Kullanıcı Girişi
Özel Menünüz
Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!
Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.
Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın.
| koxuzden-yazilara katıl |
| Bu grubu ziyaret et |
M. Şehmus Güzel
Güney'in yol'u

'İmralı Yarı Açık Cezaevi'nden beş mahkum izinli çıkıyor. Bir elin beş parmağı gibi. Yol'da anlatılan beş erkeğin hikayesi değil. Beş erkek artı beş kadın hikayesi anlatılıyor. Onlarınkilerle birlikte bir ülkenin, bir ülkenin daha, öyküleri birbiriyle girişli çıkışlı sunuluyor.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Federasyon, özerklik: Dertleşen tarih

Ekim 1993'te Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk, ve umarım sonuncu olmayan, kadın başbakanı İspanya resmi ziyaretinden dönüşünde, aradığını bulmuş Leyla gibi, gazetecilere 'Meseleyi Bask modeliyle çözeceğiz' mesajını iletince hepimiz çok sevinmiştik. Sevincimiz kursağımızda kaldı, o ayrı konu.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Yüz numara/ 'deli' numara

Kendilerine post-modern ismi takılan filozoflar 'akıl'ı, 'us'u sorguluyorlar. 'Deliliğin Tarihi'ni yazmakdaki neden bir yerde 'Delilik, delilik değildir' demek için. Burada ister istemez Neyzen Tevfik 'aklıma' geliyor.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Öykülerdeki kadınlarımız

O taş atan çocuklar sadece taş atmıyorlar. Taş atan çocuklar okula gidiyorlar. Sınıfları dolduruyorlar. Yere düşmüş eriklere yüz vermiyorlar. Yere düşen eriği kapıp kaçan ala geyiklerin peşinden koşmuyorlar. O taş atan çocuklar, kendi yollarında, güneşe bakarak, güneşe yürüyorlar. Güneşte.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Foucault'dan

Fransız filozof Michel Foucault (Mişel Fuko), dünyanın birçok yöresinde birçok insanı etkiledi. Paris'li yıllarında onu dinleyenler, konferans ve seminerlerini izleyenler, kitaplarını 'yiyip yutanlar', kendilerine 'Foucault'nun öğrencileri' diyenler, bu işte elbette birinci 'kanal' rolünü oynadılar.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Çöküntü

Zenginlerin, patronların, aristokratların hükümetin başında olmasına, ticari, sanayi, medya ve daha bir dizi işkolundaki değişik ve çok boyutlu işlerini yürütürken, ülkeyi de yürüttüklerini, pardon yönettiklerini Berlusconi örneğiyle en ucuz ve en medyatik boyutlarıyla biliyoruz. Ama İngiltere’de de benzer bir durumun yaşandığını anımsamakta yarar olabilir.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Fransa Mayıs 68

Mayıs 68 bitti mi? Bitmedi mi? Ocak 2008’de Daniel Cohn-Bendit’e kulak verenler kulaklarına inanamadılar. Çünkü Mayıs 68’in öğrenci liderlerinden en ünlüsü aynen şunu söyledi: “Mayıs 68 bitti! Bir daha ortaya çıkmamak üzere tonlarca tarihi kaldırım taşlarının altında kaldı.” Ondan bir yıl kadar önce de Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “Mayıs 68 ile bütün ilişkilerimizin koparılması şarttır.” diyordu.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
'Döner kebab dönmez olsun!'

Paris hem yakındır size, içindeyseniz. Hem de uzak: İçinde olsanız bile.
Paris boğucu bir metro-poldür. Bir megapol. Bir megalo-pol... Çocuklarını ezip geçen bir buldozer. Acımasız.
Gösterdikleriyle görünmesini istemediklerini saklamayı bilen kapkara ağızlı canavar.
Paris, rüküş-kent, bir yalnızlıklar başkentidir. Başa bela. Paris bir yalnızlıktır: Bir kara mizah yazısıdır, yalnızlığında bitik, yitik.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Mücadele

Din, milliyetçilik, Marksizm arasındaki mücadele sürüyor. Büyük ihtimalle daha da sürecek. Hangisinin kesin ve son zaferi kazanacağını şimdiden görmek, söylemek ve yazmak mümkün değil. İki yüzyıldan beri devam eden mücadalede dönem dönem birinin veya diğerinin üstünlüğü söz konusu oldu, oluyor. Bu üstünük kalıcılaşamadı: Hani birkaç yüzyıl sürecek cinsten.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Füsun AKATLI

Edebiyatı ve tiyatroyu felsefenin en duru, en sert sularıyla yıkıyor, marksizmin kızıl güneşinde kuruluyor, Anadolu güneşine seriyordu. Özgürlüğün, özgür düşüncenin en sıkı ve en harbi savunucusu oldu hep. Gerçekten laik. 'Toplumsal cumhuriyet'in militan kızlarından biriydi.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
