12 Mart Askeri Dadbesinden Sonra Türkiye'de Ne Değişti?

Bu gün 12 Mart askeri darbesinin üzerinden 37 yıl geçti, Türkiye’de ne değişti? Koskoca bir hiç.....
Ülkede gelişen işçi sınıfı ve devrimci hareketin gelişmesinden rahatsız olan Türkiye militer devletin 12 Mart’da sivil hükümet temsilcisi olan Adelet Partisi ve Demirel Başbakanlığın da ki, hükümetin işine son vererek askeri rejimin yönetime el koymasıdır.
Sonrasında askeri sıkıyönetim mahkemeleri, işçi sınıfı hareketi ve devrimci hareket için, mücadele eden devrimci önderler Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan yakalanarak askeri mahkemelerde yargılanarak kısa dönemde İdama mahkum edilirken.
Yüzlerce devrimci demokrat yine aynı biçimde askeri mahkemelerde yargısız olarak ağır cezalara mahkum edildiler......
Mahir Çayan ve arkadaşları cezaevinden kaçarak, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan’ı idamdan Kurtarmak için, T.H.K.O ve T.H.K.P. Cephesi devrimcileri örnek ve ders alacağımz bir kararlıkla ayrı örgütler olmasına karşın birlikte ’’mücadele birliğini’’ oluşturdular.
12 Mart Askeri Faşist diktatörlüğüne karşı savaşmak, Kızıldere’de ihbar sonuncu askeri güvenlik güçleri ile son nefeslerine kadar savaşarak onurluca biz devrimci harekete bu anlamlı ’’mücadele birliğini’’ miras olarak bırakmıştır.....
İşte 12 Mart askeri faşist diktatörlük Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan’ı idam ederken, Mahir Çayan ve 11 Arkadaşını da acımasız biçimde Kızıldere’de infaz etmiştir...
İbrahim Kaypakkaya’yı ise, Diyarbekir iskencehanelerin’de 1973’de kaltetmiştir......
Yani militer devlet işçi sınıfını ve devrimci hareketi geçici olarak susturduğunu sanırken, 1974’den çığ gibi yeniden gelişmiş büyümüş......
Yüzbinler olarak geri dönmüştür....
Kürt özgürlük hareketi de bu devrimci hareketin birer parçası olarak gelişmiş PKK’nın doğuşu ve bir çok devrimci Kürt hareketin gelişimi ve doğuşu olmuştur......
12 Eylül 1980 Askeri faşist darbeye kadar önemli işçi sınıfı hareketinin önemli mücadelesi ve devrimci hareketin bir dönüm noktası olarak damgasını vurmuştur....
Yine sıkıyönetim mahkemeleri, yine işkencehaneler milyonlarca insan bu işkencehanelerde işkence görerek yargısız askeri sıkıyönetim mahkemeleri gencecik devrimciler idam sehpalarında öldürürken, devrimcileri en ağır cezaya çarptırırken militer devlet devrimci ve Kürt hareketlerini bitirdiğini sanıyordu?....
çok sürmedi 1984’de Kürt hareketi isyanı savaşı başlatmış oluyordu......
işte 24 yıldır süren savaş da 40 bin insanın ölümü yüz binlercesi sakat kalışı, Kürt halkının topraklarından koparılıp sürgüne gönderiler...
Mazlum Kürt halkının dramatik şekilde metropol şehirlerde açlık ve yoksuluk içinde süren yaşamları ve çözüm bekleyen Türkiye’nin Kürt sorunu?
Kürdistan halkının özgürlük ve bağımsız devlet sorunu nasıl çözülecek sorusu? Sahipleri olan sınıfı beklerken........
Türkiye Komünist devrimci hareketi de aynı şekilde sınıf mücadelesine öncülüğü yapacak Komünistleri ve sınfın partisini bekliyor.......
12 Mart ‘dan günümüze ne değişti sorusu?
İse sadece değişen Kapitalizmin teknolojik değişimi dışında değişmeyenleri ise Türk militer devletinin yapısı çözümsüzlüğü aynı şekilde devam ediyor....
Kapitalist-emperyalist sistem içinde bocalayan Türkiye’de açlık, yoksulluk, işsizlik oldukça dahada artmış insanlar çöpten besleniyor.......
Daha ne olsun?
Utanılacak bir halde 37 yılda insanlık dahada değer kayb etmiştir........
Mehmet ÖZCAN