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri benzeri bir yapılanmayı hedefliyordu. Nitekim bunun için bir anayasa yazıldı; ancak onaylanması sürecinde ucube bir metin haline geldi. AB'ninnihai haline iki temel olgu yön verecekti: Ortak AB ordusu ve ortak AB parası. AB'nin NATO güçleri dışında kendi ordusunu oluşturma projesi çok zayıf durumda ve ilerlemiyor. Şimdi ortak para projesi euro da çökerse, AB diye bir şey kalmayacaktır...

Bu yılbaşından bu yana dolar karşısında yaklaşık yüzde 9 değer kaybı yaşayan Avrupa'nın ortak para birimi euro, Yunanistan'daki krizin, İspanya ve Portekiz'e de yayılacağı endişeleriyle nedeniyle sert düşüşüne devam ediyor. Euronun düştüğü durum, onun tarihçesine yeniden bakıp, bir yanlış varsa, nerede yapıldığını görmemiz için yararlı olacaktır.

Aralık 1995'te Avrupa Konseyi Madrit'te bir araya geldi ve euro olarak adlandırılan bir para biriminin 4 yıl içinde oluşturulmasına karar verdi. Ocak 1997'de Avrupa Merkez Bankası ve ülke Merkez Bankaları'nın Avrupa Sistemi ile ilgili taslak hazırlandı. Mayıs 1997'te Amsterdam Anlaşması imzalandı ve böylece Fransa ve Almanya büyüme ve istikrarla ilgili alınan kararları kabul ettiler. Eylül 1997'de Maliye bakanları, Avrupa Para Birliği'ne katılan ülkeler arasında uygulanacak iki yönlü kur dönüşüm oranlarını belirlediler.

Mayıs 1998'de hangi ülkelerin belirlenen kriterlere uygun olduğuna karar verildi. Aynı yıl içinde Avrupa Merkez Bankası yönetim kurulu, Avrupa Parlamentosu tarafından onaylandı ve resmi olarak faaliyetine başladı. Ocak 1999'de ise euro kur oranları belirlendi. Finansal piyasalar çek, seyahat çeki ve banka transferi gibi yöntemlerle euro ile işlem yapılmaya başlandı.

Euro, 1 Ocak 1999 günü Avusturya, Belçika, Finlandiya, Fransa, Almanya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İspanya'dan oluşan 11 ülkenin, resmi ama yasal olmayan para birimi haline geldi. Dört gün sonra, yasal olarak da kabul edilen euro, dolar karşısında o günü 1.1837 seviyesinde kapattı.

Yunanistan, 1 Ocak 2001'de euro bölgesinin 12'inci üyesi olarak euroya geçerken; 1 Ocak 2002 günü euro banknotları ve bozuk paraları 12 ülkede tanıtıldı ve yasal para birimi haline geldi ve bütün diğer para birimleriyle değiştirildi. Slovenya, Avrupa Birliği üyesi olduktan 3 yıl sonra -1 Ocak 2007 günü- eskiden reel sosyalist olup da euro bölgesine giren ilk devlet oldu. 1 Ocak 2008 günü ise Malta ve Kıbrıs Cumhuriyeti euro bölgesine dahil oldu.

Euro/dolar paritesi 15 Temmuz 2008'de 1.6038 ile en yüksek seviyeye çıktı ancak sonrasında patlak veren küresel mali krizle birlikte geriledi. Slovakya'nın da 1 Ocak 2009'de katılmasıyla euro bölgesi 16 ülkeye yükseldi. Euro, bu ayın başlarında dolar karşısında son bir yılda görülen en düşük seviyeye geriledi. Bu düşüşe karşı AB, kimi programları açıklıyor ama dalgalanma durulmuyor.

Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri benzeri bir yapılanmayı hedefliyordu. Nitekim bunun için bir anayasa yazıldı; ancak onaylanması sürecinde ucube bir metin haline geldi. AB'ninnihai haline iki temel olgu yön verecekti: Ortak AB ordusu ve ortak AB parası. AB'nin NATO güçleri dışında kendi ordusunu oluşturma projesi çok zayıf durumda ve ilerlemiyor. Şimdi ortak para projesi euro da çökerse, AB diye bir şey kalmayacaktır...

Hüseyin AYKOL
aykol267@gmail.com