Federasyon, özerklik: Dertleşen tarih
Ekim 1993'te Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk, ve umarım sonuncu olmayan, kadın başbakanı İspanya resmi ziyaretinden dönüşünde, aradığını bulmuş Leyla gibi, gazetecilere 'Meseleyi Bask modeliyle çözeceğiz' mesajını iletince hepimiz çok sevinmiştik. Sevincimiz kursağımızda kaldı, o ayrı konu.
Bu açıklama üzerine o günlerde Özgür Gündem'in dizi ve dosya sayfasını hakkıyla yöneten Sezai Sarıoğlu'dan bir telefon mesajı aldım: 'Hocam, sizin bu konularda çalıştığınızı, ders ve seminer verdiğinizi biliyorum, gazetemize bu konuda birkaç gün sürecek bir dizi yazı hazırlar mısınız?' Sezai Sarıoğlu ile böyle tanıştım.
Evet 1980'lerin başından beri değişik üniversitelerde 'Devlet-Ulus' (Duyduk duymadık demeyin bu kavramı 'ulus-devlet' diye yazmayın, bu mübarek günlerde günaha girmeyin!), 'Ortadoğu'da devlet-uluslar ve devletsiz halklar' konularında birinci, üçüncü sınıflarda ve doktora düzeyinde dersler ve seminerler yönetiyordum. Dahası 13 Ocak 1993'te ve 9 Haziran 1993'te Paris'te düzenlenen iki ayrı kollokyumda 'La construction de L'Etat-Nation Turc' ve 'L'Etat-Nation Turc et ses 'minorites' başlıklı tebliğler sunmuş Türk Devlet-Ulusu'nun inşası ve 'azınlıkları' konusunda yaptıklarını anlatmıştım. Ders ve seminerlerimde ise Arap, Çerkes, Ermeni, Filistin, Kürt ve Türk halklarının bölgemizdeki durumunu, mücadale biçimlerini, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Avrupa Birliği üyesi devletlerde halklar meselesinin nasıl çözümlendiğini anlatıyordum.
Sarıoğlu'nun isteği üzerine 'İspanya ve Bask Meselesi' konusunda uzun bir makale yazdım ve Ekim 1993'te Özgür Gündem'de yayınlandı. Gazetenin kolleksiyonunda yerini aldı. Konu ilgi çekince ve o yıllarda hem Avrupa'da hem bölgemizde halkların özgürlük, geniş özerklik ve bağımsızlık arzuları yaygınlaşınca İrlanda, Belçika, Cezayir, Korsika örneklerini de yazmaya ve gazetede yayınlamaya başladım.
1995'te Alan Yayıncılık yönetmeni Hasan Basri Çıplak'ın öngörüsüyle bu konudaki çalışmalarımı Devlet-Ulus adıyla kocaman bir kitap biçiminde merklılarına sunmak olanağı buldum. İspanya ve Euskadi (Bask Ülkesi) daha çok ilgi çekince bu konudaki bütün yazdıklarımı 2004'te İspanya ve Bask Gerçeği adı altında Pêrî Yayınları yönetmeni Ahmet Önal'ın kişisel gayretleriyle 180 sayfalık bir kitap yayınladık.
Evet 1993'te Sezai Sarıoğlu'nun bir telefonuyla başlayan yayınlama eylemim, İspanya ve Euskadi yolculuğum bu kitaba kadar ulaştı. Ve bitmedi.
Son günlerde Günlük'te Bayram Balcı'nın Bask (Basklı diyemeyiz çünkü Bask halkın ismidir, Euskadi ise ülkenin) tarihci ve gazeteci, konusunda klasikleşmiş Los Kurdos, Historia De Una Resistencia isimli yapıtıyla bilinen Manuel Martorell ile söyleşisi ve Hüseyin Aykol'un 'Katalonya Anayasası' başlıklı dosya çalışması konunun ilgimizi çektiğinin açık ve kesin işaretleri.
Aykol'un 15 Ağustos 2010'da 'Okur Temsilcisi' olarak Bolu F Tipi Cezaevi'ndeki 'kadim okurlarımızdan' Rıdvan Çelik'in Günlük'e ilettiği şu notu da eklersek bu konuların ilgimizi çektiği daha iyi anlaşılıyor:
'(...) bazı önerilerde bulunacağım. (...) Çin'deki Uygurlar, Britanya'daki İrlandalılar, İskoçlar, Galliler; İberya'daki Bask ve Katalanları değerlendiren yazılar yayınlanmalı.'
O zaman bize, köşe yazarlarına, hariçten gazel okuyan dostlara, arada sırada bildiklerini ve okuduklarını bizlerle paylaşmak isteyen canlara bildiklerini sunmak veya yeniden sunmak kalıyor. Bugün bu 'giriş' yazısıyla konuya başlıyorum. Hemen şunu da ekleyerek: Günlük'teki köşe yazılarıma ilk günden bugüne kadar bakılırsa bu konuları zaman zaman ve kimi dönemde daha sık ele aldığım belli olacaktır. Meraklı okuyucularımıza ve bizi sevenlere o makaleleri okumalarını veya bir daha okumalarını ve varsa eleştiri, öneri ve gözlemlerini bildirmelerini rica ediyorum. İlerlemek için hepimizin hepimize ihtiyacı var. Bildiklerimizi paylaşmak, futbol severler için paslaşmak, ve bilhassa iyi gol atmak ve maçı kazanmak lazım cancağızlarım. Özgürlük ve daha çok demokrasi maçını kazanmak lazım.
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
