"birgün" çevresinden "politik" sansür..!!!! ve amaç!!

Pkkden eylemsizlik kararı 13 ağustos 2010
PKK, 13 Ağustos’tan 20 Eylül’e tarihine kadar çatışmazlık süreci ilan etti.

ANF'de yer alan habere göre, "Kongra Gel Başkanlık Divanı" ile "KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı" 13 Ağustos’tan 20 Eylül tarihine kadar çatışmasızlık süreci ilan ederek, 4 maddelik bir barış planı açıkladı.

Açıklamada, “1 Haziran’dan bu yana aktif savunma pozisyonunda olan güçlerimizi pasif savunma pozisyonuna çektiğimizi kamuoyuna resmen ilan ediyoruz. 13 Ağustos’tan 20 Eylül’e kadar güçlerimiz herhangi bir eylem yapmayacak, ancak kendisine, halka yönelecek saldırı ve operasyonlar karşısında savunma hakkını kullanacaktır” denildi.

Planda, “cezaevinde 1700 civarındaki sivil Kürt siyasetçisinin ve barış grubu üyelerinin derhal serbest bırakılması, Abdullah Öcalan’ın barış sürecine aktif katılma koşullarının yaratılması ve yüzde 10 seçim barajının düşürülmesi” istendi.

(ANKA)

http://www.birgun.net/actuels_index.php?ne ws_code=1281736337&y ear=2010&month=08&da y=13

türkiye devletinde yıllardır süren ve bu.., son aşamada yeni bir sürece giren kürt ulusal sorunu ve yaşanan savaş ile ilgili çok açıklamalar yapıldı.. parti-ve bir çok toplumsal kuruluşlardan barış çağrıları yapıldı..
bu çağrılar ve açıklamalardaki çeşitlilik ve içerik olarak poliştik duruşlar.. ele alınmalıdır..
çünkü..; bu çağrı ve açıklamaların tümü iyi niyetli ve çözümcü değildir.. politik farklı amaçlar taşımaktadır..
bu amaçlardan en başta geleni..; pkk'yi olumsuz bir zeminde göstermek ve kürt halkı nezdinde.., demokrat-devrimci kamuoyu nezdinde.., çözümsüzlüğü ve olumsuzluğu yürüten bir yapı-örgüt biçiminde işlemektir..

bilinen ile.., 6 kez tek taraflı ateş kes ilan eden.. ve bu anlamda saldırılarla kayıplar yaşamasına karşın ısrarla bu tarzını sürdüren pkk.., her defasında.., ateşkesden nasiplenme amacını güden ve saldırılarını savunmasız halka da yayan sistem yüzünden ateş kes kararını bozmak zorunda kalmıştır..
kalıcı bir barışın temel ayağının siyasi alandaki anayasal ve yasal değişimlerle olabileceği bilinmektedir.. bu değişimler.., sadece kürt ulusal sorunu nezdinde değil.., türkiyenin demokratikleşmesi nezdinde de önemli ve geçilmesi zorunlu aşamadır..
yine.., bu gelişmeler sadece kürt halkının bir sorunu.., "işi" de değildir.. tüm devrimci-demokrat hatta liberal-demokrat kesimlerinde sorunu ve "işi"dir..

işte bu noktada..; "kim" ne yapıyor..?? nereye hizmet ediyor.. bunun da netleştirilmesi açığa çıkartılması gereklidir.. ki.., sistem hizmetindeki manüple-dezanformasyon işlevler de deşifre edilsin..

son haftalarda.., kamuoyunda ciddi açıklamalar-deklerasyonlar yayınlandı.. bu savaş durumunun bir an evvel durması talepleri oldu..
bu sayfada ele aldığım.., "birgün" gazetesi!!nin bu son durumlardaki.., konuya-olaya yaklaşımı ve tavrı da bana ilginç!!! geldi..
bu "gazete" aynı gün ..,
bölge gür bir ses ile ateşkes dedi..
http://www.birgun.net/actuels_index....onth=08&day=13
http://www.birgun.net/actuels_index.php?ne ws_code=1281698417&y ear=2010&month=08&da y=13
başlıklı bir haber yayınlıyor.. buradaki başlık çok önemlidir.. bölge gür bir sesle ateşkes demiş!!!

bölge dediği kürdistandaki.. kürt halkının etkin belirli kesimleri.. bir bölge!!! değil.., ayrıca bu sese gür diyor ise.., dtk ne oluyor.. kükrememi!! bölge dediği şeyi asıl temsil eden dtk nın açıklamalarıdır.. bu anlamda batıdaki ve başka yerlerdeki kürtleri ve de herkesi temsil eden bir şeydir.. "bölge" değil..

"birgün".., bu başlıkla sanki bu cevreler dışında "gür" bir barış sesi çıkaran yokmuş ve "diğerleri" varmış!!! ve de.., bu noktada başka tarz içindeymiş havası yaratıyor..
yorumlarım fazlaca kuşkucu görülebilinir.. ama bazı sorularla bunun böyle olmadığını gösterebilirim..
1- "bölge"!!!! de çıkan seslerin tümünü değil de bazılarını "gür" olarak "ayırmak" ne anlama gelir.. ??
2- bu noktada politik olarak ve konjoktürel olarak.., öncü-önder ve muhaplık özellikleri olanların seslerini duymuyor mu?? yada samimi bulmuyor mu?
3- madem "gür"seslerle çok ilgileniyor.. ve önemsiyor.. bir kükreme de kendilerinden duysak!! da seyircipozlarından ve yaşanan kürt ulusal sorununa dışarlıklı bakma eyleminden vazgeçtiğini görsek..
"haberlerin" sunuluş biçimleri de anlamlıdır..

