Referandum ve karşı duruşlar - destekler anlamında mevzilenme..
Referandum ve karşı duruşlar - destekler anlamında mevzilenme..
Referanduma.., anasaya değişikliği temelinde..; statükocu vesayetçi sisteme karşı tavır.., demokratikleşme.., ve son manüple olarak da 12 eylülü yargılama! Anlamları yüklenmektedir..
Bu anlamların yüklenmesi bir yana bu içerik ve işleve haiz olup-olmadığı dikkate alınmalıdır..
Özellikle yargı işleyişindeki keyfi ve vesayetçi duruma itiraz ediliyor.. işin garibi edenler daha misli halde bunu uyguluyor..
Habur olayı buna en iyi örnektir..
Gelen barış elçileri politik bir duruş ile gelmişlerdir hukuksal bir işlev ile değil.. hukuksal işlev geçerli ise.., anında tutuklanmaları gerekirdi.. sınırda bu elçileri kabul eden devlet erki hükümet..; hukuku değil politik mantığı işletmiştir..
Hükümet nezdinde var olan siyasi erkin..; Daha öncesinden bunun hukuksal altyapısını hazırlamaması yada aynı anda hukuksal değişimlere gitmemesi kendi sorunudur.. haliyle hukuk anlamında buna itirazlar da olmuşsa da.., hükümet politik olarak.., var olan hukuksal işleyişi kenara koymuştur.. yani kendisi hukuk dışı davranmıştır.. buna pozitif hukuk dışı davranış olarak bakabiliriz ama tehlikelidir.. çünkü hukuku kendi vesayetine göre kullanma anlamında aynı şeye tekabül der ki.., etti de..
Daha sonra.., bu gelen politik barış elçilerini tutukladı.. yanıtı da.., çok komikti.., - biz tutuklamadık, hukuksal işleyiş gereği oldu ne yapalım—
iyide kabul edilirken aynı hukuk yokmu idi..!!??
bu referandum bu açmazları çözme anlamında bir işlevsel değişimi ifade ediyor mu? …, hayır..
çocuklar.., tutuklanıyor ve “boylarından büyük” cezalara çaptırılıyorlar.. iki yüzlü değişik yaklaşımlara neyse desek de.., gerekçe yine aynıdır.. tmk hukuku nedeni ile bunlar oluyor..!!
peki.., bu referandumda bununla ilgili bir değişiklik var mı? .. yok
bu referandum sonucunda askerin hukuk ve sistem üzerindeki vesayeti kalkacakmış!!
Ölülere (her türlü)tecavüz ediliyor.. ormanlar yakılıyor.. hukuk dışı katliamlar yapılıyor..
Var olan hukusal işleyiş bunların soruşturulmasına ve yargılanmasına engel mi?
Engel ise.. genelkurmay kozmik odasına kadar girebilmenin ve de bazı muazzaf subayların bile gözaltına alınabilip yargılanmasını sağlayan.. işleyiş hukuksuz bir işleyiş mi? Hükümetteki bir başka erkin “gücümü”?
Halen var olanları seçmece karpuz hesabı yargılayıp yada es geçme işleyişleri komedisi ortada dururken.. ve de darbeye teşebbüs edenleri yargılayabiliyorken!! darbe yapanları yargılamak için referanduma evet komedisi ne oluyor..
Gerek emek alanında gerekse sosyal-siyasal alandaki 12 eylül yasaları halen işler halde iken ve hükümetteki bir başka erk bunu “keyfiyetince” kullanırken..
Referandum adı altında önümüze sürülen bu “tırşık”da bunlar varmıdır?? ..yok
Evet diyenlerin tercihsel açıklamalarını dikkate almıyorum.. yukarıda açıkladım..
Sistem içi egemenlik işleyişinde bir “taraf” bir mevzilenme ve nemalanma anlamından öte bir şey değildir..
Ya hayır cephesi..!!!!
