Kürtlerin gündemi çözüm, Başbakan
Erdoğan yarın Diyarbakır'a geliyor. Geliyor ama nasıl? Geçen hafta partisi ve medyası Başbakan'ın Bölge'de çok önemli şeyler söyleyeceğini deklare edip durdu. Duyan da 12 Ağustos 2005'i aşar mı diye meraklandı.
Sonra da partisi ve yandaş medyası Kürtlere 'vay siz bizden yana beklenti oluşturarak tezgah kurdunuz' diye veryansına başladı. Ardından da 'Çok beklemeyin, 2005 gibi bir konuşma olmayacak' ilanında bulundular.
Yani 'bizden bir şey beklemeyin, duymak istediklerinizi söylemeyeceğiz' demeye getirdiler. Daha doğrusu sizin taleplerinizi duymuyoruz, dinlemiyoruz, demiş oldular. Bu aynı zamanda, sizin siyasi tercihiniz biz olamayız anlamına da geliyor. Çünkü insanların siyasi tercihleri taleplerini karşılayanlar arasından oluşur. Beklentiye karşılık verenler arasında oluşur. Bu sonuca yol açan partinin lideri daha geçen hafta Van'da Kürtlerin siyasi temsilcisi olduğunu söyleyip durmuyor muydu?
Tuhaf!
Peki, Erdoğan ve partisini korkutan Kürt talepleri neydi? Kürtler de şu eylemsizlik sürecinde gelen Başbakan'dan neyi duymak istediklerini allah var, açıkça paylaştılar.
Dediler ki; başlangıç olarak, tek taraflı eylemsizlik halinin karşılıklı ateşkese dönmesi için irade beyan edin, operasyonları durdurun, tutuklanan siyasetçileri serbest bırakın, bir daha da böyle garabetlere izin vermeyin. Seçim barajını en az yüzde beşe indirin, Kürt sorununun çözümü önündeki anti-demokratik yasaları kaldırın, demokratik özgürlükçü bir anayasa için girişimler başlatın. Ha unutmadan çözüm için PKK Lideri Öcalan da dahil herkesle görüşebileceğinizi açıklayın.
Bunları yapmadan, PKK'nin eylemsizliğine yanıt vermeden, Başbakan'ın anaların gözyaşından, askerin ve hukukun vesayetinden bahsetmesini Kürtler samimi bulunmayacaktır. 'KCK tutuklamalarını ben mi yaptım!' söylemi inandırıcı gelmeyecektir. Çoğulcu demokrasi istediğine dönük kuşkuları dağıtamayacaktır. Her şeyden önemlisi 85 yıllık statükocu devlet anlayışını yıkmak istediği konusunda inandırıcı bulunmayacaktır.
Kürtler Erdoğan'dan 85 yıllık politikanın hükümranı olmak istemediğine dönük inandırıcı şeyler duymak istemektedir.
Bunun için 'Tek dil, tek millet' laflarını, 'her vatandaş Türk'tür' yalanını dinlemek istemiyorlar. Kürt sorunu ile terör sorunu kavramlarını aynı konuşmada duymak istemiyor, örgütlenme ve düşünce biçimleri nedeni ile yargılamalar gırla gidiyorken, AKP yandaşı olmayanların Kürt sorununa ilişkin söylemleri ceza konusu oluyorken, anadilde öğretim hakkı bir yana anadilinde konuştuğu için sanatçısı, siyasetçisi yargılanıyor iken; 'düşünce, örgütlenme ve anadil önündeki yasakları kaldırdık, bakın TRT 6'ya' teranesi duymak istemiyorlar.
Başbakan'ın 12 Ağustos 2005 konuşmasında sarfettiği 'Her ülkede geçmişte hatalar yapılmıştır. O nedenle geçmişte yapılan hataları yok saymak büyük devletlere asla yakışmaz. Büyük devlet, güçlü millet kendisi ile yüzleşerek, hatalarını ve günahlarını masaya yatırarak geleceğe yürüme güvenine sahip millet ve devlettir' söyleminden bu yana, bırakalım 85 yıllık tarihi 8 yıllık iktidarı dönemindeki hataların izahını duymak istiyorlar.
Bu nedenle 'Kürt sorunu benim sorunumdur' dediği o konuşmadan bu yana sorunun niçin çözülmek bir yana ağırlaştığını izah etmesini bekliyor.
2005 yılında hak ve hukuktan bahsettiği o konuşmadan çok değil 7 ay sonra nasıl 'kadın da olsa çocuk da olsa gereği yapılır' dediğinin, bu gerek üzerine kaç çocuğun ölüp tutuklandığının, kaç çocuğun nasıl hapishanelik ve yargılanmalık hale geldiğinin, bu konuşmadan iki yıl sonra neredeyse 'ya sev ya terk et' anlamına gelen nefretin izahını istiyorlar.
Kürtler her şeyden önce özür bekliyorlar. Çünkü artık kandırılmak istemiyorlar. Bu nedenle Kürtler 2005'teki gibi bir konuşmayla yalancı umutlarla oyalanmak istemiyorlar. Daha sahici sözler bekliyorlar.
Referandum meselesine gelince, o konuda Kürtler son derece net değil mi zaten. Bizden söylemesi, Kürtlerin gündeminde 'referanduma evet' değil 'Kürt sorununun çözümüne evet' var. Her pazar kendi alıcısını ağırlar. Diyarbakır'da çözümün alıcıları var.
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
