Olmadı kardeşim Murat Belge, olmadı
Murat Belge'yi Türkiye'nin birkaç gerçek "entellektüelinden" biri olarak bilirim. O nedenle dün yazdığı yazıyı okuduğum zaman, onun adına yüzüm kızardı. Şöyle yazmış:
"Herşey son derece açık. Şu anda, binbir türlü yoksunluk ve sıkıntı içinde, her an, her türlü tehlikeyle karşı karşıya bir örgüt bu. Ama, 'benim gibi düşünmeyeni, hele düşünmediğini açıklarsa, öldürürüm' diyor aynı zamanda. Hani aşağısı da yok; 'öldürürüm' diyor. Bunun daha ötesi, lamı cimi yok."
Bu satırlar, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın avukatları bu yönlü provokasyon kokan iddiaları yalanladıktan, KCK Yürütme Kurulu Başkanı Karayılan, "kimseyi tehdit etmiyoruz" dedikten, BDP Eşbaşkanı Demirtaş "tehdit olsa en başta biz karşı çıkarız" açıklaması yaptıktan ve Leyla Zana bu tür iddialara karşı açık tavır koyduktan sonra yazılmış.
Murat Belge gerçekten de, adı anılan bir takım Kürt kökenli aydınların "ölümle tehdit" edildiğine inanıyor mu? Bırakalım inanmayı, bir dilbilimci olan Murat Belge, "ölümle tehdit ettiler, etmeyin" ifadesiyle, "benim gibi düşünmeyeni, hele düşünmediğini açıklarsa öldürürüm" ifadesi arasındaki farkı biliyor. Birincisinde "somut" bir iddia karşısında, o iddiayı gerçek sayarak, somut bir eleştiri söz konusu. Ama ikincisinde, yani Belge'nin ifadesinde, "genel bir eğilim", "muhaliflerini öldürme" eğilimi suçlanıyor. Yani o, ortaya atılan bir yalana kanmış değil. Hüküm veriyor: Örgüt kendisi gibi düşünmeyeni ve hele düşünmediğini açıklayanı öldüren bir örgüttür... Sentaks analizi böyledir.
Murat Belge'nin yaklaşımına gerçekten üzüldüğümü, böyle bir entellektüelin, karakuşi yargılarla böyle ağır iddialarda bulunmasına şaştığımı itiraf ederim.
Eğer Belge ve benzer iddialarda bulunanlar, yaptıkları bu tür açıklamalarla, "ölümle tehdit" edildiğine inandıkları insanları savunduklarını sanıyorlarsa fena halde yanılırlar. Onlar, savunduklarını sandıkları insanları büyük bir tehlikeye attıklarını ya anlamıyorlar, ya da anlamak istemiyorlar. Şu anda, Türkiye Cumhuriyeti için "ölüm kalım" meselesi, sanıldığı gibi "yapılamamış darbeyi önlemek" değil, Kürt coğrafyasında Kürt Özgürlük Hareketi'nin etkisini kırmaktır. Irak'taki "pazarlar" sorunu bununla ilgilidir. Rakip İran'la geleceğin sürtüşmesine ve hatta savaşına hazırlık bu işle ilgilidir. "Anayasa"yı, bir takım kısmi "reformlarla" şekere bulayıp, halka "Başkanlık" sistemini yutturmak için "seçim kampanyasını kana bulamak" bu işlerle ilgilidir. Ortada büyük meseleler var.
Üç kuruşluk "darbe teşebbüsü" için, ortalığı yakmaya çalışan "eski derin devlet" gibi, "yeni derin devlet" bu çok önemli, hayati, "bölgesel" çıkarlar için, Murat Belge'nin koruduğunu sandığı "arkadaşlarını" o anda gözden çıkarır. Bunlardan birinin vurulması, PKK'nin Kürt coğrafyasındaki etkisine sanılanın çok ötesinde bir zarar vermekle kalmaz, Türkiye'yi aynı gün "yeni militarizmin" egemenliğine sürükler.
AKP'nin "seçimlerden sonra işleri" yoluna koyacağına kefil olmak, "şüphe"yi bir entellektüel akıl yürütme yöntemi sayan aydınlara yakışmaz. Son olaylar ve uzun bir süredir ortaya çıkan bütün emareler, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi üyeliğe daha çok uzun bir dönem boyunca almayacağını ortaya koymuştur. Bu gerçeği en iyi Başbakan biliyor ve o nedenle son Avrupa Parlamentosu bildirisinde yazılanları "iplemiyor", "onlar söyler biz bildiğimizi okuruz" diyor. O söylenenlerin içinde yalnız "Ahmet Şık ve Nedim Şener tutuklamaları" olmadığını, Kürt sorunuyla ilgili, geçtiğimiz gün Mehmet Altan tarafından aktarılan çok önemli suçlamalar olduğunu, örneğin KCK davasının eleştirildiğini Murat Belge de biliyor. Erdoğan bu tutuklamalara devam edeceğim demiş oluyor.
Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin "demokrasiye yol açacağı" umudu, başlangıçta, AB üyeliğinin yakın olduğuna inanlar için doğaldı. Ama şimdi AB ile mesafenin açıldığı ve "bölgede güç merkezi olma" yolunda gözü kara adımlar atıldığı, Türkiye'nin geleceğinin bölge pazarlarını rakiplerle, gerekirse militarist yöntemlerle ve savaşla paylaşmakta gören bir iktidarın, "başkanlık" sistemine geçmeye hazırlandığı bir evrede, bu gelişmelerden "demokrasi" çıkacağını düşünmek, Murat Belge ve diğer aydınlara yakışmamaktadır.
Ve son olarak şu basit gerçeği düşünmenizi öneririm: Eğer içinizden birisi, PKK'nin gizli bir "emirnamesini" ele geçirmiş ve o "emirnamede" "bizim gibi düşünmeyenleri öldürün" ibaresi keşfedilmiş olsaydı, ben de Murat Belge'yle birlikte PKK'yi en ağır biçimde eleştirirdim. Ama iş böyle değil. Ortada böyle gizli "emirnameler" yok. Belge ve diğerleri, tahrif edilen İmralı notlarına ve ne olduğu bilinmeyen "internet sitelerindeki laflara" dayanıyorlar.
Ve düşünmüyorlar ki, muhaliflerini "öldüreceğini" "açıkça" ilan eden PKK, neden sonra dönüp, en yetkili ağızlarından böyle bir tehdit olduğunu yalanlasın?
Neden?
Murat Belge "öldürme" işlerine karşı çıktığı için "utanıp, korktuklarından" mı? Gülünç olursunuz...
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun

""Murat Belge'yi
""Murat Belge'yi Türkiye'nin birkaç gerçek "entellektüelinden" biri olarak bilirim.""""
sayın sezai sarıoğlu..
böyle bilirseniz haliyle şaşar kalırsınız.. murat belge bunu nasıl yapar diye...;
""O nedenle dün yazdığı yazıyı okuduğum zaman, onun adına yüzüm kızardı.""
dersiniz..
oysa murat belge gibileri türk-iyede bolca var olan entellektüel!lerdendir.. bu konuda devrimci yol da yanıldı ve tasfiyeye uğradı..
entellektüel birikimine itirazım yoktur ama heybesindeki birikimleri nereye ve neyin hizmetine sunar buna bakmak gerekir..
1978-9 ve 80 deki dy birikim ilişkileri bilinir.. ki.., dy zaten bundan sonra dikiş tutmamıştır..
aynı şekilde bu çevre gbkpg adı altında yürüyen dy lilerle beraberdi.. sonra ayrıştılar..
ve bu ayrışmada çok ilginçtir..
varlığında kürdara azadi diyen çizgi ulusalcılığa yelken açarken.. beyaz-elit entellektüeller.. ise kürtlere yetmese de özgürlük demeye başladılar..
oysa gbkpg sırasında kürtlerle ilişkilenmeye en çok bunlar karşı idi..
ne diyeyim.. yaşamın garip "akışı" mı!!
kusura bakmayın ama murat belge babasının izinden gider.. tkp tasfiye edildi oğlu da dy nin tasfiyesindeki iç mimardır..
bu ülkede sol içinde iki şöven damar vardır..
1- liberal ve radikal sol içindeki açık şöven damar
2- radikal ve liberal sol içindeki gizli şöven damar..
bu iki damar sürecin akışına göre misyon üstlenirler..
bırakalım halkımızı sol!daki balık hafızası meşhurdur..
murat belgeyi yıl yıl ve dönem dönem bir okuyun göreceksiniz..
bunlardaki kıvraklık nesrin topkapıda yoktur..
çırakları da ya dy-emep de ya da libaral alanda mevcuttur..
tkp provakasyonları
bazı "işçisınıfı" "öncüleri"ndeki tkp desteği
ödp ve emp ve halkevlerinde başlayan ulusalcılık ve özgürlük hareketi karşıtlığı
ve son olarak da beşikçi ile denenen tehdite karşı "kampanya" dan sonra süregelen yeni kampanyalar..
turnusol kağıdına gerek yoktur..
murat belge de.., entellektüel değil.. abdurrahman çelebidir..
Şöyle yazmış:""