Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Türklük Sorunu Üzerine
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Kategoriler
Blogçular:
*
- Lütfen seçiniz -
Adnan Fırat'ın Yazıları
Ajenazad'ın Bloğu
Ali Aydın Çiçek'in Yazıları
Ali Ekber'in Notları
Ali Madenkuyu'nun Yazıları
aramalzan ağ günlüğü
Çatı Partisi tartışmaları
Çağdaş'ın Bloğu
Özgür Ünveren'in Yazıları
Basın Takip Merkezi
Celali'nin Not Defteri
Cihan Erdoğan'ın Not Defteri
Ciwan Amed'in Bloğu
Coşkun Edip Soykan'ın Bloğu
Daryo'nun Bloğu
Dünya'nın Bloğu
Düzgün Tosun'un Bloğu
Demir'in Bloğu
Diyarbekir Kalesinden Notlar'ın Bloğu
Diyarbekir Kalesinden Notlar'ın Bloğu
Eylemin Bloğu
Ferhat'ın Bloğu
Fikret Şedal'ın Yazıları
Fikriye'nin Bloğu
Fırat Alxas'ın Bloğu
Gün Zileli'nin Bloğu
Gündemden Yansıyanlar
George Batzas'in Bloğu
Hidayet'in Penceresi
Köxüz'ün Seyir Defteri
Kendal Kurdi'nin yazıları
Lojbat'ın Bloğu
Lolan'ın Bloğu
Mehmet Güneş'in Bloğu
Meral Çiçek'in Yazıları
Meral'in Bloğu
Metin Aydın'ın yazıları
Mihdi Perincek'in Bloğu
Minarşist'in Bloğu
munzurdersim'in bloğu
Musa Bilik'in Bloğu
Muzaffer'in Bloğu
Ozan Tahir'in Bloğu
Parazitin Bloğu
Rexne Gulan'ın Bloğu
Rozsa'nın Not Defteri
Rıza Aydın'ın Not Defteri
S. Hatspanian'ın Vartaşen Hapishanesi Mektupları
Salih Kadim'in Bloğu
Salih Kadim'in Bloğu
Sami Görendağ
Selami'nin Bloğu
Sema Güler'in Bloğu
Sema Güler'in Bloğu
Serkan Engin'in Yazıları
Stratejik Araştırmalar Merkezi
Suat'ın Yazıları
Suavi İleri'ın Bloğu
Toplum ve Tarih
Umut Aaron ağ günlüğü
Yuksekova Defteri
Zaferin Bloğu
Zehra'nın Bloğu
Zeynep Tozduman'ın Bloğu
Şenel Karataş'ın Yazıları
İsmail Cömertoğlu'nun Bloğu
İsmail Yıldız'ın Yazıları
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Ana Metin:
*
<strong>Kürtlere Karşı Örgütlenen Linç Vesilesiyle Bir Kez Daha Türklük ve Kürt Hareketi Üzerine</strong> Bu yazının başlığını “Türklük Sorunu” olarak koyduk, çünkü günümüzde “Kürt Sorunu” olarak adlandırılan mesele, birileri tarafından cumhuriyetin “başına bela edilmiş” bir “sorun” değil, bizzat cumhuriyetin ve onun dayandığı dinamiklerin yol açtığı bir “sorun”dur. Bundan dolayıdır ki, öncelikli olarak meselenin adının doğru konulması gerekiyor. Zira bir meseleyi ortadan kaldırabilmenin yolu, olayın ve olgunun adının doğru konulmasından geçmektedir. Evet, bugünkü cumhuriyet bir Türk Cumhuriyeti olarak kurulmuştur ve bu cumhuriyetin temel dayanağını asimilasyon, inkâr ve imha oluşturmuş, oluşturmaktadır. Yani mümkün olanlar asimilasyon yoluyla “Türkleştirilmiş”, Türkleştirilemeyenler ise inkâr, imha ya da sürgün edilmiştir. Bugünkü cumhuriyet Milli ve ırkçı esaslara göre tasarlanmış ve kurulmuştur. Ne var ki, amaçlanan maksada tam olarak bir türlü ulaşılamamıştır. Eğer cumhuriyetin resmen ilanını değil de, cumhuriyetin mayasını teşkil eden İttihatçı hareketin kuruluşunu esas alacak olursak, aradan bir asrı aşkın bir zaman geçmiş olmasına rağmen, bugün bile hedeflenen amaca tam olarak ulaşılamamıştır. Yani, ne herkes Türkleştirilebilmiş, ne de Türk olmayanlar bir bütün olarak yok edilebilmiştir. Dolayısıyla da cumhuriyetin tarihi boyunca bir yok etme, bunun karşısında ise bir var olama savaşı hep var ola gelmiştir. Cumhuriyetin temel ülküsüne karşı direnenlerin vermiş oldukları varlık savaşı, nedense hep “sorun” olarak adlandırılmış, bu da yetmemiş, bu “sorun”lar cumhuriyetin