“Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm” Üzerine Yaz? ve Dipnot’un Sansürü

Demir Küçükayd?n tarafından ()

Dipnot Dergisi’nin ?stedi?i ve Yay?nlamay? Reddedip Sansür Etti?i “Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm” Ba?l?kl? Yaz? ve Yaz?yla ?lgili Yaz??malar

 Dipnot Dergisi Yay?n Kurulu ad?na F?rat Ayd?nkaya’n?n benden istedi?i “Be?ikçi Sosyolojisinin Pozitivizmle ?li?kisi” konusunda yazd???m yaz?y?, Yay?n Kurulu seviyesiz ve konuyla ilgisiz oldu?u gerekçesiyle yay?nlamad?, sansür etti.

A?a??da sansür edilen bu yaz? ve öncesi-sonras?yla bütün yaz??malar bulunuyor.

Okuyucu yaz?n?n seviyesiz olup olmad???na ve yap?lanlar?n ne anlama geldi?ine kendisi karar versin.

Veriler ortada.

Herkes bu verilerden elbette kendi sonuçlar?n? ç?karabilir.

Demir Küçükayd?n

15 Kas?m 2010 Pazartesi

Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm Üzerine Bir Deneme

 

Bu Yaz? Üzerine Bir Aç?klama

Dipnot Yay?n Kurulu ad?na F?rat Ayd?nkaya “Pozitivizm” a??rl?kl? bu üçüncü say? için “Be?ikçi sosyolojisinin Pozitivizm ile ili?kisini” inceleyen bir yaz? istemi?ti.

Yaz?y? yazmaya ba?lay?nca, belli bir noktada, Pozitivizm kavram?na bugün yüklenen anlamlar? incelemek gerekti. Bu noktada, Pozitivizme yüklenen ve bizzat Dipnot dergisinde de görülen yayg?nla?m?? anlamlarla; kendimi savunucusu ve devamc?s? kabul etti?im; klasik, bilinmeyen, unutulmu?, otantik, yayg?n olan?n?n yüz seksen derece z?dd? olan devrimci ve ele?tirel Marksizm’in[1] verdi?i anlamlar?n çok farkl? oldu?u; bu fark? aç?klamadan ve göstermeden yaz?lacak bir yaz?n?n anla??lmayaca?? veya yanl?? anla??laca?? sonucu ortaya ç?kt?. Böylece yaz? ba?lang?çta hiç hesaplanmayan ba?ka bir mecraya yöneldi.

Ara?t?rma biraz daha derinle?tirilince de, bu yüklenen yeni anlamlar?yla pozitivizm kavram?n?n bu günkü politik ve ideolojik tart??malarda, bir zamanlar?n baya?? (vulgar) Marksistlerinde “temel neden ekonomiktir” önermesinin yerini ald??? ve her kap?y? açan bir anahtar i?levi gördü?ü daha netle?ti. Dünün “temel neden ekonomiktir” diyenleri ?imdi “pozitivizm” kavram?yla ayn? temel metodolojik hatalar? tekrarl?yorlard?.

Daha sonra, Dipnot dergisinin ilk iki say?s?n?n a??rl?kl? konular? olan Modernite ve Ayd?nlanma kavramlar?na yüklenen yayg?nla?m?? anlamlar üzerine de biraz derinlikli durunca, Modernite ve Ayd?nlanma kavramlar?nda da benzer bir durum oldu?u ve bu kavramlar?n da ço?u kez Pozitivizme yüklenen anlamlarla tan?mland???, hatta ço?u kez birbirlerinin yerine bile kullan?ld??? görüldü.

Öte yandan bugün Türkiye’deki (hatta Dünyadaki) tart??malar ve mücadeleler içinde kavram?n bu tür anlamland?r?lma ve kullan?l??lar?n?n, s?n?f mücadelesinde bir ideolojik mücadele arac? oldu?u, örne?in bugünkü Türkiye’de Politik ?slam ve Liberalizmin ideolojik ve politik egemenli?iyle yak?n ba?lant?l? oldu?u çok aç?kt?.

Buna ba?l? olarak, devrimci demokrasinin ve sosyalizmin (özellikle de “Özgürlük Hareketi”nin) bu egemenli?e son verebilmek için pozitivizm kavram?yla ba?lant?l? bu karma?a ve anlam kaymalar?na kar?? ciddi bir ideolojik mücadele yürütmesinin ?art oldu?u da ortadayd?.

Bu durumda, bu kavramlar?n gerçek ve yayg?n bu anlamlar? ve kullan?mlar? yokmu? gibi, onlar? hiç hesaba katmadan yap?lacak son derece spesifik Be?ikçi’nin Pozitivizmle ili?kisini ele alacak bir çal??man?n, hem anla??lmama, hem de suskunlu?uyla bu oyuna alet olma tehlikesi bulunuyordu.

Bu durumda, bu kavramlara ili?kin, Ele?tirel ve Devrimci Marksizm’in ya da di?er ifadeyle Diyalektik Sosyolojinin, bu gün bulundu?u noktadan, bir de?erlendirme ve aç?klamaya öncelik vermek gerekti?i, ancak bundan sonra, Be?ikçi’nin bu tablonun bütünü içindeki yerinin ne oldu?undan söz edilebilece?i görüldü.

Bu nedenle, yaz?n ba?l???, içeri?iyle müsemma olarak “Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm”, “Be?ikçi ve Pozitivizm” ise bunun içinde sadece küçük bir alt bölüm olarak yer alacak.

Asl?nda Be?ikçi’nin Pozitivizmini, Pozitivist dü?ünceyle ili?kisini ve bunun sonuçlar?n? daha önce “Tersinden Kemalizm – ?smail Be?ikçi’nin Ele?tirisi – Alevilik, din, Ulus, bilim ve Politika Üzerine” adl? kitab?m?zda ele ald???m?zdan, böyle yapmak bir eksikli?e de yol açmayacakt?r.[2]

 

Kavramlar Karma?as?

Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm, bu üç kavram, son y?llarda, neredeyse bütün toplumsal bilim ve disiplinlerin en canl?, her zaman taze (“evergreen”) konu ba?l?klar?n? olu?turuyor.

Bu olgunun yeni bir örne?ini veya önermenin yeni bir kan?t?n? bizzat Dipnot dergisinin ilk üç say?s?n?n a??rl?kl? konular? da sunuyor. Dipnot’un birinci say?s?n?n konusu “Modernite” idi. ?kincisi do?rudan “Ayd?nlanma” olmasa bile, en az?ndan Türkiye’nin dü?ünce gelene?i içinde Ayd?n ve Ayd?nlanma belli ölçüde birbirine ba?l? olarak anla??ld???ndan, Ayd?n biraz “Ayd?nlanm??” anlam?na geldi?inden “Ayd?nlanma” a??rl?kl? kabul edilebilir. “Pozitivizm” ise bizzat bu üçüncü say?n?n a??rl?kl? konusudur.

Peki ama bu kavramlar bize neyi anlat?yor? Bu kavramlar?n ve onlara yüklenen anlamlar?n ard?nda ne gibi gizli varsay?mlar bulunmaktad?r? Ve nihayet bizzat bu kavramlar?n böylesine çok kullan?lmas? ve bu derginin ilk üç say?s?n?n a??rl?kl? konular?n? olu?turmas? hangi tarihsel ve toplumsal e?ilimlerin ifadesidir; bizlere neyi ima eder? Onun kendisine yükledi?i veya atfetti?i anlam de?il, ama bu olgunun nesnel sosyolojik anlam? nedir?

Bu sorular daha da uzat?labilir. Bu k?sa yaz?da, ilk elde bu sorulara bir cevap arayabilmek için bu kavramlar? ve kullan?mlar?n? hatalar?ndan olabildi?ince ar?nd?rmak, tüvenan?n içindeki cevheri “pisliklerden” olabildi?ince temizlemek gerekiyor.

Birincisi bu kavramlar birbirinin içine a??r? geçmi?, s?n?rlar? kaybolmu? durumda.

Örne?i yine bizzat Dipnot dergisinden verirsek, örne?in ilk say?n?n konusu Modernite olmakla birlikte, ilk yaz?n?n ba?l??? “Ayd?nlanma nedir?”dir. ?kinci yaz?, Jürgen Habermas’?n “Modernlik: Tamamlanmam?? Bir Proje” ba?l???n? ta??makla birlikte, birçok yerde Ayd?nlanma’n?n “tamamlanmam?? bir proje” oldu?undan söz edildi?i görülebilir. Yani Ayd?nlanma da Modernite de “tamamlanmam?? bir proje” olarak özde? bir içerikle tan?mlanmaktad?r[3].

Ama bu iç içe geçme ve birbiri yerine kullan?lma, çok geni? bir alanda geçerlidir. Öyledir ki, Modernite’den söz edilirken birden Ayd?nlanma’ya; Ayd?nlanma’dan söz edilirken birden Pozitivizm’e[4]; Pozitivizm’den söz edilirken birden Modernite’ye ve di?er kombinasyonlara[5] kolayl?kla geçi?ler yap?ld???, ya da bunlar?n bir arada kullan?ld???[6] görülmektedir.

Son y?llarda, kökleri Türkiye’nin entelektüel ve kavramsal dünyas?nda gizli bir egemenlik kurmu? Birikim dergisinden Mahçupyan gibi liberallere ve “?slamc? Ayd?nlar”a  kadar çok geni? bir çevrede; s?k s?k özellikle Ayd?nlanman?n Pozitivizm ad? alt?nda ele?tirildi?i; Pozitivizmin özelliklerinin Ayd?nlanman?n ve/veya Modernitenin özellikleri gibi tan?mland??? görülmektedir.

Hatta sadece burada kal?nmay?p, Ayd?nlanma’n?n gerçek mirasç?s? ve ele?tirmeni olarak kabul edilebilecek ve bizzat kendisine kar?? ortaya ç?km?? pozitivizmle hiç bir ortak noktas? olmayan Marksizm bile Pozitivizm ile tan?mlan?p ele?tirilmektedir[7].

 

“Pozitivizm” Kavram?n?n Özel Konumu ve ??levi

Ne var ki, bu anlam kaymalar? yak?ndan incelendi?inde, pozitivizm kavram?n?n bu anlam kaymalar?nda bir yap??kan i?levi gördü?ü ve ba?ka anlamlar?n da Modernite ve Ayd?nlanmaya yüklenmesinin arac? oldu?u görülmektedir.

Yani Pozitivizm ile Modernizm ve Ayd?nlanma aras?nda bir özde?lik kurularak, Pozitivizm kavram? arac?l???yla pozitivizme yüklenen ba?ka ve genellikle tümüyle olumsuz anlamlar? Ayd?nlanma ve Moderniteye yüklenmektedir[8].

Böylece Pozitivizme yüklenen bütün anlamlar, Modernite ve Ayd?nlanmaya yüklenebilir hale gelmektedir. Pozitivizm örne?in Ötekile?tirmeyle[9], Oryantalizmle[10], Tekçilikle[11] (Monizm), Jakobenizmle[12], Totaliterlik veya Otoriterlikle[13], ?lerlemecilikle, “Toplum mühendisli?i” ile, Mutlak do?rular[14] ile, Do?aya egemen olmak ile, Ak?l ile, (ki bunlar daha da uzat?labilir) bir zorunlu ba?l?l?k, hatta anlamda?l?l?k içine koyulmakta, ama daha önce de Ayd?nlanma ve Modernite ile de Pozitivizm aras?nda anlam kaymalar? ve anlam özde?li?i imalar? yap?ld???ndan, kolayl?kla, “iki ?ey bir ?eye e?itse o iki ?ey de birbirine e?ittir” aksiyomuna uygun olarak, bütün bu nitelikler Ayd?nlanma ve Moderniteye mal edilmekte ve onlar?n tan?mlanmas?nda kullan?lmaktad?r.

Bugün art?k, kan?tlanmas?na gerek bile olmayan bir aksiyom durumuna gelmi? bu e?itlik ve ç?karsamalar üniversitelerin akademik yay?nlar?ndan, ço?u ayn? zamanda akademisyen de olan entelektüellerin ve teorisyenlerin akademik dünya d??? yaz?lar?na oradan da günlük gazetelere ve ortalama yurtta??n toplumu kavray???na kadar gizli bir egemenlik ve ön yarg?lar imparatorlu?u kurmaktad?r. Ve bunlar? parçalamak, Einstein’?n da dedi?i gibi, “Atomu parçalamaktan daha zordur”.

Bu günkü Politik ?slam ve Liberalizmin politik egemenli?i ve gücünün esas kayna??, bu kavramlar arac?l???yla kurdu?u ideolojik egemenliktir.

Devrimci Demokrasi ve Özgürlük Hareketi gerçekten bir alternatif olarak ortaya ç?kmak istiyorsa, bu anlamlardan ve kullan?mlardan ba??ms?zla?mak, bu kavramlar?n egemenli?ine kar?? bir sava? açmak zorundad?r.

Ama maalesef, durum tam tersinedir, en tutarl? bilinen demokratlar bile bu kavramlar ve anlamlarla dü?ünmekte, bunlar?n ötesine gidememektedir.

 

Kategorileri Kar??t?rmak

Bütün bu kurulmu? kavramsal özde?liklerin bir tek ortak özelli?i bulunmaktad?r: kategorileri kar??t?rmak ve öze de?il görünümlere göre de?erlendirmek!

Kategorileri kar??t?rma, bizzat daha Ayd?nlanma, Modernite ve Pozitivizm özde?liklerinde görülebilir.

Modernite bir tarihsel ve sosyolojik dönemdir, tarihsel/toplumsal sürecin belli bir u?ra??d?r. Ayd?nlanma bu tarihsel dönemle büyük ölçüde çak??an bir “paradigma de?i?imidir” diyelim ?imdilik[15]. Pozitivizm ise, modernite dönemi içinde, Ayd?nlanma’n?n demokratik ve devrimci özüne kar?? geli?tirilmi?, metod (ki bu onun kendi iddias?d?r) daha do?rusu bir ideolojidir.

Bu farkl? kategorilerden olgular? özde?le?tirmek ve anlam kaymalar? yapmak, bilgi sürecinde bir geriye gidi?ten, gerçe?i tahriften ve dolay?s?yla belli ç?karlar? korumaktan ba?ka bir anlama gelmez.

 

Z?tlar? Özde? Göstermek

Kald? ki, yap?lan sadece farkl? kategorilerin kar??t?r?lmas? da de?ildir; birbirine z?t olanlar?n özde? gibi ele al?nmas?; özlerinin yok edilmesidir. Ayd?nlanma ve Pozitivizm asl?nda birbirine z?tt?r. Ama yayg?n kullan?mda ayn? olgunun iki farkl? görünümü gibi ele al?nmaktad?r. Yap?lan tahrifat? görmek ve anlam?n? kavramak için, Ekonomi Politi?in evrimi iyi bir örnek sunar.

?lk ekonomi politikçiler, Adam Smith, Fizyokratlar, Ricardo’lar vs., henüz tam geli?mi? olmasa da, bir emek-de?er teorisine dayan?rlar. Marks, bu teoriyi alm??, ele?tirerek geli?tirmi?tir. Ama Marks’tan sonra, burjuvazinin gericili?i, ekonomi teorilerine de yans?m?? ve emek de?er teorisini reddeden vulgar, marjinalist ekonomi teorileri ortal??? kaplam??t?r. Bunlar emek de?er teorisinin tam z?dd?d?r ve zaten onunla sava?mak için ortaya at?lm??lard?r.

Bu gerici ve vulgar ekonomi teorilerine bakarak klasik ekonomi politi?i ve Marksist ekonomi politi?i onlarla ayn? kefeye koymak ne ise, pozitivizm ile Ayd?nlanma’y? ve hatta Marksizm’i ayn? kaba koymak özde?tir. Bu papal???n ya da kilisenin ya da Muaviye’nin cinayetlerinden dolay? ?sa’y? veya ilk e?itlikçi ve devrimci H?ristiyanl???; Muhammet’i veya Mekke’nin pleplerine dayanan e?itlikçi, demokratik ve devrimci Müslümanl??? mahkûm etmeye benzer.

Kategorileri kar??t?rarak ve z?tlar? ayn? olgunun farkl? yönleriymi? gibi ele alarak kurulan özde?likler arac?l???yla yap?lan da tam? tam?na budur asl?nda.

 

Kavramlar?n Çarp?t?l?p ?çinin Bo?alt?lmas?

Ama yap?lan sadece bunlar da de?ildir. Pozitivizm arac?l???yla Ayd?nlanma’ya yüklenen olumsuz özelliklerin hepsi de kavramlar?n çarp?t?lmas?na dayanmaktad?r.

Türkiye’nin politik ve entelektüel hayat?na egemen, gücü yayg?nl???ndan gelen, yerle?mi? ve adeta aksiyomatik bir do?ru gibi görülen çarp?tmalarla ilgili bir iki örnek, yap?lan?n çap? ve korkunçlu?u hakk?nda bir fikir verebilir.

Örne?in, Jakobenizm, pozitivizmle dolay?s?yla Ayd?nlanma ile ili?kilendirilmekte; bunun yan? s?ra Jakobenizme “Yukar?danc?l?k”, “Toplum mühendisli?i”, “Tekçilik” gibi özel ve olumsuz anlamlar da verilmektedir.

Birincisi, Jakobenizm, “Yukar?danc?” de?il, a?a??dan gelen, yoksullara dayanan onlar?n radikalizminin ifadesi olan harekettir. Marks’?n ifadesiyle, burjuva tarihsel görevlerin avam yollar?yla gerçekle?tirilmesidir.

?kincisi, Jakobenizm ile Pozitivizm aras?nda hiç bir ili?ki yoktur. Jakobenizm iktidardayken, yani birinci Paris Komününde, 1790’lar?nba??nda, henüz Pozitivizm diye bir ?ey yoktu, hatta onun kurucusu Auguste Comte bile do?mam??t?. Comte, 1798’de do?ar, yani Jakobenizmi tasfiye eden kar?? devrimin çocu?udur.

Üçüncüsü, pozitivizm, bir bak?ma Jakobenizmin miras?na ve bu miras? sahiplenip geli?tirenlere kar?? mücadele etmek için ortaya ç?km??t?r.

E?er pozitivizm ile ili?kilendirilebilecek bir kavram aran?rsa bu Jakobenizm de?il, Bonapartizm’dir. Zaten ikisi de burjuvazideki ayn? gerici e?ilimin, biri siyasi bir rejim olarak di?eri bir yöntem ve ideoloji olarak görünümleridir son duru?mada.

Yani bu anlamlardaki kaymalar ve yeni anlamland?rmalar, b?rakal?m derin analizleri bir yana, olgusal düzeyde bile gerçekle uyu?mamaktad?r. Bu kaymalar?n bir tek i?levi vard?r asl?nda, Ayd?nlanma ve Jakobenizmin devrimci ve demokratik miras?yla her türlü ili?kiyi koparmak ve ezilenlere bu ili?kiyi ve gelene?i unutturup onlar? kafadan gayr? müsellah etmek.

Burjuvazinin, bu ?slamc? veya Liberal olmu? fark etmez, demokratik olmayan, her zaman en korkunç gericilikle uzla?maya haz?r, ezilenlerin eyleminden ve örgütlenmesinden ?eytan görmü?çesine korkan e?ilimlerinin bir yans?mas?d?r.

*

Bir ba?ka örne?i alal?m. Ulusçuluk ile Ayd?nlanma aras?nda kurulan ili?kiyi.

Ulusçuluk, “politik birim ile ulusal birimin çak??mas?n? ön gören” ilkedir.

Ama bu ilkenin ortaya ç?kabilmesi için, önce politik olan ve olmayan diye bir ayr?m yap?lmas? gerekiyordu. Ayd?nlanmadan önce böyle bir ayr?m yoktu[16]. Bu politik ve özel ayr?m? ise, Ayd?nlanman?n tam da özüdür. Ayd?nlanma daha sonra gerçek tarihsel anlam?n? ele alaca??m?z üzere bu ayr?m? yapmak zorundayd?, o zaman kadar tüm toplumsal düzeni belirleyen di?er dinlere kar??.

Ama ayd?nlanma bunu yaparken, kozmopolitti ve henüz ulusçu de?ildi. Tüm insanl??? kapsamak için bunu yap?yordu.

Ayd?nlanma Milliyetçi de?ildir; onun sorunu politik olan?n nas?l tan?mlanaca??nda de?il, politi?in özel ile ayr?lmas?ndad?r. Politik olan?n ulusal olanla çak??mas? gibi bir anlay?? yoktur, politik olan bütün insanlar? kapsamaktad?r. ?nsan haklar? ve yurtta? haklar? ayn? anlama geliyordu, bu günkü gibi bir ulustan olan, bir ulusun yurdunda ya?ayanlar anlam?na de?il. Bu nedenle Paris’te ?ngiliz ve Amerikal? devrimciler, o gelene?i sürdüren ??çi hareketinde, Paris komününde Polonyal? devrimciler veya Rus devriminde Alman ve Polonyal? devrimciler son derece ola?an olarak yer al?yorlard?.

Ulusçuluk ise, t?pk?, Pozitivizm ve Bonapartizm gibi, Ayd?nlanman?n devrimcili?ine, e?itlikçili?ine ve kozmopolitizmine kar?? bir kar?? devrimci kabar???n sonucu olarak ortaya ç?km??t?r. Frans?z bayra??n?n üç rengi, ba?lang?çta Frans?z ulusunu de?il, e?itlik, adalet ve özgürlü?ü ifade ederken, daha sonra Napolyon’un ?mparatorluk ku?a?? ve Frans?z ulusunun bayra?? haline gelmi?tir.

Bu gelenek bu gün unutulmu? olabilir ama daha henüz Enternasyonal mar??n?n yaz?lmad??? zamanlarda, bütün dünyan?n devrimcileri, bu gün Frans?z milli mar?? olarak bilinen Marseyyez’i e?itlik ve özgürlük ideallerinin ifadesi olarak söylüyorlar ve Engels, “bütün zamanlar?n gelmi? geçmi? en devrimci mar??” diye onu kutsayan yaz?lar yaz?yordu.

*

Ya da ?u “tekçili?i” alal?m ele. Tek bir do?ru oldu?una inanç hiç de bir tekçi ve bask?c?, demokratik olmayan bir yönetimi gerektirmez. Asl?nda tek parti egemenli?iyle mücadele için tekçili?in terk edilmesini istemek bir tek partinin veya ki?inin egemenli?ini gizli olarak me?ru gören bir anlay??t?r. Bu, bir partinin tek bir do?ru oldu?una inanmamas?n?n, bir diktatörlü?ü engelleyebilece?i gibi bir çocukça fikre dayan?r.

Tek bir do?ru oldu?una inanmak veya bunu kabul etmek ba?kad?r, bu tek veya çok do?rulardan birini idari tedbirlerle zorla dayatmak ba?kad?r. Asl?nda tek bir do?ru fikrinin reddini istemenin kendisi ba?ka bir fikri dayatmaktan ba?ka bir anlama gelmez. E?er birden çok do?ru varsa bu çoklardan biri de tek bir do?ru oldu?u fikri de olabilir.

Demokrasi her biri kendisinin en do?ru oldu?una inanan görü?lerin nüfusun ço?unlu?unu kazanabilmek için mücadeleleridir özünde. Demokrasi için tek do?ru fikrinin terk edilmesini istemenin kendisi anti demokratiktir.