Birgün gazetesindeki bir haber-yorum’da üç cephe tespiti yapılmış..
1- “Evet”çiler ve yetmez ama “evet”çiler..
2- “hayırcılar” bunların içindekilere sol siyasetler denilirken.. mhp gibileri kenara itilivermiş.. ama chp-tkp içe çekilmiş!!
3- “ boykotçular” da “kendine özel” bir grup olarak sunulmuş..
“hayır”cıların gerekçeleri.., çeşit çeşit..
*var olan anayasa değişikliği sahte ve yetersiz.. ve bir başka erk grubunun vesayetini içeriyor..
Sahte ve yetersiz eleştirileri boykotçular ve “yetersizlik” noktasında da “yetmez ama evet”çiler ile farklı değil..
“Bir başka grubun vesayeti” iddiaları ise bu referandumun içeriğinde yok.. sistemin erksel işleyişinde var..
Burada dikkat edilmeyen!! Ve üstü örtülen şudur..
Chp-mhp gibilerinin hayır gerekçeleri.., demokratikleşme!!ye değil.., içeriğinde saklı olduğunu iddia ettikleri.. kürt ulusal sorununun önünü açacağı iddiasıdır.. aslında bu iddianın da doğru olmadığı bilinmektedir ama bu yan nedense.., “sol siyasetler” tarafından dillendirilmemektedir.. birgün gazetesini bunun için örnekledim.. mhp den ayırıp sunması bu anlamdadır.. oysa.., chp nin “hayır” gerekçesi ile mhp nin “hayır” gerekçesi aynıdır..
Geriye ne kalıyor..??
Geriye kalan..; akp karşıtlığı ile sınırlı ve alternatifi belirsiz bir duruştur..
Bu yazımın amacı..; hayır ile boykotun iki karşıt tavır olduğunu açıklamak değildir.. bunu becerebileceğimi sanmıyorum.. hayır ile boykot aynı şeydir.. bir olaya karşı tavır alırken kullanılan araç anlamında bir farklılığı vardır..
Yani.. neden hayır aracını yada neden boykot aracını kullanmalıyız sorusunu yanıtlamalıyız.. hayır-boykot iki ayrı cephe değildir.. bir cephe oluşturmanın farklı işlevsel araçlarıdır..
Bdp boykot demiştir.. bir çok siyasi hareket de boykot demiştir ama bence bunu tam açıklayamamaktadırlar.. yada yeterince açıklayamamaktadırlar diyeyim..
Bu referandumda “evet” cephesi ile “hayır” cephesinin oluşumu politik bir genel duruşa tekabül etmemektedir.. kendi içlerinde netleştirilmemiştir.. yada kamuoyu nezdinde bunu netleştirmeyi “bilerek” başarmamışlardır..
1- Akp evet diyor çünkü politik anlamda demokratikleşmenin tek seçeneği ve tek yürütücü gücü olduğunu bu yol ile vurgulamak amacındadır..
Bazı kesimler “yetmez ama evet” diyor.. akp dışında şimdilik bir başka gücün demokratikleşmeyi yürütemeyeceğini “söylemeden” söylüyor..
Bunun en tehlikeli ve çirkin yanı ise.., toplumda var olan dinamikleri yok saymak yada akp nin bunları ezmesini yada “bükmesini” onaylamaktır..
Bu anlamda.., “yetmez ama evet” demekle akp den ve amacından ayrı durmuş olmuyorlar.. buna politik körlük denilemez.. bilinçli yönelim denir..
Berdel yapıyorlar.. akp eli ile ezilecek toplumsal muhalefetin yerine kendilerinin geçmesini kendilerine yer açılmasını amaçlıyorlar..
Demokratik-sosyalist değerlerini verip.., karşılığında kendi duruşlarına yer istiyorlar..
2- “Boykot”çular bunu dillendirmektedir.. ama.., bu anlamda bir cephe oluşturmada atıl kalmaktadırlar..
