Yıkanmayı bilmek ve mübadeleyle övünmek

Savunma Bakanı Vecdi Gönül, referandum çalışmaları kapsamında Mardinliler Derneği'ne ziyareti esnasında 'Hıristiyan Dünyası' üzerine değerlendirmeler yapmış. Ombudsmanlık kurumunun aslında Osmanlı'da uygulandığını ifade etmek isterken kullandığı argümanlar üzerinde düşünmeye değer niteliktedir.

Bakan, 'Hıristiyan dünyası yıkanmayı bilmezdi...', 'Fransa'da parfüm bu nedenle kullanılıyordu...' gibi bildiğimiz değerlendirmeler yanında, hızını alamayıp 'mübadele olmasaydı milli devlet olur muydu' analizini de yapmış.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki 'Hıristiyan Dünyası' kavramını bilerek ya da bilmeyerek, Avrupa ve Batı için kullanma, yaygın bir yaklaşımdır. Oysa bugünün Ortadoğu algısı üzerinden 'Hıristiyan dünyası' tanımlaması yapmak büyük hataları beraberinde getirir. Hıristiyan inancı Ortadoğu kökenli olduğu gibi, Avrupa dışında, Kafkasya'dan, Afrika'ya, Latin Amerika'ya kadar yayılmıştır. 'Yıkanmayı bilmemek' konusuna gelince bunu sanki Hıristiyan inancının parçası gibi yorumlamak cehaletin ötesinde bir nefreti yansıtmaktadır. Her şeyin iyisini biz yaparız kuruntusu, en az aşağılık kompleksi taşımak kadar tehlikelidir.

Bugün Pakistan'da yaşanan felaketi bile tek başına masaya yatırdığınızda 'geçmiş ile övünme' hastalığının ne anlam ifade ettiğini sorgulamaya yeter. Bu konuda Kur'an'da yapılan uyarı derin bir tarih felsefesini ortaya koymaktadır. Diğer Müslüman toplumların durumunu bir tarafa bırakalım. İftar sofrasına koyacak ekmeği olmadığı için çocuklarının arasında ağladıktan sonra kalkıp arka odada intihar eden bir babanın dramı gazetelere sözün bittiği yer olarak yansımış. Böyle bir ülkede Bakan olmanın dayanılmaz ağırlığını hissetmek yerine, 'hamaset' üzerinden siyaset yapmak en azından Ramazan ayının muhasebe ortamına yakışmaz.

Sayın Gönül, Rumların, Ermenilerin Anadolu'dan çıkarılmış olmasını milli devletin kurulabilmesinin teminatı olarak ifade etmiş. Tespit olarak doğru olsa bile, temenni olarak ağza bile alınmayacak bir tabloyu gurur duyulacak bir durum gibi sunmak utanç vericidir. Mübadele, geri çekilmenin sonucu olarak gelişmiş ve bir kısım operasyonlarla hızlandırılmış bir süreçtir. Kaldı ki Rumlar için bir anlam ifade etmekle birlikte, Ermeni konusunu 'mübadele' kavramı ile izaha çalışmak bir bakan tarafından yapıldığında Türkiye'yi komik duruma düşürür.

Bir yandan Osmanlı hukuk sistemi ile övünüp öbür yanda milli devlet edebiyatı yapmak abesle iştigaldir. Savunma konularını askere bırakmayı tercih eden Bakan, tarih analizleri yapmayı ehline bıraksa çok daha hayırlı bir iş yapmış olurdu.