referandum analizleri ve "sol"un hali ilk örnek "birgün"

bilindiği gibi türkiye cumhuriyetinin bir tiyatral gösterisi daha bitti.. gösteri öncesi reklamlar ve analizlerin "bilimselliği" gösteri sonuçları temelinde de.., devam etmektedir..

eskiden gezici tiyatrolar ve halk ozanları olurdu.. bunların en etkin olanları çarlık rusyasında ve fransada idi.., bir nevi politik işlevsellikleri olur.. günümüz tv-basın gibi işlev gösterirlerdi.. olayları hiciv şeklinde işlerlerdi..
osmanlıda ise karagöz hacivat meddahlık ve manicilik ve en önemlisi halk ozanı şeklinde olanları biliniyor..

genel olarak toplumsal alt tabakaların sesi olan bu işleyiş kapitalizmin ve devletinin "modernleşmesi" ve yetkinleşmesi ile başkalaştı..
yerel tiyatrolar(şehir ve belediye) ve devlet tiyatroları kuruldu.. radyo ile başlayan ve basın ve de tv ile devam eden bu "toplum mühendisliği".., ciddi bir politik alan oldu ve sistemin denetimine girdi..

halkevleri ve köy enstitüleri temelli başlayan bu toplumsal "aydınlatma".., bilinçli yöntemlerle.., toplumu denetimli kamplara böldü..
chp yani devlet partisi sol ve sol liberalleri eteğinin altına toplarken.., dp ile bazı sol liberalleri ve sağ liberalleri ve muhafakazarları eteğinin altına topladı..
dp bilindiği gibi ilk çıkışında bile "muavazaa"(denet imli anlaşmalı işbirlikçi) partisi olarak itham edildi..

(((Büyük Atatürk’ün, Cumhuriyeti, demokrasi için kurduğu her halükârda belli. Ama iki deneme başarısız kalmış. Birisi Serbest Fırka, birisi Terakkiperver Fırka. Her iki partinin denemeleri de yine, Atatürk’ün talebi ile ve Atatürk’ün arkadaşları tarafından kurulmuş organizasyonlar olmasına rağmen, yaşama erken veda ettiler. 924’ten 1935’e kadar geçen süreçte bu denemeler yaşandı. Sonra müstakil grup kurma hevesleri de yaşandı. Bunların hiçbiri kalıcı olmadı.

Şunu da ifade etmek istiyorum, Demokrat Parti’yi, Atatürk’ün son Başbakanı Celal Bayar ve arkadaşları kurduğu zaman, en büyük itiraz, bu partinin bir muvazaa partisi olduğu yolunda, kendi içlerinden geldi. Aradan geçen 64 sene sonunda şunu söyleyebiliriz, “Evet, Demokrat Parti bir muvazaa partisiydi ama, cumhuriyetle muvazaa yaptı, demokrasi ile muvazaa yapmıştı, laiklikle muvazaa yapmıştı.” Bugün o muvazaa devam ediyor, cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe sıkı sıkıya bağlıyız. Çünkü biz, Demokrat Partiyiz. Demokrat Parti’nin içinden çıkan partiler zaman zaman bu ilkelerden vazgeçtiler ya da cumhuriyetin bazı girişimleri, partileri, laiklik ilkesinden vazgeçtiği için bugün bu ilke tartışılır hale geldi.
DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk’un DP’nin 64. Kuruluş Yıldönümü Töreninde Yaptığı Konuşma 07.01.2010 ))))

hafıza-i beşer nisyan ile malüldür..

bu anlamılı değişi.., sistemin, toplum mühendisliğinin biçtiği donu giyip onu kanıksamak olarak da tarif edebilirim..
referandum önceci bu yaşandı ve ne yazık ki.., sonrasında da devam ediyor..

bu anlamda.., bu sayfayı açtım.. referandum sonrasını analiz edebilmeyi ve bu temelde de.., bazı!! dinamiklerin ve de sözcüsü olduğunu iddia edenlerin neye hizmet ettiğini de açığa çıkartmalıyız diyorum..

