Skip to the navigation
.
Skip to the content
.
Köxüz Sitesi bundan sonra http://www.koxuz.net/anasayfa/ adresinde devam edecektir.
Anasayfa
Son Gelenler
Köşe Yazıları
Bloglar
Forumlar
Yorumlar
Kitaplar
Galeriler
Kontak
Linkler
Ana Sayfa
»
Anasayfa
Musa Dağ'dan Musa Dağ'a- Gulisor Akkum*
Görüntüle
Düzenle
links
Başlık:
*
Bölümler-Konular:
*
Gündem
-"Barış Süreci"
-"Kürt Sorunu"
-Anayasa Tartışmaları
-Avrupa Birliği
-Çatı Partisi Tartışmaları
-Büyük Ortadoğu Projesi
-İnsan Hakları
Politika
-Türkiye Politikası
-Ortadoğu Politikası
-Dünya Politikası
Ekonomi
-Dünya Ekonomisi
-Türkiye Ekonomisi
Sınıflar ve Partiler
Sosyal Hareketler
-Ulusal Hareketler
-Barış Hareketi
-İşçi Hareketi
-Çevre Hareketi
-Kadın Hareketi
-Gençlik Hareketi
Kültür ve Sanat
-Plasitk Sanatlar
-Sinema - Tiyatro
-Edebiyat
-Müzik
Dosyalar
-Hrant Dink Cinayeti
-Şemdinli
Linkler
Bilim ve Teknik
-Doğa Bilimleri
-Toplum Bilimleri
Yaşam - Günlük Hayat
-Medya
-Spor
Felsefe
Köxüz'den Yazılar
-Köxüz'ün Temel Metinleri
-Köxüz'den Mektup
-Köxüz Redaksiyonundan
-Köxüz'den Yorumlar
-Köxüz'ün Künyesi
Okurladan Yankılar
Lütfen yazınızın yer alacağı bölümü seçiniz.
Gövde:
<p><font style="font-size: 13px;">Dağ yoktur ki İnce Memed'i, Köroğlu'su, Spartaküs'ü olmasın. Başı yerden yükselen bir çıkıntı olmaya görsün; hemen yuvalanıverir şahinler ve kartallar gibi Spartaküsler.</p> <p>Musa Dağ, Anadolu'nun güneydeki son yükseltidir. Ondan sonrası çöl ve deniz...</p> <p>100 yıl öncesine kadar, eteğinden tepesine doğru yedi Ermeni köyü diziliydi. Ta ki 1915'teki ferman yazılana dek.</p> <p>Osmanlı İmparatorluğu, Batı emperyalizmine karşı yok oluşunun faturasını, Anadolu'daki azınlıklara çıkarmaya çalışır. </p> <p>Azınlıkları birbirine karşı kışkırtma ve muhtelif zamanlarda gerçekleştirdiği katliamlar, 1915'te, artık 'soykırım' diye tanımlanabilecek düzeye ulaşmıştır.</p> <p>Bütün Ermeni aydınları tutuklanıp öldürülmüş; direnmesi muhtemel yaş grubundaki erkekler askere alınarak amele taburlarına verilmiş, ardından katledilmişti. </p> <p><b>VE SÜRGÜN...</b></p> <p>Sürgüne gösterilen en ufak direniş; ölüm...</p> <p>Kimlerin öldürülüp kimlerin sürüleceğine ilişkin bir belirleme yapılmamıştı. Gece yarıları evler basılıyor, insanlar katlediliyordu... </p> <p>Çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan Ermeniler, kafileler halinde, Anadolu'nun dört bir yanından güneydeki çöllere doğru sürülüyorlardı.</p> <p>Sürgün ve katliam İskenderun Sancağı'na da dayandığında, Musa Dağ'ın yedi Ermeni köyü bu ferman karşısında tutum belirlemek üzere toplanmıştı. </p> <p>Osmanlı İmparatorluğu sadece iki seçenek vermiştir; ya ölüm, ya ölümüne sürgün... Oysa dağların, her zaman bir seçeneği daha var ki; direnmek! Bu yüzden sevmez egemenler dağları.</p> <p>Yaklaşık 5 bin Ermeni köylüsü, direnme kararı alıp Musa Dağ'a sığınmış; geri kalanı sürgüne...</p> <p><b>1- Sürgüne gidenlerin izinde </b></p> <p>Ölüm gibidir sürgün. Asırlardır kuşaktan kuşağa, emeğinle yarattığın bütün değerlerin birdenbire başkalarının hesabına geçivermesidir. Ölümdür sürgün, binlerce yıldır örmüş olduğun hayatına, bir çölde sil baştan başlamaktır. Tanrıların susması, göz yummasıdır...</p> <p>Çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuktan oluşan Musa Dağlıların bir kısmı Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelen diğer sürgün kafilelerine katılarak Der Zor'un yolunu tutar. Bunlar, gidecekleri yerde yaşamayı umuyordu muhtemelen. Ortalık yatışınca da, topraklarına geri döneceklerdi.</p> <p><b>ACININ İZİNDE...</b></p> <p><img hspace="5" border="0" align="right" vspace="5" src="http://www.gunlukgazetesi.net/resimler/derzori_x2.jpg" alt="" />Antakya'dan hemen sonra başlayıp Suriye boyunca süren 'bej rengi', insanı ürperten bir sonsuzluk hissi uyandırıyor. Bu renk, dünyanın herhangi bir kentinden gelip, 95 yıl önce bu topraklara sürülen kafilelerin ayak izlerinden haberdar olmayanlara ne kadar mistik ve otantik görünür kim bilir... </p> <p>Yerleşim alanlarını oluşturan taş yapılar öylesine çölün rengiyle örtüşmektedir ki; baktığınızda, yerleşim yerlerinin varlığını çölden ayırt edecek hatları fark edemezsiniz. </p> <p>Halep'e varana dek gözümüz başka renkler arıyor. Bize bir yolcu otobüsünde bulunup hareket ettiğimizi hissettirecek tonlar... </p> <p>Mayısın ilk günü olmasına karşın tepemize dikilmiş olan güneş, gökyüzünü de çölün rengine bürümüştü. İnsanların üzerindeki giysiler, otomobiller, asfalt yollar; bütün Suriye sanki güneşten solmuş, gözlerimiz biraz yeşil görme umudunu yitirerek otobüsün penceresinden bakma alışkanlığını unutmuştu...</p> <p>Halep'te tek tük rastladığımız palmiyeler bile başka bir renkle karşılaştığımızı hissettirmeye yetmemişti. Belki de asıl güzergahımız Der Zor olduğu için farklı bir rengi seçememiştik. </p> <p>Bütün coğrafyalarda ölüm karadır; Der Zor'da bej...</p> <p>Der Zor; acının, ölümün ve çölün rengi...</p> <p><b>DER ZOR'A YOLCULUK VE HARUT'UN GÖZYAŞLARI </b></p> <p>Der Zor'a yaklaştıkça son derece konforlu bir yolcu otobüsünde olmamıza rağmen, bize rehberlik eden Harut'un gözyaşları ve dışarıdaki uçsuz bucaksız sıcağın rengi sarılık; peşinden gittiğimiz 'acı'nın bir an olsun aklımızdan çıkmasına izin vermiyor. </p> <p>Halep'te, daha ilk karşılaşmamızda fark ettiğim, Harut'un gözlerindeki 'farklılığı' kafamda tanımlamaya çalışıyordum arada bir. Dünyada böyle 'özel' bir göz daha var mıydı, bilmiyorum. Dönüşte birine anlatmaya kalksam bu hüznü hangi sözcüklerle anlatabilirdim... Mümkün değil...