Aram Tigran'ı anıyoruz

aram_tigran_cumbus.jpg

Sürgünde doğup, sürgünde yaşamını yitiren ve hasretini çektiği Diyarbakır'da defnedilmesine dahi izin verilmeyen Kürt müziğinin duayeni Ermeni asıllı sanatçı Aram Tigran, ölümünün birinci yıldönümünde anılıyor. Tigran hayatı boyunca özlemini içinde duyduğu Diyarbakır'da bugün onbinlerce kişi tarafından anılacak.

Aram Tigran'sız geçen bir yıl

Ermeni tehciri sırasında anne ve babasının dışında bütün akrabaları öldürülen, ailesi daha sonra Qamişlo kentine göç etmek zorunda kalan Kürt müziğinin duayeni Ermeni asıllı sanatçı Aram Tigran'ın bugün ölümünün birinci yıldönümü. 1934 yılında Qamişlo'da dünyaya gelen ve bir Kürt ailesi tarafından korunup kollanan babasının vasiyeti üzerine Kürtçe şarkı söylemeye başlayan Tigran için bugün Diyarbakır'da yüz binlerin katılacağı bir anma etkinliği yapılacak. 9 yaşından itibaren eline cümbüşünü alıp çalmaya başlayan Kürt müziğinin duayeni Aram Tigran'ın trajedilerle dolu yaşamı sürgünde başladı, yine sürgünde bitti.

Kürt kültürüne hizmet etti

Kürt müziğinin duayeni Aram Tigran'ın yaşamını yitirmesinin üzerinden bir yıl geçti. Tigran'ın birinci ölüm yıldönümünde Kürtler Aram'ı anmaya hazırlanırken, Aram sevgisi Kürtlerin yüreğinde her geçen gün daha da büyüdü. Aram'ın Diyarbakır'a olan sevdasının kat be kat büyüğünü Diyarbakırlılar ona karşı hissetti ve büyüttü. Sadece o Diyarbakır hasreti çekmedi, Diyarbakır da ona hasretti ve hasretlik giderek büyüyor. Kendisi Kürt olmadığı halde Kürt kültürü ve müziğine Kürtlerden çok daha büyük bir emek veren Tigran, 53 yıllık müzik yaşamında Kürtlerin çektiği acıları sürekli dillendirdiği gibi, sadece Kürt müziğine katkı sunmadı, bunun yanında kendi anadili olan Ermenice, Arapça, Türkçe olmak üzere birçok dilde şarkılar seslendirdi.

Ermeni tehcirinin yaşandığı 1915 yılında bir Kürt ailesinin koruyup kollamasıyla canını kurtararak Sason'un Bianda köyünden Qamişlo'ya göç eden babası, yine aynı şekilde kaçarak hayatını kurtaran annesiyle tanışır ve evlenir. Aram Tigran ise 15 Ocak 1934 yılında Qamişlo'da dünyaya gelir. Kendisi yaşamamış olmasına rağmen tehcir izleri onda da diğer bütün Ermenilerde olduğu gibi varlığını sürdürür. Küçük yaşlarda müziğe ilgi duyar ve 9 yaşından itibaren ud çalarak müzik yapmaya başlar. Seslendirdiği her şarkıda, sesiyle, sözüyle Kürtlerin ve Ermenilerin çektiği acıları yansıtır.

Aram, bir 'Sanat militanı' idi 

Babası Ermeni tehciri sırasında bir Kürt aile tarafından korunup kollandığından Aram'a Kürtçe şarkılar söylemesini vasiyet eder. Bu nedenle çoğunlukla Kürtçe seslendirir. Böylece kısa sürede Kürt halkının sevdiği bir sanatçı haline gelir. 'Aram bir sanat militanı olmuştur.' Atalarının katledildiği, acılarla geçirilen sürgün yollardan koparıldığı topraklara bir ömür sonra militanca döndü. Yıllarca özlemini çektiği topraklar Tigran'ı bağrına bastı. Sesinde bütün yaşanmışlıkların izi, gözlerinde ve gülüşünde babasının vasiyeti olan Kürt kültürüne hizmet aşkı her an okundu. Yaşamı boyunca 12 Kürtçe albüm çıkaran Ermeni asıllı Kürtçe besteci ve ses sanatçısı Tigran sadece Kürtçe değil, Ermenice ve Arapça şarkılar da seslendirdi.

Aram, 9 yaşından itibaren müziğe ilgi duydu. 1953 yılından itibaren profesyonel bir şekilde müzik yapmaya başladı. Bu yıllarda Qamişlo'da müzik yapan Tigran, 1966 yılında Kürtlerin arasında sayılı ünlü sanatçılardan biri haline geldi. Ardından Erivan radyosunda çalıştı. 1990'lı yıllara kadar Erivan radyosunda müziğini icra eden Aram, bu tarihten sonra Avrupa'ya çıkar. Avrupa'da devam ettirdiği sanat yaşamı, tam 16 yıllık çalışma döneminde Ermenice, Kürtçe, Arapça ve Türkçe'den ibaret tam 435 şarkı derleyip okur.

Sürgünde bir hayat 

47 yıllık evlilik hayatında iki kızı ve bir oğlu olan Tigran, Atina'da 8 Ağustos günü Van Gelismos Hastanesi'nde hayata gözlerini yumdu. 6 Ağustos'ta sabah saatlerinde ilkin beyin ölümü gerçekleşti, sonra da kalbi durdu. Tigran'in vasiyeti cenazesinin Diyarbakır'a götürülmesiydi. 75 yaşında yaşamını yitiren Tigran, vasiyetinde; 'Beni Amed'e gömün' demişti. Büyük sanatçının cenazesinin Türkiye'ye getirilmesine İçişleri Bakanlığı, 'Gerekli izni Bakanlar Kurulu verir' diyerek izin vermezken, Tigran'ın ailesinin Yunanistan'dan Türkiye Büyükelçiliği'ne yaptığı başvuruda ise İçişleri Bakanlığı'nın emniyet genel müdürlüğünden gelen istihbarat bilgilerine göre hiçbir gerekçe göstermeden cenazenin Türkiye'ye girişine izin vermediği belirtilmişti. Tigran, cenazesinin Türkiye'ye getirilmesine izin verilmemesinin ardından Brüksel'de toprağa verildi.

Büyük sanatçı Aram Tigran sürgünde doğduğu gibi yine sürgünde yaşamını yitirdi. Tigran'ın cenaze töreninde 'Aramê min iro bê hale' ağıtlarıyla Kürt-Ermeni ağıtları birbirine karıştı. Tigran'ın Diyarbakır'da gömülmesine izin verilmediği için çok üzülen eşi Sirvat Malikyan, kendisiyle yapılan bir röportajda 'Aram Kürt halkına aşıktı' derken, eşi Tigran'ın hiçbir zaman başkalarının şarkılarını söylemediğini ve en sevdiği eserlerinin ise 'Ey Dîlberê, 'Çîyayê Gabarê' ve 'Şev çu' eserleri olduğunu dile getirmişti. Malikyan Tigran, eşinin çocuklarıyla anadillerinde konuştuğunu ve bu konuda hassas olduğunu söylemişti.

Aram Tigran'ı, birinci ölüm yıldönümünde, gönüllerinde taht kurduğu Diyarbakırlılar unutmadı. Tigran için bugün, Batıkent Meydanı'nda yüz binlerce kişinin katılımı ile anma etkinliği düzenlenecek. Anmaya, milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda davetli de katılacak.

DİYARBAKIR - DİHA