Amaç ne ise.., onu boşa çıkartacak araç da bellidir.. madem bir “cepheleşme” girişimi var.., karşısında da.., bir demokrasi cephesi şarttır..
“Hayır”cılar..; bu noktada sadece akp ile sınırlı bir cepheleşme içersindedirler.. birgün gazetesindeki haber-yorum’u bunun için örnekledim.. chp yi de “çaktırmadan” içselleştirme olayı buna tekabül eder.. boykotçular..; “hayır” cephesini bu “içerikleri” ile teşhir etmelidirler.. “ hayır” cephesi aleni akp karşısında laik-ulusalcı-şöven ittifakıdır..
Her biri için aynı şeyi söylemek istemiyorum.. ama içerik olarak bakıldığında bu çok nettir..
Referanduma “hayır” denildiği için bu iddiayı yapmıyorum.. çünkü hayır demek de bir tavırdır.. burada neye niçin ve hangi koşullarda ve amaçla hayır aracını kullanıyorsun.. sorularını yanıtlamak gerekir..
“hayır” demek gerekir ile bu anlamda toplumsal bir demokratik-muhalif cephe yaratmak aynı şey olmalıdır.. ödp de bu yok.. tkp de bu yok chp zaten tamamen farklı bir cephede..
Ödp.., bdp yi yada boykotçuları zaten üçüncü cephe olarak sunmakla dışlamış oluyor.. dışlıyorsa neden dışlıyor?? Boykot dendiği için mi? Sanmıyorum.. ki açıklamalarda bu net.. boykotçular.., “Kürtlerle ilgili yeterli bir açılım-çözüm olmadığı için boykot diyor” mantığını işliyorlar..
Oysa Kürtlerle ilgili bir şeyin olmaması demokrasi cephesinin de bir sorunudur.. ki bunu da dillendiriyorlar.. öyle ise neden çağrı yapmıyorlar.. “”gelin birlikte hayır diyelim” demiyor.., ayrı durmalarından “hoşnut”lar..
3- “boykot”çu cephe.., neden boykot konusunu belirtmiştir.. demokratikleşme işlevi olmayan ve amacı çık olan bu demagojik işlev içinde yer almayız diyorlar ve alternatif demokratik bir cephe öneriyorlar(ama ısrarcı ve açık değiller)
Asıl olarak da “hayır” demenin politik eksikliklerini yanılsamalarını ve sonuçlarını yeterince işlemiyorlar..
Ulusalcı-şöven bir cephe oluşturmaya zemin olan ve bu noktada bir ayrıştırma olanağı olmayan “hayır” aracının kullanılmasının sakıncalı sonuçlarını işlemiyorlar..
Referandum .., tıpkı son yerel seçimler gibi.. politik bir dönemecin ifadesidir..
Son yerel seçimlerde bu atlandı.. sistem..; kürdistanda chp-mhp ve tarikatları ve tırşıkçıları vs. ile akp ye yüklendi.., bunu kürt halkı nezdinde bir referanduma çevirdi..
· Kürdistanda yanıtını aldı saldırganlaştı
· Kürdistanın batısında ise sonuçlar önemliydi..
Ege-marmara ve Trakya gibi “sol”-“demokrat” sanılan tüm alanlarda toplumsal yapıda.., şövenizm hakim oldu.. ve var olan yürütücü erk bunu daha bir işledi son saldırılar biliniyor.. bu noktada ciddi bir karşı duruş oldu mu? …. Hayır.
Bu referandum’da böyledir.. hayır oyları ulusalcı-şöven cephenin hanesine yazılacaktır..
Ödp.., yani eski dy bunu bilir.. her seçim zamanında kaçınılmaz olarak chp ye oy gitmesinin toplumsal yapıdaki sonuçlarını bildiğinden boykot kararı alıp direniş komitelerinde örgütlenmeyi önermişti..