</p> <p>Yanıbaşımızda, çölün renk tonuna tek tezat akan Fırat, birden Harut'un gözlerindeki teşbihi kafamda oturtuyor. Yıllardır, hiç durmaksızın akan gözyaşları, Harut'un yüzünde akarsu yatağına benzeyen hatlar oluşturmuştu. Olağandan birkaç misli gözyaşını tutacak kadar genişlemiş olan göz torbacıklarından taşan gözyaşları; bu hatlardan, yolunu hiç sapmadan boğazına doğru akıyor, giysilerinin içine girerek kayboluyordu.</p> <p>Sesinde, ağladığına dair ufacık bir iz bulamazdınız. O hüznünü, kimsenin başaramayacağı kadar bir güzellikle gözlerinde yaşıyordu. Yaşadığı acıyı sözcükler anlatabilir miydi ki? </p> <p>Tanrım, bir asırlık gözyaşı Harut'un gözlerinde hâlâ nasıl da taptaze duruyordu!..</p> <p><b>ULAŞAN KAFİLELER VE BİTMEYEN YOLCULUK</b></p> <p>Anadolu'nun dört bir yanından Suriye'ye sürülen Ermeniler, vardıkları her yerleşim biriminde azalarak ilerliyordu. </p> <p>Kafileler basılıyor, katledilerek yağmalanıyordu. On binlerce genç kadın ve kıza tecavüz ediliyor, kaçırılıyordu. Kaçırılan kadınlar haremlere alınıyor, dinleri değiştirilerek nikâh kıyılıyor veya evlere hizmetçi olarak alınıyordu. </p> <p>Bunun yanında salgın hastalık, açlık, susuzluk da Osmanlı'nın işini kolaylaştırıyor, Ermenileri kırıp geçiriyordu.</p> <p>Kafiledekilerin, hayatta kalabilmek için 'ölen insanların etini yemek zorunda kaldığını' öğrenmemiz; Suriye'ye girdiğimizden beri sürgüne dair duyduğumuz sayısız hikayeden daha dehşet verici gelmiyor bize.</p> <p>Suriye'ye ulaşan kafileler, önce Halep'teki geçici bir toplama kampında toplatılmış; sonra bir kısmı Arabistan çöllerine, bir kısmı da Suriye'nin daha güneyindeki çöllere doğru ölüme sürülmeye devam ettirilmişlerdi.</p> <p><img hspace="5" border="0" align="right" vspace="5" src="http://www.gunlukgazetesi.net/resimler/derzori_x3.jpg" alt="" />Suriye'nin güneyinde bulunan birkaç toplama kampından en büyüğü Der Zor'du. Halep'ten yola çıkan kafileler Fırat'ı izleyerek Der Zor'a ilerliyordu. Bu tercih, uçsuz bucaksız Suriye çöllerinde kafilelere eşlik eden Osmanlı askerlerinin su ihtiyacını karşılamaya yönelikti muhtemelen. Zira Ermenilerin yaşaması için değil; ölümüne bu çöllere sürüldüğünü birkaç paragraf sonra anlayacağız... </p> <p>Aylarca süren bu ölüm yolculuğundan, çok azı Der Zor'a ulaşabilmişti. Çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan bu kafileleri, ilk olarak Türk Hanı olarak adlandırılan tarihi bir handa istiflemişlerdi. </p> <p>Açlıktan iskelete dönmüş bu insanlar perişan bir halde yerlerde yatıyor, kimisi oracıkta son nefesini veriyordu. Aslında, ölüme çoktan teslim olması gerektiği hesaplanan bedenleri, mucizevi bir şekilde direnebilmişti. Son derece cılız olan iniltileri, hanın taş duvarlarına çarparak gür bir şekilde yankılanıyordu. </p> <p>Ancak Ermenilerin çilesi burada da bitmemişti. Talat Paşa, Halep Valisi'ne gönderdiği bir kaç şifreli telgrafta, Suriye'ye ulaşan kafilelerin ölmesi gerektiğini emrediyordu:</p> <p>'Halihazırda malum milletin erkekleri için tatbik edilen tedbirlerin kapsamına kadınların ve çocukların da alınması ve bu görevin güvenilir memurlarla yürütülmesi'...</p> <p>'Malum kişilerin imha edilmesi talimatına rağmen, hiç de emin olmayan yerlere mesela Suriye ve Kudüs'e yollandıklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Böyle bir müsamaha büyük bir hatadır. Fesatçıların gönderileceği tek yer hiçliktir.'... </p> <p>Onlar, daha Anadolu'dan yola çıkarılalı beri rotaları ölümdü. Amaca ulaşılmış, çoğu çöllerde ölmüş, öldürülmüştü. Der Zor'a ulaşabilen bu kafileler de, daha fazla göze batmadan öldürüleceklerdi. </p> <p>Türk Hanı'ndaki kısa bir moladan sonra kafileler yine ölüm yolculuğuna çıkarılmışlardı. </p> <p>Hepsi yok olana dek yolculuk devam edecekti... </p> <p>Askerler, kırbaçlarla kontrol ettikleri kafilelere çölde fasit daireler çizdiriyor; zaten kemik yığınına dönmüş bu insanlar küme küme yere seriliyorlardı...</p> <p>Aylarca süren bu ölüm yolculuğunda, yolcu kalmayınca sürgün son bulmuştu...</p> <p>Suriye'deki ölüm yolculuğundan kurtulabilen çok az sayıda Ermeni kalmıştı. Bunlar; yolculuk sırasında gizlice kaçıp Arapların evine sığınabilenler, evlatlık verilen çocuklar, kaçırılan genç kız ve kadınlardı. </p> <p>Bu sürgünde çeşitli şekilde kaçıp kurtulanların sayısı ancak 500 bin kadardı; 600 binden fazla insan ise ölmüş, öldürülmüştü. Sürgün ve katliamlarda ölenlerin toplamı ise yaklaşık 1,5 milyon...</p> <p>1870'lerde Anadolu'da yaklaşık 2,5 milyon olan Ermeni nüfusu, 1927'de 60 bin olarak tespit edilmişi. 1915, Ermenilerin erken kıyameti olmuştu...</p> <p><b>ATALARININ KEMİKLERİYLE YAŞAYAN BİR HALK </b></p> <p>İlk olarak Der Zor'daki Nahadagats Kilisesi'nde gördüğümüz toplu mezarlardan çıkarılmış kemikler, daha sonra Der Zor civarlarında adım başı karşımıza çıkacaktı.</p> <p>Suriye ve Lübnan'da gezdiğimiz bütün Ermeni kiliselerinde, toplu mezarlardan çıkarılan bu kemiklere rastlamıştık.</p> <p>Ermenilere, atalarından köşkler, evler, bağlar bahçeler değil; kemikleri kalmıştı. Onlar kuşaklar boyu bu mirası taşımaya mahkum olmuştu sanki.