değil de, cumhuriyetin mağdur ettikleri üzerinden adlandırılmıştır. Yanlış tanım ise, kaçınılmaz olarak çözümün de yanlış yerde aranmasına yol açmıştır. Cumhuriyetin kendisi değil de, onun yol açtığı sonuçlar üzerinden bir tartışma yapılmış, dolayısıyla da “sorun”ların adı da bu yanlış sonuçlar üzerinden konulmuştur. Bu “sorun”un adı kimi zaman “Ermeni Sorunu”, kimi zaman “Azınlıklar Sorunu”, kimi zaman da “Kürt Sorunu” olmuştur. Hâlbuki ne Ermenilerin, ne Kürtlerin, ne de öteki olarak muamele gören diğer toplulukların varlıkları tek başına bir sorun değildir, hiçbir vakit de sorun olmamıştır. Ne vakit ki Türklük ve Türkleştirme meselesi vuku bulmuş, işte o zaman bu tür “sorun”lar icat edilmiştir ya da Türkleştirilemeyenlerin varlıkları bir “sorun” olarak kabul görmüştür. Bununla da kalınmamış, bütün bu “sorun”lara yol açan Türklük iken, “sorun”lar Türklüğün mağdur ettikleri üzerinden adlandırılmış, mağdurlar “sorun”ların kaynağı olarak gösterilmiştir. Nasıl ki, erkeklerin yol açtığı, daha doğrusu erkek egemenliğinden kaynaklanan cinsiyet ayrımcılığı ve her türlü ayrımcılık “kadın sorunu”, kapitalizmin yol açtığı çevre tahribatı da kapitalizmden soyutlanarak “çevre sorunu” olarak tanımlanıyor ise; Türklük ve Türkleştirme politikasının bir sonucu olarak tarih sahnesinde yeniden yer almış olan Kürt ulusal hareketi de “sorun”a yol açan asıl özneden soyutlanarak Kürtler de “sorun”a yol açan özne olarak gösterilmekte ve “sorun” “Kürt sorunu” olarak tanımlanmaktadır. <strong>Türklük Sorunu mu yoksa “Kürt Sorunu” mu?</strong> Kürt bölgelerinde çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte, gündem de bu çatışmaların ekseninde oluşmaya başladı. Kimileri bu süreci, “Söz konusu olan bir etnik ya da kimlik sorunu değil, ekonomik bir sorundur” türünden bildik hamasi laflarla açıklamaya çalışırken, kimileri de, “sorunun adını doğru koymak lazım, bu sorunun adı Kürt sorunudur” açıklamasını yinelediler. Birinci açıklama ne kadar aymaz bir açıklamaysa, ikinci açıklama da o kadar yanlıştır. Zira söz konusu olan bir “Kürt sorunu” değil, bir Türklük sorunudur. Meselenin adını doğru koymak lazım; Türklerle Kürtler arasındaki sorunlar, Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın Türkler tarafından işgal edilmesiyle birlikte başlamış, Türklük esaslarına göre kurulan “Türk Cumhuriyeti”nin ilan edilmesiyle birlikte de bugünkü halini almıştır. Tabii ki Kürtlerin yaşadığı coğrafya başka istilalar ve istilacılar da görmüş ve Kürtler her dönem işgale ve işgalden kaynaklanan sonuçlara karşı savaşmak zorunda kalmışlardır. Ama hiçbir istila, Türklüğün son yüzyılda yol açtığı sonuçlar kadar kalıcı ve tahripkâr sonuçlara yol açmadığı gibi, bu son istilanın özeliklerine de sahip değildir. Çünkü hiçbir istilacı güç Kürtlerin varlığını inkâra yönelip, Kürtlere de kendi varlıklarının inkârını dayatmamıştır. Zaten bu bakımdan sömürge bir halk olarak Kürtler, sömürgeci bir devlet olarak da Türk devleti sömürgecilik tarihinde bir ilki oluşturmaktadır. Çünkü tarih boyunca hiçbir halk, işgalcisi tarafından kendini inkâra ve egemeni olanın kimliği üzerinden kendisini tanımlamaya zorlanmamıştır. Mesela Fransa, sömürgeleştirdiği hiçbir ulusu kendisini inkâr etmeye ve Fransız etnisitesinin bir parçası olarak tanımlamaya zorlamamıştır. Ulus devletler tarihinin en ırkçı devletlerinden