sayın öcalan'ın..,15 ağustos görüşme notları üzerine
(((Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, PKK’nin aldığı eylemsizlik kararını onayladığını belirterek referandum sonrasına kadar hükümet ve ordunun tavrının belli olacağını ve bu süreci izleyip değerlendireceğini söyledi. Öcalan tüm demokrasi çevrelerini de sürece katkı sunmaya çağırdı.)))
son görüşmenin başlangıç cümleleri süreç ile ilgili ana hatları belirtmektedir.. bunlar aslında ilk defa dillendirilmiyor.. daha öncesinde de bu şekilde yaklaşımlar sunuldu.. tespitler ve önermeler yapıldı..
politika.., düz bir hat üzerinde işlemez.., ve sürekli değişkenlik içerir.. karşındaki güçlerin neyi amaçladığı elbette önemlidir.. ama.., asıl olarak senin neyi hedeflediğin ve bu noktada sağlam mevziler kazanıp-kazanmadığın.., süreçde etkin olup-olmadığın önemlidir.. bu noktadaki başarıların.., karşındakinde hedef sapmalarını zorunlu kılar.. hataların ise.., sendeki hedef sapmalarını yaratır ve karşındaki politikanın başarılı olmasını sağlar..
özellikle.., yerel seçimlerle ortaya çıkan son durum göstermişti ki.., kürt halk hareketi..; kitlesel politik etkin bir güç yaratmıştır..
akp eli ile ve güney dahil gerek bölgesel gerek ise küresel güçlerinde desteği ile yürütülen politikaları etkisiz kılan bir sonuç yaratmıştır..
bu andan itibaren.., devreye pkk tasfiyesi adı altında.., kürt halk hareketinin demokratik-politik örgütlenmelerinin tasfiyesi süreci başlatılmıştır..
o zamandan.., 1 hazirana kadar olan sürece bakıldığında..
* seçilmiş ve meşru yerel politik aktörler önemli sayıda tutuklanmıştır.
* parlamento alanında var olan parti kapatılmış siyasi alandan dışlanmaya çalışılmıştır
* halka yönelik ve özellikle çocuklara yönelik tutuklama ve katliamlar yaratılmıştır
* özellikle.., pkk-kck ve kürt halk önderliği nezdinde planlı.., ciddi karalama kampanyaları başlatılmış.., kürt halkı ile bu olgular arasına set konmaya yada bir yarılma yaratılmaya çalışılmıştır..
* kürdistanın batısında yaşayan kürtlere linçler uygulanmıştır
dikkatlice bakıldığında.., pkk ye yönelik askeri bir operasyon ağırlığı görülmez.. kandile müdahale veya bölgede kapsamlı askeri operasyonlar söylemleri ortada dolaşırken ve bu anlamda bazı hereketler yaşatılırken asıl olarak.. kürt politik halk örgütlenmesine.., ideolojik-politik çizgisine ve bizzat kürt halkına yönelik saldırılar ağırlık kazanmıştır..
bu noktada.., sabır denilen politik işlev son aşamaya kadar kullanılmıştır.. ama.., kürt halkını korumak gibi bir misyonu da olan hpg nezdinde bazı eylemler olduğunda.. demagojik olarak.., "çözüm sürecini".., "barışı" köstekliyorlar gibi söylemler ortaya atılmıştır..
habur girişimi ile buna verilen yanıt .., bu demagojik süreci bertaraf etmiştir..
kısaca.., pkk-kck nın son 1 haziran kararı askeri anlamda çok önemli değildir.. pervasızca saldıran ve halkı hedef alanlara verilmesi gereken yanıtlardır..
savaşda-inkar ve katliamda ısrar eden bir politikanın neler ile karşılaşacağını gösteren ve durması gerektiğini vurgulayan bir karardır..
nedense.., işin bu yanına takılı kalındı.. savaş yanı işletildi..
oysa daha önemli bir açıklama daha vardı.. .."demokratik özerklik"..