</p> <p>Der Zor'un birkaç km. ötesinde yeni bir toplu mezar ortaya çıkarılmıştı. Türkiye ile ilişkilerini bozmak istemeyen Suriye hükümeti burada araştırma yapılmasına izin vermiyordu...</p> <p>Sürgün, Der Zor'un adını ölümle anlamdaş kılmıştı. Buraya gelenlerin katliama dair izler aradığını, Ermeniler kadar Araplar da biliyordu. Bu nedenle toplu mezarın yanıbaşındaki köyde bizi karşılayan Arap çocuklar, biz daha mezara varmadan avuçlar dolusu insan kemiğini avuçlarımızın içine koyuvermişti. Arapça bilmiyorduk, hiçbir şey dememiştik halbuki!...</p> <p>Harut, zaten durmaksızın akan gözyaşlarının birazını da, atalarına ait olduğunu düşündüğü avucundaki kemiklerin üzerine akıtmıştı... </p> <p><b>2- Direniş</b></p> <p>24 Nisan 1915'te, İstanbul'da 2345 Ermeni aydının tutuklanıp öldürülmesiyle başlayan katliama, 27 Mayıs'ta tehcir yasası eşlik etti...</p> <p>Ermeniler deneyimliydi. Daha Abdülhamit'in döktüğü kanların izi kurumamıştı. Ama Osmanlı tehcir ve katliam kararlarını öyle bir ivedilikle uygulamıştı ki; büyük çapta bir direnişe fırsatları olmamıştı. Birkaç yerde küçük direnişler olmuş, ama sonuçsuz kalmıştı.</p> <p>Anadolu'daki bütün kafileler güneydeki geçici kamplarda birleşiyordu. Bu yüzden, öncelikle güneyden uzak olan bölgelere sürülmüştü. </p> <p>En güneydeki İskenderun Sancağı'na 'sürgün emri' ancak 23 Temmuz'da verilmişti. Bütün Ermeniler bir hafta içinde evlerini boşaltacaklardır...</p> <p>İstanbul'daki ilk olayın üzerinden yaklaşık iki ay geçmiştir. Musa Dağ halkı, o güne kadar olan sürgün ve katliamlardan haberdar olduklarından çeşitli kereler toplanmıştır bile.</p> <p>Musa Dağ Bölgesi, dağın eteğinden başlayıp, tepesine doğru dizilen yedi Ermeni köyünden oluşmaktadır; Vakıflı, Kebusiye, Hıdır Bek, Yoğunluk, Hacı Habablı, Bityas, Yezur...</p> <p>Köyler arasındaki mesafeler hesap edilerek, toplantılar tam ortada bulunan Yoğunluk'ta yapılmaktadır...</p> <p>İki aydır süren tartışmalar, Osmanlı askerlerinin gelip, köylerini boşaltmalarını istemesiyle kesin sonuca varır. Yaklaşık beş bin kişi direnme kararı alıp Musa Dağ'a sığınır. Geri kalanlar diğer kafilelerle birleşerek Der Zor'un yolunu tutar.</p> <p><b>DAĞLARA DOĞRU...</b></p> <p>'Boşaltma' emri ulaşmadan, direnmeye kararlı olanlar, ufak tefek hazırlıklar yapmıştı. Bu nedenle toparlanmak zor olmamıştı. Köylüler bütün erzak, canlı hayvan, giyecek ve silahlarını dağa taşımışlardı. </p> <p>Musa Dağ'ın tepelerinde, Damlacık Bölgesi kamp yeri olarak belirlenmişti. Ermenilerin tarihten gelen 'yerleşik yaşam deneyimleri' kısa sürede Damlacık'ı küçük bir kente dönüştürmüştü.</p> <p>Tahta ve bezlerden yapılan derme çatma bu kentte, ailelerin barınabileceği evler ve hayvan barınaklarının yanında; hastane, okul ve kilise de mevcuttu... Devam edecek</p> <p><b>KIRK GÜNLÜK DİRENİŞ</b></p> <p>Dağa çıkmadan önce askeri bir düzende örgütlenmişlerdi. Liderleri Yoğunluk köyünden, Papaz. Ter Abraham Galstyan'dı. Ve her şey sonuna kadar emir komuta zinciri ile yürütülmüştü. Bunun yanında, kadın ve çocuklar arasında da muazzam bir işbölümü sağlanmıştı. Şakası yoktu, herkes yaşamak adına direndiğinin farkındaydı...</p> <p><img hspace="5" border="0" align="right" vspace="5" src="http://www.gunlukgazetesi.net/resimler/musa_agaci_200.jpg" alt="" />Osmanlı ilk olarak 2000 asker göndermişti. Musa Dağlıların sadece 300 av tüfeği vardı ve bunlar gönüllü erkeklere dağıtılmıştı. Buna karşın daha yüksekte oluşları, muazzam askeri örgütlülükleri ve işbölümleri sayesinde bu ilk saldırı püskürtülmüştü.</p> <p>Osmanlı, saldırılarına her defasında asker sayısını artırarak devam etmesine rağmen, Musa Dağlılar ile baş edememişti.</p> <p>Kırk günün sonunda yiyecekleri ve cephaneleri tükenmiş, saldırılardan bitap düşmüşlerdi. Daha ne kadar direnebileceklerdi, bilinmez. Derken bir Fransız savaş gemisi onları fark edecektir...</p> <p>Tarihte, sayılara mistik anlamlar yüklenmiştir. Pisagorasçılar, yaşamda her şeyin sayıca bir karşılığı olduğunu savunmuşlardır.</p> <p>Doğu toplumlarında 'kırk' sayısı da bu 'özel' sayılardan biridir. Nuh'un Gemisi 'kırk gün kırk gece' yağan yağmurlardan sonra kurtulmuş; Tanrı ådem'in hamurunu 'kırk günde' yoğurmuştur...</p> <p>Musa Dağlıların 'kırk günün' sonunda kurtulmaları bir tesadüf müydü, yoksa Der Zor'da Osmanlıya göz yuman Tanrı, Musa Dağ'da gözünü mü açmıştı?</p> <p><b>KURTULUŞ... </b></p> <p>Onlar ne olursa olsun direnmek için yola çıkmışlardı. 'Sürgünde' öleceklerine', 'direnerek öleceklerdi.</p> <p>Dağın bir yamacı denize bakıyordu. Denizden bir destek gelir umuduyla, daha direnişin başlarında, beyaz bir çarşaf üstüne bir haç çizerek dağın tepelerine germişlerdi. </p> <p>Bir Fransız savaş gemisi bu işareti fark ederek demir atmıştı...</p> <p>Fransızca yazılan 'yardım' mesajını gemiye ulaştırmak için iyi bir yüzücü gönderilmiş; Fransız askerleri 'yardım' çağrılarını kabul ederek hepsini gemiye almıştı.</p> <p>Gemi onları Mısır'ın Port Sait şehrine götürür...</p> <p>Yaşamlarını kumlar üzerinde kurulmuş çadırlarda sürdüren Musa Dağlılar, kısa sürede kendilerine yeni yapılar inşa etmişlerdir.</p> <p>Port Sait'te 4 yıl kaldıktan sonra; Fransızların Antakya'yı ele geçirmeleriyle 1919'da topraklarına geri dönerler. </p> <p>1939'da Fransızlar çekilince Antakya, yeniden Türkiye'ye katılmıştır. Kendini güvende hissetmeyen Musa Dağlılar, Fransızlardan tekrar yardım ister. Fransızlar, bu kez Lübnan'da 'Anjar bölgesini' satın alarak, direnişçileri buraya taşır.