Öte yandan, birisi, bilgi teorisine ili?kin epistemolojik bir sorundur; di?eri bir toplumun nas?l yönetece?ine, devletin ve iktidar?n nas?l örgütlenece?ine ili?kin siyasi bir sorundur. Siyasi problemler epistemolojik cevaplarla çözülemez.

*

Ya da ?u pozitivizme ve oradan da Ayd?nlanmaya yüklenen “ötekile?tirmek” kavram?n? ele alal?m.

Ötekile?tirmemek mümkün müdür? Hay?r. Kanarya sevenler derne?i kursan?z bile kanarya sevmeyenleri ötekile?tirmi? olursunuz. Çünkü her bölünme bir birlik, her birlik ayn? zamanda bir bölünmedir. Diyalektik bir dü?ünceyi terk etmek, birlik ve bölünmeyi böylesine anla??lmaz k?lar.

Sorun mümkün olmayan ötekile?tirmemek de?ildir, kimin ve neyin ötekile?tirilece?idir. Farkl? bir dilden, dinden olanlar? “ ötekile?tirmek” yani ulusun tan?m?n?n d???na atmak m?, yoksa fakl? dinden, dilden olanlar? ulusun d???na atanlar? d???na atmak m?, yani “ötekile?tirmek”  gerekti?idir. Ötekile?tirmeyi, bir dil, din, soy, etni üzerinden yapanlar? ötekile?tirmeden dil, soy, dinin ötekile?tirilmesini ortadan kald?ramazs?n?z.

Bu üç örnek bile, pozitivizme dolay?s?yla Ayd?nlanma’ya da yüklenen anlamlar?n en küçük bir ele?tiriye dayanma gücü olmad???n? gösterir.

 

Toplumsal Güçler ve ?li?kilerin Analizi Yerine Fikirler

Bütün bunlar asl?nda gerici ulusçulu?un ya da burjuvazinin, kendini dünya ticaretinin bu günkü düzeyine uydurmak için ulusçulu?un en gerici biçimini koruyarak reforme etme çabalar?ndan ba?ka bir ?eye hizmet etmezler.

Ama bütün bu tahrifatlar?n ard?nda, çok daha yanl?? bir varsay?m da savunulmaktad?r. Fikirler öyle oldu?u için, toplumsal ili?kilerin öyle oldu?u san?lmaktad?r ya da bu yönde bir fikir sürekli olarak yay?lmaktad?r.

Fikirlerin gerçek maddi ekonomi temeli, s?n?flar ve s?n?f ç?karlar? ile ili?kisi ortadan kald?r?lmaktad?r. Bütün tarih, en devrimci fikirlerin bile a??zdan ç?kt??? andan itibaren mücadele eden s?n?flar?n ç?karlar?n? korumak için birden bire içerik ve anlam de?i?tirmelerinin örnekleriyle dolu de?ilmi? gibi yakla??lmaktad?r topluma. Fikirler öyle oldu?u için ili?kilerin öyle oldu?u yarg?s? yay?lmaktad?r.

Kemalist diktatörlüklerin veya geri kalm??l?klar?n veya o ba?ka durumlar?n nedeni fikirler de?ildir, o fikirleri yaratan, de?i?tiren, yayan toplumsal ko?ullard?r. Oryantalizm oldu?u için sömürgecilik yoktur sömürgecilik oldu?u için oryantalizm vard?r. Tekçilik oldu?u için tek parti diktatörlü?ü yoktur, Tek parti diktatörlü?ü somut s?n?flar?n ve ç?karlar?n sonucu olarak vard?r.

Böylece gerçek toplumsal güçlerin ve ili?kilerin, s?n?fsal mücadelelerin analizinin yerini fikirlerin mücadelesi ve fikirlerin belirledi?i bir tarih anlay??? almaktad?r. Bir zamanlar Marksizm’in kap?dan koydu?u ve ayaklar? üzerine oturttu?u kafa üstü Hegelyanizm, Pozitivizm veya Ayd?nlanma ele?tirisi ad? alt?nda bacadan girmektedir.

 

Sosyolojik Kavramlar?n Yerine Felsefi Kavramlar

Ve böylece asl?nda sosyolojik bir tart??man?n konusu olmas? gereken ve sosyolojik kavramsal araçlarla ele al?nabilecek toplumsal süreçler, felsefi bir tart??man?n konusu haline gelmektedir.

Ama bu felsefi kavramlar bir zamanlar, Eski Yunan ve Ayd?nlanma öncesinde oldu?u gibi,  felsefenin, Orta Do?u ve Akdeniz’in tek tanr?l? dinlerinin veya Ayd?nlanman?n kavramsal temelini olu?turdu?u dönemin felsefesinin derinli?inden, kavramsal dakikli?inden ve dü?üncedeki devrimcili?inden yoksun; burjuvazinin bütün bütüne gericile?ti?i bir ça??n, piyasaya sürdü?ü baya??la?t?r?lm??, gazete kö?elerindeki kahvehane sohbetlerinin felsefesidir.

O halde, bu felsefi kavramlarla yürütülen Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm’in ne olup ne olmad???n?, sosyolojik kavramsal araçlarla ele alal?m.

 

Modernite

Modernite demek, Kapitalizm demektir. Moderniteyi bütün di?er dönemlerden ay?ran özelliklerin tamam? ancak Kapitalizm ile aç?klanabilir. Kimileri Kapitalizmi be? bin y?l geriye Sümerlere kadar götürüyorlar, ama bunlar?n Modern ve Antik sermaye aras?ndaki temel fark? görmedikleri ve analiz edemedikleri görülmektedir.

Elbette Sermaye be? bin y?ld?r vard?r. Ancak Kapitalizm öncesi sermayenin varl???, bir kapal? ekonomiler denizini var sayar. Kar?n kayna?? de?er transferidir. Kar edildi?inde toplum bir bütün olarak zenginle?mez. Hatta sermaye ne kadar geli?irse, toplum o kadar fakirle?me, üretim gerileme e?ilimine girer. Art? ürüne esas el koyman?n yolu temel olarak ekonomi d??? cebirdir. Bu temel özellikler belirler modern öncesi uygarl?klar?.

Modern sermaye ise, sömürüyü bizzat üretim sürecinde, ekonomi d??? cebire bir gerek duymadan gerçekle?tirir. Art? de?erin elde edilebilmesi için üretim yap?lmas? olmazsa olmaz ko?uldur. Modern sermaye ne kadar geli?irse, üretim o kadar geli?mi? olur. Antik sermayenin aksine, sermaye kar etti?inde, toplum bir bütün olarak zenginle?mi? olur.

Moderniteye atfedilen veya onda görülen bütün özellikler antik ve modern sermaye aras?ndaki bu çok temel farklardan do?ar.

Modernite teriminin kullan?labildi?i her yerde rahatl?kla Modern Sermaye Düzeni veya Kapitalizm de kullan?labilir. Bu hiçbir anlam kaymas?na veya içerik de?i?imine tekabül etmez.

Ama Kapitalizm de?il de Modernite teriminin kullan?lmas? bile, sosyolojik bir sorunu veya sosyolojinin kavramlar?yla ele almaktansa, felsefenin kavramlar?yla, onun özünü gizleyen kavramlarla ele alman?n, dolay?s?yla ideolojik mücadelenin bir arac?d?r.

 

Ayd?nlanma

Hiç bir ça? ve ki?i gibi hiç bir görü? de kendinin kendini tan?mlamas?yla tan?mlanamaz.

Nas?l Allaha inananlar?n Allah hakk?ndaki tan?mlar?ndan ve anlay??lar?ndan hareketle Allah’?n sosyolojik olarak ne oldu?u anla??lamazsa; nas?l ulusçular?n uluslar hakk?ndaki tan?mlar?ndan hareketle ulusun ne oldu?u anla??lamazsa; Ayd?nlanman?n kendisi hakk?ndaki tan?mlar?ndan da Ayd?nlanman?n ne oldu?u anla??lamaz.

Ayd?nlanma kendisini ak?lla, dinle ve inançla z?tl?k içinde tan?mlamaktad?r.

Ama bu bizzat Ayd?nlanma’n?n Ayd?nlanma tan?m?ndan ba?ka nedir ki?

Ayd?nlanman?n kendisini z?tl?k içinde tan?mlad??? Din ve inanç nedir?

?nanç diye bir sosyolojik kategori olmayaca??na, ?nanc?n epistemolojik veya hukuki bir kategori olabilece?ine daha önce de?inmi?tik. O halde, Ayd?nlanman?n kendi hakk?ndaki tan?mlar?n?n hiçbir sosyolojik de?eri bulunmamaktad?r. Onlar Ayd?nlanman?n ne oldu?unu aç?klamazlar, ama ayd?nlanman?n kendisini niye böyle tan?mlay?p aç?klad???n?, bunun sosyolojik anlam?n? aç?klama gere?ini ortaya ç?kar?rlar.

Ayd?nlanman?n kendisine z?tl?k içinde tan?mlad??? “Din nedir?” dendi?inde, ayd?nlanman?n buna cevab? “?nanç” oldu?undan, Dinin ne oldu?u hala sosyolojik olarak tan?mlanm?? de?ildir.

Dinin ne oldu?unu anlamak için de Ayd?nlanman?n din tan?m?na de?il, tarih ve toplumda din denen olguya bakmak gerekmektedir. Yani Din, felsefi, epistemolojik veya hukuki bir kategori olarak de?il, sosyolojik bir gerçeklik olarak ele al?nmal?d?r.

Tarihte ve dünyan?n hiç bir yerinde, hiç bir zaman dinsiz bir toplum olmam??t?r. Öte yandan din, san?lan?n aksine toplulu?u tan?mlar ve toplulu?un tüm toplumsal hayat?n? düzenler ve düzenlemi?tir.

Toplum soyutlamad?r. Toplum somut topluluklar olarak var olur. T?pk? hayat?n somut canl?lar, fizik alemin somut parçac?klar olarak var olmas? gibi. Bu somut biçimlerin dönü?ümü biçiminde gerçekle?ir evrim.

Nas?l demir maddesi, At canl?s? gibi kavramlar saçma ise, Türk veya Osmanl? veya Kürt veya Amerikan toplumu gibi ifadeler de yanl??t?r ve anlams?zd?r. E?er o Türk veya Osmanl? ise, zaten toplumsal bir var olu?tur ama toplum de?il onun somut biçimi bir topluluktur.

 

Din

??te din denen ?ey asl?nda bu somut toplulu?u tan?mlar. Yani bir bak?ma üretim ve ekonomi ili?kileri üzerinde yükselen toplumun somut biçimini ve tüm ili?kilerini yani Marksistlerin Üstyap? diye analitik bir kavramla kar??lad?klar?n?n somut biçiminden ba?ka bir ?ey de?ildir.

Nas?l üstyap?s?z bir toplum olamazsa, dinsiz bir toplum da olamaz. Gerçekten de dinsiz bir toplum yoktur ve böyle bir ?ey mümkün de?ildir.

Peki o zaman dinsiz toplum olmas? mümkün de?ilse, dinin de “inanç” denen kategori olarak, yani ne epistemolojik bir kategori olarak ne de hukuki bir kategori olarak, sosyolojik bir kavram olmakla hiç bir ilgisi yoksa, modern toplumun dini nedir?

Bu sorunun cevab? bizzat Ayd?nlanman?n din tan?m?nda gizlidir. Ayd?nlanma dini inanç olarak tan?mlarken, daha önce hiç var olmayan bir ayr?m yapar: Özel ve politik ayr?m?. Ve özel ve politik ayr?m? yaparken asl?nda yeni bir dini, yani bir toplulu?u ve bu toplulu?un ili?kilerini, yani üst yap?s?n? tan?mlam?? olmaktad?r. Yani Ayd?nlanma yeni bir dindir, ama kendine din demeyen ve dinin z?tt? oldu?unu öne süren bir din.

Ayd?nlanma dine inanç diyerek, klasik uygarl?klar?n ve kabilelerin dinlerini ortadan kald?rmakta, bütün bunlar? e?itleyen bir dünya toplumunun tan?mlamas?n? yapmaktad?r. ?nsanlar? e?it yapmak için, dinleri inanç olarak tan?mlay?p özel diyerek toplumun politik hayat?n?n d???na atamak ve onlar? basit bir eklentiye dönü?türmek gerekmi?tir.

Böyle bir özel politik ayr?m? yap?lmasayd? ve din inanç, yani özele ili?kin olarak tan?mlanmasayd?, inanc? ve soyu ne olursa olsun bütün insanlar e?ittir ilkesi formüle edilemezdi.

Ayd?nlanma bu ilkeyle bütün bir biyolojik tür olarak insanlar?n e?itli?ini söylemi? olmaz, ?nsanlar?n soylar? veya inançlar?n?n onlar için bir fark yaratmad???n? kabul edenlerin ?nsan oldu?unu söylemi? olur.

Yani Ayd?nlanma’n?n yapt??? t?pk? örne?in ?slam’?n Müslim’i, Allah’?n varl???n?, birli?ini kabul edenle tan?mlamas? gibidir. Ayd?nlanman?n ?nsan’? sosyolojik olarak ?slam’?n Müslim’inden; ?nsan Haklar? Evrensel Beyannamesi de Kelime-i ?ahadetten farkl? de?ildir. ?kisi de ayn? soruna farkl? ça?larda farkl? çözümlerdir. ?kisi de bir dini tan?mlarlar.

O halde, kendi iddias?n?n aksine, Ayd?nlanma bir Dindir. Ama kendisinin dine verdi?i anlamda ve bizlerin de art?k tart??mas?zca kabul etti?imiz anlamda de?il;  sosyolojik anlamda. Bu gün kendini inanç olarak tan?mlayan dinler ise, yani Ayd?nlanman?n veya modern toplumun dininin din olarak kabul ettikleri ise din de?il, modern toplumun dininin basit bile?enleridirler. Onlar t?pk? insan?n ba??rsaklar?ndaki bakteriler gibidirler

Bu, dinsizli?in de mümkün olmad???n? gösterir. Dinsiz oldu?unu söyleyenler, dini inanç olarak tan?mlayan, modern toplumun dininden olduklar?na dair bir “kelimei ?ahadet” getirmi? olurlar.

Böylece Dinin sosyolojik bir tan?m? oradan da Ayd?nlanman?n sosyolojik bir tan?m?na ula??lm?? oldu.

Zaten Dinin sosyolojik bir tan?m? yap?lmadan, Ayd?nlanman?n ne oldu?u, yani bir din oldu?u anla??lamazd?.

 

Ayd?nlanma ve ?slam

San?lan?n aksine Ayd?nlanma ve ?slam birbirinin z?tt? de?il, ayn? tarihsel soruna, bir dünya pazar?n?n ihtiyac? olan bir dünya çap?nda düzen ve topluluk ihtiyac?na farkl? ko?ullarda ama ayn? özde verilmi? iki cevab? temsil ederler. Evrenselliklerini tan?mlad??? dünyalar?n fark?, onlar?n bu evrenselli?i tan?mlamak için farkl? araçlar kullanmalar?n? gerektirmi?tir.

?slam Putlar?n egemen oldu?u bir dünyada bu birli?i bir tek Allah ile sa?layabilirken, Ayd?nlanma, H?ristiyanl???n ve di?er dinlerin egemen oldu?u bir dünyada bunu, dinleri özel ya da inanç diyerek toplulu?un tan?mlamas?ndan d??layarak yap?yordu.

Ayd?nlanma, ?slam gibi bir tek dünya toplulu?u kurmaya yönelik, bu çeli?kiyi çözmeye yönelik bir din oldu?u için, ulusçu de?il hümanist veya kozmopolittir. “Vatan?m Yeryüzü Milletin ?nsanl?k” daha sonra ortaya ç?km?? milliyetçili?e göre Ayd?nlanman?n hedefini tan?mlar.

 

Ulusçuluk

Ulusçuluk ise, ayd?nlanman?n inkar?, Ayd?nlanma içinde bir gericilik ve kar?? devrim olarak ortaya ç?kar. Ama ulusçulu?un ortaya ç?kabilmesi için, Ayd?nlanma’n?n bütün insanlar? e?itlemenin arac? olan özel ve politik ayr?m?n?n var olmas? gerekmi?tir. Bir bak?ma Ayd?nlanman?n e?itleyici bayra??, yani Politik ve Özel ayr?m?, politik olan?n ulusal olanla tan?mlanmas?yla e?itli?in ve bir yeryüzü toplulu?unun inkar?n?n arac? olmu?tur. Yap?lan, t?pk? Muaviye’nin Kuran yapraklar?n? askerlerinin m?zraklar?na takmas? gibidir.

Ayd?nlanma politik olan? bütün insanl?kla, insanlar?n e?itli?ini kabulle s?n?rl?yordu. Ulusçuluk ise, bu e?itli?in inkar?d?r. Art?k insanlar bir ulus, yani politik birim arac?l???yla ve ulusda?lar?yla e?it olabilirler. Tüm insanlar?n e?itli?i unutulmu? olanaks?z bir ütopyaya dönmü?tür.

 

Ulusçuluk Gericili?inin Özelli?i

Ulusçuluk t?pk? kilisenin H?ristiyanl?kta veya Muaviye’nin ?slam’daki gericili?i gibi bir gericili?i temsil eder Ayd?nlanma veya Modern Toplumun dini içinde.

Bir dindeki iki türlü gericile?meyi birbirinden ay?rmak gerekir.

Birisi, üretici güçler ve ekonomi ili?kilerindeki de?i?melerin, eski din, yani topluluk tan?mlar? ve ili?kilerine s??mamas? biçiminde olur. Yani din kendi içinde gericile?mez, ko?ullar de?i?ti?i için gerici bir duruma dü?er. Muhtemelen s?n?fs?z toplumlardaki din de?i?meleri bu biçimde gerçekle?iyordu. Muhtemelen mitoloji kahramanlar?, bu tür yeni din kurucular?d?r.

Ama bir din, egemen s?n?f?n bu dini ele geçirmesiyle de, bir egemen s?n?f?n ç?karlar?n? korudu?u için gericile?ebilir. Ama buna ra?men, o egemen s?n?f arac?l???yla bile, eski ili?kilerden daha uygun ko?ullar sa?lamaya devam edebilir. ?slam dininin veya Kilisenin gericili?i böyleydi. Evet, egemen s?n?flar ?slam’?n ba??na geçip içini bo?altm??lard? ama ayn? zamanda dünya ticaretinin o gününe uygun bir topluluk tan?mlamas?n? sürdürüyorlard?.

Buna kar??l?k ulusçulu?un gericili?i sadece böyle bir gericilik de?ildir. E?er bir tek Dünya devleti olsa ama bu tek dünya devletini bir egemen s?n?f zorla elinde tutsayd? bu ?slam’daki gericilik gibi bir durum olabilirdi.

Ama bir dünya ticareti ve pazar?n?n böylesine yayg?nla?t??? bir ça?da, klasik uygarl?klar?n imparatorluklar?ndan bile daha küçük birimlere insanl??? bölen ulusçuluk, çifte bir gericili?i temsil eder ve ortaya ç?kt??? günden beri milyonlarca insan?n ölümüne, tüm felaketlere sebep olmas? tam da bu nedenledir.

 

?ki Ulusçuluk

?ki ulusçuluk birbirinden ayr?labilir ve ayr?lmal?d?r. Henüz ayd?nlanman?n devrimci gelenekleriyle ba??n? tamamen koparmam??; ulusu bir toprak parças?nda ya?ayanlarla tan?mlayan; ulusu tan?mlarken hiçbir dile, dine gönderme yapmayan; ulusu dinle, dille tan?mlamaya kar?? tan?mlayan bir ulusçuluk.

Bu daha demokratik ulusçuluk bile Ayd?nlanma içinde bir gericiliktir ama ulusu bir dille, dinle, ?rkla, soyla tan?mlayan gericinin gericisi ulusçuluk kar??s?nda bu ulusçuluk çok demokratik kalmaktad?r.

 

Modernite ve Gerici Ulusçuluk

??te Ayd?nlanma’n?n kozmopolitizminin yerini ulusçuluk ve ulusçulu?un da giderek gerici (kana, dile, dine dayanan daha gerici biçimleri) ald?kça, Modern toplumun dini, Ayd?nlanman?n inkar? ve gerici biçimi olan ulusçuluk ?eklinde yay?lmaya devam eder kapitalist ili?kilerin de kar?? konulamaz yay?l???yla birlikte.

Böylece kapitalizme veya modern ili?kilere veya modern toplumun dinine geçi?ler onun en gerici biçimi içinde gerçekle?ir. Bu henüz totemlere tapan kabilelerin, ilk devrimci H?ristiyanl???n veya Müslümanl???n de?il onlar?n gerici biçimleri içinde uygarla?malar?na ve uygarl?k dinine geçi?lerine benzetilebilir.

Böylece ulusla?ma ortada hiçbir zorunlu bir ili?ki bulunmamas?na, hatta ulusla?ma moderniteyle yani kapitalist geni? yeniden üretim ile çeli?kili olmas?na ra?men moderniteye geçi?lerin temel ve zorunlu biçimi ulusla?ma gibi görünür.

Bütün bu yukar?da örneklenen pozitivizmin anlam kaymalar?, o anlamlar?n Ayd?nlanmaya yüklenmeleri, post modernizm teorileri, ço?ulculuk efsaneleri, tekçilik lanetlemeleri gibi günümüz dünyas?n?n ve Türkiye’sinin ideolojik iklimini belirleyen bütün özellikler, asl?nda bu ulus gericili?ine dayanan sistemin özüne dokunmadan, ulusal devletleri esnetme giri?imlerini ifade ederler.

Yani bir yandan burjuvazinin gericili?inin ihtiyaçlar?na cevap verirken di?er yandan da dünya ticaretinin, globalle?me denen sürecin ihtiyaçlar?na nispeten daha uygun bir biçim kazand?rma çabas?ndan ba?ka bir anlama gelmezler.

Bu nedenle demokratik de?ildirler, demokratik bir ulusçulu?u savunmaktan ziyade gerici bir ulusçulu?u savunmaya yöneliktirler. Bu nedenle, Plebiyen ve Jakoben, böyle oldu?u için de demokratik bir ulusçulu?un aray??? içinde olan Özgürlük Hareketi bunlar için tecrit edilecek bir dü?mand?r. Onlar demokratik bir karakteri olmayan en gerici ulusçulu?u koruyarak ilk krizde k?r?lacak ve uluslar? birbirine dü?ürecek olan ulusçulukta müttefik ararlar. Bütün o anlam kaymalar? vs. hepsi bunun arac?d?rlar.

 

Be?ikçi ve Gerici Ulusçuluk

??te bu çerçevede Be?ikçi’nin ne dedi?i ve yeri anla??labilir.

Be?ikçi, bu en gerici, ulusu bir dille, tarihle, soyla tan?mlayan ulusçuluk formunun metodolojisi olan pozitivizmle ?ekillenmi?tir. Ve kendisi de özünde uluslar? bir dille, soyla. tarihle tan?mlayan gerici ulusçulu?un bir savunucusudur.

Elbette Be?ikçi’nin egemen ve inkarc? Türk ulusuna kar?? Kürtleri savunurken, nesnel anlam? itibariyle ilerici bir i?lev gördü?ü söylenebilir ama bu onun dü?ünsel olarak, nesnel anlamda ilerici oldu?u anlam?na gelmez.

Elbet kendisi öznel niyetleriyle demokrasiden ve e?itlikten yana olabilir ama savunduklar? ile bu öznel niyetleri aras?nda bir çeli?ki bulunmaktad?r.

