Kullanıcı Girişi
Özel Menünüz
Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!
Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.
Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın.
| koxuzden-yazilara katıl |
| Bu grubu ziyaret et |
Sınıflar ve Partiler
Louise Michel

Paris Komünü’ne pek çok kadın katıldı. Sadece eşlerine, sevgililerine, baba ve kardeşlerine yardımcı olarak, sadece yemek yaparak, bakım ve onarım işleriyle ugraşarak değil. Elde tüfek, boyundan kemere fişeklik, kemerinde dönemin en etkili patlayıcıları, birer savaşçı olarak da.
Bunlardan biri de günümüzde bile ismi unutulmayan Louise Michel’dir. Bunun birçok nedeni var elbette.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
93 Yıl Önce Harcanan Bir Dünya Devrimi Şansı!

“Dünya Devrimi”! Kulağa bugün ne kadar anakronik geliyor, değil mi? Oysa böyle bir dünya devrimi şansı, yaklaşık yüz yıl önce gerçekten yakalanmıştı.
1917 Devrimini ve olanaklarını bu gün artık pek tartışan yok. Liberalleşen eski solcular, bu olaya gülümseyerek, çok çok uzaktan bakıyorlar. Liberalizmin rahat koltuklarında uyuşmuşlar. Devrimci özelliklerini hâlâ koruyan anarşistler de, her zamanki toptancılıklarıyla yüz yıl önceki bu büyük olayın içine girip tahlil etmekten uzaklar; komünistlerin tekelinde gördükleri 1917'ye hoş ama uzak bir hatıra olarak bakıyorlar.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
türkiye sosyal-şövenizm tarihinden bir sayfa

Tarihden bir sayfa..
1967 yılları.., Demirel hükümeti var. Ve Kıbrıs sorunları baş gündem..kıbrısdan sürekli katliam saldırı “haberleri” geliyor.. uluslar arası politikalarda da Kıbrıs sorunu konuşuluyor..
1967 nisanında seçimlerden hemen önce cıa eli ile.., darbe olmuş.., albaylar cuntası iktidardaydı.. kıbrısda ise.., başından beri yunanistanla çelişkili olan ve adanın kendi federatif bağımsızlığını savunan makarıos yönetimi vardı..
- suat ağ günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
İlyas Aydın'a Devrimci Onuru İade Edilmelidir...

Mao zedung'un, “insanların başı pırasa başı değildir, kestiğiniz zaman yeniden yetişmez” dediği söylenir. Maocu olduğum dönemden bildiğim birçok sözünü unuttuğum halde, unutmadığım sayılı sözlerinden biridir Mao'nun bu sözü. Buna rağmen, kendi iktidarı döneminde, Stalin dönemiyle kıyaslanamasa bile, epeyce insan başı gittiği bilinmektedir. Mao'nun bu sözü, daha fazla kelle götürmeye meraklı olanları frenlemek için söylediği düşünülebilir.
Kıyafet Kavgasının Anlamı

Başörtüsünde sembolize olan Kıyafet kavgası niçin bu kadar önemlidir? Benzeri kavga ne nüfusunun çoğu Müslüman olan diğer ülkelerde, ne de başka ülkelerde görülmektedir. Niçin Türkiye’ye has bir görüngüdür ve bunca önemlidir?
Başörtüsüne karşı çıkanlar da, onu örtmek isteyenler de aynı neden ve kaygılarla bunca zıt gibi görünen konumlardadırlar, bu zıtlık onların temeldeki özdeşliğinden kaynaklanır.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Aykırı Bir Analiz

Savcıların generalleri tutukladığı şu günlerde ulusalcılar kıyamet ya da panik, liberaller ve politik İslamcılar zafer havası içindeyken, ayrıntılar arasında boğulmak istemeyen ve oyunun genel gidişi ve ağırlık noktası hakkında daha kuşbakışı bir kavrayışa ulaşmak isteyen bir satranç oyuncusu gibi, geriye çekilerek uzaktan bakmakta yarar var.
AKP giderse...

Sosyalizmin safı bellidir. Devrimci demokrasiye güç vermek; alt sınıfların, yoksulların, ezilenlerin demokrasisini güçlendirmek. Onu, içinde tutulmaya çalışılan 'etnik' kabuktan kurtulması için, 'Türkiyelileştirmek'. Bunu gerçekleştirmek için ortak örgütlenmeyi BDP çatısı altında gerçekleştirmek. Sosyalizmin önünde duran görev budur ve.
Güngörmüşler

Eskiden Hürriyet gazetesinde yayımlanan Güngörmüşler diye bir çizgi roman vardı.
Çizgi romanın adı Güngörmüşler'di ama aslında sonradan görme bir aileyi anlatıyordu. Aslında burjuvalar o çizgi romanda anlatıldığı gibi sonradan görmedir. Asıl güngörmüşler olarak aristokrasiyi dikkate almak icap eder.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
Sosyalizmde İmtiyazlılık...

Ne kadar kolay yıpranan “liderleriniz” varmış?
Ne kadar da kolay yıkılabilecek yapılar kurmuşsunuz öyle?
Paranoyak gibi işinize gelmeyen her eleştirinin içinde saklanmış bir “dinamit” buluyorsunuz kendinize yönelmiş.
Bırakın, durum zaten öyleyse yıkılıversin ve yıpranıversinler.
Türkiye’de „marksist“ ve „devrimci“ sol, Kürt meselesi ve demokrasi bağlamında nerede duruyor ve nereye gidiyor?

Varılan noktada eğer Türkiye Solu yeniden yapılanmayı göze alabilecekse, yeniden bir özgürlük ve eşitlik projesinin taşıyıcısı olmak istiyorsa, karanlık bir döneme giriyormuşuz gibi gözüken şu dönemde, DTP’nin sine-i millet kararının yaktığı ışıkla aydınlanan demokrasi ve barış yolunu, Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne ikirciksiz, samimi ve doğrudan destek sunarak birlikte yürümelidir. Bu yüzden tüm demokrasi ve emek güçlerinin acilen bir araya gelmesi ve önümüzdeki dönemde karşılaşabilecek olası saldırılara birlikte karşı koyması, bugüne kadar oynanan oyunu bozabilmenin olmazsa olmazıdır.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- Devamını oku