bence.., bu açıklamanın ne savaş ile ne de barış ile ayrı-ayrı bir ilişkisi vardır.. işletilerek.., gelinen sürecin doğal bir politik anıdır..
yaşananlara bakıldığında bir çok "anlamı" olabilir.. aslında hepsi de doğrudur.. sistemin yönelimlerine karşı çok yönlü bir stratejik işlevsellik taşır..
sistem..; çok istiyor ise.., askeri anlamda ve de kürt halkını yok sayan bir tarzda yürüyebilir.. kürt halkı da hem kendini korurken hem de sistem ile var olan bazı zorunlu bağlarını tamamen koparır.. bunun sonucu büyük çatışmalar ve kaos da olabilir.. özgürlük hareketi ve kürt halkı biz buna.., bu tarz bir çatışmaya da hazırız demişlerdir.. """kürt halkı çözümsüz değildir kendini koruyabilir.., koruma hakkına da sahiptir""""
aynı şekilde.., özgürlük hareketi ve kürt halkı..; """siyasal barışçı-demokratik çözüme de hazırız"" demiştir.. "demokratik özerkliğin" bu anlamdaki uzun süreçler ve yapılaşmalar içeren özelliğine vurgu da yapılmıştır..
sürece savaş ve barış ikileminden bakmak doğaldır ama bunların birbirini etkileyen ve içiçe olan özelliklerini ve nedenlerini de görmek gerekir.. bunu gören.. özgürlük hareketini daha iyi kavrar..
((((Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, PKK’nin aldığı eylemsizlik kararını onayladığını belirterek referandum sonrasına kadar hükümet ve ordunun tavrının belli olacağını ve bu süreci izleyip değerlendireceğini söyledi))))
sistemin amaçlarının ne olduğu burada önemsizdir.. senin.., sistemi neye zorladığın ve büktüğün önemlidir.. 1 haziran kararları bu anlamdadır.. eksik pratiği olsa dahi budur.. ki.., sistem de bunu görmüştür.. görmesi ayrıdır.. amaçlarından ne kadar sapacağı.. çözüme ne kadar yanaşacağı ise ayrıdır..
(((Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, ... bu süreci izleyip değerlendireceğini söyledi)))
(((“Yeniden yargılamayı AİHM ret etti. Bana özel hukuk uygulanıyor. Hukuksuzluğa hukuksuzlukla cevap veriyorlar. Bunlar zaten Kenya'daki komplo ve kaçırılmayı da ortaya çıkarmadılar. Bir dönüm noktası olabilirdi. Ya bu komployu açığa çıkarıp beyaz bir sayfa açabilirler, ya da hukuksuzluğa devam ederler.)))
her zamanki gibi bunu da kişisel durumu ile ilgili bir söylem olarak görecekler vardır..
oysa.., kişisel değildir.. bir öndere yönelik uygulamanın.., bir politik örgüte ve onun izdüşümü olan bir kitleye-halka yönelik olduğu ilkesi.., unutuluyor..
kürt halkına.., ""özel hukuk uygulanıyor. Hukuksuzluğa hukuksuzlukla cevap veriyorlar."""
"kürt açılımı" """"dedikleri ortaya çıkarmadılar. Bir dönüm noktası olabilirdi"".
Ya bu 80 yıllık paradıgmayı ve uygulamalarını katliamları """"açığa çıkarıp beyaz bir sayfa açabilirler, ya da hukuksuzluğa devam ederler.""""
sanırım böyle yazıldığında da arada bir fark yok...
.................... ......
yine görüşme notları içinde önemli vurgular vardır..
