Doğan Akhanlı Serbest Bırakılsın!
Sevgili arkadaşlar, değerli basın mensupları,
10.08.10 tarihinde, Almanya'dan Türkiye'ye 19 yıl sonra ilk kez gelen Erdoğan Akhanlı, -benim bir arkadaşımla karşıladığım- İstanbul Sabiha Gökçen havaalanında gözaltına alındı. Ertesi gün mahkemece tutuklandı. Tutukluluğuna 17.08.10 tarihinde avukatı Haydar Erol tarafından yapılan itiraz reddedildi. (İlk tutuklanmasına neden olan belge, bir fotoğraftan 1992 yılında yapılan ve Doğan'ın 6 yıl 11 ay önce çekilmiş bir fotoğrafından yapılmış teşhis tutanağıdır ve teşhis eden kişi 13.08.10 tarihinde bunu reddedince -*-) avukatı Haydar Erol dün ikinci bir itirazda bulundu. Bugün (24.08) bu itiraz da reddedildi.
Erdoğan Akhanlı 12 Eylül darbesinin yurt dışına savurduğu on binlerce devrimciden biridir. 1991 yılından beri Almanya'da bulunmaktadır. Almanya'da kaldığı süre içinde insan hakları savunuculuğu yapmış, bu alanda faaliyet gösteren çeşitli STK lar içinde çalışmış, bu alanda çeşitli kitaplar yazmış, çeviriler yapmış değerli bir entelektüeldir.
"Kayıp Denizler" üçlemesi – "Deniz'i beklerken", "Gelincik Tarlası" ve Almancaya çevrilen "Kıyamet Günü Yargıçları"- 2005'te eleştirmen ve yazarlar tarafından yılın en iyi 10 romanından biri seçilen "Madonna'nın Son Hayali", ve "Babasız Günler" onun romanlarıdır. İki ciltlik "Talat Paşa Duruşması" onun tarafından Türkçeye kazandırılmış, filme alınan "Sarı Saten'in" senaryosu da onun tarafından kaleme alınmıştır.
Erdoğan Akhanlı aynı zamanda darbeciler tarafından –ya da onların devam eden hukukunu uygulayanlar tarafından- vatandaşlıktan atılan binlerce devrimciden biridir. Şu anda bir Almanya vatandaşıdır.
Hakkında içeriğini tam olarak bilmediği bir soruşturmayı yerinde öğrenmek ve aklanmak için geldi. 19 yıldır göremediği sevdiklerini, 90 yaşındaki hasta babasını, yakın akrabalarını, bir yazar olarak gıdasını aldığı topraklarını görmek için geldi. Daha özgür ve demokratik bir ülkeye geliyor olmanın rahatlığı ile geldi Türkiye'ye. Onu kimse yakalamadı, o gönüllü geldi.
Doğan'ın tutuklanmasının normal hukuk koşullarında bir açıklaması yok, tutuklu kalmasında ısrar etmeyi anlamak hiç olası değil.
Ülkemizin ve Avrupa'nın en değerli entelektüellerinden, insan hakları ve demokrasi savunucularından biri olan Erdoğan Akhanlı'nın en kısa sürede özgür ve aramızda olması için tüm gücümüzle onun yanında olmaya devam edeceğiz.
Kendisi şu anda Tekirdağ F2 cezaevindedir. Ve yalnız değildir, hiç yalnız kalmayacak Doğan...
Selami Gürel
-*- Bu teşhisi biraz detaylı anlatmak istiyorum: Doğan tutuklandıktan 2 gün sonra savcılık emniyete, Doğan hakkında 1992 yılında teşhiste bulunduğu insanın bulunması ve yeniden fotoğraf teşhisi yaptırılması için yazı yazıyor. Polis aynı gün yani 13.08.10 da 18 sene sonra bu insanları buluyor, emniyete getiriyor, Doğan'ın fotoğrafını gösteriyor ve bu iki kardeş, Doğan'ı hiç görmediklerini söylüyorlar. Doğan'ın avukatı Haydar Erol 17.08 de Doğan'ın tutukluluğuna itirazda bulunuyor. Ama tutukluluğa itirazı karara bağlayacak hakim, dosyada 13.08 tarihindeki teşhis tutanağını görmüyor. Çünkü bu tutanak poliste beklemeye devam ediyor. Böyle bir tutağın varlığı Doğan'ın akrabaları tarafından tesadüfen öğreniliyor. Öğrenilir öğrenilmez avukat Haydar emniyete gidip belgeyi almak istiyor, belge uzun süre inkar ediliyor ve saatler sonra kabul ediliyor. Bir kopyasını avukat elde ettikten sonra ikinci itiraz dilekçesini yazıyor. Ama dikkat savcının yazıyı yazdığı gün şimşek hızıyla çalışan polis, Doğan'ın lehine olan ifadeyi 10 günde Vatan caddesinden Beşiktaş'a ulaştıramıyor. Ve Doğan yatmaya devam ediyor. Yorum sizin
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