Kürtlerin modern kapitalizme giri?i; di?er bir deyi?le Kürt modernle?mesi, bir bak?ma Kürt komününün uygarl??a geçi?idir. Ama bu uygarl?k art?k kapitalist, gerici ulusal devletlerle bölünmü? dünyada; bir uygarl?k krizinin bütün çözümsüz sorunlar?yla ortaya ç?kt??? ça?da bir geçi?tir.

Dolay?s?yla bu geçi?, bu sorunlar ve özel ideolojik iklimden etkilenecektir. Bu nedenle, Kürt özgürlük hareketinin Jakoben ve pleplere dayanan kanad?, Orta do?u’nun peygamberlere dayanan gelene?inin katalizatörlü?ü ile de, art?k bu dile, soya dayanan ulusçulu?u ve ulusal devletleri sorgulamaktad?r.

Ama bunu i?çi hareketin yok oldu?u, kavramsal araçlar?n yukar?da ele al?nan gerici burjuvazinin kavramsal araçlar?ndan ibaret oldu?u bir dönemde, çok s?n?rl? ve yetersiz güçler ve araçlarla yapmaya çal??maktad?r. E?er radikal bir demokrasiyi ve en az?ndan demokratik bir ulusçulu?u savunan, teorik olarak canl? bir i?çi hareketi veya sosyalist hareket olsa, bu hareketin deste?i ve ona sunaca?? araçlarla bu hareket aray???n? çok h?zl? bir biçimde çok daha ileri noktalara götürebilirdi. Ne var ki, bu siyasi ve teorik destekler ve yol göstericiliklerden yoksun olan Özgürlük Hareketi aray???n? el yordam?yla sürdürmektedir.

Be?ikçi ise, Kürt hareketinin Kürt hareketi olmaktan ç?karak bir demokratik harekete dönü?me aray??lar?n?, uluslar? tarih ve dille var olabilen ?eyler olarak gördü?ünden, Kürtlü?ün ve Kürt ulusalc?l???n?n inkar?, mücadelenin teslim olmas? olarak görmekte ve ona kar?? tav?n almaktad?r. Gerici bir ulusçulu?u savunan Barzani ve Talabani ve di?er ak?mlar Be?ikçi’ye daha yak?nd?rlar. Politik ?slam ve Liberaller de Özgürlük Hareketi Kar??s?nda bu gerici ulusçulukla ittifaktan yanad?rlar.

 

Pozitivizm, Gerici Ulusçuluk ve Liberalizm

Böylece birbirine z?t gibi görünen Be?ikçi’nin temsil etti?i pozitivizm ile her türlü melaneti pozitivizm kavram? arac?l???yla Ayd?nlanmaya da yükleyen, pozitivizmden daha az yüzeysel olmayan günümüzün liberalizmi ve politik ?slam’? fiilen bir ittifaka girmektedirler.

Böylece bu baya?? Pozitivizm ele?tirileri ile Pozitivim aras?ndaki derin metodolojik ortakl?k, kendisini politik bir ili?kide ortaya ç?karmaktad?r.

Bunun en son örne?i, bizzat Anayasa Referandumu s?ras?nda görüldü.

Liberaller Be?ikçi’de birden bire hiç de ummad?klar? bir müttefikle kar??la?t?lar.

 

19 Eylül 2010 Pazar

Demir Küçükayd?n

 

demiraltona@gmail.com

http://www.koxuz.org

Dipnot Dergisi ile Yaz??malar

 

F?rat Ayd?nkaya’n?n Dipnot hakk?nda bilgi veren ve yaz? isteyen maili.

 

09 Mart 2010 23:04   

Hocam merhaba;

F?rat Ayd?nkaya ben, epey oldu görü?meyeli. Dilerim iyisinizdir. Hocam görü?emedi?imiz zaman içinde biz Dipnot dergisi ç?kar?yoruz. biraz dergimizden bahsedelim. çünkü daha ilk say?s? ç?kacak.

dergimiz akademik bir dergi, Wallerstein'den Mithat Sancar ve Mesut Ye?en'e uzanan bir dan??man profilimiz var. Akademinin dar biçimlerine girmeden yeni bir sosyal bilim çal??mas? yapal?m istedik. ?lk say?y? Modernite, Modernle?me ve Kürt Modernle?mesine ay?rd?k. Bir kaç güne kadar 1. say? ç?kar.

2. Say?y? planlad?k. Dosya konumuz ayd?n sorunu. Bu çerçevede K?v?lc?ml? hocay? da dosyaya dahil ettik. E?er planlaman?z müsaitse bize bu konuda katk? verirseniz seviniriz. Dergimizin temel hareket noktas? ele?tirel bak??t?r. ele?tirel bir mesafeden bakmak bizim en temel düsturumuz.

K?v?lc?ml? hoca'n?n entellektüel konumu, ayd?n duru?u, toplumsal meselelere olan reaksiyoner ilgisi, özgün taraflar?n? dü?ündük. Tabi mümkün oldu?u kadar siyaset d???ndaki topluma dair fikirlerine bakal?m istedik. vaktiniz olursa bize bu konuda katk? yaparsan?z sevinirim. Hocay? yak?ndan tan?yan, tüm eserlerini bilen biri olarak katk?n?z? bekliyoruz.

Hocam bir de daha ilk say? ç?kmad??? için biçime dair de ?öyle bir bilgilendrme yapay?m; dergi yaz?lar?m?z 10 sh y? geçmeyecek karakterde ve dipnotlar dahil akademik bir biçimle olmas? tercihimizdir.

Vakit olarak da sizi ?öyle rahatlatmak isterim ki a?a?? yukar? 15 may?sa kadar zaman?mz? var. dilerim birlikte çal??abiliriz. sevgiler

F?rat Ayd?nkaya

*

Demir Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

9. Mart. 2010 22:26

Merhaba De?erli Ayd?nkaya,

San?r?m ilk mailiniz gelmedi. Bazen spam filtresine tak?l?yor baz? mailler. Öyle olabilir.

Sizden bir ?eyler i?itti?ime sevindim. Ben de sizi merak ediyordum. Art?k yazm?yor musunuz? Her zaman Köxüz sayfayar?nda yazabilirsiniz. Yeriniz hala duruyor. Hala iki yaz?n?z var.

Yaz? iste?inize gelince. Elbette katk?da bulunmak isterim. Ama ?imdilik kesin bir ?ey söyleyemiyorum. Çünkü baz? ekonomik, hukuki ve sa?l?k sorunlar?m var, bunlar?n izleyece?i seyre ba?l? katk?da bulunabilmem. Size bu ay sonuna kadar kesin bir cevap verebilirim san?yorum.

Umar?m anlay??la kar??lars?n?z.

Selam ve Sayg?lar?mla

Çal??malar?n?zda ba?ar?lar dilerim.

Demir Küçükayd?n

*

 

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a

 

10 Mart 2010 11:44   

Hocam,

Sizden yan?t gelmesine sevindim. Hukuki ve ekonomik sorunlar bir ?ekilde yol al?r. Ama sa?l?k konusu ihmale gelmiyor. Dilerim sa?l???n?za dair a??r bir durum yoktur.

Yaz? talebimize gelince. Sizinle yaz? üzerinden dahi olsa birlikte çal??may? önemsiyoruz. Bu nedenle ?srarl? olmam?z? ba???lay?n. Özellikle önemsedi?imiz bir konu da k?v?lc?ml? hocad?r. Kürtler pek hocay? bilmez. Bu nedenle hocay? gündemle?tirelim istiyoruz. Dilerim her ?ey yolunda olur ve sizden olumlu yan?t alabiliriz.

Köxüz'de yazman?n çok verimli ve keyifli oldu?unu biliyorum. zaten takip ediyorum. ?imdilik günlük yazam?yorum. Ancak sizin için de uygunsa dergi için yazd???m yaz?lar? koyabiliriz. Dergideki ilk yaz?m?n konusu "kürt modernle?mesinin ele?tirisi" üzerine idi. planlaman?za uyarsa sevinirim.

sevgiler

*

 

Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

10 Mart 2010 13:38

Merhaba De?erli Aydinkaya,

Dergi için yazd???n?z yaz?lar? yay?nlayal?m. Zaten sadece günlük kö?e yaz?lar? istemiyoruz. Daha kapsaml? ve derin yaz?lar tercih edilir. "Kürt Modernle?mesinin Ele?tirisi" elbette Köxüz'e de uyar. Yaz?n?z? yollay?n. Tekrar Yazarl???n?z? aktifle?tirip ön sayfaya alay?m.

Selam ve sayg?lar?mla

Demir

 

Not: Sa?l?k sorunlar?m nedeniyle istenen yaz?y? yollayamad?m.

*

 

 

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a

 

25 Haziran 2010 15:56

Selam Hocam,

Dilerim iyisinizdir. En son konu?tu?umuzda biraz s?k?nt?lar?n?z vard?. Umar?m bu s?k?nt?lar?n?z a??lm??t?r.

Hocam, hat?rlayaca??n?z üzere dipnot dergisini ç?kar?yoruz. 3.say? konumuz pozitivizm-bilimcilik. Hocam e?er vaktiniz müsaitse yine kap?n?z? yaz? için çal?yorum.

Be?ikçi sosyolojisinin pozitivist ba?lamlar?n? konu edinelim istedik. Kemalist pozitivizmi sertçe ele?tiren Be?ikçi'nin bizzat kendisinin pozitivizme olan mesafesini veya savrulmalar?na bakal?m istedik. Bu konuda sizin özgün çal??malar?n?z? biliyoruz. E?er bu çerçevede bize katk?n?z olursa seviniriz. Eylül 10 tarihine kadar vaktimiz var hocam.

Dilerim beraber çal??ma ko?ullar?m?z olu?mu?tur.

sevgiler

f?rat

*

 

Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

25 Haziran 2010 19:38

Merhaba De?erli F?rat, ?u ara yine bir ameliyat oldum. E?er bir komplikasyon olmaz ve k?sa zamanda iyile?irsem yazar?m.

Ba?ar?lar ve selam ve sevgiler

 Demir

*

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a

 

25 Haziran 2010 20:32

Hocam,

Çok geçmi? olsun. Hiç haberimiz olmad?, inan?n. Dilerim ciddi bir durum de?ildir. Acil ?ifalar dilerim. Sa?l???n?z her ?eyden önemli elbette. sevgiler

F?rat

*

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a

 

17. Haziran. 2010 19:32

Hocam Merhaba;

Son kez haberle?ti?imizde sa?l?k problemleriniz vard?. Dilerim her ?ey yolundad?r. Tekrar geçmi? olsun diyelim.

Bu arada Dipnot dergimizin 2. say?s? önümüzdeki hafta ç?kacak. Ç?kmadan bu say? için yazd???m yaz?y? koxuz için de göndereyim istedim.

Bir de 3. say?m?z olan pozitivizm say?s? için son tarihimiz eylül ortalar?. Tekrar hat?rlatal?m. Dilerim bize yazma karar?n?zda bir de?i?iklik yoktur.

sevgiler

f?rat

*

 

Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

17 Temmuz 2010 21:26

Merhaba De?erli Ayd?nkaya,

Elbette karar?mda bir de?i?iklik yok ve çok istiyorum katk?da bulunmay?. Ama bu ara talihsizlikler pe?imi b?rakm?yor. Bir f?t?k ameliyat? oldum, basit bir ?ey olmas?na ra?men doktorlar hata yapt?, kanad?m, tekrar ameliyat oldum. Tam iyile?ti?imi san?rken diki?lerin yanl?? dikildi?i ve iltihapland??? görüldü. Tekrar söküldü, yara tekrar aç?ld? ve aç?k tedavi yap?ld?. ?imdi tekrar dikildi. ?n?allah bu sefer sorun ç?kmaz.

Sorun ç?kmazsa katk?da bulunaca??m.

Yaz?n?z için çok te?ekkür ederim. ?lk f?rsatta hemen yay?nlar?m.

Çal??malar?n?zda ba?ar?lar dilerim. Sevgi ve sayg?lar?mla

 

Demir

*

 

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a

 

17 Eylül 2010 12:40

Demir Hocam,

Dilerim iyisinizdir. Daha evvel konu?tu?umuz dosya konumuz ile ilgili süremiz bitmek üzere. e?er yaz?y? tamamlad?ysan?z atabilirmisniz.

sevgiler

F?rat

*

 

Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

17. Eylül. 2010 12:58

Merhaba De?erli Ayd?nkaya,

Asl?nda bir kaç gün önce göndermeyi planl?yordum ama arada küçük bir kalp spazm? geçirdim ve acilen hastaneye kald?r?ld?m. Bu da bir kaç gün bir ?ey yapamama yol açt?.

Sa?l???mda ola?anüstü bir kötülük olmazsa ay?n yirmisine kadar yollayaca??m.

Selam ve sevgiler

Demir Küçükayd?n

*

 

 

Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

De?erli Ayd?nkaya,

Nihayet yaz?y? son anda da olsa yollayabiliyorum.

Ke?ke sa?l?k sorunlar?m ç?kmay?p da daha bol zamanda daha iyi bir yaz? yazabilseydim.

E?er ilerde yaz? isterseniz in?allah gelecek sefere daha iyisini haz?rlar?m.

Ba?ar?lar dilerim.

Selam ve Sayg?lar?mla

Demir Küçükayd?n

*

 

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a

 

20 Eylül 2010 21:18

Hocam,

Çok te?ekkür ederim. Özellikle de sa?l?k sorunlar?n?za ra?men sizi belki zorlad?k. Lütfen ba???lay?n. Ellinize sa?l?k. Di?er say?larda da elbette kap?n?z? çalmak isteriz.

sevgiler

F?rat

*

 

Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

21 Ekim 2010 19:17

Merhaba De?erli Ayd?nkaya,

Dipnot dergisi ç?kt? m?? Ç?kt?ysa nereden temin edebilirim?

Selam ve sevgilerimle

*

 

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a

 

21 Ekim 2010 22:58

Demir Hocam,

1-Dergimiz, bu say?m?z henüz de?erlendirme a?amas?nda. Bu say?ya bekledi?imizden de fazla bir ilgi oldu. Yaz? seçiminde epey zorlan?yoruz. Muhtemelen Kas?m ay?n?n ilk haftas? bayilerde olabilece?ini umuyoruz. Adresinizi yazarsan?z size ula?t?rabiliriz.

2- Bu arada dilerim sa?l?k durumunuz iyidir. Dilerim her ?ey yolundad?r.

sevgiler

F?rat

*

 

Küçükayd?n’dan Ayd?nkaya’ya

 

22 Ekim 2010 02:58

Merhaba De?erli Ayd?nkaya,

Ben de son gün diye çok acele etmi? ve yaz?daki imla hatalar?n? bile düzeltemeden yollam??t?m. Bu kadar uzayaca??n? bilseydim bir gün daha dinlendirip imla hatalar?n? da düzeltirdim.

Neyse hay?rl?s? olsun. En az?ndan bolluktan gelen bir s?k?nt? çekmek iyidir. Sayfa say?s?n? artt?rarak bu sorun kolayl?kla çözülebilir her halde. Yeter ki ba?ka sorunlar olmas?n.

?imdilik sa?l?k durumum iyi gidiyor say?labilir.

E?er bana dergiden bir adet yollarsan?z sevinirim.

Selam ve Sevgilerimle

*

 

Ayd?nkaya’dan Küçükayd?n’a  Yaz?n?n Yay?nlanmayaca??na Dair Mail

 

27 Ekim 2010 00:14

Hocam merhaba;

1- Sa?l???n?z? sorarak ba?layay?m. Dilerim her ?ey yolundad?r.

2-Hocam yaz?n?z? ald?k, okuduk. Ki?isel olarak istifade etti?imi belirtmeliyim. Baz? konularda benim için ufuk aç?c?yd? diyebilirim. Dergiye dair ele?tirilerinizi de memnuniyetle kar??lad?m. Benzer kayg? ve tespitlere ben de sahiptim. D??ar?dan bir dostumuzun da bunlar? hat?rlatmas? bizim için iyi oldu.

3-Hocam, biliyorsunuz yaz?lar? yay?n kurulu de?erlendirip yay?nlan?p yay?mlanmamas?na karar veriyor. Yaz?n?z de?erlendirildi. Fakat yay?n kurulu yaz?n?z?, yay?n kurulunun sizden talep etti?i Be?ikçi sosyolojisini de?erlendiren bir içerik ta??mamas?ndan dolay? dergiye koymama karar? ald?.

4-Hocam, sa?l?k sorunlar? ve askerlik mevzular? nedeniyle yaz? için sizi s?k??t?rd???m? biliyorum. Eme?iniz için ?ükranlar?m? iletiyorum. 4. say?m?z soyk?r?m say?s?. Dilerseniz e?er vaktiniz varsa katk?n?z? bekleriz.

sevgiler

f?rat

*

 

Küçükayd?n’?n  Yay?n Kurulu’nu Protesto Eden Maili 

 

27 Ekim 2010 23:37  

Say?n Ayd?nkaya,

Do?rusu sizin ad?n?za üzüldüm.

Hislerim beni yan?ltm?yorsa, yaz? kurulunun bu sansürünü payla?m?yorsunuz ama “kol k?r?l?r yen içinde” deyip “kabine dayan??mas?” ad?na bana bu maili yollam??s?n?z gibi geldi.

E?er böyleyse, en az?ndan “ben böyle bir mektubu yaz?p yollayamam” diyebilirdiniz derginizin Yay?n Kuruluna.

A?a??daki sat?rlar?m sizi bu mektubu bana yollamakla görevlendiren Yay?n Kuruluna.

Ama e?er onlarla dayan??ma içindeyseniz tabii size de.

*

Benden yaz? istemi?tiniz ve ?imdi, bin bir dert aras?nda derginizi desteklemek için yaz?p yollad???m, yaz?y? yay?nlamayaca??n?z? bildiriyorsunuz.

Gerçekten beni büyük hayal k?r?kl???na u?ratt?n?z. Do?rusu en az?ndan sizin farkl? bir davran?? içinde olman?z? beklerdim. Yaz?k! Gerçekten çok yaz?k!

Önce ?unu belirteyim.

Ben derginize yay?nlanmas? önerisiyle, istenmeden bir yaz? yollasam, o zaman bana “bunu yay?n kurulumuz uygun görmedi” diyebilirdiniz.

Ama benden ?srarla yaz? isteyen sizdiniz.

Ve ben de görü?leri bilinmeyen bir insan de?ilim.

1965 y?l?ndan beri politik mücadelenin içindeyim. Ömrüm hapis ve sürgünlerde geçmi?. 1974'ten beri, fiziki, hukuki ve teknik olanaks?zl?klara ra?men, görü?lerini kitap, bro?ür, gazete, dergi sayfalar?nda ifade eden; son on y?lda özellikle Kürt bas?n?nda yaz?lar? yay?nlanm??, son bir kaç y?lda tu?la gibi kitaplar yay?nlam??; Radikal Demokrat olarak nitelenebilecek yazarlar?n en yo?un olarak topland??? ve radikal demokratlar taraf?ndan iyi bilinen Köxüz sitesinde yaz?lar? yay?nlanan ve bu siteyi yöneten; Türkiye'de biraz politika ve teoriyle ili?kisi olan herkesin iyi kötü görü?leri hakk?nda bir fikir sahibi oldu?u bir insan?m.

Böyle bir insandan yaz? isteniyorsa, onun görü?leri ve neler yazaca?? bilinerek istenmi? demektir.

E?er Yay?n Kurulu bütün bunlar? bilmeden benden yaz? istediyse, zaten ciddiye almaya de?mez bir kurul demektir ve ben yay?n kurulunun böyle oldu?unu bilseydim, böyle ciddiyetsiz bir yay?n kurulunun iste?i üzerine onlara yaz? yollayarak ad?m? kirletmezdim.

Öte yandan bana hiçbir biçimde, "biz sizden yaz? istiyoruz ama yollad???n?z yaz?y? da yay?n kurulumuz denetleyecek uygun görürse yay?nlayacakt?r” demediniz.

Bu, tüm geleneklere ve mant?ki kabullere ayk?r? olaca?? gibi, zaten böyle oldu?una dair bir imada bile bulunsayd?n?z yaz? yollamazd?m size. Benden yaz? isteyip de biz bunu sansürden geçirece?iz diyenleri ciddiye almam söz konusu olamaz.

Ama ?imdi siz, hem beni ve fikirlerimi bilerek yaz? istemenize; hem bana hiç bir ?ekilde bir yay?n kurulunun sansüründen söz etmemenize ra?men, yay?n kurulunun yaz?ml? be?enmedi?inden ve yaz?m? yay?nlamayaca??n?zdan söz ediyorsunuz.

Kendinizi ne kadar a?a??lad???n?z?n fark?nda m?s?n?z?

Bu yapt???n?z, borcunu ödememek, verdi?i sözü tutmamak gibi bir davran??t?r.

Bu sizi be? para etmez, sözüne güvenilmez, ciddiye almaya de?mez, zerrece sayg?y? hak etmez duruma dü?ürür.

Sadece benim gözümde olsa, “Tav?an da?a küsmü? da??n haberi olmam??” diye dü?ünüp ciddiye almayabilirsiniz belki.

Ama bu sizi demokratik ve sosyalist kamuoyunun gözünde de bu duruma dü?ürecektir.

Elbet ?u an liberaller ve milliyetçiler, radikal demokrat bir program? savunan ve sosyalist bir insan?n görü?lerini sansür etti?iniz için sizi el üstünde tutabilirler. Ama onlar bile, asl?nda sizlerin buna lay?k olmad???n?z?, ?imdilik politik veya ideolojik ç?karlar? gere?i sizi el üstünde tuttuklar?n? içten içe bilecekler ve i?iniz bitti?inde sizlere bir parya muamelesi yapacaklard?r. Do?rusu bundan daha fazlas?n? hak etti?iniz de söylenemez.

*

Elbette yaz?m? görü?lerinize ayk?r? bulmu? olabilirsiniz. Bütün dikkatinize ra?men veya dikkatsizce davran??lar?n?z sonucu benden yaz? istemi? olmak gibi bir hata yapm?? olabilirdiniz. ?nsan hata yapar.

Ama bu durumda yapman?z gereken, benim yaz?m? yay?nlamak olmal?yd?. Bunun yan? s?ra, yaz?m?n ele?tirisini veya ele?tirilerini de yay?nlard?n?z ve bana da bir daha benden yaz? istemedi?inizi belirtirdiniz.

Ama bu çapta de?ilsiniz.

Asl?nda yazd?klar?m? ele?tirecek çapta de?ilsiniz. Bu durumda idari tedbirlerle, fikre kar?? fikirle de?il yasakla engelleme yapt?n?z. Fikrinize güvenseniz, böyle bir yaz?y? kendi fikirlerinizi geli?tirmek ve ifade etmek için ho? gelmi? diye kar??lard?n?z.

*

?unu bile anlayabilirim ya da ?öyle bir davran?? bile daha ?övalyece olabilirdi.

“Kendi ciddiyetsizli?imiz sonucu olarak sizden yaz? istemi? bulunuyoruz. Ne yaz?k ki yaz?n?z bizim dergimizin çizgisine uymuyor. Asl?nda bu durumda yaz?y? isteyen biz oldu?umuzdan yaz?n?z? yay?nlamam?z ve bundan sonra bir daha sizden yaz? istememiz ve yaz?n?z? ele?tirmemiz gerekirken, yaz?n?z? o kadar ayk?r? ve yanl?? bulduk ki, sözümüzü çi?neme ve bunun sonuçlar?na katlanma bahas?na yaz?n?z? yay?nlam?yoruz.”

