Edebiyat

nübihar sabahı(proza)

nûbihar sabahı

o gün,

biz ıslaklığın ten renginde yaşıyorduk ayrılığı, adını söylesem dilimde akşam oluyordu. mor bir hüzün yağıyordu yüzüme; tenimde değildi, ıslaklığı teninin; avuçlarımda avuçlarının terleyişi, gözlerinde ki hüzün ömrümün son bestesiydi.

İblis

Ateşin kıyısında durdu, kendi dibini oyan ve mahşeri bir uğultuyla kaynayan insan karanlığına baktı. “Sadece ezilenlere değil, ezenlere de özgürlük,” diye iç geçirdi. İnsan karanlığında habis ışıltılarla parlayan ve henüz görünmeyen devrimin çapını merak etti. Özgürlük ve zorunluluk prangasını aşar gibi oldu.

Sen Değilmisin

Sana neler toplayıp getirdim
Bak aç gözlerini kapına geldim
Ülkemin bir parçası avuçlarımda
Al kokla açılırsın
Güneş ülkesiydi beni sana uğurlayan
Arkamda bıraktığım patikalardaki
Kır çiçekleri kokar bütün bedenim

Sar beni Öyle bir nefes çek ki
Acılarım dinsin öyle kokla ki tenimi
Tarih de gezintilere çıkarsın seni

Zaroktiya Bêmalî/ Evsizliğin Çocukluğu

ji bexté xwe re kêrê dikşînin, pelik davêjin dojehê
bi tînerê mist didin termê xwe
aşikên wan asûde û bi xiyalên lal
çiftek zar e kulîlka çavan ku dihejînin êşê

bi sîrûdên xwekujî derbas dibin ber me de
her dem bi zordarî umrê wan dimijin serkeşîş
kevnikên jiyanê ne
bi xwîn û rêmeşîn têt xwendin dîroka wan

Karga Dili

‘Kuşlar üçüncü zamanda ortaya çıktı/ Aşk tebeşir çağında/ Ben onu bunu bilmem/ Ayın elinde hatmi vardı’ (M. Cevdet Anday)

Kuşlara gittim…

 

Şagirtê Şkestî/ Kırık Çırak

Şagirtê Şkestî/ Kırık Çırak

Şagirtê Şkestî

Min dilê xwe kirê çakuç jî serast nekir
Kaporta jîyana xwe yî xahr û xûdûr
Hostad eciqîn xwe li min vedireşê
Zarokîya min wekî ûstûpî xerc dikir

Hewesê min qeynax ne digirtin
Duhû da ji sibêra şkestîm
Dibêjin kiryarkerê te dewlet e
Yek ji malbata te yî bonkorî hilberîn

'Ölüme Kıl Payı'

Belge yayınlarından çıkan Hampartsum Çitçiyan'ın yazdığı anı romanı okumaya başladım.Dersim yöresinde daha doğrusu Peri Nahiyesi ve civarlarinda yaşayan Ermenilerin başlarına gelenleri 90'lı yaşlarına merdiven dayayan Hampartsum Çitçiyan bu yaşananlar suya yazılmamalı diyerek kaleme sarılıp hatırladıklarını kendi sade diliyle anlatmaya çabalamış.Kitabın deta

olume-kil-payiermeni-soykirimindan-kurtulmus-birinin-anilari-hampartsum-citciyan.jpg

ışık saçan mum(19 aralık katliamı ve bir şiirim)

çok acı veren bir olaydı bir direniş sergilendi sonuçlarının felsefi boyutta olduğunu söylemek gerekir,kazanımlar fizksel olamadı belki de hatta kayıplar oldu fazlasıyla cezaevlerinde durumlar düzelmedi daha kötüye gitti ama dünyanın tanıdığı sınıf savaşımının öncülerle devlet arasındaki en kanlı muharebesiydi...


ışık saçan mum

Edi Bese! Artık Yeter! Ya Basta!

Edi Bese! Artık Yeter! Ya Basta!

Uğur Kaymaz ve “devlet dersinde öldürülen” tüm Kürt çocukları için…

-Edi Bese!

kaç kez vurdular çocuk bizde seni
vicdansızca, yaşından çok kurşunla,

Dil ve anahtar

“Leylâklar açtığında/ O zaman ne zamandır/ Elbet işleridir açmak/ Leylâkça bir zamanda/ Peki ne zamandır/ Yüreğinin testi gibi/ Kolayca tutulacak/ Kulp taktığı boynuna/ Ve biri el atsın diye/ Sabırla beklediği/ Karnında uğuldayan/ Mahzun rüzgârlarıyla/ Ne zamandır o zaman/ Kolay geçme