Füsun AKATLI

Edebiyatı ve tiyatroyu felsefenin en duru, en sert sularıyla yıkıyor, marksizmin kızıl güneşinde kuruluyor, Anadolu güneşine seriyordu. Özgürlüğün, özgür düşüncenin en sıkı ve en harbi savunucusu oldu hep. Gerçekten laik. 'Toplumsal cumhuriyet'in militan kızlarından biriydi. En baştakilerden. En öndekilerden. 1960'lı yılların ilk yarısında onsekiz-yirmi yaşlarındaydı, Dil Tarih ve Cografya Fakültesi'nde Türkiye İşçi Partisi meşalesini taşıyanlardan biriydi. Felsefe denince ilk akla gelenlerden Nusret Hızır'ın asistanı olmak öyle kolay iş değildir. Neriman Hızır, ki Ankara'da ve radyo programlarında daha çok 'Ayşe Abla' namıyla tanınır, ve sevimli ve cana yakın Nusret Hızır'la dostluk size her gün mutlaka bir şeyler kazandırır : İnsanlık ve hayat derslerinde. O yılların göreceli özgürlük havasını teneffüs ederken marksizmle tanışanlar bu davaya en vefalılar arasında sayılmalı diyorum, Füsun ve birkaç dostu anımsayınca.

Abidin ve Güzin'den yıllardır ismini ve yaptıklarını övgüyle duyduğum, dolaylı olarak tanıdığım Füsun'la Abidin Dino çalışmamı hazırlarken Paris'te tanıştım. Güzin'de, 28 Haziran 2006'da çok sıcak bir öğleden sonrasında Abidin üzerine saatlerce konuştuk. Sesi kayıtlı. Kayıtların bir bölümünü kitabımda kullandım, tümünü olduğu gibi bir gün mutlaka yayınlamalıyım.

Füsun, Güzin'in 'Küçük Amca'sı Esat Sait Dikel'in kızı Bihin Hanımın kızıdır. 1944'te Ankara'da doğduğunda dedesi Maliye Bakanlığının 'Başmütercimiydi'. Ve Ankara'nın en ünlü mekanı 'Kürdün meyhanesi 'nin müdavimiydi. O mekana herkes ugrardı. Cahit Sıtkı, Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet en başta. Gençler Esat Dikel'i ve bitmez tükenmez maceralarını böyle öğrendiler. Esat Dikel, Abdülhamid rejimine mühalif ve bunu dokuz yıl çok uzak cografyalarda zindanda ödeyen ünlü 'Lastik' Sait'in oğullarından biriydi. Güzin'in babası ile ana bir baba bir kardeşi. Mühalif olmak bu ailede bir tür mirastır. O nedenle Güzin, Füsun'a 'Lastik Sait'e yakışan en iyi torun sensin' diyordu. Ve bu Güzin'in yapabileceği en büyük iltifattır. Füsun bunu hakediyordu.

Abidin de Füsun'u, eşi Metin Altıok'u ve kızları Zeynep'i çok sevdi. Nisan 1970'de Ankara'ya gittiğinde Abidin'in ilk ugradığı akraba evlerinden biri Füsun'ların evidir. O geceyi sabaha kadar sohbet ederek geçiren Abidin minik Zeynep'in bir resmini yapmayı unutmadı. Birkaç gün sonra Abidin, Metin'le TÜBİTAK'ta grevdeki emekçileri ziyaret etti. Onlarla birkaç saati paylaşan Abidin, Metin'le birlikte dev panolara resim yaparak emekçilerle dayanışmalarını sergilediler ve o eserleri onlara hediye ve anı olarak bıraktılar. İki sanatçı arasındaki dostluk sürdü. Metin, Abidin'in 'çiçeklemeleri' üzerine şu şiiri yazdı : 'Abidin Dino'ya/İnsan dediğin saçaktaki/Güvercinin farkında olacak/ Ve bir çiçek açacak kendince./Bu aşk var ya, bu aşk:/Dikkat !/Yanğında ilk kurtarılacak. 'Şiirleri de resimleri kadar kalıcı Metin Altıok bir Sivas barbarlığında ayrıldı aramızdan. Füsun ve Zeynep, hele Zeynep, onu asla yalnız bırakmadılar. Zeynep'in Gölgesi Yıldız Dolu Metin Altıok Kitabı (Dünya Yayıncılık, 2003) mutlaka okunmalı.

Füsun, Metin'den günü gününe neredeyse tam on yedi yıl sonra ayrıldı. Abidin ve Metin'le buluşmaya gitti. Sesi ve anıları bizimle kaldı.

Bu satırları Güzin'e taziye ziyaretine gittiğim 7 Temmuz 2010'da yazıyorum. Güzin'le Füsun'u konuştuk. A'sından Z'sine kadar. Z, sonsuzluk, ölümsüzlük anlamında. Füsun'un derslerinden geçenler bilir ve anlarlar. 'Zamansız' yaşayabilseydi Füsun ne olurdu? İnsanlar, kadın, erkek ve çocuklar, biraz daha insan, biraz daha sevecen, biraz daha şirin ve barışçıl olurdu. Kesinlikle. '' 'Zamansız', zamanı olmayan, zamana tabi olmayan, belli bir zamanla kayıtlandırılmamış, yani 'zamanı kaplayan' anlamını taşır. Kelime olumsuzluk taşırken, anlam olumlu burada. Dün, bugün, yarın yok. Hep, her zaman geçerli...' Bu da Füsun'sal felsefi bir ders olarak aklımızda bulunsun. Hani kimbilir, belki onun Zamansız Yazılar (Dünya Yayıncılık, 2004) başlıklı kitabını okumaya vaktiniz olur. Zamanınız mutlak olacak ama vakit te ayırmalısınız Füsun'a.

1.jpg