Böyle tutars?z, ama tutars?zl???n? da gizlemeyecek kadar içten ve samimi bir davran?? gösterebilirdiniz. Bunu bile anlayabilirdim ve hatta cesurca bulup takdir de ederdim.

Ama bu çapta bile de?il davran???n?z.

Zerrece samimiyet ve içtenlik bile yok davran???n?zda, ne ba?kalar?na ne de kendinize kar??.

*

Biçimsel gerekçelerin ard?na gizleniyorsunuz.

Biçimsel itirazlar?n ard?nda daima içeri?e olan itirazlar?n oldu?unu kimse bilmiyormu?ças?na ve ben bu gerçe?i yaz?lar?mda defalarca belirtmemi?im gibi.

Çocuk mu kand?r?yorsunuz?

?nsanlara bunu bilmeyecek ve anlamayacak gibi davranarak, çocuk kand?r?r gibi davranarak onlar? aptal yerine koydu?unuzun ve böylece fiilen hakaret etti?inizin fark?nda de?il misiniz?

Siz dar kafal? sansür memurlar? gibi, elinizdeki bir idari yetkinin, bir yaz?n?n içeri?i hakk?nda sizlere hüküm verme yetkisi verdi?ini san?yorsunuz.

Hangi konunu nas?l ele al?naca??n? size mi soracak yazarlar?

Sizlerden bir fikir dergisinin yaz? kurulu de?il, iyi sansür memurlar? olabilir.

Varsa söyleyecek sözünüz yazars?n?z.

Elinizdeki idari yetkilerin ard?na s???narak sansürcülük yapmazs?n?z.

Asl?nda bu davran??lar?n?zla, yaz?mda dile getirdi?im fikirlerin do?rulu?unun bir kan?t?n? sundu?unuzun bile fark?nda de?ilsiniz.

*

Bu davran???n?z? protesto ediyorum.

Bu davran???n?z? te?hir edece?im.

Sizin bana yazd?klar?n?z? ve benim size yazd?klar?m? ve yaz?lar?m? ilan edece?im.

B?rakal?m insanlar karar versin.

*

Talihsizli?iniz ?u ki, internet ça??nda sansürcülük yap?yorsunuz.

Eski ça?larda olsayd?, yaz?m? sansür etti?inizi ve sansür edilen yaz?m? kimseye duyuramazd?m belki birkaç ki?isel ili?ki d???nda.

Fark?nda de?ilsiniz belki ama yaz?lar?m? yay?nlad???m Köxüz sitesinin günlük ziyaretçi say?s? binden fazlad?r. (Merakl?s? www.koxuz.org/usage sayfas?na girip kontrol edebilir. O sayfadaki “Besuche” (Ziyaret) rakamlar? günlük giren say?s?n? göstermektedir. Örne?in 26.Ekim 2010 giri?i 1536 ki?i.)

Yani derginizin toplam sat???ndan bile belki daha fazlad?r bir günde bu yaz?y? okuyacak insan say?s?.

Ayr?ca Köxüz sitesinin ve benim yaz?lar?m? otomatik olarak yollad???m “Koxuzden-Yazilar” veya “Demirden-Yazilar” gibi özel gruplar da var.

Ayr?ca ba?kalar?na ait gruplar ve adres listeleri var.

Yani en az?ndan on bin ki?iye gidecek bu sansür etti?iniz yaz?.

Ayr?ca birçok ki?i gelen yaz?lar? ba?kalar?na da yolluyor veya onu Facebook gibi payla??m sitelerinde payla??yor.

Anlayaca??n?z sansürün iyice saçma hale geldi?i bir dönemde sansürcülük yap?p kendinizi iyice rezil ediyorsunuz.

U?urlar olsun

Demir Küçükayd?n

27 Ekim 2010 Çar?amba

*

 

Ayd?nkaya’n?n Küçükayd?n’?n Protestosuna Cevab?

 

28 Ekim 2010 00:23  

 

Demir Hocam selam,

Att???n?z protesto mailini ?a?k?nl?kla okudu?umu belirtmek isterim. Do?rusu kulland???n?z üslup, a?a??lama tonundaki de?erlendirmelerinizi hayretle ve esefle okudum.

Dergi yay?n kurulu, tüzel ki?ilik olarak zaten size ayr?nt?l? bir cevap verecektir. Fakat ki?isel olarak da size birkaç ?ey yazmak isterim. K?sa say?lamayacak bir ki?isel tan???kl???m?z ve Koxuz’de yaz?lar?m? yay?mlaman?z aram?zda do?al olarak bir hukuk olu?turmu?tur. Bu nedenle yay?n kurulu kimli?imle de?il fakat bahsetti?im hukuka dayanarak bir iki ?eyi hat?rlatmak isterim.

Öncelikle teknik olarak birkaç bilgi vereyim size. Yaz?n?z, bizi en fazla me?gul eden, üzerinde en fazla tart??ma yapt???m?z bir yaz? oldu. Hatta bir toplant?m?z? alacak kadar vakit ald?. Yaz?n?n pek çok ?eyini konu?tuk. Fakat emin olunuz ki sansür ben dahil hiçbir arkada??n gündeminde olan bir husus olmad?. Sansür tart??mas? yapan veya sansür uygulama ihtimali olan hatta sansürü terminolojisine alan bir kurumda çal??mayaca??m? en ba?ta sizin bilmeniz gerekirdi. Bu manada arkada?lar?m? da tenzih ederim. Sitenizde pek çok yaz?m yay?mland?. Y?llarca hem devletin hem çe?itli kurumlar?n sansür uygulamalar?n? en aç?k ifadelerle bu yaz?larda ele?tiren bir ki?iye bu itham? yöneltmek aç?kças? ya beni tan?mamakt?r ya da bana hakarettir. B?rak?n sansürü, s?rf bu anlay??lar? engellemek için “y?k?c? ele?tiri” kavram?n? dahi dergimizin temel prensibi haline getirdik.

Ayr?ca dönüp yaz?n?z? bir de sansür memuru olarak okudum. Ama samimiyetime inan?n, sansür kapsam?na girebilecek bir konuyu göremedim. Bu nedenle sansür derken neyi kastetti?inizi pek anlamad?m. E?er kast etti?iniz dergiyi ele?tiren boyut ise yine samimiyetime inan?n bu tutumunuzu yaz?n?z?n yay?mlanmas? için art? bir de?er olarak gördüm. Ki dergiye dair benzer tespitleri benim de yapt???m? size yazd???m yaz?da da daha evvel söylemi?tim.

Öte yandan gelen yaz?lara benim de arkada?lar?m?n da kat?l?p kat?lmamas? bizim için zerrece önemli de?ildir. Her say?da yakla??k 15 yaz? yay?mlan?yor. Ki?isel olarak ço?u zaman yay?mlad???m?z yaz?lar?n neredeyse hiç birisiyle dahi ayn? fikirde olmayabiliyorum. Benim için önemli olan bu de?il. Aç?kças? benim için bir yaz?n?n literatürü hat?rlatarak genel geçer ?eyleri aktarmas? de?il, bir ?eyi ele?tirel ela almas? tercih sebebidir. Bu nedenle sorun yaz?n?za kat?l?p kat?lmama meselesi de de?il.

Yaz?n?z dedi?im gibi yay?n kurulunda etrafl?ca ele al?nd?. Hatta yay?n kurulu oy çoklu?uyla yaz?n?z? koymad?. ?ma etti?iniz gibi size kar?? önyarg?l? falan de?ildik. Olsak zaten yaz? istemezdik. Yaz?y? birkaç arkada? eksiklerine ra?men yay?mlanabilir buldu. Ço?unluk ise yaz?y? size yaz?lan gerekçelerle koymay? uygun bulmad?. (neden konulmad???na dair size yay?n kurulu ayr?ca bilgi verecektir.) Siz elbette neden konulmad???n? sorgulayabilirsiniz. Fakat bu konuda e?er yenilir yutulur sözler yazmadan önce talep etseydiniz daha ayr?nt?l? bir maille size bilgi verebilirdik. Bundan sonra siz de kendi ele?tirilerinizi yazabilirdiniz. Ve elbette sitenizde veya ba?ka yerde bunu yay?nlayabilirdiniz. Fakat siz bunu yapmad?n?z ve bizi hiçbir hukukla ba?da?mayan a?a??lama yoluna gittiniz.

Say?n hocam, size k?saca ya?ad???m?z bu naho? deneyime dair k?saca bilgi vermek istedim. Bu arada size red yan?t?n? benim vermem ise tamamen dergimizin iç çal??ma ?ekliyle alakal?. Sizinle yay?n kurulu ad?na ben ileti?ime geçmi?tim. Yine size bildirimde bulunacak ki?i de görevimin devam? olarak bana ait. Zaten zannederim konumuz ?ahsi de?il.

Hocam, bir de te?hir tehdidiniz vard? unutmadan. Biz gizli sakl? hiçbir ?ey yapm?yoruz. Kriminal ?eyler yap?yormu?uz gibi bizi tehdit etmeyin. Elbette istedi?iniz platformda yaz?n?z?, yaz??malar?m?z? koyabilirsiniz. Te?hir etme, ele?tirme hatta y?k?c? bir ?ekilde ele?tirme hakk?n?z var. Fakat bu haklar herhalde size hakaret etme ve a?a??lama hakk?n? sa?lamaz.

Sonuç olarak yaz? yay?mlan?r veya yay?mlanmaz, bu ayr? bir mesele. Kald? ki ya?am sadece yaz?lardan ibaret de?il. Benim için ?ahsen yaz? kadar yaz? sahibinin baz? durumlardaki tav?rlar? da önemlidir. Bu anlamda sizi dost olarak bilen ki?ilere kar?? tak?nd???n?z dü?manca tavra ve a?a??lay?c? ifade tonuna hayret etti?imi belirterek bitireyim.

*

 

Dipnot Yay?n Kurulu’nun Küçükayd?n’?n Protestosu’na Cevab?

 

28 Ekim 2010 Per?embe 00:00

Merhaba,

Biz de söze sizin ad?n?za üzüldü?ümüzü ve sizin ad?n?za hayal k?r?kl???na u?rad???m?z? ifade ederek ba?layal?m. Bunun iki boyutu var. ?lki bizimle payla?t???n?z yaz?n?z. Di?eri ise bize gönderdi?iniz (sizin terminolojinizle) buram buram hezeyan kokan ölçüsüz protesto metniniz. Önce ilkinden ba?layal?m.

Sizin görü?lerinizi biliyoruz. Tam da bunun için sizden yaz? talebinde bulunduk. Hat?rlayacak olursan?z, daha önceki çal??malar?n?zdaki yakla??m?n?zdan hareketle “Be?ikçi sosyolojisinin pozitivizm üzerinden ele?tirisi” ba?lam?nda bir yaz? istemi?tik. Çünkü, derginin üçüncü say?s?n?n dosya konusunu (pozitivizm ve bilimcilik) kurgularken özgün bir bak?? aç?s?na sahip olmas? hasebiyle böylesi bir yaz?n?n bulunmas?n?n yerinde olaca??n? dü?ünmü?tük. Oysaki siz bize on alt? sayfal?k bir metinde, Be?ikçi sosyolojisinden yaln?zca son bir yahut bir buçuk sayfas?nda geçerken de?inen ba?ka bir yaz? gönderdiniz.

Bize gönderdi?iniz yaz?n?n iddias? da asl?nda heyecan vericiydi. Yani, hakim alg?n?n z?tt? olacak bir biçimde; “Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm” aras?ndaki ortakl?klar?n alt?n? çizmenin aksine, ili?kisizli?i savunan bir pozisyonu savunmak önemli. Ancak ne yaz?k ki sizin gönderdi?iniz yaz?n?n bu iddiaya katk? sunacak doygunluktan ve tutarl?l?ktan yoksun oldu?una, polemi?in s?? sular?nda debelenen bir mecray? a?amad???na üzülerek ?ahit olduk. Dergimize ve okuyucular?m?za böyle bir haks?zl?kta bulunup, büyük iddialar?n? ortaya koyamam??, mimarisi, anlam bütünlü?ü, ak??? ve örgüsü oldukça problemli bir yaz?ya sayfalar?m?zda yer veremezdik. Yine biçimsel olarak yaz?m tekni?i aç?s?ndan iddial? bir ba?l?k koyup, o ba?l???n alt?na yaln?zca üç sat?r karalay?p b?rakman?n ve ba?ka bir ba?l??a geçmenin mant???n? anlamakta zorland???m?z? ifade etmeliyiz.

Öte yandan biçim ve öz aras?ndaki ontolojik ili?kiyi hat?rlaman?z gerçekten sevindirici. Bu kadim felsefi ili?kiye de?indi?inize göre, bize gönderdi?iniz yaz?n?zda biçimin özü nas?l gölgeledi?ini de farketmi? olmal?s?n?z. Bize gönderdi?iniz yaz?ya sinen a?a??lay?c?, didaktik, kibirli, hizaya getirmeye çal??an sömürgeci dilin, yani biçimin nas?l bir özsel arkaplana dayand???n? kendili?inden ifade etmi? oldunuz. “Madem böyle ciddi bir sosyal bilim dergisi ç?karmaya niyetlendiniz, size ö?reteyim de kendinize gelin” gizli ba?l???yla döktürmü?sünüz. Bu ba?ö?retmen tav?rlara ve sömürgeci dilin buyurgan tavr?na biz çok muhatap olduk. Al??k?n?z buna. Asl?nda dostlar?m?zdan da buna al??k?n?z. Fakat hiç de?ilse dostlar?m?z bunu gözümüze sokmadan yapmaya gayret ederdi. Fakat sayenizde gözümüze parmak sallanarak bu i?in yap?ld???n? da gördük.

Kusura bakmay?n; yaz?n?n muhatab? olan okuyucu kitlesini a?a??layan, kendi görü?lerini ifade etmesine bir biçimde olanak sunan bir platforma yukar?dan bakan - had bildiren, “nas?l dergi ç?kar?l?r” ba?l?kl? hiyerar?ik dersler vermeye kalkan, bunu yaparken bir elinde marangozdan yapt?rd??? me?e a?ac?ndan sopayla tehditkar bir üslup kullanan ba?ö?retmen bilgiçli?i biçimindeki hezeyanlar?n?za alet olamazd?k. Bunu, yeni say?m?z? heyecanla bekleyen okuyucular?m?za yapmaya hakk?m?z?n olmad???n? dü?ündük. Bunda ne kadar hakl? oldu?umuzun sa?lamas?n? yapt???n?z?n da umar?z ki fark?na var?rs?n?z.

Protesto metninizde s?kl?kla zikretti?iniz sansürcülük ve “dar kafal? sansür memurlar?” mevzusuna gelince. Bu derginin yola ç?kma gerekçelerinden en önemlisi bahsetti?iniz sansürcü anlay??lara meydan okumakt?r. Emin olunuz ki hayat?n?zda herhangi s?radan bir Kürdün onda biri oran?nda dahi sansüre maruz kalmam??s?n?zd?r.  Bu nedenle bize sansür dersi veremezsiniz. Bu derginin ç?kmas? ba?l? ba??na sansürcü gelene?e ba?kald?r?d?r. Bu nedenle yaz?s? yay?mlanmayan her yazar?n yapt??? gibi sansür kli?esine ba?vurman?za, i?in kolay?na kaçman?za hiç gerek yok. Sansür konusunda bu nedenle biz çok hasass?z. Bundan bahsetti?iniz için, yani dar kafal? sansür memurluk görevimizi de hat?rlayarak bir daha dönüp yaz?ya bu sefer sansüre de?er bir ?ey var m? diye bakt?k. Fakat emin olunuz ki yaz?n?zda sansüre de?er bir konu bile bulamad???m?z? da yeri gelmi?ken hat?rlatal?m. Yay?n kurulumuzun görevi, dergimizin ilk say?s?nda “Dipnot Dergisi Niçin Ç?k?yor?” metniyle ifade etmeye çal??t???m?z temel hedefler-ilkeler ?????nda ve ortaya konulan iddialar temelinde ciddi bir yay?n politikas? in?a etmek. Tek gayemiz ve çabam?z, “yeni bir sosyal bilim” ?iar?yla demokratik modernite imkan?n? gündemle?tirip, bunun tart??ma zeminini sa?layan antikapitalist bir platform dergiyi kurumsalla?t?rmak. Dolay?s?yla, bize gelen yaz?lar?, gönderen ki?inin titri, ünvan?, statüsü ne olursa olsun bu ilkeler temelinde titiz bir okumadan geçirmek de bu iddian?n belirleyicili?inde, haliyle bizim boynumuzun borcu. Yay?n kurulunun gönderilen yaz?lar?n ak?betine karar verme yetkisi oldu?unu zaten okuyucular?m?za dergimizin her say?s?nda ve ayr?ca internet sitesinde künyemizin hemen alt?nda ilan etmi? bulunuyoruz. Dolay?s?yla size de malumun ilan?n? yapmaya gerek görmedik.

Size gönderdi?imiz cevabi nitelikteki bu yaz?n?n hem ilk hem de son oldu?unu belirtiyor, ciddi anlamda ilgi alan?n?za girdi?ini sat?rlar?n?zdan ö?rendi?imiz rating, okunma say?s?, besucher, dergi sat?? rakam? gibi gerçekli?in matematiksel ifade çabalar?n? mutlakla?t?ran mant???n?z ve u?ra?lar?n?zla sizi ba?ba?a b?rak?yoruz.

Teorik boyutuyla radikal demokrasi iddian?z? co?kuyla destekledi?imizi, hatta ayn? yolun yolcusu oldu?umuzu dü?ünüyorduk. Ancak radikal demokrasi in?as?n?n öncelikle demokratik olgunlukla ilmek ilmek örülmü? bir üslup ve ifadenin in?as?ndan geçti?ini tav?rlar?n?zla bize bir kere daha hat?rlama imkan? verdiniz.

Selametle

Dipnot Dergisi Yay?n Kurulu

*

 

Küçükayd?n’?n Dipnot dergisi Yay?n Kurulu’na Cevab?

 

 

28 Ekim 2010 00:48

Say?n Baylar,

 

Yazacak çok ?ey var ama sadece ?unu belirteyim.

Bütün bu a?a??daki ele?tirilerinizi derginizin sayfalar?nda yapar, yaz?m? yay?nlar ve ayn? derginin sayfalar?nda da ele?tirilerinizi yay?nlayabilirdiniz.

Bunu yapmad?n?z.

Fikre kar?? fikirle mücadele etmediniz.

Bu nedenle sansürcüsünüz.

Ayr?ca, e?er gerçek fikriniz ve gerekçeleriniz bunlar idiyse niye daha önce aç?klamad?n?z?

B?rak?n kalitesini veya kalitesizli?ini ba?kalar? belirlesin.

"Polemi?in s?? sular?" imi?.

Marksizmin bütün temel eserleri polemiktir. Hem de benimkinden çok daha sert ve i?neleyici bir dille yaz?lm??lard?r. Benim yapt???m sadece o gelene?e uygun davranmakt?r.

Kürtlük sorununa gelince.

Bu da tam bir komedi. Teorik ve ideolojik sorunlarda Kürtlük Türklük olmaz.

Ayr?ca yaz?mda ele?tirilerde örnek ald?klar?m?n ço?u Kürt de?ildir de. (Rasim Ozan, Etyen Mahçupyan, Nabi Ya?c?, Abbas Vali, Fikret Ba?kaya, Ali Bulaç vs. Kürt mü?)

Kald? ki ben ki?ileri bile ele?tirmedim, görü?leri ele?tirdim, ki?ilerin görü?leri sadece bir örnek olarak oradad?r. Yaz?m ortada.

Bak?n ben sizin bu mektubunuzu da yay?nlayaca??m. Okuyucular?n akl?na, mant???na, sa? duyusuna güvenmek gerekir. B?rak?n okuyucu kendi kafas?na göre de?erlendirsin.

Siz ise, t?pk? Türk devleti gibi, okuyucular?n?z? "mikroplardan" koruyorsunuz.

Aferim, Türk devletinden iyi ?eyler ö?renmi?siniz.

Ve hala gerçek nedenleri ifade etmi? de?ilsiniz.

Dedi?im gibi biçimsel itirazlar?n ard?nda daima içeriksel itirazlar vard?r.

Benim yaz?m biçimle de?il içerikle u?ra??yordu.

Siz ise biçimsel itirazlar?n ard?na gizlenerek içeri?e ili?kin gerçek itirazlar?n?z? ifade etmiyor ve bir içerik üzerine tart??may? gündemden kaç?r?yorsunuz.

Bunun ise Kürtlük veya Türklükle de?il, s?n?flarla, ideolojiyle ili?kisi vard?r.

Demir Küçükayd?n

 

 

Demir Küçükayd?n’?n F?rat Ayd?nkaya’ya Cevab?

 

Say?n Ayd?nkaya,

?a??rd???n?z? söylüyorsunuz.

Uslup ve a?a??lama tonundaki” ifadelerimden söz ediyorsunuz.

Nas?l böyle söyleyebilirsiniz?

Ben sadece yap?lan?n nesnel anlam?n? ve sonuçlar?n? ifade ettim. ?stenirse bunlar? olgu ve ç?karsama olarak tek tek tart??maya haz?r?m.

Ama bana hiçbir kan?t gösterme zahmetine bile katlanmadan daha a??rlar? söylendi.

Ayr?ca, Dipnot Yay?n Kurulu’nun benim gibi “seviyesiz” sözler söylemeye ihtiyac? yoktur.

O elindeki yetkiyle yapar, konu?maz.

Eylem en “seviyesiz” sözden bile bin kat daha seviyesizdir bu durumda.

*

Durum nedir?

Örne?in birisine can?n?z? emanet etmi?siniz, o ki?i demi? ki, can?n? bana emanet edebilirsin, korkmana gerek yok. Sonra da sözüne güvenip can?n?z?, mal?n?z?, ?rz?n?z? emanet etti?iniz ki?i, sizi elindeki b?çakla arkan?zdan hançerliyor.

Siz de “Bu yapt???n?z arkadan vurmakt?r, bu cinayettir, bu kalle?liktir” diye hayk?r?yorsunuz.

Elinizde hiçbir silah yok. Sadece sözünüz ve a?a??lanmaktan, kand?r?lmaktan duydu?unuz öfke var.

Sizi s?rt?n?zdan hançerleyen katiliniz, gayet nazik ve olgun bir ifadeyle “Sizin bu kadar seviyesiz olaca??n?z? dü?ünmemi?tik, bizi hayal k?r?kl???na u?ratt?n?z” diyor.

Siz durumun aynen böyle oldu?unu görmüyor musunuz?

*

 

Tekrar izah edeyim o halde.

Benden yaz? istemi?siniz; “sizinle çal??mak bizim onurdur” demi?siniz; yaz?m?n bir Yay?n Kurulu’nun onay?n? almas? gerekti?i yolunda en küçük bir imada bulunmam??s?n?z ve bu anlama gelecek hiçbir bilgi yok. Zaten bütün gelenekler ve adalet duygusu bunun aksine oldu?undan benim de akl?ma bile gelmiyor böyle bir eleme.

Bu sizin elinizdeki silahla beni vurmayaca??n?za ve can?m?, mal?m? koruyaca??n?za dair bir söz anlam?ndad?r. Ben de sizin sözünüze ve yerle?ik geleneklere bakarak, bu benim sizin sözünüze güveni?im.

Siz elinizdeki yetkiyle, benden ?srarla istiyorsunuz ve ben bin bir i?im ve sorunum içinde sadece politik bir dayan??ma da göstermek için yaz? yolluyorum.