</p> <p>Antik bir kentin dışında hiçbir şey bulunmayan bu arazileri kısa bir sürede cennete çevirmişlerdir. </p> <p><img hspace="5" border="0" align="center" vspace="5" src="http://www.gunlukgazetesi.net/resimler/anjar_1943.jpg" alt="" /></p> <p>Resmi adı Anjar olan bu kasabaya halk arasında 'Musa Dağ da'' deniyor.</p> <p>İki Musa Dağ vardır şimdi. Biri koparıldıkları toprakları Anadolu'da; diğeri umutlarını taşıdıkları Lübnan'da...</p> <p><b>3- Musa Dağ'dan Musa Dağ'a<br /> (Direnişçilerin izinde)</b></p> <p>Bu yolculuğumun amacı, Anadolu'daki Musa Dağ'dan başlayıp, Lübnan'daki 'Musa Dağ'a varmaktı. Ama sürgüne gidenleri atlamak olmazdı. Bu yüzden Der Zor'a gitmek de gerekiyordu...</p> <p>Yolculuğumuza, Vakıflı köyünden başlayıp, Lübnan'da son vermiştik.</p> <p>Anadolu Musa Dağ'dan... (Vakıflı)</p> <p>Antakya, Türkiye'ye katılınca Fransızlar kendilerinden yardım isteyen Musa Dağlıları Lübnan'a yerleştirmişti.</p> <p>Çok az sayıda Musa Dağlı ise, Türkiye'deki 'yeni' laik' düzene güvenerek topraklarında kalmayı tercih etmişti.</p> <p>Bunlar, ancak bir köyü dolduracak kadardı. Bu nedenle, hepsi Samandağ ilçesine en yakın olan 'Vakıflı' köyüne yerleşmişlerdi.</p> <p>Bugün nüfusu, ortalama 140 kişi kadar olup; Türkiye'nin tek Ermeni köyüdür.</p> <p>Samandağ'dan birkaç kilometre ilerleyince kimsenin size: 'Vakıflı'ya geldik!' demesi gerekmiyor. Bambaşka bir dünyaya girdiğinizi, zaten anlıyorsunuz. 'Kentlilik', öyle herkesin harcı değil! 'Sosyoloji'nin inandığı gibi, birkaç kuşak işi de değil bu; en az birkaç asır lazım gelir... </p> <p>Karşımda, çevre düzenlemesi, süs bitkileri ile süslü caddeleri, adım başı çöp tenekelerinin bulunduğu küçücük bir kent görünce şaşırmadım. Ermeniler bu işlerin üstadı...</p> <p>Samandağ'dan hareket eden köy dolmuşlarının güzergahı belliydi. Herkes ineceği yeri biliyordu. Daha önce hiç gitmemiştim ama ben de nerde ineceğimi biliyordum. Şoföre danışmadım...</p> <p>Vakıflı'ya girdikten birkaç yüz metre sonra şoföre durmasını söyledim. Dolmuşun penceresinden gördüğüm sevimli evin balkonundaki üç yaşlıyı görünce durağım da belli olmuştu.</p> <p>Avedis Amca, eşi ve bir komşusu balkonda çay içiyorlar. Kırk yıldır tanıyor gibi balkona dalıyor ve Ermeniler için sihir etkisi yapan sözcükle karşılarına çıkıyorum: 'Pareeev!' (merhaba). Tebessümle karşılıyorlar: 'Pareeeev!'...</p> <p>Sonra sokağa çıkıyorum. Nasıl ki Der Zor'daki çocuklar elimize toplu mezarlardan çıkan kemikleri koydularsa; Vakıflılı çocuklar da ben daha sormadan, Musa Dağ'ı işaret etmişlerdi. Franz Werfel'in 'Musa Dağ'da Kırk Gün' adlı eserini okuyanlar, buraya gelip, Musa Dağ'ı görmek istiyormuş meğer!..</p> <p>Akşam, kahveye gidiyoruz. Köyün gençlerinin çoğu Avrupa'ya göç etmiş. Kahvede yaşlı ama 'yüreği genç' olan cıvıl cıvıl insanlarla sohbet ediyoruz...</p> <p>Köyde lokanta olmadığı için, kahveden erken kalkıp, pansiyonda yemek hazırlamayı düşünüyorum. Köyün gençlerinden Hrant, bana utana sıkıla bir şeyler söylemeye çalışıyor: </p> <p>'Bize yemeğe gelmenizi çok istiyorum ama...' Aslında, yemeklerine katılıp, bu güzel insanları daha fazla yormak istemiyorum. Fakat, Hrant'ın, beni yemeğe davet ederken neden çekindiğini merak edip soruyorum: 'Ama ne...?' </p> <p>Hrant yine utana sıkıla: 'Izgara yapıyoruz ama etimiz domuz...' Durumu hemen anlayıp:</p> <p>'Domuz eti mi? Öyleyse geliyoruz!' diyorum. Hrant nerdeyse kanatlanıyor. Gülerek: 'Öyleyse süzme rakı da içersin'...</p> <p>Gece yorgun argın pansiyonda yatarken, Hrant'ın nefis sofrasını düşünüyorum. 'Yediğimiz domuzu onlar avlamış. Bu yüzden bu kadar taze...'</p> <p>Ava, komşu Müslüman köylülerle beraber çıkıyorlarmış. Domuz avladıklarında Ermenilerin; geyik avladıklarında Müslüman köylerin... Anarşist damarım kabarıyor yine; yatağımda, içimden söyleniyorum: 'Hiçbir savaş din adına yapılmadı; 'Devlet ve mülkiyet' olmazsa, insanlar birbirileriyle nasıl yaşayacaklarını biliyorlar aslında!'...</p> <p>Sabah, Musa Dağ'ın diğer altı köyünü gezmek için yola çıkıyoruz. Kebusiye, Hıdır Bek, Yoğunluk, Hacı Habablı, Bityas, Yezur...</p> <p>Birçoğunun adı değiştirilmiş... Vakıflı'dan sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Mantar gibi dikilen beton yapılar, tek tük kalan eski yapıları gölgelemiş. Hıdır Bek'te 1600 yıllık 'Musa Ağacı'nın altında yapıyoruz kahvaltımızı. Neyse ki bu ağaç, buraların tarihinin, bu beton yığınlarından başlamadığının kanıtı... </p> <p>Musa Dağ'ın tepesine kadar başka iç açıcı bir şey yok. Her köyün kilisesini görmek istiyoruz. Kimisi camiye dönüştürülmüş, kimisi harabeye dönmüş, kimisinin üzerine camii yapılmış. O, kanıksamış veya öyle görünüyor; ama ben, bize eşlik eden Hayrabet'ten utanıyorum...</p> <p>Vakıflı'ya dönüyor, kahvehanede Musa Dağ yolculuğumuzu bitirecek olan köy dolmuşunu bekliyoruz. Panos Amca flütüyle güzel Ermeni ezgileriyle uğurluyor bizi.</p> <p><img hspace="5" border="0" align="center" vspace="5" src="http://www.gunlukgazetesi.net/resimler/panos_amca.jpg" alt="" /></p> <p>Lübnan'daki Musa Dağ'a... (Anjar)</p> <p>Şam üzerinden Lübnan'a geçerken insan eliyle çizilmiş olan çizginin ötesinde; 'direnenler' ile 'sürülenler' arasındaki farkı gösteren doğal bir çizgi var sanki. Sınırı geçtiğiniz gibi çölden cennete giriyorsunuz.