biri olan İsrail Devleti, ne Filistinlileri inkâr etmekte, ne Filistinlileri Yahudi halkının bir parçası olarak görmekte, ne Filistinsileri dünyaya böyle göstermekte ve ne de onları buna zorlamaktadır. Bu bakımdan Türk devleti ve kendisini Türklük üzerinden tanımlayan Türkler, egemeni oldukları tüm alanlarda, yurtlarını ve yaşamlarını işgal ettikleri herkesi Türk olarak tanımlamakta ve onlara kendilerini inkâr etmeyi dayatarak yeryüzünde bir ilki oluşturmaktadır. Dünyanın en eski sömürgeci devletleri bile, bugün aynı suçu bir başka biçimde işliyor olsalar bile, geçmişte işlenmiş suçlarla bugünleri arasında bir ortaklık kurmak cesaretini gösterememekte, geçmişte işlenen suçlar için ‘özür’ dileyip, bir biçimde geçmişle bugün arasında bir ortaklığın kurulmasının önüne geçmek için uğraşırlarken, Türkler, geçmişe özlem duyan, geçmişte işgal ettikleri topraklarda yeniden at koşturmaya özlem duyan tek topluluktur. Yine aynı şekilde, yeryüzünde hiçbir devlet ve millet yoktur ki, işgal ettiği yerleri “vatan toprağı” olarak görsün ve işgale karşı direnen yerli halkları “vatana ihanet”le suçlasın. Bilindiği gibi, günümüzdeki Türklüğün “atalarımız” demekte hiçbir sakınca görmediği Osmanlılar, dört yüz yıl boyunca Yunanlıların yurtlarını işgal altında tutmuş, sonunda da bu toprakları terk etmek zorunda kalmıştır. Ama buna rağmen bugünkü Türklük, Yunanistan’ın toprakları içerisinde kalan ve Batı Trakya olarak adlandırılan toprakları kendi yurdu olarak görebilme aymazlığını gösterebilmekte ve bir gün bu topraklara dönme arzusu taşıyabilmektedir. Daha da garip olanı ise, Yunanlılar karşısında bir utanç duyulacağına, Yunanlıların düşman ve güvenilmez olarak görebilmesidir. Yine aynı şekilde Ermenilerin, Kürtlerin, Süryanilerin yurtlarını işgal edip, sonra da bu halkları soykırımdan geçiren, bu halkları sürgüne gönderen, geride kalanları ise asimile ya da inkâr eden Türklerdir. Ama buna rağmen Ermenileri, Süryanileri ve Kürtleri düşman ilan eden ve onları “vatana ihanet”le suçlayan da aynı Türklerdir. Bu nasıl bir ruh haldir ki, hem zulüm yapmakta, hem de zulüm görüyorum diye ortalıkta bağırmaktadır? Öyle sanıyoruz ki Türklük bir fenomendir ve bu fenomenin mutlaka incelenmesi gerekmektedir. Çünkü bu fenomen, ne klasik milliyetçilikle, ne klasik ırkçılıkla ve ne de klasik faşizmle açıklanabilir. Klasik ırkçılığın temel şartı, kendi ırkından olmayanları öteki olarak görmeyi gerektirir. Yani hiçbir zaman bir beyaz bir siyahı kendinden görmez; siyah olan beyaza benzemeye çabalasa da, beyaz bunu dıştalar. Keza klasik faşizmin dayanakları aynıdır. Örneğin Alman faşizmi Yahudileri Almanlaştırmak gibi bir reaksiyona sahip değildi, bilakis, “Almanlığı Yahudilikten arındırmak”, ilkesine dayanmaktaydı. Yeryüzünde bir tek Türkler, egemeni olduğu coğrafyada yaşayan herkesi Türkleştirmek histerisiyle hareket etmiş ve bunu başardıkları ölçüde kendileriyle barışık olabilmişlerdir. Bu durumu hastalık olarak adlandırmayı çok isterdik, ama değil. Eğer öyle olsaydı, bu durumda bir caza-i muafiyet doğardı ve bu tartışmaya da gerek kalmazdı. Türklük bir hastalık değil, bir fenomendir, daha doğrusu Türklük demek, başkasını inkârdır, herkesi Türk olmaya zorlamak demektir, Türk olmayan herkesi düşman görmektir, böbürlenmektir, düşünememekle övünmek demektir, yaptığı zulümlerden yola çıkarak