bir siyasi coğrafi sınırlarla tanımlanan vatan yani devletin.. kendi siyasal süreçleri vardır.. bu süreçler içinde.., ekonomik düzenlemeleri yaparken siyasal düzenlemelere de giderler..
ciddi toplumsal muhalefetlerin ve müdahil dinamiklerin olmadığı koşullarda bu ikili işlem arasında bir senkronize işleyiş yaşanır..
ama.., toplumsal dinamiklerin var olduğu ve müdahil olabildiği süreçlerde yada bu sürecin bir aşamasında.. bu iki işlev ayrışabilir..
ekonomik işleyişler devam ederken siyasal alanda çok farklı-karmaşık taktik ve stratejiler devereye de girebilir..

bu anlamda..; ekonomik işleyişler ile siyasal bazı işleyişleri birbirinden ayırmak gerekir.. her siyasal "kutuplaşma" ekonomik kutuplaşma anlamına gelmez..

demokrat parti çıkışı bize böyle yutturuldu.. toprak reformuna karşı çıkan ve gericiliği savunan bir siyasal oluşum diye yutturuldu.. ama zaman içinde bakıldığında.. türkiyenin batı ile uyumlu kapitalist "gelişmesini" işlettiler..
arkalarına aldıkları kitle ile yaptıkları taban tabana zıddı..

akp de böyledir.. arkalarına aldıkları kitleyi daha bir renklendirmişlerdir. . sol liberaller.., sağ liberaller ve islami-türkçü çevreler vs. vs.
işlevlere bakın..; ekonomik alanda eskiyi devam ettimekte ve küresel sermayenin biçtiği yeni donu giymektedirler.. bu süreç asla içerdeki sermaye güçlerinin bir kutuplaşması ile olagelen bir şey değildir..
yani.., bu topraklarda iki farklı sermaye gücü arasında bir çatışma yoktur..

siyasal alanda "görünenlere" gelince..; sürekli işletilen.., cumhuriyetçi-laik-anti emperyalist-kemalist bir siyasal kutup ile.., islamcı-gerici ve emperyalizm işbirlikçisi bir kurtup çatışıyor havası yaratılmaktadır..

Demokrat Parti bir muvazaa partisiydi ama, cumhuriyetle muvazaa yaptı, demokrasi ile muvazaa yapmıştı, laiklikle muvazaa yapmıştı.” Bugün o muvazaa devam ediyor, cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe sıkı sıkıya bağlıyız.
cindoruk doğru söylüyor.. ama kullandığı tanımların içeriği olarak olmasa da sisteme bağlılık anlamında doğru söylüyor..
sözlerinin .., "meali" açıktır.. bize.., devlet adına o gün ne rol biçilmişti ise onu oynadık.. ama biz devlete bağlı idik diyor..
akp de aynıdır.. siz benim devlet sözümü küresel sermaye olarak anlayın..

buraya kadar anlattıklarımın özcesi şudur..

bu topraklarda var olan iktidar ile var olan muhalefet hikayesi.. gerçekten hikayedir..

önemli olan. nedir..??
bu hikaye de keloğlan rolünü hevesle yada çıkarla yada salakça yapanlar kimlerdir..?

bunları tartışmalıyız..
referandum üzerine analizler bunları açığa çıkaracaktır..

sizlere referandum sabahı birgün de başlık olarak yayınlanan bir haber! yazısını sunacağım..

(((Milliyetçi muhafazakar tablo yine değişmedi ))

başlık budur.. bu başlık masum durabilir.. ama yazının içeriğine girdikçe masumiyet yerini bir manüpleye ve bir yeri işaret etmeye dönüşmektedir..

haberin!! birgün çerçevesinde yorumu aşağıdadır..

(((Sonuçlara göre ülkedeki 'yüzde 60 sağ - yüzde 40 sol' dengesi keskinleşti. Milliyetçi-muhafazakar oylar AKP'de konsolide oldu. AKP, başkanlık sistemi için ilk adımı attı. )))

burada iki ciddi aymazlık da değil manüple görülmelidir..
birincisi..; toplumu.., sistem denetimli iki kampa bölmektir..
ülkedeki 'yüzde 60 sağ - yüzde 40 sol' dengesi keskinleşti.
yani.., evetcilerin tümü Milliyetçi-muhafazakar oylar kabül ediliyor..
hayırcıların tümü de.., yüzde 40 sol' kabül ediliyor..
boykot burada yok ..!! normaldir.. bu şöven kafaya göre kürtler zaten yok yada söylememiş ama sanırım sağın içine sokuşturuyor..

