Gündem 12 Eylül'de Yapılacak Referanduma Kilitlendi
n/a GÜNDEM 12 EYLÜL’DE YAPILACAK REFERANDUMA KİLİTLENDİ
Gündem 12 Eylül de ki yapılacak referanduma kilitlendi! Sosyalistler, sol hareketler, sağcısı ve hükümeti ve kapitalist sistemin gündemi 12 eylül’de yapılacak Anayasa referandumuna endekslendi. Ülkede ki tüm sorunlar unutulmuş oldu.
Sanki 12 Eylülde yapılacak referandum! AKP hükümeti ve Başbakan Türkiye’yi demokratikleştirecekmiş hava yaratılıyor! Sanki ülkeyi refaha, huzura kavuşturacak gibi konuşur ken, devrimcilerin idamlarına karşı gibiymiş gibi rol yaparak ağlıyor, sızlıyor duygu sömürüsü yapıyor.
Ülkede ki tüm sorunlar unutulmuş! Emekçi sınıflar ve bu coğrafya üzerinde yaşayan halklar kandırmak için, iktidar ve sözde muhalefet kapitalist sistemi ve Türk militer devleti nasıl korurum hesabı ile ve çıkarları doğrultusunda hareket etmektediler. Bu vesileyle emekçi sınıfları ve devrimcileri ve toplumu alet etmektedirler buna dikkat etmek gerek!!!
Ne emekçi sınıfların işsizliği, ne açlık yoksulluk içinde yaşaması, ne ülkede süren savaş, nede Kürdistanın yakılıp, yıkılıp bombalanması umurlarında değil! Kürt sorununa savaş ın bitmesi konusunda hiç bir çözüm üretmezken.. Yeni anayasa da Kürtlerin varlığı söz edilmezken! Aksine Kürt halkının imhasını ve inkarını pekiştirecek maddeler yer alırken bu, Anayasanın neresi demoktikleşme olacaktır?
Kürt açılımını; Kürt halkının imhası ve yok edilmesi ve teslim alınması olarak algılayan AKP hükümeti. Kürt açılımından ne istediği savaşın şiddetlenmesi ile beraber gerçek yüzü ortaya çıkmış oldu.
Bugüne kadar aynı şeyleri Türk militer devletinin hükümetleri ve 12 eylül faşist rejimi de aynı şeyleri söylüyordu. Türk militer devleti 29 tane Kürt isyanı direnişlerinde de aynı şeyleri söyledi durdular. Asacağız, yakacağız, ve yok edeceğiz!!!
AKP hükümeti de varsın istediği kadar Kürtleri yoketmeye imha edeceğini söylesin dursun! Bu hiç bir gerçeği ifade etmeyecek ve Kürt halkının özgürlük mücadelesini durduramayacaktır.
Şimdiye kadar süren savaşlarda da Kürt ulusal mücadelesi PKK’ye karşı üstün silahlara sahip olmak, ve uzmanlaşmış askeri güçle durduracağını sandılar. Geçmişte bunun için özel ordu birlikleri kuruldu, kumando birlikleri takviye yapıldı, özel harekat timleri oluşturuldu, jitem kuruldu, korucu birlikleri oluşturuldu. Sonuç koskoca bir hiç oldu...
Bunların hepsi denendi, ne kazanıldı, ne kayıp edildi? Ortada 40 bin üzerinde ölen iki halkın çocuklarının mezarları ile dolduruldu. Şimdi hala uzman askeri birliğe bel bağlayarak savaşmaktan başka çare düşünmeyen AKP hükümeti geçmişten ne farkı varki? Bumu demokratikleşme? Bumu Kürt halkını düşünmek???
Savaşla ne yazıkki, Kürt halkının yok edilmeyeceğini bir türlü anlayamadılar! Hala savaş nidalarının ortalığı kızıştırıken, iki halkın çocukları cenazeleri yine anaların yüreğini dağlamaya başlamış oldu. Kürt sorunu, savaşa dönüşmüşken neyin referandumu diyorsun? Sen kimi aldatıyorsun? Türk militer devleti ve AKP hükümeti bu yalanları çok tekrarladı durdu..
Amerikan emperyalizmin ve AB emperyalizmine eteğine yapışarak, küresel kapitalizmin emirlerini yerine getirirken! Emekçi sınıfları ezmek, aç ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkum ederken senin 12 eylül faşist diktatörlüğünden, faşist Kenan Evren’den ne farkın var ki?
İşçi ve emekçi sınıfların ve sendikaların örgütlenmesini yasaklayan, TEKEL işçilerinin haklarını vermeyen siz değilmisiniz? 12 Eylül faşist diktatörlüğünün hazırladığı yasa ile AKP hükümetinin hazırladığı yeni Anayasasının ne farkı varki?
AKP Anayasası;Emekçi ve işçi sınıfına özgür olarak hangi örgütlenmeyi sunacak?
AKP Anayasası; Emekçi ve işçi sınıflara nasıl haklar sunacak?
AKP Anayasası; Emekçi ve işçi sınıflara nasıl bir refah sunacak? Açlık ve yoksulluktan nasıl kurtaracak? İşsizlik bitecekmi?
AKP Anayasası; sosyal bir devlet olarak ve insanlarına nasıl sahip çıkacak? Sağlık sorununu çözecekmi???
AKP Anayasası; ; insanlara özgürce düşünme, yazma ve örgütlenmenin olmadığı, bir dönemde ve AKP hükümet olduğu şu günlerde onlarca gazeteci yazar düşüncelerinden dolayı içeride yatmaktadır.