gücünün ve yaşadığının farkına varmak demektir. <strong>Türklüğün Gizli ve Açık Esasları Üzerine</strong> İkiyüzlülük ve riyakârlık, Türklüğün gizli ve açık esaslarının en önem iki ayağını oluşturmaktadır. Bundan dolayıdır ki Türklük, hem muhtaç olduğu, hem de itaat ettiği karşısında riyakâr ve ikiyüzlüdür. “Köprüden geçinceye kadar ayıya dayı diyeceksin” sözünün Türklük nazarında bu derece kabul görmesinin nedeni tam da bundandır. Bu söz, Türkülüğün temel esaslarından birini teşkil eder. Aynı Türklüğün bir başka esasını ise, “Devletin malı deniz, yemeyen keriz” sözü oluşturur. Bilindiği gibi Türklük için devlete itaat etmekle Allah itaat etmek bir ve aynı şeydir. Türklük nazarında devlet düşmanlığının karşılığı vatana ihanettir ve cezası linçtir. Ama aynı Türklük, “devletin malı deniz, yemeyen keriz” sözünü kendisine bir ilke olarak alabilmektedir. Türklük için “dün dündür bugün bugündür.” Türklük, hiçbir vakit geçmişiyle yüzleşmez. Türklük için önemli olan tarihsel haklılık değil, her koşulda menfaatlerini esas alan “kendi haklılığı”dır. Türklük, kurbanken de haklıdır, katilken de. Türklüğün esasını oluşturan temel bu olduğu içindir ki Türklük, olgular ve olaylar arasındaki benzerlikleri görmez, görmek istemez. Türklüğün bir bileşeni olan ve Avrupaya göç etmiş Türkleri örnek alalım. Bilindiği gibi Türkler, kırk küsur yıl önce Avrupa ülkelerine göç ettiler, hem de kendilerine “misafir” sıfatını yakıştırarak. Ama bu “misafir” Türkler, baktılar ki bu misafirlik uzun sürecek, bu kez de oralara yerleştiler. Kendilerine ait dernekler, camiler kurdular, okullarda din dersi ve Türkçe dilinin öğretilmesini, daha sonraki yıllarda ise Türkçe dilinde eğitim hakkı istediler. Üstelik de bütün bunları kendi deyimleriyle “misafir” olarak bulundukları ülkelerde istediler ve bu isteklerine sahip de oldular. Bir başka örnek ise, bir dönemler Osmanlı İmparatorluğu’nun işgali altında olan Kıbrıs, Yunanistan, Makedonya ve Bulgaristan gibi ülkelere yaşayan Türklerin durumudur. Bilindiği gibi bu ülkelerde yaşayan Türkler ya Osmanlı İmparatorluğu tarafından bu ülkelere götürülmüşler ya da İslamiyet üzerinden sonradan Türkleştirilmişlerdir. Türk ya da Türkleştirilmiş bu nüfusun önemli bir kısmı, bu ülkelerdeki Osmanlı işgali son bulduktan sonra da bu ülkelerde kalmaya devam etmiştir. Buna rağmen, ne zaman ki buralarda yaşayan “Türk nüfusu” bir ayrımcılığa tabi tutulmuş, Türk devleti ve Türklük ayağa kalmış ve kendi “soydaş”ları için eşit haklar talep etmiştir. Ne var ki, Almanya’da, Yunanistan’da ve Bulgaristan’da yaşayan Türkler için eşit yurttaşlık hakkı isteyen -ki zaten buralarda yaşayan Türkler büyük ölçüde eşit haklara sahiptiler-, elinden gelse bu ülkelerde de tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi Türk devletçikleri kurduracak olan Türklük; bırakın ayrılmayı bir yana, kendi işgalcisinin varlığını bile kabullenmeye hazır ve işgalcisiyle eşit haklar temelinde bir arada yaşamaya razı olmuş Kürt halkını linç etme aymazlığını gösterebilmektedir. Peki neden? Öyle ya, kırk yıl önce Almanya’ya, üstelik de “misafir” statüsüyle giden Türkler için Almanlarla eşit haklar talep eden Türklük, nasıl oluyor da aynı hakları talep eden Kürtler karşısında bu derece reaksiyoner olabiliyor? Bu durumu ne klasik işgalci zihniyetiyle, ne klasik milliyetçilikle, ne de klasik