</p> <p>Anjar'dayız; Lübnan'daki Musa Dağ... Vakıflı'da olduğu gibi, yine kimsenin söylemesine gerek kalmıyor; 'buralara Ermenilerin eli değmiş!...'</p> <p>Yaklaşık 2500 nüfuslu bu kasabanın yüzde 99'u Ermeni, yüzde 95'i ise Anadolu'dan gelen Musa Dağlılardan oluşuyor. Vakıflı'da olduğu gibi, nüfusun yüzde 99'u okuryazar... </p> <p>Sadece çevre düzenlemesi, temizliği ve yeşilliğiyle benzemiyor Anadolu'daki Musa Dağ'a; Ermeniler, geldikleri köylerin isimlerini de taşımışlar Lübnan'a. Kasaba altı bölgeye ayrılmış: Vakıflı, Kebusiye, Hıdır Bek, Yoğunluk, Hacı Habablı, Bityas...</p> <p>Yedinci köy Yezur ise Anjar'da yok. Çünkü Yezur, Musa Dağ'daki köylerin en küçüğüydü. Ve Anjar'daki Yezurluların sayısı bir mahalle oluşturmaya yeterli değildi. </p> <p>Daha sonra Ermenilerin yoğunlukta bulunduğu Bourj Hammoud'ta da görecektik; Ermeniler cadde, sokak, mağaza, otel gibi, bulundukları her yere memleketinin isimlerini vermişler: 'Sis, Maraş, Ani, Ararat...' </p> <p>Bourj Hammoud, küçük bir Anadolu; Anjar ise Musa Dağ oluvermiş. Memleket özlemleri hiç bitmemiş. Onlar Suriye'de Suriyeli; Lübnan'da Lübnanlı olmamışlar hiç. Anadolulu, Musa Dağlı, Sisli, Maraşlı olmuşlar hep...</p> <p>Köyün yaşlılarından Hagop Pambukian ile sohbet edeceğiz. Hagop sadece Arapça ve Ermenice biliyor. Onunla nasıl iletişim kurabileceğimizi düşünürken, aslen Diyarbakırlı olan David yetişiyor imdadımıza. </p> <p>David gelince; Anjar'da bulunduğumuz sürece, Türkiye'den geldiğimizin belli olmaması gerektiği konusunda arkadaşlarımızın yaptığı sıkı tembihlerin yarattığı gerginlik de bitiyor. Memleketine sarılır gibi sarılıyor bize; yüreğine nasıl koysun bilmiyor...</p> <p>Diyarbakır'ın Ermenilerinden olan David Kürtçe'yi çok iyi konuşuyor. Hagop anlatıyor, David Kürtçe'ye çeviriyor:</p> <p>'Babam Ohannes Pambukian, Musa Dağ direnişinde ön saflarda yer almış. Ermenilerin elinde bulunan 300 av tüfeğinden birini babama vermişler...</p> <p>Direniş bittiğinde sadece 18 kayıp vermişiz'...</p> <p>Ailesi, Fransızların Antakya'yı ele geçirmesiyle, diğer direnişçilerle birlikte topraklarına dönmüş. Hagop Musa Dağ'da doğmuş. Fransızların Antakya'dan çekilmesiyle Anjar'a yerleştiklerinde 10 yaşındaymış.</p> <p>'Buraya geldiğimizde bir tek ağaç yoktu. 11 yıl boyunca çadırlarda dikenlerin içinde, yılanlarla yaşadık. 1 yıl sonra, Fransızların bize inşa ettiği 40 metrekarelik evlerimize yerleştik. </p> <p>Toplam 1100 aile, yaklaşık 5500 kişiydik. 1946'da Ermenistan'ın çağrısı üzerine bir kısım Musa Dağlı, Ermenistan'a yerleşti.</p> <p>Ağaç diktik, tarla ektik. Görüyorsunuz çölden bir cennet yarattık. Araplar, tarım ve sanatı bizden öğrendi.</p> <p>Lübnan 1975'lerden beridir çok karışık. Ama biz buradaki etnik çatışmalarda hiç taraf olmadık. Bu yüzden Arap Hıristiyanlar sevmez bizi.'</p> <p>Evet, Ermeniler yıllardır İsrail ve Batı emperyalizminin karıştırdığı Lübnan'da hiç taraf olmamış. Onlar en büyük savaşımını, 'Birinci Dünya Paylaşım Savaşı'nda, Osmanlıların kullandığı, son derece 'orantısız bir güce' karşı vermişlerdi zaten.</p> <p>David, Hagop Pambukian'la söyleşimiz bitince, bizi arabasının içine sokuverdi. Zamanımızın dar olduğunu, yaptığımız telefon görüşmelerimizden anlamıştı. Bu yüzden bizi gezdirmeyi teklif etmemiş, arabanın içine sokmuştu. Hemşerimizdi, aynı kültürden geliyorduk. Direnmemizin fayda etmeyeceğini biliyorduk. Kısa bir süre de olsa David'in konuğu olacaktık, başka yolu yok...</p> <p>1976'da Diyarbakır'dan gelmiş Anjar'a, Musa Dağlı değil David. Öncelikle bizi, Musa Dağ'ın (Anjar) altı mahallesinde dolaştırdı. </p> <p>Her mahalle, Anadolu'daki Musa Dağ'ın bir köyüne denk geliyordu. İnsan yeryüzünde bir cennet yaratmak istiyorsa, Ermenilere yaptırmalı. Musa Dağlılar burada da bir cennet yaratmışlar... </p> <p>Hayranlıkla Anjar'ı izlerken, David arabasını durdurdu ve ne olduğunu anlamamıza izin vermeden bizi bir evden içeri soktu. </p> <p>Kahvesini içtik... </p> <p>Elimizden sıkı sıkı tutmuş; yüreğinin neresine koysun bilmiyor. Bakışları sesleniyor bize: 'Memleketim gelmiş Anjar'a. Gitmeyin!...' </p> <p>Antakya'dan başlayıp, Suriye ve Lübnan'a uzanan yolculuğumuz boyunca; Harut'un, David'in ve Beyrut'taki Garo'nun yanındayken, memleketimizdeki komşularla yemek yemiş, Anamızın elinden tutmuş, yeğenlerimizi öpmüştük sanki. </p> <p>Acı, sürgün ve ölüm bile kirletmemişti içlerini. Onlar memleketlerinin isimlerini, umutlarını taşıdıkları gibi; verimli Anadolu topraklarının mert, paylaşımcı ahlakını da taşımışlardı gittikleri yerlere.</p> <p>Yolculuğumuz boyunca tanıdığımız Ermenileri bırakıp giderken, memlekete eksik döndük... Ben yine içimden söylendim: 'Hiçbir savaş din adına yapılmadı; 'Devlet ve Mülkiyet' olmazsa insanlar birbiriyle nasıl yaşayacağını biliyorlar aslında!...'</p> <p>Not: Yolculuğumuz sırasında bize yardımcı olan: Khatchig Mouradian, Garo, Harut ve David'e sonsuz teşekkürler... </p> <p><b>Gulisor AKKUM *</b><br /> *Sosyolog </font></p> Kaynak: Günlük gazetesi
Girdi biçimi
Filtered HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Full HTML
Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi
Attached Images
Existing Image:
None
"Over troubled water..." (Açılış)
"Sussss.."