1- (((Bu Batman meselesi nedir? Karanlık bir olaya benziyor. Çok yönlü araştırmak gerekir. PKK'nin üzerine yıkmaya çalışıyorlar. Komplo olabilir. Batman'da vurulan bir şeyh vardı. Bu aileler ile özel olarak ilgilenilmelidir. Bu oyuna gelmemeleri konusunda uyarılmalılar. Bu konuda diğer aile ve aşiretler de aydınlatılsın, bilinçlendirilsin. Uyanık olsunlar. Bu olay söylediğim gibi bir komplo olabilir ve yeni bir faili meçhuller süreci de başlayabilir. Ben bunun için öz savunma diyorum. Bu vesileyle Salih Özdemir ve diğer hayatını kaybedenleri de saygıyla anıyorum ..)))))
batman raman aşireti olayı gerçekten önemlidir.. kürt politik-demokratik halk hareketi içinde çatlak yaratmayı amaçlıyorlar.. gerek kck da.., gerek ise bdp ve yerel halk meclisleri içinde kimseye karşı.., özgürlük hareketi üyesi olun etkili yerde olursunuz diye.., bir talep ve zorlama yaşatılmamıştır.. ahmet türk.., sırrı sakık vs. gibi örnekleri boldur.. kimse bunların özgürlük hareketine tabi olduğunu iddia edemez..
tam tersi.., bu etkili politik kişiliklere saldıran sistemdir.. ya bizden olursunuz yada size saldırırız denmiştir.. zorlanmışlardır.. ama hiç kimse.. bu ve benzer politik ve etkin kişiliklerin özgürlük hareketi üyesi olmaya zorlandığını iddia edemez.., ki kendileri de bu noktada rahat olduklarını defalarca beyan etmişler ve bazı pratikler ve önermelerle ilgili görüşlerini rahatça sunmuşlardır.. kimse de dışlamamıştır.. ki saldırsın..
bu işleyişi gören sistem.., kendisi provakatif işler yaratmaktadır..
(((Kendinizi koruyun diyorum ama bundan bile acizler. Çevrelerinde binlerce kişi var, kendilerini örgütleyemiyorlar mı, koruyamıyorlar mı? Ben bunları duydukça çok öfkeleniyorum, kızıyorum. Bu olayda özellikle o arkadaşların evden çıkış gerekçesi ortaya çıkarılmalıdır. Daha önce de söylemiştim; tanınan şahsiyetler geceleri zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalı, tek başına dolaşmamalı. )))..
gerçekten de şu en basit ama en önemli soruyu kimse sormuyor..
((((Bu olayda özellikle o arkadaşların evden çıkış gerekçesi ortaya çıkarılmalıdır)))
musa anterin ölümü de benzerdi..
bu sözler basit bir değerlendirme değildir.. sürecin işleyişini ve amaçlarını ortaya koymak için vurgulanmıştır..
kürt halkının farklı düşünce ve sınıflardan olması.., bu sürece birlik içinde girmelerini ve çözüm üretmelerini engellememeli aksine bu birlik pekiştirilmelidir.. aşağıda açıklayacağım olgu anlamında bu çok önemlidir..
2-(((Demokratik özerklik meselesi de sanırım tartışılıyor. Biz bu öneriyi Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için en uygun yol olduğu için önerdik.)))
bu cümle bile .., "demokratik özerklik" önermesinin çok yönlü yanına bir vurgudur.. bunun.., kürt halkı nezdinde bir anlamı vardır ama aynı zamanda da.., tüm toplumsal dinamikler için debir anlamı vardır..
sayın öcalan burada kürt halkı nezdinde vurgu yaparken bunu açımlıyor..
(((Taha Akyol anlamıyor. Bunların kafaları devletçi ideolojilerle dolu. Ama bu şekilde olması da normaldir. Çünkü insanlar yüzyıllardır kapitalizmin yoğun bombardımanı altında. Basmakalıp düşünce biçimleriyle yetişmişler. Sosyal bilimler ve üniversiteler de kapitalizme hizmet etmişlerdir. Bu yüzden farklı bir çözüm modeli olabileceğini anlamakta güçlük çekiyor, bunu tasavvur edemiyor, bu düşünce kalıplarının dışına çıkamıyorlar. Ben bu değerlendirmeleri yaparken hem kendi düşüncelerimden hareket ediyorum, hem de bir çok kapitalist düşüncenin dışına çıkabilmiş yazarların kitaplarından, fikirlerinden de yararlanıyorum.)))
bu bir evrensel önerme ve geleceğe ilişkin bir yapılaşmadır..