ırkçılıkla açıklayabilmek pek mümkün değildir. Bütün bunlarla Türklük arasında bir takım ortaklıklar olsa da, bunlar bir ve aynı şeyler değildir. Bizim kanaatimizce bu sorunun cevabı, Türklüğün esaslarında saklıdır. Türklüğün açık ve gizli esasları teşhir edildikçe, işgal topraklarını kendi “vatan toprağı” olarak gören, işgale karşı kendi toprağını savunan halkları da “vatana ihanet”le suçlayan, hem zulüm yapan, hem de zulüm gördüğünü, haksızlığa uğradığını iddia eden bu zihniyeti de anlamak mümkün olacaktır. <strong>Peki, Türklük bir patolojik bozukluk ve bir paranoya değilse, nedir?</strong> Bu, bir hastalık değil, Türklüğün esasıdır. Çünkü Türklük ideolojisi ve Türk devleti sosyal bir tabanı olmayan, önce ideolojisi ve ilkeleri oluşturulan, önceleri Ergenekon gibi bir takım efsanelerle beslenen, bu yetmez olunca da devşirme topluluklarla vücuda getirilmeye çalışılan bir fenomendir. Bundan dolayıdır ki bu derece reaksiyoner ve tartışılmaya düşmandır. Böyle olmak zorundadır çünkü “Türk sermayesi” gibi Türklüğün sosyal tabanı da devşirme yoluyla oluşturulmuştur. Bir başka deyişle, önce milleti olmayan bir “milli devlet” kurulmuş, sonra da başka milletlerden devşirme ve asimilasyon yoluyla bir millet yaratılmıştır. Türklük ideolojisi ve bu ideoloji etrafında örgütlü komplocu bir teşkilat (İttihat ve Terakki) tarafından temelleri geçtiğimiz yüzyılın ilk yıllarında atılan, kendisi ise 1923 yılında ilan edilmiş olan bugünkü cumhuriyet, hem “ulusal” bir sermayeden, hem de ulusal bir tarihten ve sosyal bir tabandan yoksun olarak kurulmuştur. Milleti olmayan bir milli devlet olarak kurulması bir yana, kurucu kadrolarının önemli bir kısmı da Türk değildir; kurucu kadrolarının çoğu Makedon, Arnavut, Çerkez ve Yahudi’dir. Hadi diyelim ki bunun bir önemi yoktur; nihayetinde Fransa’nın Fatihi olarak kabul edilen Napolyon da bir Fransız sömürgesi olan Korsika’dandı. Keza kendisi Kürt kökenli olan Ziya Gökalp, “Türklüğün Esasları”nı kaleme almıştır. Zaten Türklüğün handikabının asıl nedeni de bu değildir. 1923’de kurulan milli Türk devletinin esas handikabı, Türklerin azınlıkta olduğu, daha doğrusu “Türklük bilinci”nin olmadığı bir coğrafyada Türklük esaslarına dayanan bir devlet olarak kurulmuş olmasıdır. Komplocu İttihatçı gelenekten gelen devletin kurucu kadroları bu handikabın farkındaydılar, dolayısıyla da hiç vakit kaybetmeden bir Türkleştirme süreci başlattılar. Henüz daha cumhuriyetin kuruluşu gerçekleşmeden coğrafyanın en kadim halklarından olan Ermeniler, Süryaniler zaten ya katledilmiş ya da sürgüne gönderilmiştir. Yani daha Cumhuriyet kurulmadan önce, Türk Cumhuriyeti’ne giden yollar açılmıştı; ama amaca ulaşabilmenin önündeki en önemli engel olarak Kürtler halen daha duruyorlardı. Üstelik de Kürtler, cumhuriyetin kurucu ortağı olarak kabul edilmiş ve büyük ölçüde Kürtlerin katkısıyla mevcut devlet kurulmuştu. Ama bu durum, yani Türklüğe bir devlet hediye eden önemli Kürt varlığı, devletin sahiplerinin amentüleriyle örtüşmüyor, daha da kötüsü, devletin “gizli Anayasa”sını tehdit ediyordu. “Gizli Anayasa”ya göre devletin esasını oluşturan Türklük ve Türklüğün üstünlüğüne dayanan mit idi. O zaman Türklüğün elini kolunu bağlayan bu engelden kurtulmak gerekiyordu. Bu sürecin ilk adımı olarak, çeşitli provokasyonlar yoluyla bir şiddet ortamı yaratıldı ve Kürt direniş