"Unut"
090908-Güler Zere-vm.widec.jpg
0je.png
1.jpg
1.jpg
1.jpg
105-141.jpg
11 Eylül vePolitik İslamÜzerine Kapak
1234r.jpeg
15- 16 Haziran.jpg
155.JPG
16.jpg
166137_1_Gorzfrei.jpg
1960-che-1.jpg
19ocak2010s.jpg
1mayis77_(1).jpg
200-386.jpg
2000degundem-kapak200.jpg
2009-12-04---Kapak---Sosyal.jpg
2010-09-12 - Kapak- 12 eylul uzerine yazilar v2.jpg
21 İtfaye.jpg
250-369.jpg
250-392.jpg
26.JPG
2_temmuz_2009_istanbul.jpg
4- ikinci kapıdan mezarlığa giriş yapılıyor.JPG
400px-Krähe_65(loz).JPG
41e591d8-yilmaz-guney.jpg
490-250.jpg
6-7 eylül.jpg
6-7_eylul_1955.jpg
6-7_eylul_55_tank.jpg
800px-Ziggurat_of_ur.jpg
Abdullah Öcalan - Kapitalist Modernite ve Demokratikleşme - Kapak
abidin'in...jpg
abidin-dino.jpg
abidin-he...jpg
abidinözp...jpg
abidinözp...jpg
acilim_aydinlar_yorum.jpg
afganistan_secimsandik_essek_asker.jpg
afis-kumkapi-14mart2010.jpg
afis_cozum.jpg
ahmedarif_nazimhikmet.jpg
ahmed_arif_1.jpg
Ahmet Türk.jpg
ahmetaltan_hasancemal.jpg
ahmetarif.jpg
ahmetturkemineayna.jpg
ahmet_turk_3_kongre.jpg
ahmet_turk_grup_toplantisi5.jpg
Akatça dilinde çivi yazısı ile yazılmış olan 282 maddelik Hammurabi Kanunları...
AKP ve güleni bitirme planı.jpg
Albayrak
albayrak1200.png
Aleviler-kapak400.jpg
Ali Yetkin
alidehri.jpg.jpg
alidehri.jpg.jpg
alter-eco-ekim2010.jpg
Amatör Kalem Vuruşları (1)
Amatör Kalem Vuruşları (2)
Amatör Kalem Vuruşları (3)
amedkadin_forumuleyla.jpg
ankkongre.jpg
anneannem.jpg
apo_aturk_talabani.jpg
ara-gazetesi-çžktž.jpg
arac_er_asker.jpg
aram_tigran_cumbus.jpg
Arif Damar.jpg
arif+damar.jpg
Asiti-Baris.jpg
asiye-turhalli.jpg
asker_yuruyus_jandarma.jpg
avni-ozgurel-01.jpg
AVrupa Birliği Üzerine Yazılar - Demir Küçükaydın - Derleme - Kapak
Avrupa Merkezcilik Üzerine Yazılar
avrupabarisgrubu_basin.jpg
aydinlar_liberal.jpg
aydin_erdem.jpg
Aydın Dinçoğul
Ayhan Bilgen.jpg
ayhanbilgen_barismeclisi.jpg
ayna_turk_1eylul.jpg
Ayrılık-kuytu
Az Kaldı! - Türkiye'nin Linç Yapılmış ya da Linç'e Kalkışılmaş İdari Bölgeler Haritası
azizvatanresmi.jpg
azizvatanresmi.jpg
Azınlıklar Konusundu Yazılar
Aşiti - Barış
Çatı Ankara.jpg
Çatı Partisi Tartışmaları.jpg
Çtı Partisi Girişimi.jpg
Ömrümüzün taş çicekleri resim sergisi.jpg
Özgür Basın Susturulamaz.jpg
Özgür Gündem'e Yazılar (1992-92) Kapak
Özgürlük(Korkoro).jpg
Üçüncü Köxüz Sitesi
özgürlük ne zaman anne.jpg
Banksy!.jpg
Bansky'den
baris guvercini.jpg
barisgrubu_karsilama_ani.jpg
barisgrubu_otobus2.jpg
baris_kizi.jpg
Barış Gurubu.jpg
Barış İçin Vicdani Red Platformu.jpg
Barışın Tarihi.jpeg
basbug_dursuncicek.jpg
Bayram Balcı-Livan.jpg
bayramlar-kapak200.jpg
başkan ve hatice ana.JPG
büyük ortadoğu projesi ve sosyalist strateji
BDP'ye operasyon.jpg
bdp_logo.jpg
Belalı sularda: Ship to Gaza, sizi gözüm gibi sakınırım.
Berivan.jpg
Beşikçi Eleştirisi - Kitap Kapağı
Bill Of Rights
Bir Özgürlük Tutsağı Manuşyan.jpg
Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi
Bir yaşam.jpg
Birinci Dünya Barış Günü.jpg
Birlik mi Rekompozisyon mu Kapak
birlik-mi-kapak-on-yuz.jpg
Bizim Köy
bop-on-kapak.jpg
Buzu Kıran Yolu Açan
bıji kürd u kurdistan
canli_bomba_pelsin.jpg
canyucel.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
catipartisiilktoplantisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi.jpg
cati_partisi_girisimi.jpg
Celali Söylenceler Kapak
Celali Soylenceler Kapak.jpg
Celali Soylenceler Kapakv2.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
Celali-Soylenceler-Kapak400.jpg
cerkesler_kitap.jpg
Ceylan'dan Bize Kalan: Şahmeran
CHP-logo.jpg
chp_meclis_pankart2.jpg
Cingeneler.jpg
cizre-bohtan-beyi-bedirhan-direnis-ve-isyan-yillari-onkapak.jpg
Cumhuriyet_LR.jpg
Dağların ezgileri.jpg
Dönüşü olmayan yol.jpg
Dün Halep'çe, Bugün Kelepçe
Dünyanın Halleri Üzerine Denemeler
Demokratik Cumhuriyet.jpg
demokratik_acilim_kapatma.jpg
Denemeler
denemeler-kapak.jpg
denizesaldiri.jpg
denizesaldiri.jpg
Derleme 2009 - Murat Çakır
Dersim+ Barajlar.jpg
Dersim- Sabiha Gökçen.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersim-zorunlu iskan1.jpg
dersimkatliami1.jpg
devletulus.jpg
devletulus.jpg
Die Linke: Bir Başarı Hikayesi mi? kapak
Dikilmesi mümkün "İzmirli ırkçılar" heykel tasarımı
dilacarKucuk.JPG
dilekkurban.jpg
Dilsiz dengbej.jpg
dink_goktas_kitap.jpg
Dipnot Dergisi Üçüncü Sayı Kapak
Dipnot.jpg
Dipnot.png
disk_suleyman_celebi.jpg
Diyarbakır -TÜYAP.jpg
diyar_demokrasi_platformu1.jpg
Djembe
DK_MME_KapakKucuk.jpg
DK_MME_KapakKucuk_0_0.jpg
dogan-akhanli.jpg
Doğan Akhanlı
DSC04737.JPG
DSC04737.JPG
dtp_eylemi.jpg
dtp_logo.jpg
dtp_operasyon_tepki1.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
ecevit_baykal_ataturk.jpg
edip_cansever.jpg
ejder-kapani-46.jpg
ekinbelleten-1991.jpg
emmeline-pankhurst1.jpg
emper ve ırak umut.jpg
emperyalizm ve dünyanın katli
emperyalizm ve dünyanın katli(ırak)(yağlıboya resim)
emperyalizm ve umut(yağlıboya resim)
erdogan_akhanli_yazar.jpg
ergani.jpg
ermenhaf.jpg
Ermeni Sorunu Üzerine Yazılar - Kapak
Ermeni Soykırımı ve Toplumsal sorumluluk - Broşür Kapağı
Ermeni-Soykirimi-Koln.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_goc_tren.jpg
ermeniler_soykirim_ciftciyan.jpg
ermeni_saykirim1.jpg
ermeni_tehcir.jpg
ermeni_tehciri_tren.jpg
ermeni_tehcir_TE.jpg
ernesto_che_guevara_x1.jpg
etha-20100708-envali-metruke-00_ext.jpg
Evrim ALATAŞ..jpg
evrim_alatas.jpg
evrim_alatas_amed.jpg
Eyüp Sultan Konuşması
Ezidilik.jpg
Ezidilik.jpg
Ezilenlerin Pedagojisi.jpg
fahri petek.jpg
fahri-pet...jpg
Ferhat Tunç-söyleşi.jpg
Ferit öngören.jpg
fft23mm135497.jpg
fileme.jpg
filizkocali_gunluk.jpg
friedrich-nietzsche-paul-ree-lou-andreas-salome.jpg
Gayda-Istanbul-Gayda-Istanbul-CD__20246271_0.jpg
GÖÇMENLER.jpg
gösteri.jpg
gözler bakışlar
Gözler ve Bakislar(yağlıboya resim)
güler zere.jpg
Günay- Gerilla.jpg
Günay-Murat Karayılan.jpg
Günümüz anti-demokrat kemalist evlerini bu kadar farklı ve bu kadar baştan çıkarıcı yapan nedir?
