evet-hayır..... hacivat-karagöz

(((Hayır’ diyenler solculuklarını gözden geçirsin

EDP olarak hedeflerinin, halkın temsilcileri tarafından yapılacak sivil demokrat ve özgürlükçü bir Anayasa olduğunu belirten Genel Başkan Halis “Kuşkusuz ki önümüzdeki değişiklik paketi eksik ve yetersiz. Bu yöndeki eleştiriler haklı. Ama bu gerekçeyle, ülkenin demokratikleşmesine katkı sağlayacak, bir ilk adım niteliğindeki söz konusu değişiklilere karşı çıkan sol, solculuğunu gözden geçirmelidir” dedi.
Paketteki maddeleri hukukçularla birlikte tek tek incelediklerini ve evet demem kararına vardıklarını kaydeden Halis sözlerine şöyle devam etti: “12 Eylül Anayasası’nın kısmen de olsa değişmesini sağlayacak bu değişikliğe hayır diyen sol, 12 Eylül Anayasası’na evet demiş olacaktır. Bu değişikliği AKP yapıyor diye, duygusal davranarak sübjektif bir tutum takınan sol kendine gelmeli. Bugün sol olarak bu değişikliği yönlendirme gücüne sahip değiliz ne yazık ki. Yapmamız gereken sürece müdahil olmaktır. Aksi takdirde statükocu bir tavırla bizi ilgilendirmez diyeceksek, siyaset sahnesine çıkmamızın da bir anlamı yok.”
Başbakan’ın çıkışı doğru

Başbakan Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında 12 Eylül’de idam edilen gençlerden söz etmesini de değerlendiren Halis “Erdoğan yaşanan bir gerçeği anlattı. Kim ne diyebilir? Kaldı ki karşınızda devrimci-solcu bir parti yok. AKP muhafazakar bir parti. Dolaysıyla bu yöndeki adımlarını, daha iyisini yapmıyorsun diye eleştirmek mantıksızlıktır. Çünkü beklentilerimiz sınırlı. Dolaysıyla bizi ancak sevindirebilir” dedi. )))))
http://www.taraf.com.tr/haber/hayir-...n-gecirsin.htm

evetçiler cephesinden ve kendilerini de sol!cu sanan bir gruptan gelen eleştiri!!
solculuk nedir nasıl tanımlanır.. kursa gitmesi gerekiyor..
Kuşkusuz ki önümüzdeki değişiklik paketi eksik ve yetersiz. Bu yöndeki eleştiriler haklı. Ama bu gerekçeyle, ülkenin demokratikleşmesine katkı sağlayacak, bir ilk adım niteliğindeki söz konusu değişiklilere karşı çıkan sol, solculuğunu gözden geçirmelidir” dedi.
koyulaştırdığım yerde eleştiriler haklı diyor.. ve gerekçe olarak da eksik yetersiz olduğunundan eleştirildiğini "sanıyor"
ve bu anlamda.. olana bin şükür mantalitesinin işletilmesi gerekçesi ile başkalarının solculuğunu "tartıyor"..

öncelikle belirteyim..
eksik-yetmez ama evet diyenler bunu yapıyor.. hayır diyenlerin gerekçeleri ise bu değil.., çok farklı..
onlar..
akp vesayeti gelecek .., yargı-yasama üzerinde sivil gerici vesayet kurulacak diye eleştiriyorlar.. (bunlar.., kendini solcu başkalarını da reformist ., liberal.., milliyetçi görenler)

ortada bir hacivat-karagöz dialoğu var.. her iki kesimde kendince konuşuyor.. kendince eleştiriyor ve içeriğe girmiyor..

evetçiler..; askeri-bürokratik vesayet kalkacak.., eksik-yetmez ama olsun diyor..
doğal olarak da karşılarındakileri de..; asker-bürokrat vesayetini savunanlar olarak lanse ediyorlar..
ma .., bu paketin vesayeti kaldırma paketi olup-olmadığına bakmıyorlar.. hatta bunun "önderi" saydıkları akp cephesini de kendine malik bir yürütme sanıyor yada bilerek..,böyle lanse ediyorlar..
kısaca..
bu.., yeni vesayet içinde bize de bir koltuk olabilir yaklaşımları var yada görevliler..

hayırcılar ise..;
bu iddiaları ispatlar gibi..,
askeri-bürokrasi "derin" vesayeti sanki yokmuş da "sivil" vesayet gelecekmiş gibi dikiliyorlar!!
başından beri vesayet altındaki yargı ve yasamanın avukatlığına soyunmuşlar..
yeni vesayet içinde kendilerine yer kalmadığının farkındalar yada dar bakıyorlar..

kısaca..,
hacivat karagöz oynuyor..
ama sonunda paraları.. çadır tiyatrosunun sahibi toplayacak..

evet ve hayır ile toplum ikiye ayrılıyor..
askeri-bürokrat vesayet!!! ile "sivil" vesayet!! yanlıları..
oysa değişen bir şey yok.. vesayet devam edecek.. sadece yed-i emin(1) değişecek..

dip not..;
(1)
YED-İ EMÎN

Bir malı mülkiyetine geçirmek maksadıyla değil, sahibinin naibi olarak, sahibine iade etmek maksadıyla elinde bulunduran şahıs.
Bir malı gasb gibi zulüm yoluyla veya sahipli malı sahibinin rızası olmaksızın yahut şari'in müsaadesi dışında mülk edinmek maksadıyla elinde bulundurma hali de "yed-i damân" olarak isimlendirilmelidir. Bu ayırımın hukukî sonuçları malın telefi veya itlafı durumunda tazminatın gerekip gerekmediği konularında ortaya çıkmaktadır. Yed-i emîn, elinde bulundurduğu maldan kusurlu bulunduğu hallerde sorumludur. Diğer bir tabirle, kendisinin mala zarar verdiği durumlarda tazminle yükümlüdür. Malın kendiliğinden telefi veya sel baskını; yangın, deprem, yıldırım düşmesi v.b gibi semavî bir afet neticesinde meydana gelen zararlardan mes'ul değildir.

((((Diğer bir tabirle, kendisinin mala zarar verdiği durumlarda tazminle yükümlüdür))))
bu çok önemlidir..
t.c. küresel sermaye tarafından yed-i emin'e verilmiştir.. işleyiş sırasında buna zarar verenler yada haddini aşıp etkin olmaya çalışanlar ise "derdest" ediliyor..
* m.ke.. lin sirozdan ölümü..
* 1960 darbesi menderes idamı
* talat aydemir gibilerinin el koyma uğraşları sonucu idamları
* 1970 darbesi
*1980 darbesi
* susurluk olayı
*ecevit olayı
* erbakan olayı
*türkeş olayı
"ergenekon" tasfiyesi"
* sırada akp-tayyip var..