Yüksel Genç

Bu filmden bıktım!

Kürt sorununda çözümün tartışıldığı bir gündemden, bir anda kendimizi Hanefi Avcı'nın tutuklanması ve başörtüsü gündemleri ile karşı karşıya bulduk. Öyleki Kürt sorununda çözüm yolları nerede ise hiç tartışılmaz oldu.

Bu nedenle 'biz bu filmi hep izliyoruz' demek geliyor içimden.

Hükümet ne yapmak istiyor?

Herkes soruyor: Hükümet ne yapmak istiyor? Çözüm ve barış için mi çaba harcıyor, yoksa tasfiye yöntemleri ile PKK ile Kürt meselesinden kurtulmak mı istiyor? Yoksa bir tür belirsizlik yaratan politikaları ile PKK ve Kürt sorununu kontrol edilebilir bir çizgide mi tutmak istiyor?

Ne yapmak istiyor?

Müzakere ve spekülasyon

Son üç yıldır Kürt sorunu ile bağlantılı olarak, Türkiye'de en çok tartışılan konuların başında yeniden 1999 dönemindeki koşullara dönülüp dönülmeyeceği geliyor. Bu tartışmaya en güçlü olarak geçen yıl gelen barış grupları nezdinde tanık olduk.

Geri çekilme tartışmaları üzerine

Taraf gazetesi birkaç gün önce PKK'nin militanlarını sınır dışına çekmeye başladığını iddia etti. Dün de Yeni Şafak gazetesi, 'Kandil'den göç zamanı' başlığıyla, Kandil'deki PKK'lilerin Mahmur'a yerleştirileceğini haber veriyordu.

Çözüm adına birkaç iyi şey

Önceki gün nihayet herhangi bir yerde bir şeyler patlamadı da hükümet BDP ile görüştü! Malum aynı Meclis çatısı altında bulunan bir siyasi parti ile görüşmelerini bile, hükümet savaşın sesine göre endeksliyordu. Şimdiye kadar DTP'nin, BDP'nin görüşme taleplerini kerhen kabul eden hükümetin, görüşmeleri iptal etme gerekçelerinin hep aynı alması bunun örneği.

'Yetmez ama evet'çiler vebal altındalar

Hakkari'de yaşanan acı olay nedeniyle bu konuyu yazmam biraz gecikti. Ama yazmak boynumun borcu. Konu, anadil taleplerini görünür kılmak için TZP-Kurdi'nin başlattığı okulları boykot eylemine başbakanın verdiği meşum yanıt.

Amaç Kürtleri PKK'ye karşı harekete geçirmek mi?

Derin ve kirli yapının Hakkari'deki saldırısının ardından PKK tam da beklediğim gibi eylemsizlik kararını uzattı. Bu kararın uzatılması kanımca PKK'nin Hakkari katliamıyla ilişkisi olduğu iddialarına verilmiş açık bir yanıttır. Kürtler nezdinde olayın faili devlet içi çeteler. PKK'nin son kararı da bunu pekiştiriyor. Niçin?

AKP töhmet altındadır

Başbakan Tayyip Erdoğan'ı esefle dinledim. Kendisinin hükümet olduğu bir dönemde 9 yurttaş hunharca bir saldırıyla yaşamını yitirdi, ama o şüphelilerden birini canhıraş bir biçimde savunmaya kalktı.

Şemdinli gibi olmasın kirleri temizleyin!

Tüm Hakkari halkının boykot ettiği referandum'dan 4 gün sonra,

Başbakan ve AKP hükümetinin, suç saydığı boykota Hakkari'nin en yüksek katılan il olduğunu açıkladıktan üç gece sonra,

Cemil Çiçek'in boykota karşı güvenlik tedbirlerine işaret etmesinden 3 gün sonra,

Eylemsizlik kararınının bitimine 3 kala,

Umutvar gelişmeler

PKK'nin 20 Eylül'e kadar ilan ettiği eylemsizlik kararının bitimine 5 gün kala yaşanan gelişmeler umut vadediyor. Bir ay boyu eylemsizlik karşısında suskun kalan kamuoyunu bir anda hareketlendiren gelişmeler siyasi kanadın sahiplenmesi ile sürdürülür ise değil silahların tümden susması çözüm bile gelebilir. Bu sanılandan daha yakın bir tarihte yaşanabilir.