Bu benim size can?m? ve mal?m?, sizlerin sözünüze ve geleneklere dayanarak emanet etmemdir.

Ve siz yaz?m? seviyesiz buldu?unuz için yay?nlamayaca??n?z? bildiriyorsunuz.

Bu bana, “sen seviyesiz bir insans?n” diyerek hançeri saplaman?zd?r.

Ben size mektup yazarak bunun nesnel anlam?n? söylüyorum. “Sansürcülüktür bu yapt???n?z,. Böyle davran?rsan?z kimse size de?er vermez” diyorum.

Bu benim size “Bu yapt???n?z kalle?liktir, arkadan vurmakt?r, cinayettir” dememdir.

Siz elinizde kanl? hançeriniz, “Bu kadar seviyesiz olmay?n, bizi hayal k?r?kl???na u?ratt?n?z” diyorsunuz.

Bu da Yay?n Kurulu’nun bana yollad??? mektuptur.

Siz de Yay?n Kurulu ile ayn? ?eyi söylüyorsunuz. Bana “Ben hançeri saplayan de?ilim ama size hançer saplayanlara böyle davranmamal?s?n?z” diyorsunuz.

Bu da son mektubunuzdur.

Olay budur. Olay?n özünü bu imge anlat?r.

Ve siz de bu özü anlam?yor veya anlamamakta ?srar ediyor veya Dipnot dergisi Yay?n Kurulu ile ili?kilerinizi bozmamak için anlam?yormu? gibi yap?yorsunuz.

*

Kald? ki bütün bunlar bir yana, sizin mektubunuzdan ö?rendi?ime göre, sizi bu yaz? “en çok me?gul eden yaz?”d?r.

O zaman, normal sa?l?kl? insan sa?duyusu, bir ki?iyi bile dü?ündüren bir yaz?n?n idari bir kararla yay?nlanmamas?n?n fiilen sansür anlam?na gelece?ini bilir.

Sizi me?gul edenin ba?kalar?n? da me?gul etmesini niye engelliyorsunuz?

Bu sansürün ta kendisi de?il midir?

E?er yaz? gerçekten berbat bir ?eyse, zaten sizleri de me?gul etmezdi.

Kendi kendinizi çürütüyorsunuz.

*

Say?n F?rat, bu benim ba??ma ilk kez gelmiyor. Daha önce de çok geldi.

Yaz?lar?m?n içeri?i ile ba? edemeyenler her zaman biçimsel gerekçelerin ard?na gizlenip tam da bu yapt???n?z gibi defalarca yaz?lar?m? yay?nlamamak için her ?eyi yapm??lard?r.

Birkaç örnek vereyim.

Doksanl? y?llar?n ortalar?nda Sosyalizmin Sorunlar? diye bir dergi ç?karmaya ba?lam??t?k. Bu dergiye ben de herkes gibi e?it ko?ullarda ve e?it payda bir yaz? yaz?yordum.

Ama birinci say?ya yazd???m “Sosyalizmin Sorunlar? Üzerine Yaz? Yazman?n Sorunlar? – Bilimsel Sosyalizmden Ütopik Sosyalizme” ve ikinci say?ya yazd???m “Enternasyonalizmin Sonu” adl? yaz?lar ç?kt??? say?lara damgas?n? vurdu?u, di?er yaz?lar fiilen gölgede kald??? için, yazarlar, isimlerinin ve yaz?lar?n?n fiilen benim yaz?lar?m?n ve görü?lerimin yay?lma ve tart???lmas?na hizmet etti?ini gördüklerinden, daha sonra fiilen yaz? yollamad?lar ve dergi ç?kamaz oldu.

Tabii Derginin bütün teknik pratik i?lerini ben yapt???mdan ve gelen ve istenmi? yaz?lar? bir kurul denetiminden geçirmek gibi bir durum olmad???ndan yaz?lar?m sansür edilemedi. Ama yazarlar yazmay? fiilen boykot ederek derginin ve dolay?s?yla yaz?lar?m?n yay?nlanmas?n? olanaks?z k?ld?lar. Elbette kimse bunu aç?kça belirtmi? de?ildir.

Bir ba?ka örnek.

Birkaç y?l önce “Tarihi Konu?uyoruz” diye bir sempozyum yap?ld?. Önceden sempozyuma gönderilen bildirilerin vs. yay?nlanaca?? ilan edilmi? olmas?na ve bütün di?er konu?mac?lar kahve sohbeti havas?nda konu?malar?na, yaz?l? bir bildiri sunmamalar?na ve iki tane yaz?l? bildiriyi sunan tek ben olmama ra?men, benim bildirilerim kitaba al?nmad?.

O zaman da ?imdi Dipnot Yay?n Kurulu’nunkine benzer biçimsel gerekçeler getirilmi?ti.

Bir ba?ka örnek.

Bundan iki y?l kadar önce “K?v?lc?ml? Sempozyumu” yap?ld?. Orada da önce sunulan bildirilerin yay?nlanaca?? söylenmi?ti. Ben de u?ra??p “Marksizm’de Yap? ve Özne Çeli?kisi, K?v?lc?ml?’n?n Katk?lar? ve Ele?tirisi” bildiri sundum ve yaz?l? olarak sundum.

Kitap yay?nlanmaktan vaz geçildi.

Bir ba?ka örnek.

Son y?llarda Marksizm üzerine konferanslar, sempozyumlar düzenleniyor. Bu konuda Türkiye ve dünyada neredeyse tek ve iddial? bir kitap yazan ben olmama ra?men, hiç birisine davet edilmedi?im gibi yazd?klar?m da yokmu? gibi davran?lmakta ve konular öyle tart???lmaktad?r.

?u çok aç?kt?r, ben Türkiye ve dünya sosyalist hareketinde ve toplum bilim alan?nda ayr? bir damar? sürdürüyor ve temsil etmeye çal???yorum.

Bu damar?n varl??? al???lm?? ikilemleri, tart??ma konular?n? ve biçimlerini, gündemleri bo? dü?ürür ve onlar?n nesnel anlamlar?n? gösterir.

Bu nedenle genellikle benden kimse yaz? istemez.

Yaz?lar?m gerek edebi olarak gerek içerik olarak hiç de kötü olmamas?na ra?men kimse benden yaz? istemez.

?stenirse yanl??l?kla yaz? istenir ve yaz?m geldi?inde de ya biçimsel gerekçeler uydurulup, verilmi? sözler bile çi?nenerek yaz?lar?m yay?nlanmaz. Ortada böyle bir yetkinin olmad??? yerde de insanlar yazmaz olur veya hiçbir davet almam, yokmu?um gibi davran?l?r.

Asl?nda bu bak?mdan bana yapt???n?z beni ?a??rtmad?, sadece görü?lerimi do?rulad?.

Çünkü “yeni bir sosyal bilim” iddias?yla ç?kan bir dergi, e?er bir parça ciddi ise zaten, biricik sosyal bilimin kavramsal temellerinin Marksizm’de bulundu?unu; ancak bu temellerin ele?tirel geli?imiyleyeni” denebilecek bir sosyal bilime var?labilece?ini; dolay?s?yla Marksizm’i içinde ta??yarak a?ma d???nda “yeni” veya eski bir “Sosyal Bilim”den söz edilemeyece?ini; benim yazd???m, “Marksizmin Marksist Ele?tirisi” adl? kitab?n iddias?n?n tam da bu oldu?unu ve bunu yapt???n?; bilimde ilerlemenin yani daha ilerisinin, ancak bu kitaptaki görü?lerin ele?tirisi ve onlar?n tart???lmas? ile olabilece?ini bilir veya bilmelidir.

Dolay?s?yla bu dergi, daha ilk ç?karken bu kitaptaki görü?lerle aç?ktan bir hesapla?may? göze ald??? takdirde onun “yeni sosyal bilim” iddias? ciddiye al?nabilirdi.

Bütün bunlar olmad???na göre, dergiyi ç?karanlar?n asl?nda piyasay? kaplam?? yüzeysel yarg?lardan öteye gidemeyen burjuva ve liberal bir e?ilimi ifade etti?i benim için bilinmez bir ?ey de?ildi.

Zaten ben bunlar? yaz?lar?mda da aç?kça yazar?m. Onlar? okuyan otomatikman bu sonuçlara ula??r.

Görü?lerimin sizler taraf?ndan bilinmedi?ini bilmiyor de?ilim. Bilinse benden yaz? istenmeyece?ini de biliyorum. Çünkü benim görü?lerim sizin görü?lerinizi ve kavramsal temellerinizi, paradigmalar?n?z? reddeder, onlar?n aç?k veya fiili bir ele?tirisidir.

Bu nedenle derginize, bir tür politik dayan??ma olarak yazmaya önem verdim. Kürdistanl? ayd?nlar?n bir çabas? vard? ve egemen ulustan bir insan olarak, bu dergiye yazarak dayan??mam? göstermi? olurdum en az?ndan.

Ama benden politik dayan??man?n yan? s?ra ideolojik dayan??ma ve bir suskunluk beklenemezdi. Benim geldi?im gelenekte, yani klasik, ele?tirel, devrimci Marksizm gelene?inde, politik ittifak yap?lanlara en sert ve ac?mas?z ele?tiriler yap?lmas? gerekir.

Bu nedenle aman bu dergi bana sayfalar?nda yer vermi?, ona ele?tirilerimi yazmayay?m diyemezdim.

Keza benim görü?lerimi ve geldi?im gelene?i bilen böyle davranaca??m? ve davranmam gerekti?ini de bilir.

Bütün bunlara ra?men, böylesine kendi sözünüzü çi?neyerek, hem de beni a?a??layan gerekçelerle bir sansür uygulamaya gidece?inizi gerçekten dü?ünmedim.

Fikirlerine kat?lm?yoruz, bu görü?lerin dergimizde yer almas?n? istemiyoruz, bir hata yap?p sizden yaz? istemi?iz, bizi anlay??la kar??layaca??n?z? umuyoruz” deseydiniz, bunu anlayabilirdim, bu da sansür ve kendi görü?lerine güvenmemek olmas?na ra?men.

Ama “yaz?n kalitesiz, okuyucular?m?z? böyle bir seviyesizlikten kurtarmak için yay?nlamad?k” gibi bir gerekçe, gerçekten en a??r küfürlerden bile daha a?a??lay?c?d?r.

Benim için bu gerekçenin ard?nda içeriksel itirazlar oldu?u çok aç?kt?r.

Seviyesizlik mi?

Derginizde çok daha kötü ve de?ersiz yaz?lar? büyük bir onur gibi yay?nlad???n?z? siz benden iyi bilirsiniz.

*

Eskiden Kürdistan’da insanlar?n evine s???n?n dü?manlar?n? bile evinde oldu?u sürece koruduklar? ve doyurduklar?ndan söz eden hikayeler anlat?l?rd?.

Belki de hala bu tür bir gelene?in izlerinin kald??? zann?yla gerçekten böyle bir sözden dönme ve sansür beklemiyordum.

*

San?r?m sansürün ne oldu?u konusunda çok farkl? anlay??lar?m?z var.

Çünkü “ayr?ca dönüp yaz?n?z? bir de sansür memuru olarak okudum. Ama samimiyetime inan?n, sansür kapsam?na girebilecek bir konuyu göremedim. Bu nedenle sansür derken neyi kastetti?inizi pek anlamad?m” diye yaz?yorsunuz.

Do?rusu, “sansür memuru olarak okumak” nas?l oluyor ben de bunu anlamad?m.

Ben Marks’?n sansür üzerine daha henüz gençken yazd?klar?ndaki gibi bir sansür anlay???na sahibim.

Siz san?yor muzunuz ki “sansür memurlar?” sansür yapt?klar?n? dü?ünerek okurlar?

Onlar da, t?pk? Dipnot Yay?n Kurulu’nun okuyucular?n? seviyesizliklerden ve kötü fikirlerden korurken yapt?klar? gibi,  ulusu veya halk? veya çocuklar? veya genel ahlak? veya ba?ka bir ?eyi korumak için yaz?lar?n, resimlerin, müziklerin, filmlerin vs. yay?n?n? ve yay?lmas?n? engellerler.

Sansür ba?ka ne olabilir?

Siz sansürü Hukuki bir kavram olarak anl?yorsunuz belki de?

Aç?klayam?yorum “sansür memuru” olarak okuman?n nas?l bir ?ey oldu?unu.

Fikre fikirle de?il, idari kararlarla kar?? ç?kmak ve onlar?n yay?lmas?n? veya yay?nlanmas?n? engellemektir sansür.

*

Siz bizzat sizin yaz? istedi?inizden, bu durumda eleme hakk?n?z olmad???ndan, bunu bana bildirmedi?inizden, derginizdeki yazarlar? ele?tirdi?im için, yaz?m berbat bile olsa yanl?? anlamay? engellemek için yay?nlaman?z gerekti?inden, daha nice berbat yaz?lar? yay?nlad???n?zdan ve daha onlarca gerekçeden hareketle buna kar?? ç?kman?z ve gerekirse o yay?n kurulundan istifa etmeniz gerekirdi.

Alma siz onlarla dayan??may? tercih ediyorsunuz.

Politik olarak dayan??may? anlar?m ama teorik sorunlarda, metodolojik sorunlarda dayan??ma olmaz.

Siz benimle ili?kinizin biçimi nedeniyle, yani benden yaz?y? isteyen siz oldu?unuz için, bu zaten pe?inen bir eleme anlam?na geldi?i için, Yay?n Kurulu’nun yaz?m? yay?nlanabilir ya da yay?nlanamaz bulma hakk? olmad???n? gerçe?ini es geçiyorsunuz ve tavr?n?z? ne bana ne de Yay?n Kurulu’na kar?? buradan hareketle belirlemiyorsunuz.

Elbette her derginin kendisine yay?nlama dile?iyle gelen yaz?lar? biçimsel ve içerik olarak bir elemeden geçirme hakk? vard?r. Ama bir yazardan belli biçimsel (Sayfa say?s? örne?in) kriterlerle bir yaz? istendi?i zaman, o art?k Yay?n Kurulu’nun istedi?i bir yaz?d?r, onun tekrar yay?nlan?p yay?nlanmamas? görü?ülmez. Çünkü o insan, zaman?n?, enerjisini verecek, önceliklerini de?i?tirecektir. Bu nedenle böyle yaz? istenirken kimden ne istendi?inin iyi bilinmesi gerekir.

*

Bana yaz?lan mektupta, görü?lerimin bilindi?i ve öyle yaz? istendi?i belirtiliyor. Yani böyle yaz? yazaca??m önceden biliniyordu demektir bu.

Çünkü yaz?n?n polemik biçiminden, içindeki görü?lere kadar, her ?ey benim yaz?lar?mda vard?r ve savunulur.

Bütün bunlar bilinerek benden yaz? istenmi? demektir ve ben de bilinerek istendi?ini kabul ederek yazar?m ve yazd?m.

Görü?lerimi bilerek yaz? istedi?inizi deklare etti?inize ve ben bu yaz?mdaki bütün görü?leri ve biçimleri daha önce de savunup uygulad???ma göre, benden yaz? isteyip de yay?nlamay? reddetmek benle alay etmektir.

*

Siz hukukçusunuz, benden daha iyi bilirsiniz. Hukukta “reddi hâkim” diye bir ?ey vard?r. Hâkimin tarafs?z olamayaca??na dair deliller varsa, reddi hâkim talibinde bulunulur veya bizzat hâkim çekilir bazen.

Ben dergiyi ve onun yay?n kurulundakilerin kulland?klar? kavramlar? ve anlay??lar?, ideolojik e?ilimleri ele?tiren bir yaz? yazm???m, b?rakal?m her ?eyi bir yana. Yaz?n?n hedefi olan insanlar?n, bu yaz?y? yay?nlay?p yay?nlamamaya karar verme yönünde bir hakk? bile yoktur ola?an adalet anlay??? içinde. Çünkü tarafs?z olmalar? zordur. T?pk? örne?in çocu?unu dövdü?ünüz bir yarg?c?n sizi tarafs?z yarg?layamayaca?? gibi. Normal olarak bu durumda yarg?c?n yarg?çl?ktan kendisi çekilmesi gerekir.

Yani diyelim ki benim yaz?m içerikçe saçma ve biçimce berbat.

Ama bu durumda bile, bir parça kendisine ve ba?kalar?na sayg?s? olan bir Yay?n Kurulu’nun “bizim görü?lerimizi ve ç?kard???m?z dergiyi ele?tiren bir yaz? kar??s?nda biz objektif ve tarafs?z olamayabiliriz” diyerek bu konuda karar almas?n?n yanl?? oldu?unu söylemesi gerekirdi.

B?rakal?m bütün di?er yanlar? bir yana bu kadarc?k bile adalet duygusu yok.

*

Say?n Ayd?nkaya,

Bana “Fakat bu konuda e?er yenilir yutulur sözler yazmadan önce talep etseydiniz daha ayr?nt?l? bir maille size bilgi verebilirdik.” diye yaz?yorsunuz.

Birincisi, “yenilir yutulur” olmayan davran???n bana kar?? yap?ld???n? anlamak ve kabul etmek istemiyorsunuz.

Ayr?ca ben niye sizden aç?klama talep edecekmi?im ki?

Böyle bir talebin kendisi, sizlerin benim yaz?m? yay?nlamaya karar verme hakk?n?z oldu?unu kabul anlam?na gelir benim için. Ben bunu kabul etmiyorum.

Ne gelenekler, ne benden yaz? istenmi? olmas?, ne yaz?m?n içeri?i bunun do?ru oldu?u anlam?na gelmez.

Ayr?ca, e?er birisinin do?ru dürüst aç?klama yapmas? gerekiyorsa, benim tepkimden önce yapmas? gereken sizdiniz.

Ayr?ca “Yay?n Kurulu size bilgi verecektir” diyorsunuz.

Verdikleri bilgi ortada: “Çaps?z ve baya?? bir yaz?, okuyucular?m?z? böyle bir baya??l?k düzeyinden korumak için” yay?nlamad?k diyor özetle.

Bu mu do?ru dürüst aç?klama?

Bu tabii sizce seviyeli mi oluyor yani ?imdi?

Allah beni böyle seviyeden korusun.

*

Te?hir” konusuna gelince.

Bu sosyalistlerin dilinde, yap?lan bir haks?zl???n duyurulmas? anlam?na gelir.

Tabii eski gelenekler unutuldu?u için, “Te?hir” sözünden te?hircilik gibi ça?r???mlar? olabilir yeni ku?aklar?n. Ama ben yanl?? anla??lma bahas?na eski terminolojiyi bir provakasyon, unutulmaya kar?? bir direni? olarak sürdürüyorum. Bunu da zaten yaz?lar?mda ve yapt?klar?mda saç?kça da ifade ediyor ve savunuyorum.

*

Ben sizden aç?k bir direni?e girmenizi, gere?inde protesto edip çekilmenizi, beklerdim Yay?n Kurulu’nun bu davran??lar? kar??s?nda.

Siz ise, Yay?n Kurulu ile dayan??ma gösterip belki kapal? kap?lar ard?nda buna kar?? ele?tiri gibi bir çizgiye girdiniz.

Beni böyle dü?ünmeye iten bizzat sizin ve Yay?n Kurulu’nun mektuplar? aras?ndaki farkt?r.

Böyle davranarak kendinize de kötülük ettiniz, ayr?ca Yay?n Kuruluna da.

Belki sa?lam dursayd?n?z, Yay?n Kurulu’nun kendi yanl??lar? üzerine dü?ünmesini sa?layamasan?z bile bir yanl?? yap?p onunla bütünle?mesini ve böylece çürüyen bir sürece girmesini engelleyebilir, onlara iyilik yapm?? olurdunuz.

Ben sizlere iyilik yapt???m? dü?ünüyorum böyle davranarak.

Maalesef sizin yapmad???n?z?n yükünü de ben s?rtlamak zorunda kald?m.

*

Özetle, biçimsel itirazlar?n ard?nda öze ili?kin itirazlar vard?r.

Yay?n kurulu asl?nda benim yaz?m? içeri?i, dünyaya bak??? vs. onu rahats?z etti?i için yay?nlamad?.

Bunu aç?ktan söyleyecek cesaret ve olgunlu?a sahip de?ildi.

Ayr?ca bu benimle aç?ktan bir teorik çat??may? davet ederdi.

Bu ise tam da istenmeyen ?eydi. Çünkü sava??n kural?d?r, dü?manla onun istedi?i ko?ullarda sava?may? kabul etmemek.

Teorik tart??ma alan? hem benim tezlerimi gündeme ta??m?? olurdu, hem de bu tezleri ele?tirmek zordu.

Bu durumda,  sava?? eldeki idari yetkilerle sürdürüp, ele?tiri silah?n? kullanmak yerine silahlar?n ele?tirisi yap?larak, yaz?m yay?nlanmad?.

Bunun gerekçeleri de biçimsel gerekçeler olarak aç?kland?.

Ama bizzat bütün bu davran??lar, tezlerimin do?ru oldu?unu göstermektedir.

Bugünkü gerici ideolojik iklim ve Türkiye’deki liberallerde ifadesini bulan kavramlar, hem Kürt hareketi içindeki liberal burjuvalarda hem de Be?ikçi gibi gerici bir milliyetçilik anlay???na sahip olanlarda çok büyük bir yank? bulmakta, bu ideolojik ve politik savrulmalara yol açmaktad?r.

?lk savrulma ABD’nin Irak i?gali ve Güney Kürdistan’a koruma ve yüksek petrol gelirleri ak?tarak sa?lad??? ko?ullar sonucu ortaya ç?km??, o zamanki savrulma PKK’n?n yönetici kadrolar?ndan önemli bir bölümünün ayr?lmas? gibi sonuçlara yol açm??t?.

Ancak ABD’nin ba?ar?l? olamamas? bu savrulmay? durdurdu.

?imdi AKP kimi “Kürt Aç?l?mlar?” ile ve Liberallerin ideolojik deste?iyle Özgürlük Hareketi’nin radikal demokrat kanad?n? yine tecrit etmeye çal???yor. Asl?nda Kürt Liberalleri ve “ilkel milliyetçi”lerinin gönlü liberallerin yan?nda.

Benim yaz?m bu ittifak?n metodolojik kökenlerini aç?klamaya yönelikti. O z?t gibi görünenlerin, yani liberallerin ve gerici milliyetçilerin hem s?n?fsal hem de derindeki metodolojik ortakl???n? ve yak?nl???n? aç??a ç?karmaya yönelikti. Bu tehlikeye dikkati çekiyordu.

Bu tezleri geli?tiren yaz?ya kar?? yap?lanlar hem yaz?n?n do?rulu?unu kan?tlamaktad?r, hem de savrulman?n çap?n? ve tehlikenin büyüklü?ünü.

Olay budur.

S?n?flar sava??nda birinden olmayan di?erinden yana olur otomatikman.

Burada ideoloji ve metodoloji düzeyinde yürüyen sava?ta siz hangisinden yanas?n?z?

*

?u sat?rlar?n?z olay?n vahametini hiç kavramad???n?z? gösteriyor?

“Sonuç olarak yaz? yay?mlan?r veya yay?mlanmaz, bu ayr? bir mesele. Kald? ki ya?am sadece yaz?lardan ibaret de?il. Benim için ?ahsen yaz? kadar yaz? sahibinin baz? durumlardaki tav?rlar? da önemlidir. Bu anlamda sizi dost olarak bilen ki?ilere kar?? tak?nd???n?z dü?manca tavra ve a?a??lay?c? ifade tonuna hayret etti?imi belirterek bitireyim.”