((((Biz devlete, devletçi çözüm yollarına inanmıyoruz. Bunu yıllardır söylüyoruz. Bu arada ben tam anarşist düşünürler gibi de düşünmüyorum. Sadece devletin, ırkçı-faşist yapılanmalarından, bakış açısından arındırılmasını istiyoruz. Bizim için asıl olan, toplumun demokratizasyonudur. Halkın gerçek anlamda demokrasiyi içselleştirmesidir. Bu sistemde önemli olan halkın örgütlenerek bilinçlendirilmesidi r. Devletten bağımsız ve ondan beklentide olmadan bu yapılabilir. Bu nedenle yüzlerce sivil toplum örgütünün, meclislerin kurulmasını önerdim.)))
* (((Biz devlete, devletçi çözüm yollarına inanmıyoruz))
bu sözler.., ulus-devlet mantığına itirazları içerir ve sadece burada geçen bir cümle de değildir.. bu noktada kaç kitab dolusu yazı yazılmıştır..
ulusal!! sorunlara farklı bir bakışı ve halk olarak.., toplumsal yapılar olarak ele almayı ve bunu da devlet gibi sermaye sisteminin araçları dışında ele almayı içerir.
örneğin kürt halkının bu noktadaki örgütlenme ve toplumsal dönüşümleri içinde ayrıca katmansal(sınıfsal) örgütlenme ve toplumsal dönüşümleri de vardır.. kürt halkının .., kendi tarihsel sürecine varlığına sahiplenerek dönüşme süreci içinde aynı amanda toplumsal katmanlar ve sorunlarında kendine has örgütlenmeleri ve mevzilenmeleri olacaktır.. kürt halkı nezdindeki işleyişi ilişkilenmeleri ile içindeki bu yapılaşmaların örgütlenmeleri ve ilişkilenmeleri elbette farklı olacaktır..
etnik yan genel bir toparlanma gerekçesi iken.., emek-ekoloji-kadın alanlarında .., aynı zamanda farklı yapıda örgütlenme ve başka toplumsal yapılarla da ortaklaşma ve bütünleşme süreçleri de olacaktır.. etnik farklılıklar bu alanların ayrı durma gerekçesi olmayacaktır.. kendini ifade edebilen ve eşit bir özne olabilen bir etnik yapılar demokratik-konfederasyonu(polit ik anlamda coğrafi yada sistem değil) diğer alan sorunları etrafında bütünleşmeyi hızlandırır..
ama.., her bir etnik yapı.., kendini bir ulus-devlet ile tanımlarsa.., bu süreç işlemez..
yada var olan bir devlet içinde bu .., tekçi ve dominant ulus tanımlaması var oldukça etnik çatışmalar da eksik olmaz..
hiç bir halk.., gömlek-pantolan sana göre olsun içimdeki don-atlet bana göre olsun demez.. gömleğine pantolanına sahip çıkamayan.. sonunda.., donuna da çıkamaz.. her bir renk kendini özgür ifade edebilmelidir..
Sadece devletin, ırkçı-faşist yapılanmalarından, bakış açısından arındırılmasını istiyoruz.
yani.., ulus-devlet işleyişi kalkmalıdır..
* (((Bizim için asıl olan, toplumun demokratizasyonudur. Halkın gerçek anlamda demokrasiyi içselleştirmesidir.)))
bu sözlerin içinde .., ne devlet ne de devlet içinde iktidar talebi vardır.. toplumun devlet-iktidar dışında kendi demokratik yapılaşmasını ve yaşam biçimini örgütlemesi vardır..
* (((Bu sistemde önemli olan halkın örgütlenerek bilinçlendirilmesidi r. Devletten bağımsız ve ondan beklentide olmadan bu yapılabilir. Bu nedenle yüzlerce sivil toplum örgütünün, meclislerin kurulmasını önerdim.))))
paris komün deneyimi ve rusya işçi-asker-köylü sovyet deneyimleri ve küba sokak komiteleri deneyimleri polisario deneyimleri yaşanmıştır..
ama nedense bunlar değil.. sermaye devlet aracında.., iktidar olmak ele alınıyor..
paris komünü diyorsun.. genelde parisde işçi iktidarı diyorlar.. oysa öyle de bir şey yoktu..
lenin.., "tüm iktidar sovyetlere" diyor.. bu atlanıyor.. 17 ekim hükümet darbesi öne çıkarılıyor.. bu önerme-slogan da.., devleti ele geçirin yoktur.. iktidarı tanımayın kendi yapılarınızı tanıyın içeriği vardır..
yine lenin.. aynı zamanda.., "sovyetler iktidara" demiştir.. bolşevikler rusya devleti iktidarına değil..
ama süreç başka işlemiştir.. 17 ekimden sonra.., rusya devleti aynen kalmıştır.. sadece iktidarda bplşevikler vardı.. ve süreci eviremediler.. "tüm iktidar sovyetlere" ilkesini işletemediler..
her ülkede bu süreçler ve yapılaşmalar farklılıklar içerebilir.. süreçleri farklı içsel gelişmeler yaşayabilir.. bunlar tartışılmalıdır..
kürdistan coğrafyasındaki kürt halkının konumu nezdinde önermeler ile genel önermeler birbirini dışlayan değil.., tamamlayan şeylerdir..
((((Devletçi bir çözümün çözüm olmayacağı, işleri daha da kötü bir noktaya getireceği açıktır. Burası için federasyon çözümünü savunan Elçi gibi isimler de var. Ama böyle bir modelin sorunu çözmeyeceği ve Filistin sorunu gibi belki de kangrenleşerek yüz yıl sürecek bir kaosa neden olacağı açıktır. İşte biz, bütün bunların önüne geçmeye çalışıyoruz. Güney'de de aslında bu tuzağa düşülmüştür. Bu, emperyalizmin bir tuzağıdır, tıpkı Filistin gibi. İşte Filistin'de emperyalizmin oyuncağı bir devlet kurdurup, oraya istedikleri gibi müdahale ettiler. Ne İsrail'e ne Filistin'e bu nedenle barış geliyor. Aslında Güney'deki Kürdistan oluşumuyla da yapılmak istenen budur. En azından bu görülüp, bu tuzağa düşülmemelidir.)))
((((Ben demokratik özerklik meselesini savunmalarımda, özellikle “Özgürlük Sosyolojisi”nde ayrıntılı bir şekilde anlattım. Demokratik özerkliğin anlaşılması için bu kitapların yoğun şekilde okunup, tartışılması gerekiyor.))))
evet bence de okunması ve tartışılması gerekir..
şimdilik bu kadarına değineceğim.. aşağıya aldığım bölüm.. referandum ile ilgilidir sadece alıntı yapacağım..
((((REFERANDUMDA SON GÜNE KADAR DÜŞÜNÜN
Diğer bir konu da referandum meselesidir. Bilindiği gibi bu anayasa paketinde Kürtleri doğrudan ilgilendiren bir husus yoktur; Kürt meselesi adeta yok sayılmıştır. Halkımız da konuyu her türlü tartışmada serbesttir. Bu düzenlemeler AKP'nin kendi hegemonyasını kurabilme ihtimalinin önünü açıyor. Bunu görüp bu tuzağa da düşmemek gerekiyor. Halkımız da son güne kadar tartışsın, gözlem yapsın. Buna göre kendi kararlarını versin, eğilimlerini olgunlaştırsın. Biz biliyoruz ki, “evet” diyen taraf islamcı milliyetçi kesimdir. Ama karşılarındakiler de ulusalcı milliyetçilerdir. Ama biz bu demokratik gelişmelere göre demokratik bir tavır almalıyız.)))
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