odaklarına karşı amansız bir saldırı başlatıldı. Katliamlar yapıldı, Kürtler kendi topraklarından çok uzaklara sürüldü ve Kürt demografik yapısında ciddi tahribatlara yol açıldı. Ve nihayetinde de Kürtlerin varlığı inkâr edildi. Cumhuriyet kurulmadan önce, kuruluş aşamasında ve cumhuriyet kurulduktan hemen sonra Kürtler müttefik olarak kabul edilirken ve Kürtlerle yapılan ittifaklar resmi kayıt altına alınırken, Kürtler birden bire yok sayılmaya ve inkâr edilmeye başlandı. Bir zaman sonra resmi kayıtlarda artık Kürtler yoktu; ‘Kürt diye anılan insanlar ise ‘dağ Türkleri’ydi. “Karda yürürken ayakları kart kurt sesi çıkardığı için bu insanlara Kürt deniliyor” idi. Ama bunlar esasen “dağ Türkleri” idi. Türlüğün kurucuları, baskı zoruyla da olsa bir dönem için Kürtleri sindirmeyi, Kürtleri Türklüğe biat ettirmeyi başardılar. Hatta ve hatta Kürtlerin azımsanmayacak bir bölümünü asimile bile ettiler. Ama ne Kürtlüğü, ne de Kürtleri yok edebildiler. Kürtler, her dönem yeniden tarih sahnesine çıkmayı ve varlılarını haykırmayı başardılar. Her seferinde ağır bedeller ödemek zorunda kalsalar da, Kürtler bundan hiçbir vakit vazgeçmediler. Kürtler suskunken de, isyan halindeyken de devletin sahiplerinin korkulu rüyası olmaya devam ettiler. Çünkü uydurma Türklüğün varlığı, inkâr edilen başka halkların yok sayılaması üzerine kurulmuştu ve yok sayılan halklar arasında içerisinde her an tarih sahnesine çıkma potansiyeli taşıyan tek halk Kürt halkıydı. Kürtler ne kadar güçlü bir biçimde tarih sahnesinde yer alırlarsa, uydurma Türklük miti o derece hızla dağılmaya mahkûmdu. Bundan dolayıdır ki en ufak bir Kürt uyanışı en şiddetli devlet terörüyle ortadan kaldırıldı. Korku o derece büyüktü ki, Kürtçe ağıtlara bile izin verilmedi. Türklük miti o derece zayıftı ki, Kürtçe bir ağıt karşısında bile dağılabilirdi. Son yüzyıla damgasını vuran Türklük histerisinin ve linç kültürünün dayandığı gerçek budur. Yeryüzünde mit üzerine kurulmuş bütün egemenliklerin davranışları aynıdır. Bunların hepsi kof bir güçlülük mitine ve bu güçten kaynaklanan ayrımcılığa dayanır. Ve bunların hepsi, aslında onların hiçliğinin kanıtı olan karşı argümanları reaksiyoner bir biçimde bertaraf ederler. Özcesi; Türklük, patolojik bir bozukluk ya da bir paranoya değil, gerçekle alakası olmayan bir mittir. Türklük, tarihsel ve maddi temellere dayanmayan “varlığını” ise ancak ve ancak yok saydıklarının varlığını inkâr ederek devam ettirebilen; “ben varım” diye tarih sahnesine çıkmakta direnen halkları ise reaksiyoner Türklük halleri (linç vb.) ile susturan bir fenomenin adıdır. <strong>Türklük Fenomeni Karşısında Devrimci Tutum Ne Olmalıdır?</strong> Hal böyleyken Devrimci hareketin yapması gereken nedir? Yapılması gereken ilk şey, öncelikle, “Türklerle Kürtlerin bir problemi yoktur, asıl problem PKK’dır” diyen Türklük görüşünün de, “Kürtlerin Türklerle bir sorunu yoktur, asıl sorun derin devlettir” diyen Kürt söyleminin de doğru olmadığını ilan etmektir. Türklüğün Kürtlerle olduğu gibi, Kürtlerin de Türklükle hayati sorunları vardır ve bu sorunların çözümü hiçte kolay değildir. Çünkü Türklüğün temel var oluşu, Kürtlerin ve diğer Türk olmayan toplulukların yok edilmesi ve hayatta kalabilenlerin asimile edilerek yok sayılması üzerine kurulmuştur. Ve Kürt halkı varlığını ortaya koydukça Türklüğün temelleri