Devlet ve görev süresi

Devlet denilen mekanizmaya dair yazılmış on binlerce sayfayı, bir yazıda tartışmaya açmak zordur. Devlete dair ortaya koyulan tespitlerle, kişilere dair değerlendirmeleri birbirine karıştırmadan nasıl yapabiliriz. Kişilerin, algıları, becerileri, devlet diye tarif edilen kurallar sistematiği karşısında ne denli belirleyici olabilir?

Cumhurbaşkanı Gül'ün Bakü yolundaki sözleri basına üç farklı boyutu ile taşınmış. Heron tartışmalarına dair sözler, devletin 'terör' konusunda tutumu ve Cumhurbaşkanı'nın görev süresi.

Heron konusunda 'hesap verme' kavramı öne çıkıyor ki, bu konuda hükümet içinde ciddi yaklaşım farkları var.

'Devlet terörle masaya oturmaz' ve 'Devlet terörü bitirmek için ne gerekiyorsa yapar' cümlelerini yan yana koyduğunuzda, 'bazı kurumlar' bağlacı sihirli değnek rolü oynamaktadır. Yani, 'devletin kendisi değil ama bazı kurumları görüşebilir' değerlendirmesi ortaya çıkar. Bu tablo önümüze can alıcı bir soruyu çıkarıyor. Halk mı devleti fetişe ediyor, yoksa devleti yönetenler mi?

Halk, sorunlarının çözümünde kimin hangi rolü oynayabileceğini önemsemez. Bu nedenle 'kuvvetler ayrılığı' halkın değil devleti yönetenlerin gündemini oluşturur.

Gelelim konuşmadaki görev süresi tartışmasına. Son olarak Arınç da, görev süresinin yedi değil beş yıl olması gerektiğini belirtmiş. Beş olduğunda, artı beşin fiilen olamayacağı neredeyse genel kabul boyutundadır. Bu durumda, devleti temsil eden makamda oturan Gül'ün görev süresi, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı planları ile ilgilidir. Milletvekillerinin görev süresini dört yıla indirip, cumhurbaşkanının görev süresini yedi yılda tutmak bir tutarsızlık olarak görülebilir. Ancak buna rağmen görev süresini netleştirecek bir düzenlemeye gidilmemesi 'devlete özgü' bir durumdur. 'Devlet ciddiyeti' ile bağdaşır mı bilmem. Erdoğan-Gül karşılaştırması yapmayı hiç doğru bulmam. Ancak ortada bir hesap kargaşası olduğu kesin gözüküyor. Doluya koyunca almayan, boşa koyunca dolmayan bir süre var ortada.

Devlet nişanı ile ödüllendirilmiş, en uzun ömürlü Adalet Bakanı bürokratlarından olan Ertosun, HSYK toplantısında 'devlete yakışan' hamleyi yapabilir. YAŞ'dan daha kritik, yani nur topu gibi bir krizimiz daha var önümüzde. Ergenekon davası ve terfilerdeki krizi de etkileyecek bir kriz. Devlet dediğiniz 'kriz' demek değilse, başka ne anlam ifade edebilir ki. Halkın krizi ile devletin krizi birbirinden ayrı düşünce asıl kriz o zaman başlar.