Sakın.. o seçimdi ve oy vermek ile ilgili idi.. denilmesin.. sistemin bazı işleyişlerine katılmamak yada sistem içi demokrasi işleyişlerinde kendi kulvarını yaratma yada var olan demagojik işleyiş dışında olma amacı ile boykot aracı kullanılmıştır..
Demokratik-özerklik önerisi biliniyor.. kck.., sistem kendi içinde bile bir çözüm sürecine yanaşmıyor ise.. bizde demokrasi anlamında da sistem ile bağlarımızı keseriz demişlerdir.. bu bir rest karşılığı restleşmedir.. gücü vardır yoktur.. tartışılır.. zaman ispatlar..
Hayır demek ile yaratılacak karmaşık “cephe” karşısında boykot en geçerli araç olmaktadır..
Kendini..; siyasi erk paylaşımı noktasında cepheleşenlerden ayırmanın tek yolu budur.. üçüncü cephe budur..
Yoksa evet bir cephe hayır bir cephe dersen.. ulusalcı-şöven cephe ile arandaki farkı koyamazsın..
Boykot .., üçüncü cepheyi tanımlamaktadır..
Akp ile simgelenen bu erk asla İslami bir cephe değildir.. buna karşı görünen chp-mhp ile simgelenen erk asla anti-emperyalist millici ve demokratik değildir.. Biri ne kadar “ulusalcı” ve şöven ise diğeri de o kadar “ulusalcı” ve şövendir..
Sonuç da her iki kesimde sahtedir aslolan yanları ise şövenizmdir..
Geçmişde topluma.., chp-dp ikilemi sunuldu.. bu ikileme dalıp yer edinmek isteyen “sol”un.., anında silkelendiği biliniyor..
Akp yi emperyalizmin uşağı görüp.., bu uşaklığı akp ile sınırlamak ve sahte ulusalcı-demokrat kesimler ile arana kesin net çizgi çizmemek düşünülmelidir..
Çizgi açıktır..
Ulusalcılık ve şövenizm içeren her argüman her pratik sisteme dolaylı hizmettir..
Emperyalizmin egemenliği ne ise.., Kürdistan üzerindeki 4 ulus-devletin varlığı ve işleyişi de aynı şeydir.. bunu es geçen şövenizmin batağında debeleniyor demektir..
Bu ülkede..; ne kürt ve Türklerin kardeşliği.., nede kürt emekçileri ile türk emekçilerinin birliği diye bir şey(sorun) vardır..
Var olan tekçi ve sahte ulus-devlet ve sistemi ile tüm emekçi ve sosyal-kültürel toplumsal yapıların bir “sorunu” vardır.. bu sorunların tümü birleşiktir.. birbirinden ayrı yada karşıt değildir..
Nasıl bir devrim ile çözüm ayrı bir konudur.., sistem içi demokratikleşme mücadelesi anlamında sorun vardır..
Kürt halkının varlığını ve özgürlüğünü içeren her bir gelişme.., aynı zamanda.., alevi toplumunun varlığını yada özgürlüğünü içeren bir gelişme ye tekabül eder.. yada tersi diyeyim.. biri olmadan diğeri olmaz.. birindeki gelişme diğerine de katkı yapar..
Sonuç olarak..;
Referanduma hayır demek.., politik etki bakımından yaratılmış akp karşıtı sahte “ulusalcı”-şöven cephe ile bizi ayırmaz tersine katkı yaptırır..
Ama boykot ile.., her iki cephenin dışında bir cephesel ortaklaşmanın zeminlerini ortaya çıkartır..
Kürdistandaki boykot sayısı ile batıdaki boykot sayısı.., az yada çok ne olursa olsun bu kesin ve net cephenin hanesinde olacaktır..
Ama.., hayır sayısı kendini chp-mhp ile de ifade edebilecektir..
Bu anlamda.. pragmatik bir beklenti olarak da eleştiriyorum..
Yarın..; “hayır” oyları içindeki.., şöven oyları nasıl ayıklayabileceksiniz..!!!!!!!
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