AKP ve Başbakan Erdoğan tiyatro ve şohv yapıyor!
Sahte timsah gözyaşalarını kullanarak insanları kandırmaya çalışma? Hele senin gibi anti komünist faşist zihniyetleride ’’Milli görüş’’ü sosyalist hareket çok iyi tanımakta.
Geçmişte; Denizler Amerikan emperyalizmine bağlı 6 Filoya hayır diyerek dolbahçede denize dökerken!
Siz Milli görüşcüler Amerikan emperyalizmin 6 Filoya sahip çıkmak uğruna! Allah allah diyerek devrimci komünistlere, Denizlere karşı, saldırıyordunuz. Biz bunları unutmadık?
12 Eylül faşist diktatörlüğü komünistleri-devrimcileri, Kürt devrimcilerini ezip yok ederken! 12 Eylül faşist diktatörlük MHP faşistlerine, Milli görüşcü İslam hareketlerine sahip çıktılar. Evet siz de tam o sahip çıkılan zihniyetin ürünüsünüz!!!
Her köye, her kasabaya, her mahalleye kuran kursları ve imam hatip okulları açan ve sizin ideolojizinizi geliştiren güçlendiren ve Fetullah Gülen’i Türki cumhuriyetlerde geliştiren güçlendiren Amerikan emperyalizmi ve 12 Eylül faşist diktatörlüğü değilmi???
12 Eylül faşist dikatatörlüğünün alel acele 17 yaşın daki, ’’Erdal Eren’’in yaşını 18 olarak büyülterek idam edilirken herhangi bir tepki ve protesto etmezken, alkış tutan senin anlayışın değilmiydi??? 12 Eylül faşizmine alkış tutanlar sizler değilmiydiniz???
’’Nejdet Adalı’’ idam olurken yine aynı şekilde alkış tutmadınızmı?
Hele hele 12 Eylül faşist diktatörlüğünün intikam ateşi ile yanıp tutuşarak 1982’de darağacında üç fidanı; İzmir Buca da Seyit KONUK, Ethem COŞKUN, Necati VARDAR can verirken hiç tepkiniz oldumu?
Şimdi burda solu kullanma ya çalışarak 12 Eylülden hesap soracak gibi biz devrimci komünistleri aklınızca kandırmayamı çalışıyorsunuz??? Yine 12 Eylül faşizmin öldürdüğü devrimcileri kullanarak sosyalistleri kullanamazsınız? Senin timsah göz yaşlarını akıtarak ölen devrimci-komünistlerin tarihini kirletemezsiniz!!!
Sorunu böyle özetledikten sonra, bugün en çok sosyalist hareket ve sol hareket içerisinde tartışılan konu ’’HAYIR’’ veya ’’BOYKOT’’ etme sorunu içerisinde cevab’ın ne olacağı sorusu?
12 eylül faşist dikatatörlüğü ve Anayasası kuşkusuz! Devrimci hareketi ezdi ve yok etti.
Elbette bizlerde 12 Eylül faşizmin mağduru olarak karşıyız. Bu yeterlimi?
AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan 12 Eylül faşizmin neresine karşı?
Asıl sorun budur!
AKP hükümeti ve Erdoğan 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğün çıkardığı Anayasanın kendisine karşı olan yöne karşıdırlar. Yani şeriat ve dini örgütlenmelerin önü açılsın istemektedirler.
Bu tarafı özetledikten sonra AKP’ hükümetine sözde karşı olan muhalefet Kemalist CHP ve MHP ne kadar samimidirler ve niye karşıdırlar???
Gerek CHP’nin, gerekse MHP’nin 12 eylül faşist rejiminden herhangi bir sorunları olmuşmudur?
Asla bu güne kadar 12 Eylül faşist diktatörlüğünü savundukları gibi, eleştirsel bir yönleride, olmamıştır. Tam tersine 12 Eylül faşist diktatörlüğü Faşist MHP ve ülkücüleri mükafatlandırmıştır.
Bugün hala demokrat aydınların kanlarını döken! Faşist katiller aklanarak DİSK genel Başkanı Kemal Türkler’in katili bulunamamış ve zaman aşımına uğrarken Faşistler bir kez daha mükafatlandırılmış oldu.
Günlerdir tartışılan konu özetlemeye çalışdığım gibi çözüm arayışındadır.
Burda sosyalist harekete tarihi görevler düşmektedir. Yukarıda özetlemeye çalışdığım gibi, sosyalist hareketin, kimsenin etkisi altında kalmaksızın! Sosyalist hareket kendi öznesi olarak bu soruna burjuvaziden bağımsız olarak tavrını koymalıdır.
Sadece sorun AKP hükümeti değil! Biz devrimci komünistler kapitalist sistemin değişmeden emekçi sınıfların kurtuluşu ve Kürt halkının özgür bağımsızlığı olamaz! Ancak ancak emekçi sınıfların iktidarında ve sosyalistlerin yazacağı bir Anayasa emekçi sınıfların iktidarı ve teminatı olan sosyalizmde olabilir.
Soruna bu temelde bakarak burjuvazinin kuyruğuna takılmak yerine hayır desen! 12 Eylül faşist diktatörlüğe evet demiş olacaksın. Veya evet desen de 12 Eylül Faşist diktatörlüğünün devamı olan Anayasadan bir farkı olmayan anayasayı onaylanmış olacaksın!
O halde devrimci Komünistler burjuvaziden ayrı bağımsız politikasını izleyerek 12 Eylül’de yapılacak referanduma ’’BOYKOT’’ etmek daha devrimci komünist bir tavır olacaktır....
Mehmet ÖZCAN
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