Sorun bir yaz? yay?nlama ve yay?nlamam sorunu mu?

Ben bütün hayat?n? sosyalizm mücadelesine vermi? bir insan?m.

O sizin “yay?nlamama” diye basitle?tirip önemsemedi?iniz davran??, benim savundu?um fikirlere kar?? fiziki bir müdahale, bir suikastt?r.

E?er suikast yapmak dostlu?un ni?anesiyse, benim onlar? ?imdi adland?rd???m suikastç? s?fat?n? da onlara kar?? dostlu?umun bir ni?anesi, olarak kabul edebilirler ve etmeliler.

Ben de sizin gibi, sizleri dost olarak biliyorum ve dostum oldu?unuzu dü?ündü?üm için, yapt???n?z cinayettir, suikastt?r, sansürcülüktür, kendinizi rezil etmektir diyorum.

Bunu niye dü?manl?k olarak alg?l?yorsunuz ki?

S?rt?ndan hançerlemek dü?manl?k de?ilse, “bu yap?lan s?rttan hançerlemektir” demek niye dü?manl?k olsun?

*

Lütfen bu çeli?kileri görmezden gelmeyin ve bu sansürcülü?ü protesto edip Yay?n Kurulu’nun kar??s?nda tav?r al?n.

Bu davran??larla uzla?mak bir süre sonra uzla??lan davran??lar? savunmakla sonuçlan?r.

Selam ve sayg?lar?mla

Demir Küçükayd?n

13 Kas?m 2010 Cumartesi

 

Demir Küçükayd?n’?n Dipnot Yay?n Kurulu’na Ayr?nt?l? ?kinci Cevab?

 

 Dipnot Yay?n Kurulu’na

Önce bir ilkeyi ve bir olguyu aç?kça ortaya koyal?m.

Yazd??? yaz?lardan ekme?ini kazananlar, örne?in gazetelerin kö?e yazarlar?, yazarlarken pe?inen redaksiyonun kontrolünü kabul ederek yazarlar. Bu geçerli bir ilke olarak görülebilir.

Ben sizden maa? alm?yorum, ücretli bir yazar?n?z de?ilim ve yaz?m kar??l???nda bir ücret talep etmedi?im gibi bunu akl?mdan bile geçirmedim, sizin de akl?n?za zaten böyle bir ?ey gelmemi?tir. Dolay?s?yla bizim durumumuzda olgu bu ilkeyle ilgili de?ildir.

Yay?n kurullar?, yazardan bizzat istenmemi?, ama yazarlar taraf?ndan yay?nlanmas? amac?yla gönderilmi? yaz?lar için elbet bir eleme yapabilir. Bu geçerli bir ilke olarak kabul edilebilir.

Yaz?y? ben size kendi inisiyatifimle yaz?p, yay?nlanmak üzere derginize yollamad?m. Yaz?y? benden ?srarla isteyen sizdiniz. Dolay?s?yla olgu bu ilkeyle de ilgili de?ildir.

E?er bu yaz? istenirken, “bu yaz?y? Yay?n Kurulumuz kontrol edecektir” diye bir ?erh dü?ülür ve o ko?ulda yaz? istenirse ve kendisinden yaz? istenen yazar da bu ko?ulu kabul edip yazarsa, bu durumda Yay?n Kurulu’nun yaz?y? sansür etme hakk? olur. Bu bir ilke olarak kabul edilebilir.

Bizim yaz??malar?m?zda ise, siz bana böyle bir Yay?n Kurulu de?erlendirmesi yap?laca??na dair en küçük bir imada dahi bulunmad?n?z. Bana yollad???n?z mektuplar ortadad?r. Dolay?s?yla olgu bu ilkeyle de ilgili de?ildir.

Bir fikir dergisi bir yazardan yaz? istedi?inde, bu zaten o yazara kar?? pe?inen bir eleme yap?ld??? anlam?na gelir. Yani bir dergi yay?n kurulu bir yazardan yaz? istedi?inde, bu z?mnen, yazar?n görü?leri bilindi?i ve bilinerek istendi?i, bunun risklerinin ve sorumlulu?unun üstlenildi?i anlam?na gelir.

Bütün bunlar bir yana, en az?ndan basit bir e?itlik ve adalet duygusu bunu zorunlu k?lar.

Niçin zorunlu k?lar?

Çünkü kendisinden yaz? istenen ki?i zaman?n? ve enerjisini harcayarak o yaz?y? yazacakt?r; ayr?ca önceliklerini de?i?ecektir, planlar?n? alt üst edecektir.

Yani ortadaki sadece zaman ve enerji sarf? de?ildir, ayn? zamanda bir çal??ma plan?n?n alt üst olmas? da söz konusudur.

Tam da bu nedenle, birinden yaz? isteyenler, içeri?inin ve biçiminin ne oldu?undan ba??ms?z olarak, yol açaca?? kay?plar ve zararlar nedeniyle, o yaz?y? yay?nlamakla yükümlü olurlar.

Bunlar ayr?ca konu?ulmas?na bile gerek olmayan kurallard?r.

Böyle bir durumda, yaz?y? yay?nlamamak, sözünden dönmektir.

Ve elbet baz? durumlarda sonuçlar? göz önüne al?narak ve kabullenilerek sözden de dönülebilir.

Çünkü insan hata yapar ve yanl?? bir karar alabilir, ili?kilerini yanl?? kurabilir, sözüne ba?l? kalman?n açaca?? büyük zararlar? görebilir ve aç?kça ben sözümden dönüyorum, bunun yol açaca?? zararlar? kapatmay? ve sözümden döndü?üm için ek yapt?r?mlar? kabul ediyorum diyebilir.

Siz ise ödeyece?i sözüyle ald??? paray? inkâr eden hatta aksine alacakl? oldu?unu iddia eden bir borçlu gibi davrand?n?z.

Sözünüzden döndü?ünüzü kabul etmedi?iniz gibi, bir de bu sözden dönü?ü savunuyor ve b?rakal?m bir ceza ödemeyi bir yana, bir de kendisine kar?? sözünüzü tutmad???n?z ki?iyi, “yaz?n güzel de?ildi, kalitesizdi” gibi ithamlarla adeta borçlu ç?karmaya kalk?yorsunuz.

Bu ise ekstra yeni bir suçtur.

?ftira suçudur bu.

*

Bu durumda ben ne yapabilirim?

Sizi ?ikayet edebilece?im bir mahkeme yok. (Olsayd? da bu devletin mahkemelerine gitmezdim zaten) “Zaman?m?, enerjimi ve önceliklerimi çald?lar ?imdi de sözlerini tutmad?klar? gibi borçlar?n? inkar ediyor ve bir de beni borçlu ç?karmaya çal???yorlar” diye kimden size yapt?r?m uygulamas?n? isteyebilirim?

Yapabilece?im tek ?ey, yapt???n?z?n nesnel anlam?n? size anlatmak olabilirdi. Size mektubum bundan ba?ka bir ?ey de?ildi. Mektubu tekrar okuyun bütün ifadelerim “yapt???n?z bu anlama gelir” demektedir. Yapt???n?z?n korkunçlu?unu size gösterebilmek için özellikle çarp?c? ifadeler kullan?lm??t?r.

Adaletsizli?e u?ram??, kand?r?lm?? ama bunu telafi edebilecek bir yapt?r?m gücü olmayan bir insan?n tanr?ya yakar??lar?, beddualar? gibiydi yazd?klar?m. “Allah?n?zdan bulun”, “?ki cihanda elim yakan?zda olsun” demi? oluyordum bir bak?ma.

Çünkü benim size beddua etmekten, size yapt???n?z?n nesnel anlam?n? söylemekten ba?ka hiçbir silah?m, yapt?r?m gücüm yok.

*

Siz elbette nazik ve seviyeli olabilirsiniz. Çünkü sizin konu?man?z bile gerekmiyor. Siz yap?yorsunuz. Elinde yapacak gücü olanlar?n, biz güçsüzler gibi öfkelerini dillerine vurmalar?na hiç gerek yoktur.

Sizin elinizde hançer var, arkadan s?rt?m?za indiriyorsunuz. Biz s?rt?ndan hançerlenenler ise, “bu yapt???n?z kalle?liktir, arkadan vurmakt?r” dedi?imizde, “siz ne kadar seviyesizsiniz bizi hayal k?r?kl???na u?ratt?n?z” diyorsunuz.

Olay budur asl?nda.

Bu durumda benim için tek çare kal?yor: okuyucular?n ve kamuoyunun vicdan?na seslenmek; onlar?n sizlerin ne yapt???n?z? bilmesini sa?lamak; böylece en az?ndan manevi bir bask? arac?l???yla bir yapt?r?m uygulamak.

??te ?u an bu sat?rlarda bunu yapmaya çal???yorum.

*

Peki, sizi böylesine sözünden dönmede ve iftira atmada cesaretlendiren ve böyle davranmaya iten ne?

Sizi cesaretlendiren benim arkas?nda hiçbir güç olmayan tek bir ki?i olmamd?r.

Ulusalc?lara zaten ilk e?ilim olarak ortaya ç?kt?klar? andan beri en a??r ele?tirileri yapm?? insan?m.

Sadece aç?k ulusalc?lara da de?il, nesnel olarak ulusalc?lar?n müttefiki durumuna dü?en sosyalistlere de.

Öte yandan liberallere de sürekli çatan ve onlar? ideolojik olarak ele?tiren bir sosyalistim.

Ve sadece liberallere de de?il, onlarla uzla?an, onlar?n müttefiki durumuna dü?en sosyalistlere de.

Özgürlük Hareketinin desteklerim ama onlar kendileri sanki bu destekten rahats?zlar.

Özgürlük Hareketinin yan?nda görünen ama onu arkas?ndan vuran ve vurmak için f?rsat kollayan Kürt liberalleri ve milliyetçileri zaten y?llard?r dü?manca davranmaktad?rlar.

?deolojik düzeyde ise, sadece milliyetçilere ve liberallere kar?? de?ilim; kendini Marksist kabul edenlerin Marksizm diye savunduklar?n?n Marksizm olmad???n? söylüyorum ve onlar? da ele?tiriyorum, yani a?a?? yukar? piyasadaki Marksistlerin neredeyse tamam?na yak?n?n? da ele?tiriyorum.

Böylesine ne bir ideolojik e?ilim ile ne de bir parti veya örgüt ile uyu?mayan, kafas?n?n dikine giden, sözünü de pek sak?nmayan birinin yaz?s?n? yay?nlamasan?z, ona kar?? sözünüzü tutmam?? olsan?z ne olur ki? O ki?i ate? olsa cürmü kadar yer yakar. Fazla bir zarara yol açmaz.

Bu nedenle böylesine rahatl?kla ve kabal?kla sözünüzü çi?neme cesareti gösterdiniz.

Benim bu yaln?zl???m, bir güce dayanm?yor olu?um sizi böyle davranma konusunda cesaretlendirdi.

Peki, ama niye böyle davranma gere?i duydunuz?

Örne?in benim yaz?m?n kalitesiz oldu?undan ve bu nedenle okuyucular?n?za sayg?n?zdan dolay? yaz?m? yay?nlamad???n?zdan söz ediyorsunuz. Ama derginizde y???nla kalitesiz yaz? var.

Bu yaz?lar için neden okuyucular?n?z? dü?ünüp onlar? seviyesizlikten ve konuyla ilgisiz yaz?lardan korumak için sansür uygulamad?n?z?

Çünkü onlar kalitesiz de olsa, içeri?i sizi fazla rahats?z etmiyordu.

Sizin yaz?m? sansür etmenizin gerçek nedeni söyledi?iniz biçimsel nedenler de?il, yaz?m?n özünün içeri?inin sizi rahats?z etmesidir.

Ama bunu aç?kça koyacak veya aç?kça sizi rahats?z eden bu görü?lerle tart??acak yerde onu sansür ederek mücadele etmeyi seçtiniz.

Bunu da birkaç a?amada yap?yorsunuz. Ama her a?amadaki gerekçeleriniz olgularla ve birbiriyle çeli?iyor.

*

Birinci a?amada, Yay?n Kurulu’nun böyle bir hakk? oldu?u iddias?ndas?n?z.

Bu iddian?z?n geleneklere, sa?duyuya ve adalet duygusuna ne kadar ayk?r? oldu?unu yukar?da zaten göstermi? bulunuyorum.

Ama burada bile hileleriniz sürüyor.

Sizler benden yaz? istemenize ra?men ben sizden yaz?lar?m? yay?nlamak için istekte bulunmu?um gibi ifadeler kullan?yorsunuz. Yani asl?nda sizler de ne yapt???n?z?n ve suçunuzun fark?ndas?n?z ve tam da böyle oldu?u için ili?kiyi tam tersine sözcüklerle ifade ediyorsunuz.

Aynen ?öyle yaz?yorsunuz:

kendi görü?lerini ifade etmesine bir biçimde olanak sunan bir platforma yukar?dan bakan” (Siyahlar benim)

Yani ben görü?lerimi ifade edecek bir olanak ve platformdan yoksunum da siz bana kar?? lütufkâr davranm??ken ben nankörlük edip ekmek yedi?im yere tükürüyorum gibi yaz?yorsunuz.

Bunun için fazla söze gerek bile duymuyorum. Sizin ad?n?za benle yaz??an Ayd?nkaya’n?n mektuplar? ve benim cevaplar?m ortadad?r.

Yani aram?zdaki ili?kiyi tan?mlarken kulland???n?z kavramlar?n ve ili?kiyi ifade eden yukar?daki sat?rlar?n?z?n olgusal bir kar??l??? yoktur ve gerçe?i tahrif etmekte, çarp?tmaktad?r.

*

Burada ikinci a?ama geliyor.

Burada da yine benim asl?nda i?lerin nas?l yürüdü?ünü bilmedi?imi ve bilmem gerekti?ini iddia ederek, yine beni suçlu duruma dü?ürerek, yaz?y? yay?nlamayarak geleneklere ve adalet duygusuna ayk?r? bir i? yapmad???n?z iddias?nda bulunuyorsunuz.

Bu iddian?zda bulunurken de yine yaz? istemi?lik ve istenmeden gönderilmi?li?in fark?n? gizliyorsunuz. Aynen ?öyle yaz?yorsunuz:

bize gelen yaz?lar?, gönderen ki?inin titri, ünvan?, statüsü ne olursa olsun bu ilkeler temelinde titiz bir okumadan geçirmek de bu iddian?n belirleyicili?inde, haliyle bizim boynumuzun borcu. Yay?n kurulunun gönderilen yaz?lar?n ak?betine karar verme yetkisi oldu?unu zaten okuyucular?m?za dergimizin her say?s?nda ve ayr?ca internet sitesinde künyemizin hemen alt?nda ilan etmi? bulunuyoruz. Dolay?s?yla size de malumun ilan?n? yapmaya gerek görmedik.” (Siyahlar benim)

Burada, çok basit bir hile yap?yorsunuz ve yaz?y? sizin istedi?iniz gerçe?ini atl?yorsunuz. ?stenen ve gönderilen yaz?lar?n fark?n? atl?yorsunuz.

Ben size yaz? “göndermedim”. ?stedi?iniz yaz?y? size verdim.

Elbette bu verme eylemini Mail ile gönderme biçiminde yapt?m.

Ama bu iki “gönderme” birbirinden farkl?d?r.

Dergi veya yay?nlarda “gönderilen yaz?lar” diye yaz?ld???nda, istenmeden gönderilmi? yaz?lar kastedilir, gönderme sözcü?ü talep olmadan yaz? yollanmas?n? ifade eder, gönderme eyleminin kendisi de?il.

Aksi takdirde “gelen yaz?lar” ya da “bütün yaz?lar” gibi bir ifade kullanmak gerekir. Ciddi insanlar bu durumda bir yanl?? anlamaya mahal vermemek için; al???lm?? uygulamalardan fark?n? belirtmek için “gelen” yaz?lar veya “ç?kacak bütün yaz?lar” gibi bir ifade kullan?rlar.

Siz ise biri talebe dayanmay??a di?eri iletme eylemine vurgu yapan iki farkl? anlam?n kelime özde?li?inin ard?na s???narak, “gönderilen yaz?lar” ifadesi, yaz?y? gönderme eylemini ifade edermi? gibi sunarak, bir de üste ç?kmaya çal???yorsunuz.

Bunun ad? olsa olsa demagoji olur.

Bizzat internet sayfan?z bile bu iki göndermenin fark?n? vurgular asl?nda. Yaz? göndermek için bir e-mail adresi yaz?lm?? ve sonraki say?lar?n konular? (3. Say?: Pozitivizm ve Bilimcilik, 4. Say?: Soyk?r?m, 5. Say?: Milliyetçilik) alta konmu?. Aç?kt?r ki burada önceden konular bildirilerek, anonim ve muhtemel yazarlara, bize yaz? yollayacaksan?z bu konularda yaz?n?z ve bu adrese ve yollay?n?z denmektedir. “malumu ilan”, elbette bunlar için geçerlidir.

Ben ise, benden istenen yaz?y? isteyene yollad?m, yani yaz?m? gönderdi?im mail adresi bile farkl?d?r. Benden yaz? istenmemi? olsa o adresi nereden bilebilirim.

Benim durumumda, yani yaz?y? derginin istemesi durumunda, “malumu ilan” yaz?n?n sorgusuz yay?nlanmas?; yay?nlanmamas? halinde borcunu ödemeyen, sözünde durmayanlar gibi yapt?r?m?n pe?inen kabul edilmesidir.

Ayr?ca benden yaz? istendi diye derginizin internet sayfas?na veya yay?nlanma ko?ullar? sayfas?na bakmak zorunda de?ilim. Benden ki?isel olarak yaz?lm?? bir mektupla yaz? isteniyor.

*

Üçüncü a?amada bu iki a?amada kullan?lan ifadelerle çeli?ki içinde (çünkü yukar?da görüldü?ü gibi burada sanki ben istemeden yollam???m gibi ifadeler kullan?l?yordu) benden yaz? istendi?i kabul ediliyor. Yaz?m?n görü?lerim bilindi?i için de istendi?i kabul ediliyor: “Sizin görü?lerinizi biliyoruz. Tam da bunun için sizden yaz? talebinde bulunduk.” deniyor.

Ama bu sizin daha sonraki gerekçelerinizi çürütüyor. Yani asl?nda debelendikçe bat?yorsunuz.

Görü?lerim biliniyorduysa gerek biçim gerek içerik olarak neyi nas?l söyleyece?imin de biliniyor olmas? gerekir. Çünkü benim gerek içerik gerek biçim olarak yaz?lar?m?n hepsi size yollad???m yaz?yla ayn? özelliklere sahiptir. (Bunu a?a??da gösterece?im.)

?unu deseniz anlar?m: “görü?lerinizi bilmiyorduk, ciddiyetsiz davran?p sizden görü?lerinizin ne oldu?unu bilmeden yaz? istedik, yaz?n?zla kar??la??nca da bunun bizim dergiye ne biçimce ne içerikçe uymad???n? gördük. Sonuçlar?na katlanma bahas?na yaz?n?z? yay?nlam?yoruz.

Asl?nda bu durumda dürüst ve hak güder insanlar ?öyle dü?ünür ve davran?r: “bir yanl?? yap?p yaz? istemi? bulunduk. Bu yaz?y? art?k sözümüze uygun olarak yay?nlar?z ama yanl???m?z? ve bu yaz? kar??s?ndaki ele?tirilerimizi de ayn? ?ekilde dergimizde yay?nlar?z.

Böyle yapsan?z size söyleyecek sözüm olmaz ve o zaman zaten gerçekten içeri?e ili?kin bir tart??ma ba?lam?? olur. (Ama tam da kaçmak istedi?iniz bu oldu?u için, içeri?e ili?kin bir tart??may? olanaks?z k?lmak için yay?nlam?yor ve bunu içeriksel de?il biçimsel ölçülerle gerekçelendiriyorsunuz.)

Bunu demiyorsunuz ve görü?lerimi bildi?inizi iddia ediyorsunuz.

Asl?nda burada da yalan söylüyorsunuz, çünkü görü?lerimi bilmiyorsunuz.

Bilseniz benden zaten yaz? istemezdiniz.

Çünkü benim görü?lerimi bilerek yaz? istedi?inizi belirttikten sonra yazd?klar?n?z benim görü?lerimi bilmedi?inizin en büyük kan?t?, yani yalan?n?z? kendiniz fark?na varmadan itiraf ediyorsunuz. Ama bunun da fark?nda de?ilsiniz çünkü yaz?lar?m? ve görü?lerimi bilmiyorsunuz.

Bunu biçime ve içeri?e ili?kin birkaç örnekle kan?tlayay?m.

Benim yaz?m? basmay? reddetmenizin en önemli biçimsel gerekçelerinden biri polemik biçiminde yaz?lm?? olmas?. Benim yaz?m?n  Polemi?in s?? sular?nda debelendi?im” söyleniyor.

Halbuki benim yaz?lar?ma biraz a?inal??? olan benim polemik biçimini kulland???m? ve sadece kullanmakla kalmay?p bunu savundu?umu, polemi?i kötü bir ?ey olarak görmenin gerici ça? ruhunun bir d??a vurumu oldu?unu söyledi?imi bilir ve böyle sözler etmez.

Çünkü örne?in daha bundan bir y?l kadar önce, “"Polemik Yapmak" Üzerine Bir polemik ya da Polemik Niçin ?yidir ve Sa?l?k Belirtisidir?” ba?l?kl? “Çat? Partisi” denen tart??malar içinde, yani Kürt hareketine uzak da olmayan bir alanda bir yaz? yazm??t?m ve bu yaz?y? Köxüz sitesinde de yay?nlam??t?m. (Asl?nda bu konuda yazd???m birçok yaz? var bu sadece biri.)

O yaz?da ?öyle sat?rlar vard?:

 “Polemik yapmaya duyulan bu dü?manl?kla, uzun yazmaya duyulan dü?manl?k, öyle birbirinden çok farkl? de?il ve asl?nda Marksizmin ve Ayd?nlanman?n o devrimci döneminin gelenek ve kazan?mlar?n?n unutulmas?, onlara kar?? gerici bir ç?k??, onlar?n reddidir. Çünkü, "uzun yazma" ve "polemik yapma"ya bu kar?? ç?k??lar asl?nda: analitik dü?ünceye kar?? ç?k???n; onun ifade biçimlerine duyulan dü?manl?k olarak görünmesi; metodolojik bir kar?? olu?un; o metodolojinin uygulama alan? buldu?u edebi formlara kar?? olu? olarak kendini göstermesidir.

E?er Goethe'den alarak Michael Löwy'nin geli?tirip kulland???  "Gönül Yak?nl?klar?"  ("Wahlvervandtschaft") kavram?yla ifade etmek gerekirse, polemik ve uzun yazma dü?manl?klar? aras?nda, ayn? gerici tarihsel e?ilimden kaynaklanan bir "Gönül Yak?nl???" var diyebiliriz.

Asl?nda, polemik, Marksistlerin, Ayd?nlanma'n?n ortaya ç?kard??? deneme türünü alarak, ona eski yunan filozoflar?n?n diyalog tekni?ini de katarak geli?tirdikleri bir diyalektik Deneme türüdür.

Deneme türü, bilimsel sorunlar? ele al???n, dar, al?nt? k?rkambar? akademik kriterlerin d???na ç?k?larak, edebi bir biçimde, daha özgürce, sadece kavramsal düzeyde de?il, imgelerle de ele al?nmas? olarak da tan?mlanabilir.