"bölge"nin bir "gür" sesini uzunca aktarıyorsun.. ve alttaki çağrıyı önemsiyor gür ses olarak görüyorsun....;
Biz Hakkari Demokrasi Platformu olarak bu çalışmaları ve çağrıları destekliyoruz. İnsani, vicdani ve ahlaki sorumluluğumuzdan hareketle, hiç kimsenin yaşamını yitirmeyeceği bir ortamın sağlanması ve müzakere sürecinin başlatılması için, devlet operasyonları durdurmalı, PKK eylemsizlik kararı almalı, karşılıklı silahların susturulması sağlanmalıdır.
da....,
kck nın bu çağrılara verdiği yanıtı.. sansürlü ve kısa olarak neden yayınlıyorsun.. bütününü okuyucularına ulaştırmanın sorumluluğundan kaçıyorsun...
kısa bir bölüm alıp haber sunduğunu sanıyor.. sanki..; kck nın bu açıklaması.., "gür bir ses değil"
habere aktarmadığı ve benim önemli gördüğüm bölümler alttadır..
birgün bunun açıklamasını yapmalıdır yada birgün!ü savunanlar yapmalıdır..
neden bu bölümler sansürlendi..??????? ?

Kongra Gel Başkanlık Divanı ile KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı yaptığı açıklamada, '1 Haziran'dan bu yana aktif savunma pozisyonunda olan güçlerimizi pasif savunma pozisyonuna çektiğimizi kamuoyuna resmen ilan ediyoruz. 13 Ağustos'tan 20 Eylül'e kadar güçlerimiz herhangi bir eylem yapmayacak, ancak kendisine, halka yönelecek saldırı ve operasyonlar karşısında savunma hakkını kullanacaktır' dedi.
'Kürt halkı bölgenin en eski ve köklü halkıdır. Kürdistan'ın parçalanması, Kürt sorununu, bölgenin demokratikleşmesinde en hassas ve temel sorun haline getirmektedir. Bu nedenle Kürt sorunun demokratik çözümü, Türkiye'nin demokratikleşmesine ve gelişmesine hizmet edecektir. Aynı şekilde tüm bölgenin demokratikleşmesine, barış ve istikrarın gelişmesine de büyük bir imkan sunacaktır. Tarih ve güncel gerçeklik Kürt halkını ve Kürdistan'ı böyle bir konuma getirmiştir.
Kürt sorunu bugün çözüm aşamasına gelmiştir. Ancak, klasik inkar-imha zihniyeti ve basit iç iktidar hesaplarıyla yaklaşılması, sorunu daha fazla derinleştirecektir. Klasik inkar-imha siyaseti ve günümüzde aldatma ve yalanlarla dolu sahte ‘çözüm' projelerinde diretmek, karşılıklı ağır can kayıplarına yol açacaktır. Bu da daha fazla kan, göz yaşı ve tüm Türkiye halklarının büyük zararlar görmesinden başka hiçbir şeye yol açmayacaktır.
Kürt halkının varlığı ve özgür geleceği ciddi bir tehlike ve tehdit altında olduğundan 'varlığımızı koruma ve özgürlüğümüzü kazanma” temelinde yeni bir stratejik mücadele dönemi başlattık. 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren başlattığımız bu süreç, bazılarının bilinçli olarak saptırdığı gibi yeni bir savaş süreci değildir.
BARIŞTAN YANA OLAN GÜÇLER DEVREYE GİRSİN

Yedinci kez tek taraflı olarak ilan ettiğimiz bu çatışmasızlık sürecinin başarılı olması için Türk devletinin adım atması kadar, Türkiye'deki demokrasi güçleri ve sivil toplum kuruluşlarının üstüne düşen sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bu temelde barıştan ve demokrasiden yana olan Türkiyeli tüm güçleri aktif bir biçimde devreye girmeye çağırıyoruz.
.................... .................... .........

Kürdistan'ın parçalanması, Kürt sorununu, bölgenin demokratikleşmesinde en hassas ve temel sorun haline getirmektedir. Bu nedenle Kürt sorunun demokratik çözümü, Türkiye'nin demokratikleşmesine ve gelişmesine hizmet edecektir. Aynı şekilde tüm bölgenin demokratikleşmesine, barış ve istikrarın gelişmesine de büyük bir imkan sunacaktır. Tarih ve güncel gerçeklik Kürt halkını ve Kürdistan'ı böyle bir konuma getirmiştir.
bu bölüm tartışılması gerekilen bir bölümdür.. sadece gür bir ses değil ciddi bir politik analiz ve tespittir..
birgün! demoratikleşmeyi.., laik-cumhuriyet ile gerici akp arasındaki bir çatışma olarak görmüyor ise.. bu bölümdeki söylem onu da ilgilendiriyor..

bu yüzden..,
BARIŞTAN YANA OLAN GÜÇLER DEVREYE GİRSİN

Yedinci kez tek taraflı olarak ilan ettiğimiz bu çatışmasızlık sürecinin başarılı olması için Türk devletinin adım atması kadar, Türkiye'deki demokrasi güçleri ve sivil toplum kuruluşlarının üstüne düşen sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bu temelde barıştan ve demokrasiden yana olan Türkiyeli tüm güçleri aktif bir biçimde devreye girmeye çağırıyoruz.
bu konuda onu ilgilendiriyor.. yani bu söylem de..;
bölge gür bir ses ile ateşkes dedi haber başlığını hak ediyor.. üstelik gerçek bölge sesi de budur..