Milliyetçi-muhafazakar oylar AKP'de konsolide oldu ise...,!
yüzde 40 sol' dengesi nerde?.., konsolide oldu !!?? chp de mi????!!!!

bu bir itiraftır.. devlet solculuğunun itirafıdır.. ve bu söylemin içine sokulanlar itiraz etmez ise aynı ayıbın ortaklarıdır..

ben.., bilindiği gibi uzun zamandır birgün ve çizgisi ile ilgili eleştiriel yazılar yazıyordum.. devrimci yol'dan hangi "yol"a saptığını göstermeye çalışıyordum.. sağolsunlar kendileri açıkça itiraf edmişler..

ikinci nokta..; başkanlık sistemi ile ilgilidir.. politikayı bilen her kişi bir kişi yada parti ile başkanlık sisteminin gelmeyeceğini ve bu referandumunda bu anlamda bir basamak olmayacağını bilir.. ayrıca.., başkanlık sisteminin .., başkanlık olması değil.. sitemin içeriği demokrasiyi belirler.. ama birilerinin manüplesini kullanma alışkanlığı bazı "çevreleri" bu kadar düşüebiliyormuş!!

(((Referandum sonuçlarını değerlendirdiler:))

(((Hayri Kozanoğlu
Böyle bir Türkiye manzarasında düzeni sorgulayan, sosyalist-devrimci yapıların sistem içi politikanın dışına çıkarak, alternatif bir dünya Türkiye tahayyüllerini ısrarla, inatla sürdürmeleri yurttaşların önüne bir umut olarak koyabilmeleri gerekiyor. Herhalde hepimizde düşen gçrev de budur.)))

sistem içi politikanın dışına nasıl çıkılır yada bu nasıl işlenir.. bunu en az ve en son bilecek biri neler üfürüyor..
sanırım yasal partiyi lağvetmekten bahsetmiyor.. sitemin argüman ve işlevleri dışında politika üretmekten bahsediyor.. ise.. yukarıda sunduğum mantığa muhalefet ederek bu işe başlayabilir.. yani önce yer aldığı alanı temizlemelidir.. ki.. bunu sistemin adamı olan kozanoğlundan beklemek komik olacaktır..

bunu es geçiyorum..
asıl önemlisi alttadır..

((Alper Taş
AKP'nin bu referandumu kazanması sonrasında daha çok neo-liberal saldırılarla karşılaşacağmız bir gerçek. Aynı zamanda; başkanlık sistemine doğru siyasi bir sistemin inşa edileceği ve önümüzdeki dönem tartışmaların bu eksende gelişeceğini de görmek gerekiyor. 'Hayır' oylarına MHP'nin katkısı zayıftır. 'Hayır' oylarının ağırlığı soldur. ..))

şimdi söyleyin bana.. hayır oylarında mhp nin katkısı azmış..!! kabül ettik diyelim.. ya chp nin katkısı ?? o da az mı?? belirtmemiş ve belirtmeden kalanı toptan 'Hayır' oylarının ağırlığı soldur. .. diye tanımlamış.. yani chp sol oluyor.. bunu söyleyen.. kendisini sol bir parti olarak tanımlayan ödp başkanıdır.. bu saatten sonra chp ye katılsa iyi olur..

((daha çok neo-liberal saldırılarla karşılaşacağmız bir gerçek.))

yani chp bu neo liberal saldırlarda olmayacak solda yer alacak!!!!! 'Hayır' oylarının ağırlığı sol .. olduğuna göre..!!!

(((Erdoğan Aydın
AKP daha pervasız, yeni liberal ve dayatmacı bir politika izleyecek. Referandum faaliyeti sırasında izlenen milliyetçi, muhafazakar ve dayatmacı dilin devam edeceğini söyleyebiliriz. BU süreç 'yetmez ama evet' sloganıyla ve özgürlükçü beklentilerle AKP'ye destek vermiş olanlar açısından yeni bir sınav veya tümden iddialarına yabancılaşma süreci olacaktır.)))

bu doğru bir söz.. ama aynı söz hayır diyerek chp-mhp kulvarına düşen ve chp yi de içine katarak.., 'Hayır' oylarının ağırlığı soldur. . diyenlerin.., "sol" milliyetçi, muhafazakar ve dayatmacı dilin devam edeceğini söyleyebiliriz .. desek yanlış olur mu?