sarsılmaktadır. Dolayısıyla da Türlüğün Kürtlerle olan sorunları hayatidir. Aynı şekilde Kürtlerin de Türklükle hayati sorunları mevcuttur. Çünkü varlığını ortaya koymak için her ayağa kalkışında çatışmak zorunda olduğu bir güçtür Türklük. Türklükle Kürtlerin sorunlarının olmaması için, öncelikli olarak Türklüğün ırkçı bir mit olmaktan çıkıp, maddi temelleri olan sosyal bir kimliğe, bir kültüre dönüşmesi gerekiyor. Ancak bu tür bir normalleşme yaşamış olan Türklük, başkalarının da varlığını kabullenme ve onlarla eşit koşullarda bir arada ya da ayrı ayrı ama yan yana yaşama kültürünü edinme yoluna girebilir. Bu bakımdan Kürtlerin yapacakları bir şey yoktur. Zaten Kürtler, yeryüzünde hiçbir halkın kendi egemenine göstermediği bir hoşgörüyü kendi egemenlerine göstermektedirler. Yeryüzünde hiçbir sömürge halk yoktur ki, kendisi için özgürlük isterken, kendi ezenine de “demokrasi” talep etsin. “O halde ne yapmalı?” sorusuna doğru cevap verebilmek için yapılması gereken bir başka şey ise, “Türklerle Kürtler kardeştir” yalanını teşhir etmektir. Yanılmıyorsak 90’lı yılların başında Öcalan bir demecinde şöyle diyordu: “Madem kardeşiz, o halde şöyle yapalım, 70 sene boyunca biz kendimize Türk’üz dedik, gelin siz de kendinize 25 sene Kürt’üz deyin.” Öyle ya, madem Türklerle Kürtler kardeştir, o halde neden hep kuralları koyan Türkler oluyor? Kürtlerle Türklerin kardeş olabilmelerinin ön koşulu, Türklerin, kendileri için hak gördükleri her şeyi Kürtler için de hak görmeleridir. Ya da Türklüğe layık görmediklerini Kürtlere de layık görmemeleridir. Bunu önkoşulu ise, Türklerin Kürtlerin ayrı devlet kurma hakkına sahip çıkmasıdır. Ancak o vakit Kürtlerle Türklerin kardeşliği mümkün hale gelir. Kürtler bu haklarını kullanırlar mı yoksa kullanmazlar mı, bu Kürtlerin sorunudur. Ama Türkler, kendi belirledikleri ve egemeni oldukları koşullarda yaşamayı Kürtlere dayattıkları sürece bir kardeşlik mümkün değildir. Kürt hareketinin söylemi ne olursa olsun, devrimci hareketin söylemi bu zemin üzerine oturmak zorundadır. Kürt hareketinin kendisi kardeşlikten dem vurabilir ve bu eksende siyaset yapabilir, ama bu zemin devrimci hareketin zemini olamaz. Çünkü Türklük Kürt hareketinden bağımsız olarak ele alınması gereken ve her koşulda ona kaşı mücadele edilmesi gereken bir tehlikedir. Devrimci hareketin hem Türklüğün esiri olmuş “Türk” emekçilerine, hem de Türklüğün postalları altında acı çeken Kürtlere ve bütün ötekilere yapacağı en büyük hizmet, Türklüğün bertaraf edilmesi için tavizsiz bir mücadele yürütmektir.
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Related Links
Links are stored as part of the
links management feature
. Monitoring and dead link detection are centrally managed from there.
To add more links, just click "Preview" to add another blank row. To remove a link from this article, just blank out its URL field or check the Delete box.
If you blank out the title but leave the URL, then the system will suggest a title for you. The Weight allows you to determine the order in which links are displayed; lower numbers float to the top.
URL
Başlık
Ağırlık
Sil
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
-5
-4
-3
-2
-1
0
1
2
3
4
5
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2010-08-05 10:48:23 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat