Kullanıcı Girişi

CAPTCHA
Aşağıdaki basit hesabın sonucunu yazın. Bu siteye spam (çöp) yollanmasına karşı bir tedbirdir.
4 + 14 =
Solve this simple math problem and enter the result. E.g. for 1+3, enter 4.

Köxüz'den Yazılar E-Grubu'na Katıl!

Üye olursanız yazılar adresinize otomatik olarak gelir.

Üye olmak için aşağıdaki boşluğa mail adresinizi yazın "Tıkla ve Katıl" tuşunu tıklayın. 


Google Groups
koxuzden-yazilara katıl
E-Mail:
Bu grubu ziyaret et

 

Yaşam - Günlük Hayat

Senin artık bir ülken ve bir ailen olmayacak

Günay Aslan kullanıcısının resmi

Eski çağların birinde, denizlerin ortasındaki bir ada ülkesinde farkındalık bilincine sahip gönlü yüce bir kral yaşardı. Kudretli bir orduya, güçlü ve sadık bir halka, bereketli geniş topraklara sahip olan kral, nedenle sonuç arasında kopmaz bir bağ olduğunun farkındaydı.

Musa Dağ'dan Musa Dağ'a- Gulisor Akkum*

Haberci kullanıcısının resmi

Ölüm gibidir sürgün. Asırlardır kuşaktan kuşağa, emeğinle yarattığın bütün değerlerin birdenbire başkalarının hesabına geçivermesidir. Ölümdür sürgün, binlerce yıldır örmüş olduğun hayatına, bir çölde sil baştan başlamaktır. Tanrıların susması, göz yummasıdır...

Aşk halleri... Bir kadın..

Esra Çiftçi kullanıcısının resmi

Ya şimdiki aşklar? Şimdiki aşkların çoğu sanal ve yapay, şimdilerde gençler internetten aşık oluyorlar, sabaha kadar telefonla mesajlaşıyorlar. Sadece gençler mi, olgun kadınlar ve erkekler de dahil bu furyaya... Nerede o Mem ile Zin'in aşkı, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, amcam ve teyzem gibi niceleri...

Şerzan kurt'a sıkılan kurşun kardeşliğe sıkılmıştır

Zeynep Tozduman kullanıcısının resmi
Şerzan Kurt.jpg

Şerzan Kurt; yirmibirinde bir fidan toprağa düşerken bir kurşunla; kanıyla, kızıla boyuyordu yitik bir ülkeyi. Kan, gözyaşı, Acı yayılıyordu Batman'dan, Ege'ye. Ege deniz kokmuyordu artık, zulüm; kartal pençesiyle gökyüzünü kara bir bulut gibi sarıyordu. Geride gözü yaşlı bir ana, acısını demleye bile fırsat bulamayan yüreği kırık bir babanın kardeşliğe sıkılan kurşuna inat, çığlığındaki barış söylemleri hafızalarımıza kazınıyordu.

Kafama Sıkar Giderim

Şeyhmus Diken kullanıcısının resmi

Gider misin? Sanmıyorum. Senin gibilerin canı çok kıymetlidir. Hele dilinize hiç yakışmayan "kafasına sıkıp gitmek" sizin kültürünüzde yok. Yıllar evvel haysiyetli bir büyük insan Diyarbakır zindanında 12 Eylül zulmünün katmerlisini yaşamış Felat Cemiloğlu yakın çalışma arkadaşını işkencede kaybettikten sonra, kendisine de dışkı yedirilmiş ve cezaevinden çıktıktan sonra sağlam kalan dişlerini de çektirmiş yerine takma diş yaptırmıştı.

Ne Kadar Yalansız Yaşarsak O Kadar İyi

Cihan Erdoğan kullanıcısının resmi
155.JPG

Ağustos ayında güneşin dikine dikine yaktığı birgünde kaybetmiştik onu. Ölümünden kısa bir süre önce Güler hanıma beni karşılamaya gelenlere söyle ay çiçekleriyle gelsinler demişti. Kısa sürede İstanbul, Ankara, İzmir, taa Diyarbakır'dan gelenler Datça iskelesinde buluştular. Ellerde ay çiçekleri. Ay çiçekleri o güzel yapraklarıyla hep güneşi takip ederlermiş. Güneş döndükçe o güzelim ay çiçeği de güneş yörüngesinde olurmuş.

Dostlar bazen bana sorar

Ragıp Zarakolu kullanıcısının resmi

1971 darbesinden sonra izini kaybettiğim Sarkis Usta'yı 1991 yılında Özgür Gündem Gazetesi sayesinde buldum. Dile kolay 20 yıl geçmişti aradan. Gündem'in kurumsal oluşumuna en büyük katkıyı sunanlardan biri olan sevgili Abdullah, Sarkis Usta'nın gazeteyi sık sık ziyeret ettiğini söyleyince, 'aman, beni ona götür' dedim.

'Can'siperane, asi ve şarabi

A. Hicri İzgören kullanıcısının resmi
canyucel.jpg

Onu 11 yıl önce bugün kaybettik. Evet... 12 Ağustos 1999'da yetmiş küsur yaşlarında bir çocuk öldü: Adı Can Yücel... Sevgi duvarını aşmış, yeni dağılmış bir okul gibiydi gözleri. 'Can Baba' ya da 'Can Çocuk' O çocuğun yüreği öyle geniş ki; yalansız yaşamayı kendine dert edinmiş...

Aram Tigran'ı anıyoruz

Köxüz kullanıcısının resmi
aram_tigran_cumbus.jpg

Sürgünde doğup, sürgünde yaşamını yitiren ve hasretini çektiği Diyarbakır'da defnedilmesine dahi izin verilmeyen Kürt müziğinin duayeni Ermeni asıllı sanatçı Aram Tigran, ölümünün birinci yıldönümünde anılıyor.

Sureya Bedîrxan

Meral Çiçek kullanıcısının resmi

Sureya Bedîrxan idam cezasına rağmen sonra affedilse de, 1910’da yine sürgüne gönderilir. İki yıllık sürgünden sonra İstanbul’a dönüp, orada gizli bir devrimci Kürt komitesi örgütler. Ancak yine yakalanıp, ölüme mahkum edilir. Bu kez zindana atılır. Fakat buradan kaçmayı başarır ve 1913’te Osmanlı İmparatorluğu’nu terk eder.