Günlük Gazetesi Çok Dilli Manşet
Geçiş Programı Üzerine Kapak
Gece Kelebeği.jpg
gecmisle_hesaplasma_kitap.jpg
gencaygursoy_husnuondul.jpg
gencdal_ceber_kursun.jpg
gerilla_bahar.jpg
gerilla_cozum_avrupa.jpg
gerilla_durbun.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
GetAttachment.aspx.jpg
Globalızatıon
grupyorum.jpg
guler-zere.jpg
GulerZere-hstn20090708-51.jpg
guler_zere_afis.jpg
gunluk_22agustos.jpg
gunluk_24_04_2010_s.jpg
gunluk_kapatma_kocali.jpg
gunluk_logo.jpg
gzerehapis.jpg
Hafız Esad.jpg
Haiti.jpg
Hakan Akçura-söyleşi.jpg
hakantahmaz_ayseltugluk.jpg
hakkari_cumhuriyet_yuruyusu.jpg
Halil Savda
Halil Uysal.jpg
Halil Uysal.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
haliluysaldag_1_.jpg
Hasan_Cami_-_Fas.jpg
hasan_cemal_apemusa.jpg
hasan_cemal_ismetb.jpg
Hatalı Mantık
Hayat Atölyesi.jpg
Hüseyin Çelebi.jpg
Hüznün Akordu
hdinkcadde.jpg
Her dağın gölgesi Deniz'e düşer.jpg
Hevjin.jpg
hewler_gazeteci_osman.jpg
hicri_arapfoto.jpg
Hikmet Kıvılcımlı Elazığ Cezaevinde Mahalli Kürt Kıyafetiyle
Homofobi.jpg
honduras.jpg
Hrant için.jpg
Hrant ve 1915.jpg
Hrant- Doğum günü.jpg
ibadet_inanc.jpg
idamlar-iran.jpg
ihd_tihv_fincanci_turkdogan.jpg
ihsanfetahiyan_iran_idam.jpg
ihsanfetahiyan_pjak_iran.jpg
ilan.jpg
ilkmeclis_anayasa.jpg
ilmanifesto_manset.jpg
images.jpg
imrali_salon.jpg
ingmar_bergman_yonetmen_s.jpg
islam ve sol.jpg
istanbul_baris_mitingi_kitl.jpg
işçiler ve önderleri-1(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2(yağlıboya resim)
işçiler ve önderleri-2.jpg
işçiler ve önderleri.jpg
Jamanak.jpg
James_Joyce.jpg
James_Joyce.jpg
Jan Valtin.JPG
Jan Valtin.thumbnail.JPG
Jî bo Hefîz Ebdûlrıhman û rojmanegeriya cîhané/ Hefiz Abdulrahman ve Dünya basın emekçileri için
jitem_belge_jandama.jpg
Jı bo bıdarvekırına xortên Kurd...( İdam edilen Kürt gençleri için...)
Jın,Jiyan,Azadi/ Nisa,Heyat,Hürriyet/ Kadın,Yaşam,Özgürlük
Kadri Gökdere
Kadın Soruşturması.jpg
Kadın Soruşturması.jpg
kadına bakış
Kadına Bakış(yağlıboya resim)
Kapak - Emvali Metruke
Kapak---Ocalana-Mektuplar.jpg
kapak-onyiloncesi400.jpg
kapak.jpg
kapak.jpg
kapak300.thumbnail.jpg
kapaksanat.jpg
kapak_0.jpg
karayilanbasin5.jpg
karayilan_filizkocali.jpg
kardelen.jpg
kardesist.jpg
Kasabalılar-Kapak
katliam_halepce.jpg
kawa-nemir.jpg
kayit-olunmamis-soykirimistanbul-eylul-1955-vasilis-kiratzopulos.jpg
Kaypakkayakapak
Kayıt dışı bir isyan.jpg
kazimkoyuncu.jpg
Küçük İskender.jpg
Kültür Üzerine Yaazılar - Kapak
Küreci Anması Afiş
kürt'lük
KCK-Karayılan
Kelepce.jpg
kelepce1.jpg
KemalistEvler.jpg
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm Stalinizm ve Türk Solu - Kapak
Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligarşi Üzerine Yazılar Kapak
keyman_gulec.jpg
kilaman.jpg
kilisecami.jpg
komplokapakkucuk.jpg
koxuz-duz-golgeli.gif
kresim.jpg
kultur-kapak.jpg
Kurban.jpg
kurdocul1.jpg
Kurt-Hareketi-kapak200.jpg
kurttvleri_medtv.jpg
Kıvılcım Gazetesinde Yayınlanmış Yazılar
Kıvılcımlı Üzerine YŞazılar Kitabı Kapağı
Kıvılcımlı Sempozyumunda Servet Ziya Çoraklı Bildiri Sunarken
Kızıl Afiş
La prison.jpeg
latchodromez01.jpg
Latin Amerikanın Kesik Damarları.jpg
Lawij / Hida/ Ağıt
Lawij.JPG
Lenin
levi_straus.jpg
Levon Ekmekciyan
lewis_hine_phot_nyc_empire.jpg
liberation_tigers_of_tamil_eelam.gif
logo.gif
logo.png
louise-michel.jpg
Ltte_emblem.jpg
luqman_ahmed_.jpg
LWtc0504.jpg
maden-iscileri-destek.jpg
maden_iscileri_yeralti.jpg
Madimak.jpg
Madteos Sarkisyan.jpg
Mahmut Baksi.jpg
Manifesto_benedict_xvi.png
Manukyan
manusyan kitap.jpg
manusyan.jpg
manusyan_resim.jpg
Marksisit Demokrasi Teorisine Katkı
Marksizm 2010 Afis
Marksizmde Yapı ve Özne Sorunu - Kapak
Marksizmin Marksist Eleştirisi Kapağı Küçük
Marksizmin Marksist Eleştirisi İkinci Basık - Kapak
Marksizmin ve Sosyalizmin Sorunları Üzerine Yazılar - Kapak
Mascha kaleko.jpg
Matruşka'larda Tarih Bulmak..
