Kullanıcı Girişi

CAPTCHA
Aşağıdaki basit hesabın sonucunu yazın. Bu siteye spam (çöp) yollanmasına karşı bir tedbirdir.
11 + 5 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!

Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.

Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın. 


Google Groups
koxuzden-yazilara katıl
E-Mail:
Bu grubu ziyaret et

 

Ayhan Bilgen

Tarih okumalarında yalancı şahitlik

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Kur'an, adalet çağrısı yaptığı bir çok yerde 'yalancı şahitlik' konusunda sert uyarı yapar. Adaletin tecelli etmesinde hakikatin ortaya çıkması, sadece bireysel değil aynı zamanda toplumsal sorumluluk gerektirir.
Yalancı şahitlik, bilmediğiniz bir konuda biliyormuş gibi şahitlik yapmanız ya da bildiğinizi saklamanızdır. Tarihte yaşanan olaylarla ilgili gösterilen tepkiler, ne yazık ki topluca işlenen 'yalancı şahitlik' günahına dönüşebilmektedir.

Gizli tanık mekanizması

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

YARSAV Yönetimi konuyu gündeme getirseydi belki farklı algılanırdı. Ama Osman Can öncülüğünde kurulan alternatif yargı örgütlenmesinin, ilk çalışmasını gizli tanıklık mekanizması üzerine yapması ayrıca özel bir anlam ifade etti. Erzincan ve Erzurum ekseninde yapılan incelemelerle gizli tanıklık mekanizması masaya yatırıldı. Raporun ne kadar hayati bir konuya parmak bastığını, geçtiğimiz hafta basına yansıyan tartışmalar bir kez daha ortaya koydu. Resimleri hatta isimleri basılan şahısların gizli tanık sıfatıyla Ankara sokaklarında sergiledikleri tavır, şimdiden davanın seyri konusunda güvensizlik oluşturmaya yetti.

Devlet yıkılanı yapar

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Elazığ'ın köylerinde yıkılan kerpiç evler için yapılan ilk açıklamalar alışık olduğumuz biçimde. 'Devlet yıkılanı yapar.' Cümlenin tonlamasını değiştirdiğinizde farklı anlamlara da ulaşıyorsunuz. Vurguyu 'devlet' kelimesine değil 'yıkılan' kelimesine yaptığınızda bambaşka anlam ortaya çıkar.Devlet, ancak yada sadece yıkılanı yapar. Ya yıkılmayana ne yapar ? Yerine yenisini yapmak için yıkılmasını bekler. Devletin öncelikle ne yapıp yapmayacağından ibaret değil algı dünyamızdaki gariplikler.

Dış politika ve ekonomi, gerilimi derinleştirecek

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Ekonomik göstergelerin gittikçe iyileşeceği beklentisi neredeyse anlamını yitirdi. Seçim ekonomisine özgü geçici rahatlama ihtimali dışında, yapısal bir değişim imkanı kısa dönemde gözükmüyor. En azından küresel krizin aşılmasından kaynaklı bir iyileşme işaretleri şimdilik yok. Aksine işsizlik ve enflasyonun birlikte yükseleceği bir tehlikeli tablonun sinyalleri alınıyor. Dünya finans krizi yaşarken, bizde hem kamu hem de özel sektör bankalarının oldukça yüksek kâr oranlarını açıklaması ayrı bir değerlendirme konusu.

1915'te ne olmadık ki?

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Sınavda çocuğa sormuşlar, 'Atatürk ne yaptı ?' diye. O da, 'Ne yapmadı ki?' diye cevap vermiş. ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Alt Komisyonu'nun aldığı kararla ilgili Ahmet Davudoğlu'nun düzenlediği basın toplantısı biraz bu cevaba benziyordu. 'Evet tehcir olmuştu, ama 1915'de Çanakkale Savaşı da vardı' demenin bu olayda ne anlam ifade ettiğini ben anlamakta zorlandım. Ermenistan ile hazırlanan protokolü TBMM genel kuruluna getirmemek için oldukça önemli bir mazeret ortaya çıktı. Aslında tam biz konuyu meclis gündemine getirecektik, ama artık ABD'de alınan bu karar karşısında böyle bir şey düşünülemez!

Diyanet ve korkuların yönetildiği din hizmetleri

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 3 Mart 1924 yılında kuruluşu topluma yönelik korkulardan beslenmektedir. Toplumsal bir gerçeklik olan din hizmetleri talebinin tümden yok sayılması mümkün olmadığına göre, bari devlet kontrolü sağlansın anlayışı, kurumun ortaya çıkmasının en önemli nedenlerindendir. Bir ihtiyaç olarak varlığını her zaman dayatan din hizmetlerinin, cemaatler eliyle yürütülmesi durumunda, devletin kontrolü dışında güçlü bir alanın oluşma riski ciddi bir endişeye neden olmuştur.

28 Şubat'ın ne zaman biteceğinden önce ne zaman başladığını tartışmalıyız

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Bin yıl sürebilir mi? 13. yılında çoktan bitti mi? Hâlâ devam ediyor mu? Bütün bu sorulara farklı cephelerden bakarak farklı cevaplar verebilirsiniz. Ancak bir siyasal süreci değerlendirebilmek için önce doğru tanımlamasını yapmak gerekir. 28 Şubat'ın ne zaman başladığı konusunda da, farklı eksenlerden bakarak farklı milatlar, farklı dönüm noktaları tespit edebilirsiniz. Sorunu din devlet ilişkilerindeki çarpık örgütlenmeye dayandırıp cumhuriyetin ilk yıllarına dayandırabileceğiniz gibi işi daha çok askeri müdahalelere dayandırıp 27 Mayıs'ı esas alabilirsiniz.

Siyasette elinden geleni ardına koymamak

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Siyasette bazen kendinizi frenleyerek, gücünüzün yeteceği işleri yapmayarak mesafe alırsınız. Bu dönemler genellikle kendinizi güçlü hissettiğiniz, görece istikrarın egemen olduğu, en azından öyle göründüğü dönemlerdir. Bir süre sonra dengeler değiştiğinde, keşke şöyle söylemeseydim, öyle yapmasaydım demenizin çok anlamı olmaz. Başbakan Erdoğan'ın zirve toplantısı ile ilgili eleştiri yapan gazetecilere yönelik sözleri bu bağlamda ele alınması gereken bir tabloyu ortaya koymuştur. Gazetecilerle mücadele düşünsel zeminde olur.

Söz konus olan devletin çıkarları ise hukuk teferruattır(!)

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Hukukun ne kadar kolay araçsallaştırılabildiğini bir kez daha gördük. Balyoz davasının akıbetinin hakim ve savcılara bırakılmayacak kadar ciddi olduğuna hep birlikte şahit olduk. Elbette hukuk her şey değildir. Ama bu kadar da edilgen bir olgu olarak görülmemelidir.

Devlet zirvesinde kritik kararlara rota çizilmesinin ilk örneği değil elbette son günlerde yaşadıklarımız.

Başbuğ'un açıklamaları yargıyı etkilemiyor mu?

Ayhan Bilgen kullanıcısının resmi

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ son dönemde medya önüne çıkarak ıslak imza, kafes, balyoz üzerine net açıklamalar yaptı. Bu açıklamalara gündem oluşturan gelişmelerle ilgili yargı tarafından en azından inceleme başlatıldığını Genelkurmay Başkanı bilmiyor olamaz. Bunu bilerek kamuoyu önünde açıklama yapması nasıl yorumlanabilir?