Zaten bu nedenle de bütün klasik büyük Marksistlerin eserleri sadece bilimsel de?il, esetetiktir, edebidir de. En kuru bilinen Lenin'de bile bu estetik boyutun tad?na var?labilir. Hele Marks, Engels, Troçki, K?v?lc?ml? gibilerde bu çok aç?kt?r.

Marksistler Deneme türünü al?p, onun en ba?ar?l? örneklerini vermekle kalmazlar, onu biraz da kendilerine has polemik tarz?yla harmanlarlar.

Bu nedenle, Polemik, Denemeyle yak?n akraba, ba??ms?z bir edebi tür olarak da kabul edilebilir. Bu türü, bildi?im kadar?yla, en ba?ar?l? ve en güzel kullananlar Marksistler olmu?tur. Marksizm adeta polemik formu içinde do?mu?, var olmu? ve geli?mi?tir.

Marksizmin canl?l???n? yitirmesi, kendini tekrarlamaya ba?lamas?na ise polemik formunun terki ve unutulmas?, hatta olumsuz görülüp lanetlenmesi e?lik etmi?tir.

Bu bak?mdan, Türkiye sosyalist hareketine 70'lerin ikinci yar?s?nda egemen olan ve yayg?nla?an, burada da ifade edilen polemik dü?manl???n?n, bu tarihsel e?ilimin bir görünümünden ba?ka bir ?ey olmad??? söylenebilir. Yetmi?lerin ortas?ndan beri polemik dü?manl???na paralel olarak art?k polemikler de görülmemektedir. Altm??larda ise, o i?çi ve sosyalist hareketin yükseli? y?llar?nda ise, hem polemik dü?manl??? yoktu hem de temel form polemik say?labilirdi.

Marksizmin polemi?i neredeyse temel edebi form olarak kullanmas?n?n nedeni de san?r?m ?udur: Farkl? s?n?fsal e?ilimleri, görünü? ve ifadelerine kap?lmadan, o görünü? ve ifadelerin ard?ndaki metodolojiden, genel kavramlardan, varsay?mlardan hareketle göstermek ve ezilenleri uyarmak oldu?u kadar; kar?? taraf? ikna etmek için ve kar??s?ndaki ile ki?isel de?il fikir düzeyinde tart??abilmek için en ideal formu sunmas?d?r. Yani ezilen ve yoksul ço?unlu?u uyarma ve uyand?rma çabas? ve sorunu ki?iler ve ahlaki düzey de?il görü?ler ve metodoloji ve politik düzeyde tart??mak. Yani daha da özü modern toplumun ürünü olan ve yine onu a?maya yönelik özelliklerdir bunlar. Di?er bir ifadeyle siyasi ve ideolojik mücadelede, proletaryan?n edebi formudur. Burjuvazinin, kapitalizm öncesinin dinlerine kar?? siyasi ve ideolojik mücadelesinde edebi formlar?ndan biri Deneme idiyse, proletaryan?nki de Denemeden ç?km?? veya özel bir deneme formu olan Polemiktir.

Bu nedenle, Marks, Engels, Lenin, Luxemburg, Troçki, K?v?lc?ml? vs. gibi bütün büyük ve yarat?c? Marksistlerin, hepsinin, neredeyse bütün eserleri polemiktir. En akademik biçimler içinde yaz?lm?? görünen eserleri bile, hem bir bütün olarak, hem de dip notlar?nda, sürekli olarak polemikler sürdürürler.

Polemik olmayan bir tek do?ru dürüst eser gösterilemez Marksizme ait. Marksizm polemikler içinde do?mu? ve geli?mi?tir.

Marksizmin ana karn?na dü?tü?ü me?hur 11. Tezi içeren, "Feuerbach Üzerine Tezler" asl?nda Feuerbach ile bir polemiktir.

"Kutsal Aile" polemiktir. Marksizmin do?um ç??l??? Tarihsel Maddecili?in ilk aç?klamas? olan "Alman ?deolojisi", ba?tan a?a?? polemiktir. ?lk kez o zaman?n en güçlü ak?m? olan Anar?izme kar?? entelektüel zaferler kazand??? ve pazular?n? geli?tirdi?i "Felsefenin Sefaleti" polemiktir.

"Kapital", alt ba?l??? olan "Ekonomi Politi?in Ele?tirisi"nin de vurgulad??? gibi, Klasik ?ktisatla, yani Burjuvazinin ekonomi politi?i ile ba?tan a?a?? bir bütün olarak Polemiktir. Ve dip notlar?nda da sürekli polemikler sürdürür.

Bir zamanlar nice ku?aklar?n e?itiminde Marksizmi en derli toplu ?ekilde anlatan, ilk popülarizasyon denemesi olarak kabul edilebilecek, en sistematik eser olarak okunan "Anti Duhring", Duhring ile bir polemiktir.  Marks  gibi Engels'in de neredeyse bütün eserleri bir polemiktir.

Geçelim Lenin'e, Lenin'in neredeyse polemik olmayan eseri yoktur. En polemik de?ilmi? gibi görünen, en skolastik eseri olan "Devlet ve Devrim" polemiktir. "Ne Yapmal?" polemiktir, "Bir Ad?m ?leri, ?ki Ad?m Geri" polemiktir. Lenin'inkiler saymakla tükenmez. Lenin de bütün eserini adeta polemik biçiminde yazm??t?r.

Lenin sonras?n? buradakilerin ço?unun referans olarak almayabileceklerini dü?ünerek s?ralamaya gerek bile yok. Ama onlar da bu gelene?i sürdürürler.

Ve bu polemikler öyle hiç de bizlerin burada kulland???m?z çelebi dilini; diplomatik nezaket dilini kullanmazlar.

Kar?? taraf?n fikirlerine en ince zeka oyunlar?yla, en keskin zekalar?n yaralay?c?l???yla, en delici, en öldürücü darbeleri indirirler. ?roni bu polemiklerin, lezzetine lezzet katan, olmazsa olmaz tuzu biberidir.

Polemi?in unutulmas? ve yitirilmesi ve olumsuz tan?mlanmas? reziletini bir fazilet gibi koyan arkada?lar,  maazallah, Marks, Engels, Lenin'in, otoritelerinin hayran? olmadan, polemiklerini okusalar; mesela metinlerin kime ait oldu?u adlar? gizlenerek arkada?lara okutulsa, benim de maalesef diplomatik çelebi nezaketinden nasibini alm?? polemiklerimi "?tici" bulduklar?na göre,  onlar? aforoz eder, lanetlerlerdi; onlardan bucak bucak kaçarlard?.

Çünkü klasik marksist gelenekle burada dile getirilen yarg?lar iki ayr? dünyay?, iki ayr? dili yans?tmaktad?rlar

*

Bu vesileyle Lenin'in bir anekdotunu k?saca zikretmek isterim. Hangi kitab?nda okumu?tum hat?rlam?yorum ve ?u an elimde kitaplar? yok, bilen varsa ve kayna?? yazarsa sevinirim. Ama san?r?m me?hur ?kinci Kongre sonras?nda. Yanl?? hat?rlam?yorsam Lenin bu anekdotu bir dip notta anlat?yordu.

?kinci Kongre, biliyorsunuz günler boyu sürmü?, korkunç bir gerilim içinde tart??malar yap?lm?? (ve tam da öyle oldu?u için o çat??malar?n içinden Bol?evikler ç?kabilmi?ti) ve bütün bunlar en illegal ko?ullarda yap?lm??t?. Zaten kongreden önce de yaz?l? bas?nda aylarca ve y?llarca kitaplarda gazetelerde de polemiklerle bu fikirler olgunla?m??t?.

(Bizlerin ne entelektüel ne de örgütsel bir ba?ar? elde edemeyece?imizin bir göstergesi de böyle tart??malar?n olmamas? ve bizlerin, hiç de tutkulu ve canl? tart??malar olmayan, sadece diplomatik bir ifadeyle görü? bildirmelerinden öteye gitmeyen, öncesinde de bunlar?n yaz?l? olarak tart???lmad???; çok daha elveri?li ko?ullara ra?men, günlerce de?il de, iki gün süren ve insanlar?n konu?malar?n?n, gazetelerin kö?e yaz?lar?n?n bilmem kaç vuru?la s?n?rlanmas? gibi, be? on dakikayla s?n?rland???, (Be? on dakikada sadece görü? ifade edilir zaten tart??ma, analiz, çürütme vs. olamaz) toplant?lar yapmam?z ve bunu bir fazilet olarak görmemizdir.)

??te bu kongrede, bir arada, bir delege ve Lenin aras?nda bir konu?ma geçer. Kongre delegelerinden biri, Lenin'e "ne kadar kötü, ne kadar sert tart???l?yor" vs.. anlam?nda bir ?eyler söyler. Lenin ise, "aksine, ne kadar güzel" der. "??te herkes fikrini söylüyor. Tutkuyla kar??s?ndakini çürütmeye çal???yor. Görü?ler ifade ediliyor. Ayr?l?k noktalar? ve ortakl?klar netle?iyor" anlam?nda konu?ur.  Ve ekler anekdotunda: "bu yolda?la çok ayr? diller konu?uyorduk" diye.”

Benim yaz?lar?m ve görü?lerim hakk?nda bir parça bilgisi olan birisi, bu sat?rlar?n da gösterdi?i gibi, benim yaz?mda polemikler yapmaktan çekinmeyece?imi bilir ve e?er polemi?i kötü bir ?ey, “s?? sular” olarak görüyorsa benden yaz? istemez.

E?er istiyorsa da o zaman “polemiktir” diye gerekçe göstererek yaz?m? sansürlemez ve bir de bana cevab?nda “polemi?in s?? sular?nda debelenme” itham?nda bulunmaz. Çünkü benim polemi?e duyulan dü?manl??? gerici bir ça? ruhunun d??a vurumu olarak gördü?ümü bilir. Bir parça olsun iç tutarl?l?k, bir parça kendine kar?? olsun içtenlik bunu gerektirir.

Aç?k ki, benden görü?lerimi bilerek yaz? istedi?inizi söylerken asl?nda yalan söylüyorsunuz.

Öte yandan, polemi?i yaz?m? ret gerekçeniz olarak tan?mlarken, asl?nda benim polemik dü?manl???n?n anlam?na ili?kin tezlerimin do?rulu?unun bir kan?t?n? sunuyorsunuz. Ve daha da ilginci veya sizin aç?n?zdan kötüsü, bunun da fark?nda de?ilsiniz.

Diyelim ki, Polemik hakk?nda farkl? dü?ünüyoruz, ama o zaman yapman?z gereken, benim polemik hakk?ndaki görü?lerimi veya polemik bir biçimde yaz?lm?? yaz?m?n biçimini dergi sayfalar?nda ele?tirmek olabilirdi.

Siz bütün bunlar? yapmay?p da, benim yaz?m? polemiktir, “dergimize ve okuyucular?m?za böyle bir haks?zl?kta bulunup, büyük iddialar?n? ortaya koyamam??, mimarisi, anlam bütünlü?ü, ak??? ve örgüsü oldukça problemli bir yaz?ya sayfalar?m?zda yer veremezdik” diyerek utanmazca sansürlerseniz, en a??r s?fatlar? hak etmi? olursunuz.

?imdi içerikteki kavramlara ili?kin birkaç örnek vereyim.

E?er benim yaz?lar?m? ve görü?lerimi bilseydiniz, “ötekile?tirmek”, “jakobenizim”, “Modernite”, “Pozitivizm”, “Ayd?nlanma” vs. konularda daha önce defalarca size yollad???m yaz?da ifade ettiklerimi ba?ka ba?lamlarda ifade etti?imi görürdünüz.

Ama ben yine de sa?lam gideyim ve hepsine bir örnek vereyim:

“Ötekile?tirmek”

2008 Y?l?n?n Mart ay?nda sadece bu ba?l?kl? bir yaz? bile yazm???m: “?u “Ötekile?tirmek” Meselesi” ba?l???yla.

(?urada okunabilir: http://www.koxuz.org/anasayfa/node/1079 )

“Jakobenizm”

Bu konuda yazd???m yaz?lar onlarcad?r, sadece ?u an akl?mda kalan ikisini ifade edeyim “Talat Pa?a Jakoben miydi?” ve “Atatürk”ü zikredeyim. Orada ?öyle yaz?yorduk:

“Atatürk’ün s?k s?k bir Jakoben oldu?u söylenir. Atatürk bir Jakoben de?il, bir Bonapart’t?r. Bir Robespiyer ya da Marat de?il., bir Napoleon’dur.

(Yay?nlanm?? ama ayn? zamanda Köxüz sitesinden de indirilebilen “Gelece?i Geçmi?ten Geçmi?i Gelecekten kurtarmak – Denemeler” isimli kitapta ve yine ayn? yerdeki “Kemalizm ve Askeri Bürokratik Oligar?i Üzerine Yaz?lar gibi derlemelerde bu konuda bir sürü yaz? bulunabilir.)

“Modernite”

Bu konuda Marksistlerin bu terimi kullanmay?p, genellikle Kapitalizmi tercih ettikleri bilinmeyen bir ?ey de?ildir. Ve burada sadece bir sözcük tercihi de söz konusu de?ildir, sözcükler üzerinden yürüyen bir s?n?f mücadelesi, bir ideolojik mücadele vard?r. Ben bütün yaz?lar?mda, Kapitalizm ve Modern terimlerini t?pk? burjuva ve demokratik gibi özde? anlamlarla yüklü olarak kullan?r?m. Örne?in, Ayd?nlanma veya ulusçuluktan “Modern toplumun dini” olarak söz etti?imde bu aynen kapitalist toplumun dini olarak da okunabilir ve bunu zaten belirtirim. Çünkü bizzat bu dini analiz ederken gösterdi?im gibi, modern toplumun dininin bütün özellikleri asl?nda kapitalizme ba?l? özelliklerdir.

Ayr?ca bütün bunlar benim ilk defa yazd???m ?eyler de de?ildir. Bunlar Marksist kültürün bir parças? olmu? kavramlar ve kabullerdir. Marksistler bilinçli olarak Modernite yerine Kapitalizm kavram?n? tercih ederler ve Modernite kavram?n? kulland?klar?nda da bunu Kapitalizm anlam?nda kulland?klar?n? belirtmeye özel bir özen gösterirler bir yanl?? anlama veya anla??lmama olas?l??? varsa.

Çünkü kökleri Durkheim ve Weber’in gerici ve baya?? Sosyolojilerine dayanan “Modernle?me Kuram?” taraftarlar? bu terimi kullanmay? tercih ederler. Ve Raymond Willams’?n bile dikkati çekti?i gibi, sadece kapitalizm sözcü?ünü kullanmaktan kaç?nmak bile bir s?n?f mücadelesi arac?d?r[17].

“Ayd?nlanma”

Bu neredeyse Marksizmin Marksist Ele?tirisi’ndeki Din ve Ulus teorilerinin temel kavram?. Ayd?nlanma’n?n kendi iddias?n?n aksine bir din oldu?unu ve ulusçulu?un ve ulus’un da bu dinin gerici biçimi oldu?unu kan?tlamaya yöneliktir bütün kitap.

Kitab? okumad?n?z diyelim. Ama Köxüz sayfalar?nda daha k?sa bir zaman önce yazd???m yaz?n?n ba?l??? ?udur: “Ayd?nlanma ve ?slam’?n Sentezi Olarak Marksizm

Ve orada aynen ?unlar? yaz?yorum:

“Unutulan ve unutturulmaya çal???lan gerçek ?udur: Ayd?nlanma da, ?slam da, daha do?duklar? noktada, ilk ad?mlar?nda ba?ar?s?zl??a u?ram?? ve egemen s?n?flar taraf?ndan ele geçirilip yenilmi? birer projedirler.

Ve tam da bu projeleri birer kar?? devrimle yok edenler, birbirlerinin z?tt? olduklar? yönündeki ayn? iddiay? ortakla?a savunmaktad?rlar.

Di?er bir ifadeyle, Ayd?nlanma ve ?slam’?n birbirine z?t oldu?u iddias?, Ayd?nlanma ve ?slam’?n de?il; Ayd?nlanma ve ?slam bayraklar?yla, Ayd?nlanma ve ?slam içinde iktidar? ele geçirmi? gericili?in ve kar?? devrimin bir iddias?d?r. Ve tam da bu nedenle kar?? devrimcilerin ortakl???n?n bir ifadesidir.

Ayd?nlanma ve ?slam’?n devrimci özünü ve do?u?undaki idealleri savunan biz ise, onlar? birbirine z?t de?il, ayn? soruna tarihin iki ayr? döneminde ve ayr? ko?ullarda verilmi? ayn? özde iki cevap ve çözüm oldu?unu söylüyoruz. Ve bu günün ko?ullar?nda ayn? soruna ayn? özde yeni bir cevap sunuyoruz. Budur Marksizm’i ?slam ve Ayd?nlanma’n?n sentezi ve gerçek mirasç?s? yapan.”

Bu örnekler daha da ço?alt?labilir. Yani benim görü?lerimi biliyorduysan?z, yazd?klar?m?n sizin için bir sürpriz olmamas? gerekir.

Ama siz sadece beni de?il, Marksizm’i de bilmiyorsunuz.

Burada da yalan söylüyorsunuz. Bunu da hemen kan?tlayal?m.

 Yaz?n?z?n iddias? heyecan vericiydi” diyorsunuz, peki nedir bu heyecan verici buldu?unuz?

“Modernite, Ayd?nlanma ve Pozitivizm” aras?ndaki ortakl?klar?n alt?n? çizmenin aksine, ili?kisizli?i savunan bir pozisyonu savunmak”

Kusura bakmay?n ama ancak ?imdi oldu?u gibi haf?zas?n? yitirmi?, yap?salc?, post yap?salc?, post-modernist bir dünyada gözlerini dünyaya açm??lar ve Marksizm hakk?nda en küçük bir fikri olmayanlar bunu “heyecan verici” bulabilir. Marksistler için bu üzerinde konu?ulmas?na bile gerek duyulmayan bir aksiyom durumundad?r.

Benim yapt???m sadece o gelene?i sürdürmek ve bu günün ko?ullar?nda aktüalize etmek ve geli?tirmekten ba?ka bir ?ey de?ildir.

Marksistler bir buçuk as?rd?r, Pozitivizm ve Ayd?nlanma aras?ndaki ili?kisizli?i savunurlar ve Pozitivizme ve ayr?ca onu ciddiye alanlara parya muamelesi yapmaktan çekinmezler.

Asl?nda Ayd?nlanma’ya ve onun tek gerçek mirasç?s? Marksizme kar?? bir gerici ve kar?? devrimci ideolojiden ba?ka bir ?ey olmayan Sosyoloji denen sözde bilimin bir gerici ideoloji oldu?unu ve bu ideolojinin yönteminin Pozitivizm oldu?unu Marksistler daha o ç?karken söylemi?lerdir.

Yani Marksistler aç?s?ndan bir tek sosyoloji vard?r: Marksizm. Bütün di?er sosyolojiler ona kar?? sava? için geli?tirilmi? ideolojilerdir. Marksizm, Tarihsel Maddecilik, Diyalektik Sosyoloji vs. hepsi ayn? ?eyi ifade ederler. Toplum bilimini.

Bunu ben de Marksizmin Marksist Ele?tirisi’nin daha ilk sat?rlar?nda yazar?m. Örne?in K?v?lc?ml?’dan al?nt?yla ilk sayfada dipnot dü?erim: “Sosyal bilim anlam?na gelen gerçek sosyolojiyi, yani Tarihsel maddecili?i burjuva sosyolog uydurmalar?ndan ay?rmak gerekir. Marksizm ba?l?ca çal??ma ayg?t? olan diyalektik yöntemden güç al?r. Onun için Tarihsel maddecili?e Diyalektik sosyoloji ad? da verilebilir.” (s.17)

Diyelim ki kim oldu?u bilinmeyen biriyim, otorite de?ilim, K?v?lc?ml? bu konuda koca bir kitap yazm??t?r benim ku?a??m?n teorik e?itiminde büyük önem ta??m??: “Metafizik Sosyolojiler” diye. Ama o da bir Türkiyeli, nam? “Deli Hikmet” olan, dili anla??lmaz bir Türkiyelidir. Türkiye’de yerli mallar bile Avrupa Mal? damgas? vurulmam??sa al?c? bulmaz. Bu nedenle, bu görü?lere iç piyasada al?c? bulabilmek için bir Avrupa damgas? vural?m, bu arada bilinmeyen ve unutulmu? bir Avrupal? Marksist’i, Karl Korsch, zikredelim.

“Marks ve Engels, gerek isim gerekse içerik aç?s?ndan “sosyoloji”ye kay?ts?z kalm??lard?. Marks, yay?mlanmas?ndan otuz y?l sonra Comte’?n Cours de Philosopie Positive  adl? eseri hakk?nda “?ngilizlerin ve Frans?zlar?n bu herif hakk?nda bir sürü yaygara ç?kartmalar?ndan dolay?” bilgiyi mecburen kaydettikten sonra bile, “Comtizm”e “parti adam? olarak kesinlikle kar?? oldu?unu” ve “bilim adam? olarak [onu] … fazla kayda de?er bulmad???n?” ifade etmi?ti. Bu reddedi?, kuramsal ve tarihsel olarak sa?lam temellere dayanmaktad?r. Marksist kuram?n, Comte taraf?ndan kurulan, Mill ve Spencer taraf?ndan yayg?nla?t?r?lan on dokuzuncu ve yirminci yüzy?l?n “sosyoloji”siyle hiçbir alakas? yoktur. Tersi, yani “sosyoloji”yi modern sosyalizme kar?? bir muhalefet olarak de?erlendirmek, daha do?ru olacakt?r. Ancak bu savdan hareketle, son yüz y?lda bu bilim dal?na yans?m?? olan çe?itli kuramsal ve pratik e?ilimleri, tüm di?er farkl?l?klar?na ra?men, tek düze bir olgu olarak kavramak mümkün olacakt?r. (…) Bundan dolay? Marksist toplum ö?retisiyle bu modern burjuva toplum bilimi aras?nda hiçbir kuramsal ili?ki bulunmamaktad?r. (…)

“Marksist kuramla, “sosyoloji”nin ad? henüz konmad???, ancak “toplum”un, bilginin ve eylemin garip ve ba??ms?z bir alan olarak ke?fedildi?i ve tüm anlam?yla alg?land??? on yednci ve on sekizinci yüzy?lda, ?ngiliz ve Frans?z burjuvazisinin devrimci geli?im devresindeki toplumsal ara?t?rmalarla olan ili?kisiyse çok farkl?d?r.” (Karl Korsch, Marksist Kuram ve S?n?f Hareketi, s. 29, 30, 31)

Yani bu sat?rlar?n gösterdi?i gibi, Marksizmi biraz bilen biri, ayd?nlanma ve pozitivizmin ortakl?klar?n? de?il ili?kisizli?ini ve z?tl???n savunan bir pozisyonu “heyecan verici” bulmaz.

*

Böylece sorunun esas?na geliyoruz. Yani biçimsel gerekçelerin de?il, esasa ili?kin uyumsuzlu?un gerçek neden oldu?una.

Çünkü asl?nda Dipnot dergisinin Yay?n Kurulu’nun dayand??? toplum teorileri, genetik olarak daha ba?tan Marksizme kar?? sava?mak üzere ortaya ç?km?? toplum teorilerinin soyundan gelir. Bugün bütün Dünyada ve Türkiye’de egemenlik kurmu? e?ilim budur.