mayin.jpg
mayin.jpg
mayžs68-a...jpg
Medya.jpg
Mehmet Güler-KCK.jpg
mehmet_uzun.jpg
mehmet_uzun.jpg
Mem û Zîn
Metin Küreci anması
metin2.jpg
metinyegin_01.jpg
Mevsimlik işçiler.jpg
michel_foucault.jpg
mindit.png
MSF+Logo.jpg
msf.jpg
msflogo.jpg
muma.jpg
Mumia Ebu Cemal
musa_anter.jpg
Musa_anter_.jpg
muzsesleri.jpg
muzsesleri.jpg
Necdet Adalı.jpg
Newroz
Newroz.jpg
Newroz.jpg
Newroz.jpg
newroz_250x0.jpg
news.gif
newspapers_medya.jpg
nisanyan1.jpg
nisanyanevi.jpg
nobel_liderler_s.jpg
Nure- Nora.jpg
olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg
Omayra.jpg
Ongözlü Köprü.jpg
Onnik ve oğlu ara.jpg
op-denklem.jpg
Orhan Pamuk
Oscar Wilde.jpg
otekitarih-seyhsait1.jpg
Otobiyografi-Kapak.jpg
otobiyografik-yazilar-kapak.jpg
ozevin_ozdemirler.jpg
ozgurgundem_site_sansur.jpg
Paramaz Darağacında
Penguen'in yaptığı ve -ne yazık ki- asla yapmayacağı kapak
Penguen- Irkçı Kapak.jpg
pera_spor_klubu_taksim_standinda.jpg
Perperok.../ Kelebek...
Perperok.jpg
peternorman_atlet.jpg
picasso.jpg
picture-1
picture-10
picture-11
picture-12
picture-13
picture-14
picture-15
picture-16
picture-18
picture-19
picture-2
picture-20
picture-21
picture-22
picture-24
picture-25
picture-26
picture-27
picture-28
picture-29
picture-3
picture-30
picture-31
picture-32
picture-33
picture-4
picture-5
picture-6
picture-7
picture-8
picture-9
pinar.png
PKK.jpg
Porén te/ Saçların
Poren te- Saçların.jpg
Q04.jpg
qijikares2ğğ.jpg
Qijıka Reş.jpg
qırıka reş.JPG
reklamin_dili_b.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
Rekompozisyonkk.jpg
resim.jpg
Resim2.png
Roj TV.jpg
Roj Tv.png
roni.jpg
Rosa - Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg, Özgürlüğün Bedeli
Rosa Luxemburg.jpg
Sacayak dergisi Sayı 8
Sacayak dergisinin 11. sayısı
Sacayak, Sayı 3
Sacayak, Sayı 4
Sacayak, Sayı 6
sacayak2.jpg
Sacayak_Sayi10_Sayfa 1_5cm.jpg
Sacayak_Sayi12_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_05_Kapak.jpg
Sacayak_Sayi_09_Kapak.jpg
Saidi Kurdi-Son Derviş.jpg
saitfaik.jpg
sakine ana.jpg
salihzezgin.jpg
Sarkis Çerkezyan.jpg
Sarkis H-1.JPG
Sarkis ve Doğan
sarkis.jpg
Sarmaşık.jpg
sartre.jpg
savunma_kapitalistuygarlik.jpg
Sayı 54
sazai sarıoğlu.jpg
Sazak'ın Dikenleri
süryaniler.jpg
senci.jpg
senci.jpg
Serhedo ve Gerilla
serif_gencdal_kandil_s.jpg
serturkm.jpg
sevahir_bayindir_yarali.jpg
Sevan nişanyan.jpg
seyit rıza.jpg
Sezen Aksu-Kürt Açılımı.jpg
Shantel.jpg
Ship to Gaza: I have eyes only for you!
sol_cati_partisi2.jpg
Sor (kırmızı)
sorayayi_taslamak.jpg
Sosa.jpg
Sosyalizm Nedir? Kitap kapağı
stalin.jpg
Surp Giragos Ermeni Kilisesi.jpg
SURP%2~1.JPG
suryaniler_toplumu.jpg
sylvia-plath.jpg
Sırrı Süreyya Önder.jpg
taraf-gazetesi.jpg
tas-atan-cocuk.jpg
Taş Atan Çocuklar
Taşhoran Kilisesi.jpg
Türk Solu'nun İzinden Gittiği Gelenek: Naziler
Türkiye: 98 - Almanya: 0
tbmklein2.jpg
Tehcir.jpg
tersinden kemalizm.jpg
Teslim Ol!
thumb4073.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven photo.jpg
Tigran Zaven, Digran Zaven
Toplum ve Kuram.jpg
Toplum_ve_Kuram.jpg
toprak_empati.jpg
Troçki.jpg
tuncboyaciyan.jpg
Turkey-ruins-FE05-wide-horizontal.jpg
Uçurtma Gerilla.jpg
ucuncu-koxuz1024.jpg
ugurkaymaz_cocuk.jpg
uludere-8mart.jpg
Unbenannt-2.jpg
van_mazot_iskence.jpg
Varlik Vergisi Kitap Kapagi
varlikver400.jpg
Vedat Kurşun.jpg
vedatturkali.jpg
vedat_kursun_azadiya_welat.jpg
Veysi sarısözen.jpg
Walter Benjamin.jpg
wwwresimmaxnet-top-oynayan-horozlar.jpg
x-golgeli
Xmas beginning and traditions
Yabancı
Yanılsama(yağlıboya resim)
Yargıtay neden mi Pınar'a düşman?
Yargıtay Neden mi Pınar'a Düşman?
yasamagaci136.jpg
yasamagaci136.jpg
yasarjem1.jpg
yasarkemal.jpg
yazar_migirdic.jpg
Yaşam Ağacı Derneğinin Afişi
Yeni Kıbrıs Partisi.jpg
yilmaz-guney-.jpg
yilmaz-guney.jpg
yukselgenc_nukhetsirman.jpg
yusuf.jpg
zarakolu_onderoglu.jpg
Zeki_Okten_by_ozgurcanakbas.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeyneb_Celaliyan.jpg
Zeynel Ergin.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
zeynep_celaliyan2.jpg
Ziya gökalp lisesi.jpg
Şerzan Kurt.jpg
Şivanê_Kurmanca_kapak_as.jpg
İçerden.jpg
İdam Edilen Ermeni Sosyalistler
İHD ve TİHİV.jpg
İHD.jpg
İkince Köxüz sitesinin görünüşü
İkinci Köxüz Sitesi
İlk Köxüz sitesinin görünüşü
İslamda Kayıp Gerçek - Kapak
İttihat et.jpg
Choose an image already existing on the server if you do not upload a new one.
-or-
Upload Image:
Image title:
The title the image will be shown with.
Günlük iletisi:
Diğer yazarların sizin düşüncelerinizi anlaması için burada yaptığınız eklemelerden veya değişikliklerden bahsedin.
Yazarlık seçenekleri
Yazan:
Misafir
için boş bırakın.
Yazıldığı tarih:
Biçimi:
2010-08-22 09:30:20 +0000
. Zaman olarak gönderme zamanını kullanmak için boş bırakın.
Yayınlama seçenekleri
Yayında
Ana sayfaya yükselt
Listelerin üzerinde kalıcı
Yeni sürüm yarat