'BDP'nin Dörtyol'da ne işi var? Polis var, işini yapar'
Giderek yaygınlaştırılan ve savaş lobisi tarafından etnik içerik kazandırılmaya çalışılan toplumsal ve siyasal linç olaylarını sadece bir 'güvenlik sorunu' olarak ele almak ne kötü...
Tabii ki Başbakan Erdoğan'ın, 'BDP'nin Dörtyol'da ne işi var? Orada polis var, işini yapar' rahatlığı içinde oluşu da...
Hele de güvenlik güçlerinin de içinde bulunduğu bir takım özel birlikler, JİTEM gibi oluşumlar söz konusuyken...
Oysa böylesine derin ve giderek 'etnik içerik' kazandırılmaya çalışılan yakın tarihte de kanlı örneklerini çokça gördüğümüz olaylarda güvenlik güçlerinden önce hükümetin sorumluluğu var...
Ama hükümet, 'orada polis var, işini yapar' diyor...
Dörtyol'a, İnegöl'e ve daha başka yerlere gitmiyor...
Yaşananlar karşısında sorumluluk duyan BDP'ye de engel oluyor; çelikten barikatlar kuruyor...
Böyle olunca da Arapların, Türklerin, Kürtlerin, Romanların bir arada yaşadığı çok önemli bir coğrafyada, etnik çatışmayı, linçi istediği gibi örgütlüyor ve yönlendiriyor...
* * *
Dörtyol'daki linç olayları sonrası 2. orduya gönderilen rapor da bu gerçeği gösteriyor.
18:30'da TOKİ konutları polis kontrol noktasına üç sivil kıyafetli tarafından Passat marka araçla gidilen bölgeden ateş açılıyor ve 4 polisin hayatını kaybettiği, Kürtlere karşı linç girişimlerinin de buradan başlatıldığı biliniyor.
Sonrası ise rapor da var zaten:
'Saldırı sonrası saat 19:30 sıralarında içerisinde 3 sivil kıyafetli kişinin bulunduğu Broadway marka aracın ters yöne girip ilerlerken polisin yaptığı dur ihtarına uymadı. Polis tarafından açılan ateş sonucu araçta bulunanlardan ve adının Mehmet Bozkurt olduğu sonradan belirlenen bir kişi yaralandı. Etkisiz hale getirilen üç kişi Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Şehirde polis tarafından yakalanan 3 kişinin 'Dört polis memurunu şehit eden teröristler' olduğu dedikodusu yayıldı.'
Saldırıda kullanılan Passat'ın MHP'li üye Bestami Kılınç'a ait olduğu yapılan soruşturmada açığa çıkıyor. Ayrıca Kılınç'ın olay günü saat 14:00-14:30 arası üç sivil JİTEM görevlisiyle buluştuğu da anlaşılıyor.
Her şey apaçık...
Devlet BDP'liyi Dörtyol'a sokmazken...
Başbakan 'BDP'nin Dörtyol'da ne işi var? Orada polis var, işini yapar' derken...
Kenti; MHP ile iç içe olduğu, ortak saldırı ve provokasyonlar gerçekleştirdiği anlaşılan JİTEM'e, JİTEM'i de kapsayan Ergenekon'a bırakıyor!
Sakarya'da, Kopuzlu'da, Hayrabolu'da, Afyon'da, Dolapdere'de, İzmir'de, Bayramiç'de, Bulanık'ta, Erzurum'da, İnegöl'de bıraktığı gibi... Siyasi sorumluluk üstlenmediği gibi...
Üstlenmek isteyenleri de engellediği gibi...
* * *
Dedim ya devlet bu yolla 'kendi hukuk sınırları içinde' yapamadıklarını kitlelere yaptırıyor. JİTEM, kontr-gerilla gibi yapılara ise 'sevk ve idarede' inisiyatif tanıyor.
Bu durumda da 'Polisleri vuran teröristler yakalandı' demek fitili ateşlemeye, yığınları sokağa dökmeye yetiyor.
Sonuç...
Polis işini yapıyor...
JİTEM, kontr-gerilla yapıyor...
MHP, Ergenekon yapıyor...
Bir tek hükümet yapmıyor. Yapmak isteyen BDP'ye de 'ne işin var' diyor.
Linç taburlarını ise, 'vatanını milletini seven insanlar' olarak tanımlıyor.
Çünkü Kürtlere karşı 1800'li yıllarda geliştirilen 'ıslahat programı' h‰l‰ yürürlükte bulunuyor. Asimilasyon, ekonomik kaynaklarını tüketme, siyasal güç olmalarının önüne geçme, demokratik yapılarını dağıtma gibi özel planlar güncelliğini koruyor...
İşte İsmet İnönü'nün 'Şark Islahat Raporu'ndan (21 Ağustos 1935) sadece birkaç başlık:
- Türk ve Kürt şehirleri olarak ayırdığı mıntıkalar ayrı şekillerde hizmet almalıdır.
- Kürtlerin bulunduğu yerlerde henüz okul açılmamalı, açılacaksa Türkler için okul açılmalıdır, ikinci planda Kürtleşmiş fakat Türkçe'yi çok daha çabuk öğrenebilecek yerlerde açılmalıdır.
- Fransız ve diğer ülkelere karşı Mardin, Urfa ve Hakkari gibi sınır bölgelerinde iyi bir idare kurulmalıdır.
- Boşaltılmış olan Ermeni köylerine Kürtlerin yerleşmesi engellenmelidir.
- Kürtler asimile edilmelidir. Kürt çekim kuvvetine karşılık Türk merkezleri oluşturulmalıdır.
- Kürdistan coğrafyası şimendifer (tren) hattı ile kontrol altında tutulmalı.
- Kaçakçılığın önüne geçilmeli. Kürtlerin ekonomik güç elde etmeleri engellenmeli.'
'30'lu yıllardan günümüze çok şey değişmemiş gözüküyor. Değişmesi için hükümet de rol almaktan kaçınıyor...
Delil KARAKOÇAN
delil-karakocan@hotmail.com
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