BU süreç hayır sloganıyla ve ulusalcı-anti emperyalist ve sol! sandıkları chp ye.., destek vermiş olanlar açısından yeni bir sınav veya tümden iddialarına yabancılaşma süreci olacaktır .. desek de yanlış olur mu??

bu sayfada en doğru sözü hakan tahmaz söylemiş ama oda içeriğindeki aymazlığı saklayamamış..

((Hakan Tahmaz
Referandumun alınan ilk sonuçları Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgede boykot tavrının büyük oranda tuttuğunu gösteriyor. Katılımın yüzde 30 civarında olması BDP'nin çok geç başladığı boykot çalışmasına Kürtlerin riayet ettiğini gösteriyor. AKP hükümetinin, Kürtlerle işi daha zor olacak.))

acaba.. sadece akp hükümetinin kürtlerle işi daha zor olacak.. yoksa sistemin mi?
yani solcuların bu işlerle ilgisi yok mu?
sadece.., kürtler ile akp hükümeti arasında bir maç mı var.. da sizleri çok!! ilgilendirmiyor..

referandum üzerine "birgün" deki.., analizleri sizlere sundum..

ortaya çıkan tablo nettir..
referandum ile toplumda yeni siyasal mevzilendirmeler işletildi..

1- akp ile tanımlanan..; neo liberal muhafakazar liberal ve küresel sermayenin yeni sürecine uyumlu bir toplumsal dinamik.. ve kürt konusunda ise liberal ve islami-türkçü faşizm..

2- chp ile tanımlanan.., çakma ulusalcı anti-emperyalist laik ve küresel sermayenin eski işletmesinin kalmasını savunan ve kürt konusunda ise.., ulusalcı sosyal şöven ve faşist bir "muhalefet"!!!!

3- boykot ile ortaya çıkan ve sisteme ben kendi kulvarımı yaratır ve buradan müdahil olurum .., senin mevzilendirmelerine alet olmam diyen bir politik duruş..

bunun başını kürt politik-demokratik halk hareketi çekiyor ama sayı ve güç önemli değildir.. bu anlamda ciddi bir sosyalist zemin de vardır..

kürt halk hareketinin başat olması da sorun değildir kompleks olmamalıdır.. bu mevzi özgürlüğün ve geleceğin mevzisidir.. mevziye kürtler doluşmuş diye hayıflanacağımıza sevinmemiz gerekir.. sorun yapmamız gereken..; bu mevziye sokamadıklarımız ve..,'Hayır' oylarının ağırlığı soldur. . diyerek "ulusalcı" şöven sol!! mevziye su taşıyanlardır..

melih pekdemir ve "öngörüsü"!!

devam ediyor....................

ne diyordu "birgün".. ülkedeki 'yüzde 60 sağ - yüzde 40 sol' dengesi keskinleşti.
yani.., chp yi ve mhp yi de "sol"layarak.. "sol" adına.., kendine paye çıkartıyor..
bu cümlenin çok konuşulması gerekiyor.. tıpkı çakma gandinin boykot ederek oy atmaya gitmemesi gibi..

thkp den dev-yol'a oradan ödp ye ve şimdi de chp şöven kulvara "ters yönde" kulaç atanların bu sözleri çok konuşulmalıdır..

aslında uzun zamandır.., yaşamın pratiğinde bunların "tabanı" farklı değildi.. ben yaşamı izlerim ve bende balık hafızası yoktur.. fil hafızası ve kini vardır.. unutmam..

12 eylül öncesi benim bulunduğum alanda chp gençlik kollarını tkp den alabiliriz diyenlere.. dev-gençliyim demeyi bırakan bu işe başlayabilir derdim.. ama başka alanlarda işlerin böyle olmadığını da görüyordum..

80 sonrası ise daha vahimdi.. tümü sodep ve erdal peşindeydi.. yada ecevit dsp si..
seçim ittifaklarında.. kendi sandığından ittifaka tek oy çıkmayanlar sabittir..
kısaca bana garip gelmiyor.. garip gelen bunların teşhirinin bu kadar zor olmasıdır..
"sol" şövenizm mahallesinde.. enternasyonal devrimcilik satmak gerçekten zormuş..

uzatmayayım..
kılavuzu karga olanın burnu şövenizmden çıkmaz..

Referandum tahlilinin sonucu
başlık bu ve yazı melih pekdemire ait.. bu forumda hakkında çok yazı yazdığım kişidir..

