Barış için operasyonları durdur!

Çatışmasızlık çağrısının yapılmasından bu yana dikkatlar daha ziyade İmralı'dan gelecek sese yöneldi. İmralı bundan iki hafta önce yapılan görüşmede demokratik yeni anayasa için bir yol haritası önermiş, demokratik çözüm için bir kurucu meclisin oluşturulmasından, hakikatleri araştırma komisyonu kurulmasından, gerekli yasal-anayasal düzenlemelerin yapılmasından bunlara bağlı olarak geri dönüşlerin olmasından bahsetmişti. Daha da önemlisi sürecin işlemesi için güven ortamının oluşması gereğine işaret etmişti.

İşte çatışmasızlık ortamları bu güven ikliminin oluşması için en verimli koşullardır. Ancak şimdiye kadar yaşanan çatışmasızlık ortamları daha büyük güven kırılmalarıyla noktalandığı için bu verimli olanağın şimdi neye yol açacağı konusunda açıkçası kaygılar var.

Bu kaygının giderilmesi için devletin siyasi iradesini elinde bulunduran AKP hükümetinin ilk elden operasyonların durdurulacağına dair bir işaret vermesi gerekiyor.

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'da 99 STK'nin açıklamaları öncesinde silahların susması halinde operasyonların minimize edileceğini söylemişti. Oysa DTK'nin bir hafta önce yaptığı çatışmasızlık çağrısı için henüz hiçbir açıklama yapmadı, herhangi bir imada bulunmadı. Tüm kamuoyu DTK'nin yaptığı çağrının PKK ayağına dikkat kesilmiş durumda ama devlet ve hükümet ayağından gelecek yanıt es geçilmiş gibi.

Ancak DTK tek taraflı ateşkesin silahların susmasını sağlamadığını gördüğü için karşılıklı çatışmasızlık çağrısı yaptı ve çağrısının muhatabı olarak, devlet, hükümet ve PKK'ye işaret etti. PKK'nin ne diyeceği üç aşağı beş yukarı birkaç gün içinde netleşecek. Zira Kürt kamuoyundan yapılan zorlama sonucu iki hafta rötarlı bir Öcalan görüşmesi nihayet gerçekleşiyor.

Yine de 20 gün önceki son görüşmede Öcalan'ın 'Önce karşılıklı olarak bir güven ve çatışmasızlık ortamının oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Bunun kanalları oluşturulmalıdır. Bu süreçte herkes sorumlu davranmalıdır' sözleri çağrıya müspet yaklaşılacağının işareti olarak okunabilir. Ama aynı zamanda 'Referandumdan sonra oyalanmayı kabul etmeyiz' söylemi de karşıdan beklediği samimiyetin sürecin silahsız yürümesinde ne kadar belirleyici bir role sahip olduğunun da işareti.

Buradan hareketle bile PKK'nin bu çağrıya ne yanıt verdiği kadar devletin ve hükümetin ne dediği de önem taşıyor. Bakıyorsunuz bu cepheye; pek bir ses yok. Çağrının yapılmasından bu yana yaşanan sınırötesi top atışları, Batman'da yaşanan operasyon ve 5 gerillanın yakılmasıyla sonuçlanan vahşet, en son dün Şemdinli'de askerlerin operasyona çıkmasıyla yaşanan çatışmalar, kentlerde gözaltılar gibi olaylar bu çağrının henüz devlet ve iktidar nezdinde değerlendirilmediğinin göstergesi.

Oysa dün de yazmıştım; ne savaş oyuncak, ne silah. Ne yiten yaşamlar mahsuscuktan çekiliyor hayatımızdan ne kaybedilen zaman geri gelecek. Kaybedilenler ebediyen çekiliyor yaşamımızdan. Burada acilen yapılacak şey, daha çok kaybetmemek için hızla tarafların çatışmasızlık konumuna gelmesini sağlayacak yöntemlerde buluşmak.

Bunun için devlet ve hükümet yetkililerinin de askerin çatışmasızlık konumuna çekilmesini sağlamaları gerekmektedir. Aksi halde tek taraflı susan silahlar sonra daha güçlü patlıyor. Bunu yeniden yeniden tecrübe etmenin bir manası olmadığı gibi kaybını göze alma lüksü de bulunmuyor.

Silahların susması ve demokratik-barışçıl çözümün kanallarının açılması için hükümetin, hızla askeri operasyonları durdurduğunu, askeri kışlalara, silahlı güçleri karakollara çektiğini göstermesi gerekiyor. Dikkat edin burada bir ilandan da bahsetmiyorum. Hükümet yetkililerinin kalkıp da 'Biz de operasyonları durduruyoruz' deme büyüklüğünü göstermesini beklemiyorum. Türkiye'de büyüklük henüz kibre yenik çünkü. Hükümet sorumluluğu altındaki silahlı kuvvetleri barış çizgisine çeksin yeter.

Bunun imkansız olmadığını 29 Mart yerel seçimler öncesinde gördük. Hükümet seçim aşkına bir kaç ay operasyonları durdurabilmişti. Yani bunu yapmaya gücü var. Hele hele son YAŞ toplantısındaki iktidar çalımından sonra buna gücünün olmadığını iddia edemez.

O yüzden tüm barışseverler olarak hep bir ağızdan ve sonuç alana kadar; 'Hükümet operasyonları durdur' diyelim...