Türkiye Politikası

Niçin Abdullah Öcalan da Yazarımızdır?

Abdullah Öcalan yazarlarımız arasında yer almaktadır. Elbette bu onun doğrudan Köxüz’e yazı yazdığı anlamına gelmiyor. Bunun koşullarının olmadığı herkes tarafından bilinmektedir. Hatta koşulları olsaydı yazar mıydı? Bunu da bilmiyoruz.

Ek: Amaçlarımız ya da Ali Kemal Özcan'a Mektup

Bir süre önce kisa bir süre Köxüz yazarlari arasinda yer alan Ali Kemal Özcan'a Köxüz yazari olarak sayfamizda yer veremeyecegimizi bildiren ve bunu politik olarak gerekcelendiren bir mektup yazip kendisine yolladik. Bu mektup Özcan'in kendisine yazildigindan yayinlamayi düsünmüyorduk.

Kongre’yi (HDK) Bekleyen Tehlikeler - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (2)

 “Türk sosyalistleri Kendi Cenazelerini Kaldırırken” başlıklı ilk yazıyı okuyan kimi okurlar, burada kastedilenin mantıksal anlamda; soyut anlamda bir cenaze kaldırma olduğunu anlamayarak, Türk sosyalist yuvarlarının hiç de öyle yazıda söylendiği gibi ölmediği itirazını yapıyorlar.

Bu arkadaşlar bir düşünce ve davranışın tarihsel ve toplumsal anlamı ve bunun mantıki sonuçlarıyla; bu mantıki sürecin tarihsel süreçte gerçekleşmesinin (hatta gerçekleşmemesi durumunda tersinden doğrulanmasının) farklı şeyler olduğunu görmüyorlar.

Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (1) - Türk Sosyalistleri Kendi Cenazelerini Kaldırırken

Roj TV’de seçim gecesi, gece yarısından sonra çıktığımız programda moderatör, seçimlerden sonra Bloğun ne olacağını ve sosyalistlerle bir birlik olup olmayacağını sormuştu.

ankkongre.jpg

Kavrambaz Hakkında

Sevan Nişanyan, Taraf’ta yazdığı “Kelimebaz” ile Etimoloji veya Linguistik ile nasıl politika yapılabileceğinin dünyada belki de eşi benzeri bulunmayan nefis bir örneğini sunmuştu.

Marks Niçin ve Nasıl Bir Milliyetçiydi? - Milletler ve Miliyetçilik Üzerine (01)

Kendini sosyalist ve demokrat olarak niteleyenlerin çoğu, milliyetçiliği olumsuz bir “şey” olarak görürler ve kendilerinin de milliyetçi olmadıklarını düşünürler.

Blog Vekilleri Meclise Dönerse Nasıl Dönmeli?

Blog vekillerinin meclise dönüp dönmeyeceği tartışılıyor. Bu tartışmalarda, BDP’lilerin de yüzünü çizdirmeyecek bir dönüş için, hükümetin de adım atması gerektiğinden söz ediliyor. Buna bağlı olarak da örneğin Erdoğan’ın “Biz terörle mücadele ederiz, siyasi irade ile de müzakere ederiz Siyasete gelenle konuşuruz ama gelmeyenle konuşmayız” şeklindeki sözleri, Hükümetin bir adımı olarak yorumlanıyor ve BDP’ye “bakın işte Hükümet “PKK’ile aranıza mesafe koymadan görüşmeyiz”den, bu koşulu kaldırarak sizlerin siyasi olarak muhatap alınacağınız noktasına gelmiş” diye yorumlanıyor ve “haydi ne duruyorsunuz, dönün” sonucu çıkarılıyor.

Zorunlu Bir Resmi Dil Gerekli midir? - V.I.U. Lenin

Liberaller gericilerden, en azından ilkokul için anadilinde ders hakkını tânımalarıyla ayrılıyorlar. Ama zorunlu bir resmi dilin olması gerektiği konusunda gericilerle tamamen hemfikirler.

Dört Günlük Sarsıntı…

18 Nisan’da Yüksek Seçim Kurulu’nun Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloku’nun 7 milletvekili adayı dahil 12 bağımsızı veto etmesi toplumsal bir depremin fitilinin ateşlenmesine sebep oldu.

İstanbul Doğumlu Rumların Kovulması - 1964*

İstanbul'daki Rumlar ve Batı Trakya'daki Müslümanlar 1923'te imzalanan Lozan Antlaşmasına göre mecburi mübadalenin dışında kalmışlardı (1). Ancak kalan Rumlar her zaman için göze batan bir unsurdu.