Farkındayım, başlık “referandum sonucunun tahlili” olmalıydı. Ancak n’edeyim, BirGün matbaaya erken gittiğinden sonuçlar belli olmadan yazmak zorundayım. Sonucun tahlilini de daha sonra yaparız.
aslında şimdiden yapmış bence..!!!
Evet çıktıysa “şöyle”, hayır çıktıysa “böyle” aradaki fark az ya da fazla ise “vay be” denilecek… (aradaki cümleyi sonraya ayırdım) ......
Evet” çıktıysa… Belli ki hastalığımız ağırlaşacak… Gündeme gelen “değişiklikler” AKP iktidarındaki gidişat doğrultusunda olacağından, “değişinim” (mutasyon) devam edecek ve illa ki mutasyon kaynaklı yeni hastalıklarımız baş gösterecek…
bu mu? analiz..!!! bu mu? öngörü..??
bu ülkede her zaman bugünün dünü arattığını ve yarının ise. bir türlü insiyatif kurmayı beceremediğimiz zaman olduğunu ispatlamadık mı? (türk-iye solu anlamında söylüyorum)

tamam referandum sonrasında durum daha iyi olmayacak da dünü mü? savunacağız.. savunacak yanları varsa söylesin savunalım..
“Hayır” çıktıysa? İşte o zaman yeni bir tahlil daha gerekecek! Elbette sömürü düzeni değişmeyecek… Eskiden borusunu öttürenler öttürmeyi sürdürecek…
madem .. Elbette sömürü düzeni değişmeyecek .. de..,
“Hayır” çıktıysa? İşte o zaman yeni bir tahlil daha neden?? gerekecek ki.., bu nedeni açıklamayı sonra yapacakmış ben merak etmedim.. çünkü gazetesi bunu yapıyor..
ülkedeki 'yüzde 60 sağ - yüzde 40 sol' dengesi keskinleşti.
bakalım bu tespite ne diyecek..

… Bizim cenahtan referandumdan sonra da ve her zaman, sömürüye ve zulme, yalana ve dolana Hayır denmeye devam edilecek…
bu işin komedi yanı.. ben kendimi bildim bileli bu söyleniyor.. ve değişen bir şey de yok.. yani lafla devrim gemisi yürütülüyor..
yaşama müdahil olma ve sürecin asli unsurlarından biri olma fırsatları da.., sürekli .., "nedense" hep "tasfiye" ediliyor..
asıl cümle atta ayırdığım cümledir..

Ve hele boykot zirve yaptıysa, AKP’nin defterini Kürtler de dürecek…
ne kadar büyük kompleks taşıyor.. kıskançlık ve kin ve şövenizm taşıyor.. hissetmiyorsanız kendinizi analiz edin sorgulayın..
boykotun zirve yapmış olması.., bu geçmiş "devrimci" ve politik" önderi!! hiç ırgalamıyor.. olumlu yada olumsuz anlamda analiz yapma gereği duymuyor..!! alaycı bir dille konuşuyor..

1984 den bu yana bir dizi hükümet(ekip) geldi geçti.. hepsinin gidiş ve tasfiye nedeni aynı idi.. "kürt sorunu"!!
solda kurulan partilerin bölünme nedenleri de aynı idi.. "kürt sorunu"!!na yaklaşım farklılıkları..

kürt demokratik-politik halk dinamiği.., sadece akp nin defterini değil.. bunlar gibi sol şövenistlerin de defterini dürecektir.. sanırım akp den çok bu realite pekdemiri germiş..

nedir bu aymazlıkdan da öte olan şey!!
gözler kör kulaklar sağır olmuş..,
kürdistanda boykot elbette çok önemli değil.. demokratik özerklik dipten ve uğultu ile dalga dalga geliyor..
bu dipten gelen dalga..; öyle federasyon-özerklik falan da değil.. bir toplumsal dinamiğin kendi yaşam alanlarında sistem dışında yaşam kurmasıdır..

bu noktada .. melih pekdemire tv seyretmesini salık veririm.. orada ne konuşuluyor takip etsin..

sistem boykot sonuçlarından dolayı çaresizdir.. ve bundan sonrasında başlayacak gelişmeleri de tahmin etmektedir..
öyle alycı ve küçümseyen sözlerle yaklaşmak.. bu topraklarda politika yapanlara yakışmıyor.. burjuvazi bile böyle yapamazken.. melih pekdemire çok yakışmış.. doğrusu..

alıntılar..;
Referandum tahlilinin sonucu - Güncel Haber - Online BirGün