Türkiye evrim geçiriyor, kolay olmayacak..
Şöyle düşünüyorum...
Türkiye sadece kabuk değiştirmiyor evrim de geçiriyor...
Kürt sorunundaki 'hareketlenmeler', yerleşik statükocu sistemi değişime zorluyor.
Bu noktada Ali/Veli'nin ne dediği, Başbakan'ın nasıl 'geriye dönmeler' yaşadığı da önemli değil.
Yakın siyasal ve toplumsal çelişmelere dayalı gelişen mücadeleler, nasıl ve ne amaçla olursa olsun iki önemli sonuca yol açmışlardır.
* * *
Birincisi, cumhuriyet döneminde yaşanan ancak yaşanmışlıkları devlet tarafından inkar edilen 'tedip ve tenkil harekatlarının' kabul edilmeye başlamış olmasıdır.
Dersim jenosidinin, Diyarbakır ve Madımak vb. vahşetlerin geçmişten farklı bir anlayış ve üslupla ele alınmaya başlanmış olması önemlidir.
Başbakan Erdoğan'ın da dillendirmeye başladığı (CHP'yi sıkıştırma amacı gütse de) İsmet İnönü+CHP eleştirisi üzerinden yürütülecek 'Cumhuriyet' tartışmaları, 'Demokratik Cumhuriyet' arayışının zemini haline gelebilir.
İkincisi ise, gerici statükocu düşüncenin ve oradan beslenen devlet anlayışının 'Üs'sü durumunda olan 'askeri otorite' de ve askerin devlet ve toplum hayatı içindeki konumunda yaşanan kırılmadır.
Bu kırılmanın statükocu güçlerin belkemiği olan asker-sivil bürokrasisini zayıflatıp demokrasinin önünü açtığı gibi, vesayetten kurtulmuş siyasal anlayışı da besleyecektir.
Her şeye, tüm olumsuz şeylere rağmen böyle bir zemin oluşmuştur.
* * *
Tabii bu 'başarıyı' AKP hanesine yazmak; 'böyle bir sonuca AKP yol açtı' demek doğru olmaz.
AKP bu evrimsel gelişmeyi görüyor, zaman zaman dilini de kullanıyor, 'sol/demokratik' mesajlar da verdiği oluyor; ancak değişime tam ikna değil.
Aslında anlamış da değil...
Hrant Dink olayında da görüldüğü gibi, bir yandan Türkiye'nin ayıbı sayarak sahip çıkıyor, öte yandan da (AHİM savunmasında görüldüğü gibi) suçluyor.
Türkiye'de AKP'yi de aşan, daha dipten derinden gelen bir tazyik, bir değişim isteği var.
Bu tazyik ile Kürt demokratik muhalefetinin objektif olarak buluştuğu nokta ise, değişim ve demokratikleşmesi...
Kürt sorununun bir biçimde halledilmesi, Türkiye'nin demokratikleşmesi...
AKP, bu iki güç arasında ara bir yerdedir.
Mevcut durumda daha çok da statükoculara yakın...
'Çözeceğim' dediği noktada da cesaret edemiyor. Cesaret edemeyince de statükoya sarılıyor, milliyetçi söylem ve eylemlerle konumunu koruyor.
* * *
Doğada da, toplumda da 'mutlak' diye bir şey yok. Siyasette de öyle. Bilimsel de değil. Bu nedenle 'AKP asla çözmez', 'çözmek de istemez' noktasında değilim.
Bu yapısı, anlayışı, siyaset ve yönetim biçimiyle 'çözemez' diyorum.
Ancak AKP'nin de anlaması gereken bir hakikat var.
Türkiye evrim geçiriyor, değişiyor.
Değişim her geçen gün hakikatlerle yüzleşmeyi daha bir ihtiyaç haline getiriyor ve bu da, devlet-toplum-siyaset tüm bir cumhuriyet tarihinin sorgulanmasına yol açıyor...
PKK'nin aldığı 'çatışmasızlık kararı' bu süreci hızlandıracak gibi...
Şu anlaşılıyor:
Değişmeyen, Türkiye'nin değişim istemiyle uyumlaşmayan, önünü açmayan tasfiye olacak. Ya tümden tasfiye olacak ya da küçük marjinal yapılara dönüşecek... Devam edeceğim...
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