Ben ise, al???lm?? ve Marksizm diye bilenen yine kendisi de asl?nda Marksizm bayra??yla Marksizme kar?? ç?k??tan ba?ka bir ?ey olmayan Stalinist ve Pozitivist sözde Marksizmlerle de ili?kisi olmayan, ba?ka bir gelenekten geliyorum, onu ya?atmaya ve temsil etmeye çal???yorum.

Bu fark? ve sonuçlar?n? yine Dipnot’tan bir örnekle göstereyim.

 Yeni bir sosyal bilim” kurma iddias?yla ortaya ç?kman?z bile bu gericili?i yans?tmaktad?r.

Biliyorsunuz belki, O. Comte de yeni bilim iddias?yla ortaya ç?km??t?, bu yeni kurdu?unu iddia etti?i bilim özel anlam?yla de?il, genel anlam?yla toplum bilimidir.

Bu bilimi daha önce ?bni Haldun ve Marks-Engels birbirinden habersizce ve ba??ms?zca ve neredeyse ayn? kavramsal temellerle kurmu?lard?r. Ama onlar buna “Sosyoloji” (Toplum Bilim) dememi?ler, böyle bir adland?rmaya bile ihtiyaç duymam??lar, do?du?u dönemin polemikleri içinde örne?in “Tarihsel Maddecilik”, sonradan gelenler de daha k?sa olarak “Marksizm” demi?lerdir.

Yani Comte’un yeni bilim kurdu?u iddias?n?n kendisi bile daha do?u?unda, bu bilimi ilk ve do?ru kuranlara kar?? bir susu? komplosudur.

Asl?nda Dipnot dergisi de ayn? durumdad?r.

Bilimde hiçbir ?ey gökten inmez. Bu yeni toplum bilim, ancak Marksist toplum bilime dayan?p, onun ele?tirel bir geli?imi olabilir. Bunun ba?ka bir yolu yoktur.

Benim yazd???m “Marksizmin Marksist Ele?tirisi” tam da bunu böyle yapmaktad?r.

O halde, yeni bir sosyal bilim iddias?nda olanlar?n,

a)      Zaten böyle bir iddiada bulunmamalar?, “yeni” yi eskinin ele?tirisi ve a??lmas? anlam?nda kullanmalar? gerekir;

b)      Marksizm’e, onun tahrif edilmemi? ve çarp?lmam?? biçimlerine dayanmas? gerekir;

c)      Bu çarp?lmam?? biçimleri ele?tirerek a?mas? gerekir;

d)     Bütün ciddi bilim insanlar? gibi, daha önce yap?lm?? bu yöndeki giri?imleri ele al?p ele?tirmesi gerekir;

e)      ?u an bu alandaki en kapsaml? ve iddial? çal??ma “Marksizmin Marksist Ele?tirisi” oldu?undan onunla bir hesapla?ma içinde olmas? gerekir.

Yani gerçekten ciddiye al?nabilecek “yeni bir sosyal bilim” iddias?, ister istemez, sizi biçimsel gerekçeler göstererek reddetti?iniz yazar?n fikirleriyle tart??mak zorunda b?rak?r.

??te “yeni bir sosyal bilim” iddias? ile benim yaz?m?n sansür edilmesinin ili?kisi buradad?r.

Yeni bir sosyal bilim” iddias?, tamamen bu gelenek ve soy a?ac?n?n d???ndad?r ve ancak orada ortaya at?labilir. Di?er bir deyi?le bu ancak “cehaletin verdi?i cesaret” ile söylenebilir.

Özetle, “yeni bir sosyal bilim” gibi bir kavram? ve görevi ortaya atan Dipnot Yay?n Kurulu ile “Yeni bir sosyal bilim” olamayaca??n?, ancak var olan?n ele?tirel geli?imi, yani “Marksizmin Marksist bir Ele?tirisi” olabilece?ini söyleme iki birbirine z?t duru?, iki farkl? gelenek ve metodoloji demektir.

Dipnot dergisi, t?pk? metodolojik atas? Pozitivizm’in kurucusu Comte gibi, Marksist gelene?in kar??s?nda bir susu? komplosudur asl?nda “yeni bir sosyal bilim” iddias?yla.

Sorunun çekirde?i buradad?r.

Ama her zaman oldu?u gibi, Pozitivistler ya da Sosyologlar ya da Dipnot dergisinde oldu?u  gibi, tam da burada muhabereyi kabullenmek daha ba?tan yenilgiyi kabullenmek olaca??ndan, sava??n kendi mant??? ve yasalar? gere?ince yap?lacak tek ?ey vard?r: susu? ya da yasak. Bu yasak, üniversitelerden Dipnot Yay?n Kurullar?na kadar bin bir biçimde i?ler.

*

Son bir nokta kal?yordu. Benim bir Marksist olarak, bugün ortal??? kaplam??, post yap?salc?, post modern, liberal yüzeysel görü?lere ve onlar?n metodolojik ve kavramsal temellerine yapt???m ele?tirilerde kulland???m dili, Kürtlere kar?? imi? gibi göstermek.

Böylece, biçimsel olarak çaps?z, üstüne üstlük ezilen ulusu da hor gören bir sömürgecinin yaz?s?n? yay?nlamad???n?z? söylemi? olabilirdiniz.

Ama bu da hem olgularla çeli?ir hem de ucuz bir hiledir.

Yaz?m?n dipnotlar?nda örnek olarak ele al?p ele?tirdi?im yazarlar?n neredeyse tamam? Kürt de?ildir.

Ama zaten, ezilen cinslerin, uluslar?n, ?rklar?n, özellikle dar alanlardaki ili?kilerde, bu ezilmi?li?i bir silah olarak kullanarak, sosyolojik bir ezilmi?lik durumundan bireysel ve grupsal düzlemde egemen duruma geçmesi yeni ve bilinmeyen bir ?ey de?ildir.

Ben Almanya’da ya?ad???mdan, ?rkç?l?k üzerine epey u?ra?m??l???m ve bu alanda epey yazm??l???m vard?r.

Ve e?er gerçekten görü?lerimi bilseydiniz, Kad?n hareketinin “Özel Olan Politiktir” ?iar?n? tersine çevirerek yazd???m, Denemeler’e de ald???m, “Politik Olan Özeldir” ba?l?kl? denememden haberdar olurdunuz ve böyle ucuz ithamlara pabuç b?rakmayaca??m? bilirdiniz.

?öyle yaz?yordum orada:

“??in ilginci, ezilenlerin ço?u kez kendi ezilmi?liklerini, bu ezilmi?li?e kar?? mücadeleye sempati duyan ezen gruplardan bireyler üzerinde bir egemenlik ve bask? arac? olarak kullanmas? gibi olgular nedeniyle, toplumsal bir ezilmi?lik durumu, ki?isel ya da küçük grup ili?kileri alan?nda, diyalektik olarak tam z?dd?na döner ve bir bask? durumuna dönü?ür. Sosyolojik olarak ezilen bir cins, "s?n?f", "?rk" ya da milliyetlerden ki?iler, küçük gruplarda pekâlâ bu konumundan dolay? ezen ve egemen duruma geçebilirler o küçük grubun ili?kileri ba?lam?nda. Bask?ya kar?? tarihsel mücadelenin parolalar?, küçük gruplar içinde birden bask?n?n ideolojik araçlar? haline dönü?ürler. Örne?in "özel olan politiktir" parolas?, son derece "özel" bir ç?kar? veya konumu koruman?n ve güçlendirmenin; onu politik gibi göstererek, gerçek ç?kar? gizlemenin bir arac? haline dönü?ebilir ve dönü?ür de. Asl?nda küçük gruplar?n tarihsel kaderini bu tür sorunlar belirler.”

Daha fazla söze gerek yok.

Demir Küçükayd?n

14 Kas?m 2010 Pazar

 

 


 

 


 

 

[1] Biz Marksizm derken, bundan anlad???m?z, kurucular? taraf?ndan Tarihsel Maddecilik ad? verilmi? olan, Toplum Bilimi, yani Sosyoloji’dir. Bugün Sosyoloji diye bilinenlerin ve akademik dünyada ö?renilen ve ö?retilenlerin hepsi ise, bize göre Tarihsel Maddecilik denen bu Diyalektik Sosyoloji’ye kar?? sava?mak üzere olu?turulmu? ideolojilerdir. Tabii bunlara bugün dünyada yayg?n olarak Marksizm diye bilinen, asl?nda Marksist bir terminoloji görünümü içinde Marksizm’e kar?? sava?an “Diyalektik ve Tarihsel Maddecilik”ler de dâhildir. Bugün dünyada bilinenler ve ortal??? kaplam??lar, her biri di?erinden yanl?? ve gerici (“Gerici” bizim ve klasik ele?tirel ve devrimci Marksizm’in terminolojisinde: egemen s?n?flara ve onlar?n ç?karlar?na hizmet eden demektir.) ideolojilerdir.

[2]Tersinden Kemalizm”in Avrupa bask?s?, Ocak 2005’te Evra Verlag taraf?ndan, Türkiye Bask?s? ise Kas?m 2004’te Araf Yay?nlar? taraf?ndan yap?ld?. Kitap tükendi?inden bulunmamaktad?r. Ancak ?nternette Köxüz sitesinde ?u adresten indirilip okunabilir: http://www.koxuz.org/anasayfa/node/2264

[3] Dipnot dergisi birinci say?s?nda F?rat Ayd?nkaya’n?n söyle?i yapt???, Abbas Vali’den bir örnek: “Belki de moderniteye farkl? yakla??mlardaki ortak zemin ve modernitenin farkl? tan?mlar? hakk?nda konu?mak daha faydal? olacakt?r. Benim söyleyebilece?im kadar? ile bu ortak zemin ?udur: modernite bir projedir. ?nsan akl?n?n di?er tüm faktörler üzerinde egemen oldu?una inan?lan bir projedir. Modernite, akl?n egemenli?i projesidir” (s. 43). “ ‘Ayd?nlanma’; ‘akl?’ ‘özgürlük’ ve ‘ilerleme’ ile ba?lant?land?ran entelektüel felsefik bir projedir.”(s.44) abç.

[4] “Ayd?nlanma’n?n prati?i pozitivizmdir.

“Bizde Ayd?nlanma dü?üncesinin devam? olan pozitivizm, hâkim dü?ünce olmu?, bunun kar??t? dü?üncelerin üretilmesine izin verilmemi?tir.” (Prof. Dr. Nurullah Çetin, “Ayd?nlanma Pozitivizm")

[5] Bu da Rasim Ozan Kütahyal?’dan bir örnek: “Bu modernist/ pozitivist alg?lama arac?l???yla baz? devletler de kendi halklar?n?n kolonizatörü oldular. Kimi liderler kendi halklar?na bir iç-koloni muamelesi yapt?lar. O halklar?n mevcut kültürünü ve de?erlerini ‘tek’ olan ‘muas?r medeniyet’e ayk?r? gördüler ve o kültürel yap?y? yok etmeyi me?ru görebildiler... Türkiye yurtta?lar? bu hikâyeyi iyi bilirler...http://www.taraf.com.tr/rasim-ozan-kutahyali/makale-isaiah-berlinin-liberalizmi.htm

[6] Bir arada kullanmaya bir örnek: “Türkiye’de bir modernite ve ayd?nlanma devriminin ya?anmam?? olmas?ndan kaynaklanan sorunlar? ebed-müddet geçerli, de?i?mez özellikler olarak görmemek gerekir. Türkiye’nin tarihinde bir ayd?nlanma ve modernite devriminin ya?anmam?? olmas? Eski Rejimin de?i?ik görüntüler alt?nda varl???n? sürdürmesi, eskiye ait ya?am anlay??lar?n?n ve tav?rlar?n süreklili?ini sa?lad?.” (Fikret Ba?kaya, “Marks Sonras? Marksizmlerle Marks’? Birbirinden Ay?rmak Gerekiyor”, abç.  http://www.solfasol.org/?p=42 )

[7] Bir Marksist’ten örnek: “Dünkü yanl??lar?n temelinde ise Marx’?n da yakas?n? kurtaramad??? pozitivist bak?? aç?s? vard?r ki, daha sonra biz de Markizsim’i bütünüyle determinist/pozitivist bir dünya görü?ü haline getirerek pozitivizm içine dü?tük boylu boyuna.” (Nabi Ya?c?, “Marks’?n Tembel Talebeleri”, http://www.solfasol.org/?p=23)

[8] Bir örnek: “Cumhuriyet modernle?mesi, geleneksel yap?y? bütünüyle tasfiye edip, yeni bir toplum modelinin in?as?n? öngörüyordu. Bu projenin mimarlar? iki kaynaktan beslendiler: Osmanl?’n?n otoriter, merkeziyetçi ve devletçi yönetim gelene?i ile Ayd?nlanman?n rasyonalist ve pozitivist anlay???. Her iki kaynak da, modernle?menin, yukar?dan a?a??ya yöntemlerle, dayatmac? bir mant?kla ve seçkinler zümresi eliyle yürütülmesine cevaz veren, hatta te?vik eden bir niteli?e sahipti.” (Prof. Dr. Faz?l hüsnü Erdem, “Müdahale, Mücadele ve Müzakere Mekân? Olarak Kamusal Alan” abç. )

[9] Pozitivizm, Ötekile?tirme ve Oryantalizm ba??na Politik ?slam’dan bir örnek:

“Siyasal ?slamc?l??? kavramsalla?t?ran ?slamologlar, t?pk? selefleri oryantalistler gibi pozitivist paradigman?n o bildik imkanlar?n? kulland?lar. Asl?nda yapt?klar? basit bir adland?rma gibi görünüyor, ama adlar?n ve adland?rmalar?n dönü?türücü özelli?i k?sa zamanda etkisini gösteriyor. ?erif Mardin’i dinleyelim: “Pozitivizm bir nüanslar bilimi de?ildi. Bir adlar bilimiydi. Her?ey katalogland? ve her ?eyin mutlaka Flaubert’in ‘betisier’ dedi?i hiyerar?ik bir düzen içinde ona verilmi? olan bir ad? olmas? gerekiyordu.” (Bkz. Age., s. 25.)
Bundan hareketle denebilecek olan ?udur: Siyasal ?slam hakikatte bat?n?n ?slamologlar arac?l???yla “Müslümanlar’? ötekile?tirme”si ve kodlayarak belli bir hedefe kilitlemesi te?ebbüsüdür.”
(Ali Bulaç, “Ötekile?tirme, Oryantalizm, Pozitivizm”)

[10] Etyen Mahçupyan’dan Pozitivizm arac?l???yla Oryantalizm ve Modernizm özde?li?i veya ba?lant?s? kurulu?una bir örnek:

“Dolay?s?yla oryantalizm denen ‘Bat? hayalinde Do?u üretme’ yakla??m? asl?nda modernizme içkin bir özellik...

“Bu bak?? pozitivizmle de iç içe geçmi?ti. Medeniyetler skalas?nda Bat?’ya en önde yer verilmesi ile birlikte, Do?u toplumlar?n?n gelece?i de Bat?’ya benzemekle s?n?rlanm?? oldu. Bugün kendilerini bilimsel aç?dan ‘ayd?nlanm??’ gören birçok ki?i, fark?nda olmadan hâlâ bu gizli pozitivist ve oryantalist yakla??m?n takipçili?ini sürdürüyor. Bu ki?iler sadece Bat?’da de?il, bizzat Türkiye’de de mevcut...” (E. Mahçupyan, “Oryantalizm, Modernizm, Pozitivizm”, Taraf, 29.03.2009 ) 

[11] “??te Berlin özünde yo?un bir fa?izanl?k ta??yan bu modernist/ monist zihniyete kar?? çok müteyakk?z bir filozoftu.” (R. O. Kütahyal?, “?saiah Berlin’in Liberalizmi”, Taraf, 28.02.2009, abç.)

Tekçilik özde?li?ine bir de Politik ?slam’dan örnek:

“Modern Bat? da, t?pk? o dönemde oldu?u gibi, bilimle mücehhez, "ayd?nlanm??" bir insan modeli üretmeyi hedeflemi?tir. Bu insan modeli; tekçi, pozitivist, rasyonalist, gelene?i ve ba?ka bütün kültür ve anlay??lar? d??layan ya da modernist potada eriten bir yap?da olu?acakt?r.”

(Haksöz Haber, http://haksozhaber.net/okul_v2/article_print.php?id=2237 )

[12] Jakobenizm, tepeden ?nmecilik, pozitivizme örnek: “Birçok BDP’linin zihninin CHP ile ayn? kal?pland?r?ld???n? dü?ünüyorum. Ayn? pozitivist, jakoben, tepeden inmeci yakla??mla bak?yor ve halka güvenmiyorlar.” (Doç. Dr. Bekir berat Özipek, http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-27185-26-demokrasi-korkusu.html )

[13] Yine Mahçupyan’dan bir örnek: “Öte yandan modernli?in pozitivist ve oryantalist türü otoriter zihniyetten besleniyor.” (“Otoriterlik, Modernizm, Pozitivizm”)

[14] Mithat Sancar’dan bir Mutlak do?rular?n yan? s?ra otoriterlik, oryantalizm, genellemecilik vs.yi kapsayan, birço?unun bir arada bulundu?u bir örnek:

“Mahçupyan, bu duygularla girdi?i tart??malar?n büyük bir k?sm?nda, tipik pozitivist bir tepki veriyor. “Demokrat bir tutum”a asla izin vermedi?ini çok iyi bildi?i bu yöntemi, mesela BirGün gazetesiyle girdi?i “polemik”te de kullanm??t?. Ben de, 28.8.2008 tarihli bir yaz?yla bu tart??maya kat?lm?? ve Mahçupyan’? ?u sözlerle “dostça” ele?tirmi?tim:

“Öyle genellemeler ve ç?karsamalar yap?yor ki, bunlar?n o çok önem verdi?ini bildi?im epistemolojiyi darmada??n etti?ini de hiç hesaba katm?yor. Çok ele?tirdi?i ‘mutlak hakikat dili’yle konu?uyor; kendinden son derece emin, sesi ve sözleri hep en üst perdeden. Hani pek çok toplumsal ve siyasal kötülü?ün kayna?? sayd??? ‘modernist arif ve yarg?ç’ kimli?inin somut bir örne?i haline geldi?inin de fark?na varm?yor mu acaba?”

Mahçupyan ve bugün bu tart??maya kat?lanlar?n büyük bir k?sm?nda ele?tirdi?im, oryantalizm koktu?unu söyledi?im yakla??m tam da burada temelleniyor. A??r? genellemecilik, toptanc?l?k ve indirgemecilik, meseleleri anlamay? de?il, birilerini mahkûm etmeyi hedefleyenlerin yöntemi olabilir ancak. Bu yöntem, demokratik kültüre ve ço?ulcu siyasete giden yollar? fena halde t?kar. Zira otoriter bir epistemoloji ve totaliter bir metodoloji üzerine “demokrat bir zihniyet ve siyaset” in?a edilemez. Bu tarzla, en fazla “konjonktürel demokrat tutumlar” (Taraf, 24.12.2009)

[15] Konuyu da??tmamak için geçici olarak böylebir tan?m yap?yoruz. Burada önemli olan sadece farkl? kategorik özelli?ine dikkat çekmektir. Ayd?nlanma’n?n ne oldu?u zaten bu yaz?n?n ana konusu say?labilir.

[16] Burada söz konusu olan elbette analitik bir ayr?m de?ildir. Toplumun örgütlenmesine ili?kin bir ayr?md?r.

[17] Konu ile daha ayr?nt?l? bilgi için bak?n?z: Harvey J. Kaye, ?ngiliz Marksist Tarihçiler, s. 55-56

Dipnot Dergisi Üçüncü Say? Kapak
Demir Küçükayd?n tarafından Cts, 11/20/2010 - 07:38 tarihinde

Dipnot Dergisi 3. Say? ile Yeniden Aram?zda!

Ç?kard??? ilk iki say? ile ses getiren Dipnot Dergisi yeni say?s?yla bayilerdeki yerini ald?. Türkiye’de laf? s?kça edildi?i halde henüz lay?k?yla tüm boyutuyla derinlemesine ele al?nmam?? bir konu olan pozitivizmi dosya konusu yaparak elini ta??n alt?na sokan dergi, çok önemli bir tart??maya bizi davet ediyor.

Yeni muhalefet gelene?inin pozitivizmi ele?tiri konusu yap?p yöntem tart??malar?n? yürüttü?ünü biliyoruz. Fakat bu tart??malar?n yeni türden bir pozitivizme ve bilimcili?e ivme kazand?rd??? da bir gerçek. Dipnot Dergisi bu gerçekli?in fark?nda olarak Türkiye’deki ilk kapsaml? pozitivizm say?s? ile önemli bir bo?lu?u doldurmaya aday. Bir imkan olarak pozitivizm ele?tirisinin dayand??? epistemolojik konum nedir?

Öte yandan, pozitivizme ili?kin, hakim ve bir o kadar da eksik bir alg?lan??? hedef tahtas?na oturtup bunu a?maya çabalayan dergi, pozitivizmin salt epistemolojik bir mesele olmad???n?n alt?n? da kal?n bir çizgiyle çiziyor. Kapitalist modernitenin toplumsal gerçeklik rejimini olu?turan-me?rula?t?ran konumuyla pozitivizmi, bir toplumsal proje, bir sosyal teori biçiminde ele alarak, s?k??t?r?ld??? epistemolojik alandan ç?kart?p özgün bir duru?u konumland?r?yor. Bugün pozitivizmi ele?tirmek toplumsal muhalefet için neden önemli? Sistem d??? hareketlerin yöntem aray??lar?n?n günümüzde bir anlam? var m?? Kürtlerin bu aray??lara bir katk?s? söz konusu olabilir mi?

Derginin pozitivizm say?s? referans bir say? olmay? hak ediyor. Hem pozitivizm ve ele?tirilerine dair derli toplu bir içeri?e imza atmas? hem de bu literatüre yön veren dü?ünürleri bir araya getirmesi ile dergi orijinal bir çal??ma sunuyor.

Yeni solun ses getiren projelerinden “Çokluk” fikrinin yazar? Antonio Negri Dipnot Dergisi için özel bir makale ile bu say?ya katk?da bulundu. Yine bu alanda yetkin yazarlar dergi için pozitivizmi tart??maya açt?. Immanuel Wallerstein’dan Zeynep Gambetti’ye, Ahmet ?nam’dan, Ça?lar Keyder’den Necmiye Alpay’a pek çok yazar bu say?ya katk? sundu.

Dipnot Dergisi bayilerde !!!

co?kun edip soykan tarafından Cts, 11/20/2010 - 11:04 tarihinde

merhaba sevgili demir küçükayd?n facebookta köxüz bölümünde gürsel arkada? hastahaneye yatt???n?z? yazm??t? geçmi? olsun sa?l?kl? y?llar diliyorum;kavramlar?n geli?im süreçlerini, birbirinden farkl?l?klar?n? ö?renmek benim dü?ünceme göre dünyay? anlamland?rman?n ,anlaman?n bir basama?? kavramlarla anl?yoruz dünyay?,evreni ya da anlamaya çal???yoruz ki bu kavramlar öyle bir kavram üreteyim dedikten sonra ç?km?yorlar,kavramla?t?rman?n dayand??? maddi bir temel ve geli?im süreci var ve her kavram kendi disiplini içinde kullan?ld???nda daha do?ru anlamland?rmalara var?labiliyor...bunu ö?renmek güzel

co?kun edip soykan