Kullanıcı Girişi
Özel Menünüz
Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!
Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.
Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın.
| koxuzden-yazilara katıl |
| Bu grubu ziyaret et |
Kadın Hareketi
Bir Kadının Aşkı

Tabiatın güzelliğini en iyi gören ve anlayan kişi, aşkın duygusuna kapılandır…
Hiçbir bütün güzellik anlamlanmadan değer kazanmaz. Özgürlükte böyle bir şeydir. Ancak güzelliği keşfetmek bu toprakların en zor olanıdır. Geçmişin derin izleri, kendini her zaman her yerde hissettiriyor ki yılların kadın özgürlüğü üzerine yapılan tartışmalar bile samimi bir gerçeklikten yoksun bırakıyor bu acizlikten. Eşit olduğunu savunan kadınlar bile bazen eşit davranmıyor kendilerine.
- Fikret Şedal ağ günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Kürt hareketi, kadın önderlikli bir harekettir...

Özgürlük için yaşamını yitiren, emek veren, mücadelesini yürüten kadınlara...
Erkek egemenlikli toplumun en çok bölündüğü, dile doladığı, birbirinden farklı, çelişik, hatta karşıt yorumlar getirdiği 'kadın tanımı' olmuştur. Erkek egemen yaklaşımdan kaynaklanan bu durum sosyal mücadele ve devrimlerde kadının yeri ve rolü konusuna da yansımış, bundan dolayı da yakın zamana kadar siyasal ve sosyal hareketler gerçek devrimci kimliğine kavuşamamış; diğer bir tabirle başarısız olmuşlardır.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Asiye Turhallı ile Söyleşi - Hülya Yetişen

Bu savaşta sadece Kürtler ölmedi ki. Asker de öldü, polis de. Dolayısıyla bu, tüm Türkiye’nin sorunudur. En büyük acıyı Kürt kadınları Kürt anaları çektiği halde, barış için en çok çalışanlar yine onlar oldu. Türk kadınlarına, analarına da görev düşüyor. İntikam yeminleri yerine başka kayıpların olmaması için ana yürekleriyle barışa güç vermelidirler. Kaldı ki şu an barış için koşullar çok daha müsait. Artık Kürtleri kimse öldürerek yok edebileceğine inanmıyor. Kaldı ki Kürtler de artık eski Kürtler değil. Savaşın da kazananı olmamıştır. Başka çıkar yol kalmadığı için barışa inanıyorum. Umut veren şey, Kürtlerin de Türklerin de savaşın bir çözüm olmadığını farketmeleridir. Bu beni umutlu kılıyor.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Çığlık

Derin uykumdan aniden sıyrıldım, eşimin akıl almaz çığlıklarıyla. Korku ve heyacandan gözlerimi açar açmaz suratımın orta yerine saplanmak üzere olan ucu sipsivri kasap bıçağını gördüm ve nasıl olduysa oldu başımı ve suratımı yastığın soluna atabildim, can kurtarma derdi neler yaptırmaz insana. İnsana. Panik poyrazı esiyor yatak odamızda. Başımı ve suratımı kurtardım ama yastık sizlere ömür: Kuş tüyleri odada uçu uçuverdiler. Bunları, doğrusunu isterseniz, olaydan epey sonra anımsayabiliyorum, birbiri peşi sıralayabiliyorum.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Yeni Aşamada Eski Parola: Kadınlar Öne!..

Aşağıdaki yazılar tam on yıl önce yazılmış. Bu yazılarda önerilenler kısmen gerçekleştiği için Kürt hareketi DTP ile önemli mevziler kazandı.
Ama aynı zamanda bu bir zamanlar HADEP için yapılmış bu öneriler BDP için bu gün de aktüalitesini ve önemini korumaktadır.
08 Mart 2010 Pazartesi
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Demokrasiye Değil Kadınlara Balans Ayarı

Bu yıl 8 mart'a acı, gözyaşı ve gölge düştü. Her şeye rağmen Kürt kadınları, anadilde eğitim taleplerine, kimliğine ve özgürlük değerlerine sahip çıkma anlayışı ile alanlardaki yerini alacaktır. 15 Ağustos’ta başlayan demokratik açılım kadınların barış umutlarını devletin iki yüzlü ve imha politikalarından dolayı bir başka bahara ertelendi. Türkiye'de Demokrasiye 23 kasım 2009 da AKP eliyle ilk darbe girişimi Ege’de İzmir pilot bölge seçilerek yapıldı. 23 Kasım 2009 da eski DTP eşbaşkanı Ahmet Türk şahsında DTP konvoyunu İzmir’de taşlayarak başlatılan örgütlü, ırkçı saldırı ile 24 Aralık’da Kürt halkının temsilcilerini ve onurlu belediye başkanlarını yaklaşık 1500-2000 kişiyi cezaevlerine tıkarak gayri resmi olarak Demokrasiye balans ayarı yapıldı.
- Zeynep Tozduman ağ günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Louise Michel

Paris Komünü’ne pek çok kadın katıldı. Sadece eşlerine, sevgililerine, baba ve kardeşlerine yardımcı olarak, sadece yemek yaparak, bakım ve onarım işleriyle ugraşarak değil. Elde tüfek, boyundan kemere fişeklik, kemerinde dönemin en etkili patlayıcıları, birer savaşçı olarak da.
Bunlardan biri de günümüzde bile ismi unutulmayan Louise Michel’dir. Bunun birçok nedeni var elbette.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
8 Mart;Kürt kadını ve erkeği

Bu yıl kadının eşitlik ve özgürlük mücadelesinin sembolü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 100’üncüsü kutlanıyor.
1910 yılında Kopenhag’ta yapılan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Alman devrimci kadın hareketi önderlerinden Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart günü „Dünya Emekçi Kadınlar Günü“ olarak kabul edildi.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
8 mart ve sınıf eksenli "mücadele" mantalitesi

işçi sınıfı ve sınıf mücadelesi içinde kadının yeri..
marksın.., komünist manifestoda yazdığı ve aslında ondan önce de söylenmiş olan..; “tarih sınıf mücadeleleri tarihidir” sözünün hemen altında.. Marks..,bunu açıklar..
“Özgür insan ile köle, partisyen ile plep, bey ile serf, lonca ustası ile kalfa, tek sözcükle, ezen ile ezilen birbirleriyle karşı karşıya gelmişler, kesintisiz, kimi zaman üstü örtülü, kimi zaman açık bir savaş, her keresinde ya toplumun tümüyle devrimci bir yeniden kuruluşuyla, ya da çatışan sınıfların birlikte mahvolmalarıyla sonuçlanan bir savaş sürdürmüşlerdir.
- suat ağ günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
'Kırdım Kaderin Bilindik Aynasını'

1990'lı yıllardan sonra, yeni toplumsal dinamiklere ait teori ve pratiklere tanık olduk. Bu durumun ilk elden, ezber bozduğu, özelikle kadın mücadelesi, feminist teori ve pratiğinin yürürlüğe girmesiyle bir kırılma noktasına evrildiği söylenebilir. Yeni kavramların yolumuzu kesmesi, bir yandan bunları algılama yönünde bir eğilim yaratırken, öte yandan kendini kategorik bir dogmatizm olarak sabit kılan, teorisinden ve pratiğinden şüphelenmeyen en uçta bir reddiyeye kadar uzandı.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
